YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

28 Kasım 2016 Pazartesi

KOMŞUNUN IŞIĞI-2


Karar verilmişti bir kere.
8-10 ay önce.
Bir sergiyle.
Dört Fotoğraf Derneği'nin bir araya gelmesine…

Sakız’lı, Bergama’lı.
İzmir’li ve Midilli’li.
Fotoğraf Dernekleri.
Birlikte hareket edeceklerdi…

Konu belirlendi.
Bir araya gelindi.
"Komşunun Işığı" başlığı verildi.
Fotoğraflar seçildi…

Her Fotoğraf Derneği.
25 fotoğrafla temsil edilecekti.
Fotoğraflar belirlendi.
Sergiye hazır hale getirildi…

Sergiler açıldı önce Bergama’da.
Bir ay sonra da Sakız adasında.
Midilli'de Ağustos'ta.
Ve İzmir’de Eylül'de en sonunda…

Fotoğraf bahaneydi.
Amaç, bir araya gelmekti.
Diyafram’ı genişletmekti.
Dostluğu geliştirmekti…

Bu konuda yazdığım yazıma.
Ağustos ayının son haftasında.
Komşunun Işığı” başlığıyla.
Ulaşabilirsiniz bloğumda:

Komşunun Işığı Fotoğraf Sergisi.
O dönemlerde devam etmekteydi.
Sergilenen fotoğrafların yayınlanması.
Haliyle doğru olmazdı…

Fotoğraf sergilenmeleri.
Yakın bir zamanda sona erdi.
Sergileri birçok kişi gezdi.
Ama büyük bir bölüm de göremedi…

Komşunun Işığı” başlığıyla.
İzmir, Midilli, Bergama ve Sakız Adası’nda.
Sergilenen bu güzel 100 fotoğrafa.
Ulaşabilirsiniz aşağıdaki bağlantıda:

.

22 Ekim 2016 Cumartesi

TOSCANA...


Toscana.
1934 İtalyan Anayasasıyla.
Bölgesel Özerkliğe sahip 20 sayıda.
Bölgeden birisi İtalya’da…

Toplam nüfusu 4 milyon civarında.
Bölgenin idare merkezi de Floransa.
Sahili, vadileri, tepeleri ve dağlarıyla.
Sahip muhteşem bir coğrafyaya…

Michelangelo, Masaccio, Giotto.
Leonardo da Vinci, Boticelli, Brunelleschi.
Dante Alighieri ve Vasari gibi Sanat adamlarıyla.
Rönesans’ı yaratmış bir bölge Toscana

Kültürü, Güzel sanatları ve Müziğiyle.
Denizi, bisiklet sürüşü, dağ yürüyüşüyle.
İtalyan Mutfağı, Şarapları ve muhteşem doğasıyla.
İnanılmaz güzel bir bölge Toscana

Toscana bölgesinde, Floransa ve Siena.
San Gimignano ile Val d’Orcia.
Pienza ve Pisa adında.
Tam 6 bölge Unesco koruması altında…

Toscana, 300 Arkeolojik bölgesiyle.
479 Müze ve bine yakın Kütüphanesiyle.
Dört bin Kale ve 800 tarihi Bahçesiyle.
Beşiklik ediyor büyük bir kültüre…

Bir Pazar günü sabahın seher vaktinde.
Cupolone Fotoğraf Kulübü üyelerinin otomobilleriyle.
Çıktık bir geziye.
Toscana bölgesini görmeye…

Hava sisli ve güzeldi.
Bulutlar yerdeydi.
Günün ilk ışıklarıyla birlikte.
Hava ısındı, bulutlar yükseldi…

Yemyeşil tepeleri, bahçeleri.
Bağları, tarlaları, zeytinlikleri.
Köyleri, evleri ve kaleleri.
Görüntüledik doyumsuz güzellikleri…

Uzaktan San Gimignano.
Ortaçağdan kalma kuleleriyle.
Manhattan’ı andıran görünümüyle.
Karşımızdaydı tüm görkemiyle…

Sonra yine bir Unesco Kültür Mirası.
Tarihi Siena kasabası.
Uzaktan bakıldı.
Zoomlanarak görüntü alındı…

Ardından yine bir duraklama.
Dolaşma sokaklarında.
Bir Etrüsk kasabasında.
Bibbiena’da...

Sonrasında yüksek bir tepe üzerinde kale içi kenti.
1200’lü yıllardan kalma Montereggioni.
Bu kale içindeki yerleşim yeri.
Yaşamakta Ortaçağı besbelli…

En sonunda Poppi.
O da yine bir kale kenti.
Yapılışı 1191 senesi.
O da hiç değişmemiş sanki…

Zaman hızla akıp, geçti.
Hep birlikte güzel kareler çekildi.
Tepeler, yeşillikler, köyler içinde.
Toscana’da güzel bir gün geçirildi…


Toscana Bölgesi Fotoğraflarım:
.

20 Ekim 2016 Perşembe

FLORANSA'NIN HEYKELLERİ...


Rönesans, aslında.
Bilim’de, Felsefe’de, Mimarlık’ta ve Sanat’ta.
Yeniden doğuş anlamında.
Kelimenin kökeni Fransızca

Rönesans, 15. ve 16. yüzyılda.
Kültür’ün yeniden doğması Floransa’da.
Ve buradan yayılması.
Tüm Avrupa’ya…

Çok sayıda.
Ressam, Mimar, Şair ve Filozof.
Yetişmiş Rönesans’ta.
Floransa’da ve İtalya'da…

Heykeller var çok sayıda.
Burada.
Sokaklarda, meydanlarda ve binalarda.
Rönesans’dan kalma…

Çoğu eser dinsel konularda.
Mitoloji, Adem-Havva.
Meryem, İsa ve Musa.
Hepsinde de insan figürü ön plânda…

Heykellerde insana büyük değer verilmiş.
İnsan anatomisi çok iyi incelenmiş.
Mermer özenle işlenmiş.
Mermerde müthiş bir dinamizm gerçekleşmiş…

Rönesans’ın ilk sanatçısı.
Filozof, Şair, Mimar ve Heykeltraşı.
Donatello’nun.
Mermer ve bronz Davut heykelleri…

Michelangelo’nun müthiş eseri.
Floransa'nın simgesi David’i.
Ve Giambolonga’nın.
Neptün Çeşme’si…

Bandinelli’nin.
Herakles ile Cacus eseri…
Ve Lorenzo Ghiberti’nin.
28 panolu Cennetin Kapısı rölyefi…

Tüm bunların dışında.
Keyifle dolaşıyorsunuz Floransa’da.
Binalarda, sokaklarda, meydanlarda.
Binlerce olağanüstü heykel arasında…

Floransa Heykelleri Fotoğraflarım:
.


17 Ekim 2016 Pazartesi

FLORANSA...


Soylu bir şatonun önüne geldik
yedi kat yüksek duvarla çevrili şatoyu
güzel bir akarsu koruyordu…
                                               Dante (İlahi Komedya’dan)

…………….

Dante gibi.
Leonardo da Vinci .
Mikelanjelo ve Boticelli.
Hepsi de Floransa kökenli…

Florence, Fiesole, Fiorenza.
Firenze, Fiorentina ve Floransa.
Bilinen değişik adlarıyla.
Günümüzde Toscana’nın idare merkezi İtalya’da…

Jül Sezar’ın ordusundan bir bölüm askerlerce.
MÖ 59 senesinde.
Arno nehri sahilinde.
Kurulmuş Florentia ismiyle…

Floransa.
İtalya’da.
Kültürü, tarihi ve mimarisi.
Rönesansın bilinen doğum yeri…

15. yüzyılda.
Medici ve Lorenzo ailelerinin katkılarıyla.
Ve çok önemli sanatçılarla.
Bir sanat kenti olmuş Floransa

Kent, ortasından geçen Arno nehriyle.
Köprüleri, kiliseleri, katedralleriyle.
Meydanları, sokakları, saraylarıyla.
Ortaçağ'daki dokusunu hala korumakta…

Michelangelo Tepesi,  Duomo Katedrali, David Heykeli.
Signoria, Republica ve Vecchio Meydanları.
Vecchio Köprüsü, Uffici ve Akademi Müzesi ile Pitti Sarayı.
Floransa’nın kısa zamanda gezilip görülmesi gerekli mekanları.

Bizler de gezdik buralarda.
İki ayağımızı bir pabuca sıkıştırırcasına.
Kapalı bir havada ve yağan yağmurda.
İki gün kaldığımız Floransa’da…


Floransa kenti fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipNRAwt10nBK1QjvgUCDzYq5dCqPInTOw_hWfhelgs4Bb7Lvg0prCuSt9edU4o0X9A/photo/AF1QipNPDPfK5ng-Z6TLp6g7E5BzppwsBNjH-o5igns6?key=bURWVTN5TTBnMVVJTVJEQnNYZVFrbThYZlVZZmRR&hl=tr
.





14 Ekim 2016 Cuma

İFOLONE...


İFOD.
İzmir Fotoğraf Derneği.
CUPOLONE.
Toscana Fotoğraf Grubu…

Biri Türkiye’de İzmir’de.
Diğeri İtalya’da Floransa’da.
Uğraşı alanları bir olsa da.
1500 km var aralarında…

Cupolone grubu geçen sene.
Davetlimiz olarak geldi İzmir’e.
3. İzmir Fotoğraf Biennali’mize.
21 kişilik üyeleriyle…

Bu birlikteliğin rövanşına.
Biz de İFOD olarak gittik Floransa’ya.
20 kişilik bir fotoğrafçı grubuyla.
Geçen hafta Toscana’ya…

Amaç ne üzüm yemek.
Ne bağcının fotoğrafını çekmek.
Ne de bölgenin meşhur şarabını içmek.
Amaç, dostlukları geliştirmek…

Bizleri Havaalanında karşıladılar.
Sevgiyle kucakladılar.
Otomobilleriyle Otelimize taşıdılar.
Akşam yemekte birlikte oldular…

Cumartesi günü şehirde kısa bir gezi.
Arkasından 50 fotoğraftan oluşan.
İFOD, İzmir Fotoğrafları Sergisi.
Açılışı yapan FİAP Başkanı Riccardo Busi

Pazar günü yine arabalarla.
Gidiyoruz Bibbiena’ya.
İtalyan Fotoğraf Merkezi (CIFA)’nin.
Muhteşem binasına…

İki katlı eski bir hapishane.
Çevrilmiş Fotoğraf Merkezi’ne.
FİAF Başkanı Roberto Rossi ile.
Katılıyoruz bir fotoğraf etkinliğine…

Pazartesi günü yine özel arabalarla.
Çıkıyoruz yola.
Amaç Toscana’da.
Doğa fotoğrafları yakalamaya…

Önce San Gimignano.
Sonra da Monteriggioni.
Daha sonra da Siena.
Fotoğraflanıyor hep ard arda…

Salı günü Floransa’dayız.
Müzelerde, sokaklarda turluyoruz.
Kardeş Dernekler gece buluşuyoruz.
Müşterek toplantı yapıyoruz…

Samimi bir ortamda.
Gülüp, eğleniyoruz.
Karşılıklı sunumları beğeni ile izliyoruz.
Sarılıp, kucaklaşıp vedalaşıyoruz…

Güzel anılarla onlardan ayrılıyoruz.
İlgilerinden memnun kalıyoruz.
Floransa'da da dostlarımız olduğunu biliyoruz.
Onları özleyeceğimize inanıyoruz...

Sabah erkenden yine Otelimize geliyorlar.
Bizlere tekrar sarılıp yolcu ediyorlar.
İFOD ve CUPOLONE Dernekleri.
İFOLONE adıyla bir oluyorlar…


İFOLONE Birlikteliği Fotoğrafları:
.



6 Ekim 2016 Perşembe

ZANJAN...


14 Eylül 2016  sabah, Zanjan

Zanjan, eski adıyla Zerengan.
Ya da bizim deyişimizle Sincan.
İran’da Zanjan Eyaleti'nin.
1683 m yükseklikteki Başkenti…

Tahran’a.
300 km kadar uzaklıkta.
Yaklaşık 750 bin nüfusuyla.
20. büyük şehir İran’da…

Aşura olayında çok sayıda Şii geliyor buraya.
Muharrem ayının 10’unda.
Hz. Hüseyin’in yasını tutmaya.
Ve büyük gösteriler yapılıyor Zanjan'da…

Önce kentte kısa bir gezinti yapıyoruz.
Azadi (bağımsızlık) Meydanı’na gidiyoruz.
Ulucami’yi dıştan geziyoruz.
Kapalı olması nedeniyle içini göremiyoruz...

1792 yılından kalma.
Zanjan Kapalı Çarşısı’nda.
Bir süre geziniyoruz elişleri arasında.
Hoş bir yer aslında 940 dükkânıyla…

Zanjan, elişleri açısından önemli bir bölge.
Çelik bıçak yapımında oldukça önde.
Deri Charoogh (çarık), halı, kilim ve gümüş işlemede.
Burası epey gelişmiş bir bölge gerçekten de…

Ardından Kacar Hanedanlığı döneminden kalma.
Bir Çamaşırhane gezisi var sırada.
Taş, tuğla, harç, ahşap ve sıvasıyla.
İlginç mimarisiyle zamanında önemli sosyal bir bina…

Bodrum katında, güzel bir mekânda.
Sürekli gelen sıcak bir suyla.
Zanjan’lı kadınlar çamaşırlarını yıkarmış burada.
Günümüzde Antropoloji Müzesi olarak kullanılmakta…

Öğlenden sonra.
Bir Unesco Kültür Mirası ziyaretimiz var daha.
Dünyanın en büyük kerpiç kubbesini görmeye.
Gideceğiz Olcaytu Han’ın Sultaniye Türbesi’ne…

Zanjan kenti Fotoğraflarım:
.

3 Ekim 2016 Pazartesi

MASULEH...


13 Eylül 2016, Anzali ve Masuleh

Hazer ölü bir göle benzer!
Uçsuz bucaksız başıboş tuzlu bir sudur Hazer!
Hazerde dost gezer,
Düşman gezer!
                                              Nazım Hikmet

………………..

Dilimde Nazım’ın mısralarıyla.
Anzali yakınında, Hazar Denizi kıyısında.
Geziyorum bulutlu bir havada.
Gün ışımadan daha…

Geniş bir sahil, ince kumlu.
Hazar bugün coşkulu.
Hazar dalgalı.
Ve hava oldukça kapalı…

Erkenden koyuluyoruz yola.
Önce Anzali Limanı’nda.
Kısa bir duraksama.
Şehirde küçük bir dolaşma...

Önemli bir Liman şehri.
Hazar Denizi kıyısında Anzali.
Buranın Şah dönemindeki ismi.
Bender Pehlevi

Kurulmuş Sefid (beyaz) nehri’nin Hazar denizine.
Anzali, tam açıldığı yerde.
Burası oldukça meşhur tüm dünyada.
Siyah havyarıyla…

Balıkpazarı’na gidiyoruz.
Hazar balıklarını inceliyoruz.
Balıkçı kardeşlerimizle dost oluyoruz.
Onlarla Türkçe sohbet ediyoruz…

235 km yolumuz var daha.
Ulaşmak için Zanjan’a.
Raşht’tan geçiyoruz.
Yemyeşil pirinç tarlaları kenarında ilerliyoruz…

Amacımız dağ köyü Masuleh’e ulaşmak.
Uneco Kültür Mirası’ndaki bu köyü gezmek.
Yemyeşil dağlık bir alana giriyoruz.
Orman içinde bin metre yükseliyoruz…

Buraları İran’ın kuzeyi ve sanki Doğu Karadenizi.
Çay, fındık yetiştiriliyor havası da yağışlı ve sisli.
Farsça’yı değişik lehçeyle konuşuyorlar, burunları oldukça iri.
Fıkralar anlatılıyor bunlar hakkında oldukça sevimli…

Masuleh, Elbruz sıradağlarında.
İki dağın arasındaki bir çağlayanın yanında.
Ama dağın bir yamacında.
Küçük bir köy aslında ormanlar arasında…

Masuleh, sahip çok ilginç bir yerleşime.
Dağın eğimi nedeniyle.
Bir ev.
Diğerinin üstünde…

Anlayacağınız.
Bir evin önündeki avlusu.
Bir alttaki evin.
Damı…

Evlerin dümdüz damları.
Ayni zamanda köyün sokakları.
Köyün sokaklarında geziyorsunuz.
Ama aslında evlerin damında yürüyorsunuz…

Köye otomobil giremiyor.
Daracık sokaklarda, damlarda, çarşısında.
Yürüyorsunuz insan kalabalığında.
Sırt sırta, omuz omuza…

Çeşitli hediyelik eşyalar.
500 yıllık yerel kıyafetli insanlar.
Kurabiyeciler, çörekçiler, tatlıcılar.
Ormanda ailece şeş kebap yapanlar…

Keyifle dolaşıyoruz.
Ardından tekrar yola koyuluyoruz.
Elbruz dağlarının zirveleririne.
Kıvrıla kıvrıla tırmanıyoruz…

Güzel dağ manzaraları arasında.
Zeytin bölgesi Rudbar’ı bırakıyoruz arkamızda.
Tam gün batımında.
Ulaşıyoruz konaklayacağımız Zanjan’a…

Anzali ve Masuleh Fotoğraflarım:
.