YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

22 Şubat 2008 Cuma

TIBBİ TURNUVALAR...


1979 yılında Samsun’a geldiğimizde küçük bir hastanede çalışmaya başladık. Öğretim Görevlisi sayımız da Asistan sayımız da oldukça azdı. Bu nedenle herkes biri birini iyi tanır, dostluk ilişkileri de daha yakın olurdu…

Asistanlarımızla aramızda büyük yaş farkı yoktu. Onların da bizlerin de gençlik dönemlerimizdi. Hafta sonlarında yaptığımız tek spor, futbol oynamaktı. Genç Asistanlarla bir arada maçlar yapardık. Bunlar biri birimizi tanımamıza yardımcı olur, samimiyetin gelişmesine önemli katkısı olurdu.

Eczacılık Bayramı her sene Mayıs ayı ortalarında kutlanır. Samsun Eczacılar Odası bir gün iyi bir öneri ile geldi. Eczacılık Bayramında “Salon Futbol Turnuvası” organize etmek istiyorlardı. Eczacılar, Diş Hekimleri, Sigorta Hastanesi ve Tıp Fakültesi’nin katılacağı, tek devreli Lig usulü ile yapılacak bir şampiyona düşünmüşlerdi. Bizim için olurdu. Oynatacak genç Asistanlarımız vardı. Bizim gibi deneyimlilerin katılımı ile iyi bir takım çıkartabilirdik. Devlet Hastanesi ve Sigorta Hastanesinin hekimleri nispeten daha yaşlı kişilerdi. Kağıt üzerinde şampiyonanın favorisi bizlerdik.

Bu maçlar dört sene üst üste Yaşar Doğu Kapalı Spor Salonunda yapıldı. Geleneksel bir hale dönüştü. Bizim takım şampiyonluk için her sene Eczacılarla çekişiyordu. Devlet ve Sigorta Hastaneleri kendi aralarında biri birlerine rakip olurlarken, bizler Eczacılarla kıran kırana maçlar yapıyorduk. Eczacılar takımında da birçok genç ve iyi oyuncu vardı. Buna rağmen her sene birinciliği bizler kapıyor, ortaya konulan kupayı alıyorduk.

Dört yıl boyunca Yaşar Doğu Spor Salonu tümüyle dolu olarak maçlar yapıldı. Hastanelerin çalışanları, hemşireleri, bizim öğrencilerimiz, Eczacılar ve kalfalarından oluşan geniş ve kalabalık bir grup seyirci maçları heyecanla izlerlerdi. Turnuvanın sonunda, şampiyon olan takımın kaptanına kupayı Samsun Valisi Erdoğan Cebeci verirdi.

Bir süre sonra artık bizim birinciliklerimizden gına geldiğinden olacak turnuvalar dördüncü senenin sonunda durduruldu ve yapılmaz oldu.

Bizler aldığımız kupalarla kaldık.
Kaldırdığımız kupalar şimdi nerelerdedir bir bilen yok…
Hepsi güzel bir anı olarak mazide kaldı.