YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

19 Temmuz 2017 Çarşamba

KEMALİYE KAPI TOKMAKLARI...



Hanedeki bilmez geleni kimdir
Kalın sesli erkek, ince gelindir
Tokmak vurunca anlarsın kimdir
Ondan önemlidir kapı tokmağı
...............

Kapı, bir evin en önemli yapısıdır.
Evin içi ile dış ortamın bağlantısıdır.
Bir durak'tır, bir sınır'dır.
Aşılması belli kurallara bağlıdır...

Kemaliye (Eğin) evleri.
Genellikle ahşap kapılı.
Çoğunlukla  çift kanatlı.
Ve de metal tokmaklı'dır...

Kapı tokmaklarının iki işlevi vardır.
Tokmağa vurularak ses çıkartılır.
Eve bir gelen olduğu duyurulur.
Ya da tokmak çekerek kapı kapatılır...

Kemaliye'de evin tokmakları metal yapılıdır.
Demir ya da sac'tandır.
Güzelliği ya da ayrıntıları.
Ev sahibinin zevk ve zenginliğini yansıtır...

Kapı tokmakları özenli bir işçilikle yapılır.
Üzerinde çeşitli bezeme unsurları vardır.
Yerel demir ustaları burada hünerlerini yansıtır.
Her ev için farklı desenler yapılır... 

Örneğin, şeytanı korkutmak maksadıyla.
Şeytan'ın bizimle birlikte eve girmemesi amacıyla.
Şeytan'ı korkutan ve kovan yılan bezemeleri.
Kapıların tokmaklarına yerleştirilirdi...

Kemaliye evlerini kapı bezemelerinde.
Ejder, Yılan, Hayat ağacı.
Güneş adam ve Koçbaşı gibi sembolik formları.
Evi koruduğuna ve bereketini arttırdığına inanılırdı...

Kapı tokmağı veya Tak tak.
Kapı halkası ya da Şak şak.
Kapı göbeği ya da.
Kapı Şıkkırik Aynası...

Düğme, Mıh, Kos veya Köstek.
Kabara, Güllap, Zemberek ve Çekecek.
Kemaliye kapı  tokmaklarını. 
Anlamak için bilmek gerek...

Hepsi biri birinden farklı.
Güzel, anlamlı ve alımlı.
Farklı estetik bir yapılı.
Kemaliye Kapı Tokmakları...

Bu tokmakların. 
Son yapımcısına.
Rast geldik Kemaliye Çarşısı'nda.
Mustafa Demirci Usta'ya...

Kaç göbekten beri bu işi yapıyorlar.
Geleneği koruyorlar.
Yüzlerce Tak Tak yapıyorlar.
Kapıların güzelleşmesine katkı veriyorlar...

Mustafa Demirci.
Her Kemaliye insanı gibi.
Kâmil ve olgun bir insan.
İşini bilen, örnek bir emek Ustası...

Sözün özü: Kemaliye'yi görmeli.
Evlerine, kapılarına,Tak Tak'larına.
Şöyle içten bir bakmalı, usulüyle kapıyı çalmalı.
Ve "Merhaba" deyip içeriye dalmalı...
...............

Desenler vardır ayrı manada
Hasret acısı var her bir hanede
Zil icad olsa da lâzım gene de
Eğin'de önemli Kapı Tokmağı


NOT: Maniler, Şair Yavuz Eğitmen'den, bilgiler ise  Erzincan Üniversitesi Öğretim Görevlisi sayın Türkan Sarp'tan alınmıştır. Teşekkürlerimle...

Kemaliye Kapı Tokmakları Fotoğraflarım:

.

17 Temmuz 2017 Pazartesi

NİZAM-ÜL MÜLK'ÜN MEZARINDA...



"Küfr ile belki amma zulm ile paydar kalmaz memleket" Nizam-ül Mülk

...............

"Nizam-ül Mülk".
Mülk'ün nizamı, ya da Mülk'ün düzeni anlamında..
Mülk kelimesi de "Devlet" olduğundan
Nizam-ül Mülk, "Devletin Düzeni" manasında...

Nizam-ül Mülk.
Selçuklu Devleti Sultanlarından.
Alparslan ve onun oğlu Melikşah'ın.
Veziri ve büyük bir Devlet adamıdır...

1018 yılında.
İran'ın Tus şehrinde doğmuştur.
Asıl adı "Nizam-ül Mülk" değildir.
Ali Hasan bin Ali'dir...

1064-1092 yılları arasında.
28 yıl  büyük Selçuklu devleti Veziridir.
Dönemin Halifesi tarafından.
"Nizam-ül Mülk" ünvanı ile taltif edilmiştir...

Özellikle Melikşah döneminde.
Selçuklu Devletinin nizam ve düzeninde.
Siyasetinde, adaletinde ve biliminde.
Devletin yönetilmesinde tek önderdir...

Nizamiye Medreseleri'nin kurucusudur.
Burası dönemin Siyaset Bilimi Üniversitesidir.
Nizam-ül Mülk'ün "Siyasetname" kitabı ise.
Dünya Siyaset Tarihi'nin önemli eserlerinden birisidir...

İkta sisteminin kurucusudur.
Günümüzdeki vergi sisteminin yaratıcısıdır.
Devlet içinde gelir-gider raporlarını hazırlatan kişidir.
Talebelere yurt ve burs imkanları sağlayan ilk Vezir'dir...

Nizam-ül Mülk tüm bunların dışında.
"Adalet, Mülkün temelidir".
Yani "Adalet, Devletin esasıdır".
Sözünün de yaratıcısıdır...

Bu değerli Devlet adamı.
Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah ile.
Üçü de ayni dönemde.
Yaşamıştı ve arkadaşlardı...

Nizam-ül Mülk, ne yazık ki.
Hasan Sabbah'ın müridi.
Bir Haşhaşi tarafından 1092 yılında 74 yaşında katledildi.
Ve Selçuklu Devleti dağılma sürecine girdi...

İşte bu önemli Devlet adamına.
Saygılarımızı sunmaya.
Gittik topluca.
İsfahan'daki mezarına...

Mezarı bir mahallede evler arasında.
Kerpiç duvarlar arkasında.
Kapalı bir kapının ardında.
İsfahan'da...

Kapalı kapıyı zorla açtırdık.
Bakımsız, tozlu mezarla karşılaştık.
Bu devlet adamın şimdiki haline acıdık
Üzüldük ve de şaşırdık...


Nizam-ül Mülk Mezarı fotoğrafları:

.

15 Temmuz 2017 Cumartesi

40 SÜTUNLU SARAY




Chehel, 40 demek Farsça'da.
Sotoun'da  bildiğimiz "sütun" anlamında.
Chehel sotoun da.
40 sütun manasında...

Aslında bir Saray burası.
20 sütunlu.
Evet 20 sütun'lu.
Ve de önünde bir büyük Havuzu...

20 sütunun.
Bu havuzda yansımasıyla.
Sütun sayısı bir anda.
Çıkıyor 40'a...

Bu nedenle 40 sütunlu.
Denilmiş bu yapıya.
Sütunların.
Havuzdaki yansımasıyla...

Çehel Sütun Sarayı.
Safavi Hükümdarı.
Şah Abbas yapısı.
Yapımı 1600 yılı... 

Saray, 67 dönümde.
Mükemmel bir bahçe içinde.
110 x 16 m boyutlu bir  havuzla.
Ahşap ve ihtişamlı bir yapıda...

Sarayın taht salonu.
Duvar resimleri ile dolu.
Bu freskler Safavi dönemi.
Savaş sahnelerinin simgesi...

Bunların bizce en önemlisi.
1514 senesi.
Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim ile.
Arasındaki Çaldıran Muharebesi tasviri...


40 Sütunlu Saray fotoğraflarım:

.

13 Temmuz 2017 Perşembe

NAKŞI CİHAN MEYDANI...



- 30 Mayıs 2017 Salı, İsfahan -

Dünyanın en büyük alanı.
Tiananmen Meydanı'nı.
Görmüştüm Pekin'de.
2012 senesinde...

Devasa Yasakşehir'in önünde.
Taksim Meydanı'ndan 13 kat büyüklükte.
440 dönüm meydanda.
Kurulmuştu düz ve boş bir alanda...

Dünyanın belki en büyük meydanıydı.
Büyüklüğüyle Tienanmen Meydanı.
Kanımca dünyanın en güzel alanı.
İsfahan'daki Nakşı Cihan Meydanı...

Burası, 508 m boyuyla.
160 m eniyle.
Ve 90 dönüm büyüklüğüyle.
Sıralamada dünyada ikincilikte...

Başkent ilân eden İsfahan'ı.
Safevi Hükümdarı.
Şah Abbas'ın sosyal ihtiyaç alanı.
Nakşı Cihan Meydanı...

İnşasına 1598 yılında başlanmış.
1629'da da tamamlanmış.
Nakşı Cihan Meydanı.
Günümüzde bir Unesco Kültür Mirası...

Güneyde Şah Camisi.
Doğuda Şeyh Lütfullah Camii.
Batıda Ali Kapu Sarayı.
Ve dört tarafı Kapalı Çarşı...

Meydanın ortasında.
Durduğunuzda.
Göremiyorsunuz başka hiç bir binayı.
Görüyorsunuz yalnızca bu muhteşem yapıtları...

Etraftaki tüm kapılar, camiler, kubbeler.
Muhteşem çinilerle bezenmişler.
Yedi renkli mozaik çini süslemeleri.
Ve hat yazılarının güzelliği oldukça etkileyici...

Meydanın dört bir yanını.
Çeviren Kapalı Çarşı'sı.
Gümüş, bakır, ayna, ipek halı.
Kilim, oyma ve minyatürlerle dolu...

Nısf-ı Cihan İsfahan.
Belki güzellikte dünyanın yarısı.
Ama Nakşı Cihan Meydanı.
Kanımca dünyanın en yahşi alanı...


Nakşı Cihan Meydanı Fotoğraflarım:

.

11 Temmuz 2017 Salı

Sİ-o-SE POL...




- 30 Mayıs 2017 Salı, İsfahan -

Siotuz manasında.
Farsça'da.
Se ise 3 anlamında.
Bildiğiniz gibi tavla'da...

Si ve Se.
Bir araya geldiğinde.
Araya "ve" kelimesi olan "o" da girdiğinde.
Farsça'da denk geliyor 33'e...

Pol kelimesine gelirsek.
O da "Köprü" demek.
Si-o-Se Pol de.
33 Köprüsü,  tam çevirisiyle...

Si-o-Se Pol.
33 kemerli tuğla bir köprü.
Zayende nehri üzerinde.
İran'ın İsfahan kentinde...

Şah Abbas'ın kumandanlarından.
Allahverdi Han tarafından.
Yaptırılmış üç yılda.
1599-1602 yılları arasında...

298 m uzunluğunda.
14 m kalınlığında.
33 tane kemerli açıklığıyla.
Char Bagh (4 bağ) caddesinin sonunda...

Bundan başka.
Üç köprü daha.
Var İsfahan'da.
Yapılan Şah Abbas zamanında...

Şehristan, Khaju.
Ve Chubi adında.
Kemerli, tuğla yapılarıyla.
Hepsi de çok güzel köprüler aslında...


Si-o-Se Köprüsü Fotoğraflarım:

https://photos.google.com/share/AF1QipNydGztMj7GXPfTRw7xo3vIKnJa-L-t_ttapOek-HCx0srYsPoxpd_-WYJXX-4hdg/photo/AF1QipN1R3XG7JJjjz4G8A3vWBudkqhdRFzRUQ9viEB8?key=cEFiV185anMzQ1c0UzNKYWkxR2M4NXpTYjc5cW1B&hl=tr
.

8 Temmuz 2017 Cumartesi

BÜYÜK YUNANİSTAN TURU...



- 24 Haziran-2 Temmuz 2017 -

Ankara Üniversitesi.
Kültür Gezginleri.
Yeni bir gezisi.
Yunanistan ziyareti...

Bayramın bir gün öncesinde.
Çıkıyoruz Ankara'dan otobüsle.
İstanbul-İpsala yoluyla.
Gireceğiz Yunanistan'a...

Gezeceğiz Trakya, Makedonya.
Teselya ve Mora.
8 gün sonra da.
Döneceğiz Ankara'ya...

50 kişilik bir grupla.
Koyuluyoruz yola.
Bayram namazında.
Ulaşıyoruz İpsala'ya...

Meriç nehri'ni geçiyoruz.
Yunanistan topraklarına giriyoruz.
Rodop dağları eteklerinde ilerliyoruz.
Çepeli köyü'nde kahvaltımızı yapıyoruz...

Gümülcine'ye geçiyoruz.
Irkdaşlarımızın Bayramını kutluyoruz.
Gümülcine Türk Gençlerbirliği Derneğini
Kapalı olduğu için ziyaret edemiyoruz...

21 saatlik bir yolculukla otobüsle.
Ulaşıyoruz nihayet Selanik'e.
Atatürk'ün doğduğu yere.
Ve ilk ziyaretimiz Atatürk Evi'ne...

Selanik, oldukça benziyor İzmir'e.
Kalesi ve Beyaz Kule'siyle.
Bizans ve Osmanlı eserleriyle.
Konaklayacağız burada bir gece...

Ertesi gün tekrar koyuluyoruz yola.
Olimpiya dağında ilk mola.
Sonrasında kayalar üstündeki dini yapılarıyla. 
Hayran kalıyoruz Meteora'ya...

Yolun sonunda.
Varıyoruz akşam üzeri Atina'ya.
Pire'de Türk Limanı'nda.
Yemek yiyoruz deniz kenarında bir Taverna'da...

Ertesi gün Atina'da.
Geziyoruz Akropolis'de, Agora'da.
Parlamento Binası, Zeus Tapınağı'nda.
İlk Olimpiyat Stadı ve Plaka'da...

Bir gece daha kaldıktan sonra Atina'da.
Ver elini Korint Kanalı'na.
Burada bir süre kanalı fotoğraflama.
Ve ardından geçiş yapıyoruz Mora yarımadasına...

Sonrasında geliyoruz 50 km güneyde.
Unesco Kültür Mirası bir kente.
Truva Savaşı kahramanı Agamemnon sarayına.
Mikena'ya...

Ardından Osmanlı'nın önemli bir kalesi.
Yunanistan'ın bağımsızlıktan sonraki ilk Başkenti.
Ulaşıyoruz deniz kıyısındaki Nafplio'ya.
Dolaşıyoruz daracık sokaklarında...

Ardından uğruyoruz Sparta'ya.
Antik Yunanistan'da.
Savaşçı bir toplumun Kralına.
Persler'e "gel de al" diyen Leonidas'a...

Akşam üzeri geliyoruz Kalamata'ya.
İri zeytinleri ile ünlü bir kasabaya.
Denize giriliyor masmavi sularında.
Gece konaklayacağız burada...

Sabah tekrar koyuluyoruz yola.
Modern asma köprülü Rion'da.
Veda edip Mora yarımadası'na.
Geçiyoruz feribotla tekrar Anakara'ya...

İlk durağımız Preveze Limanı'nda.
Giriyoruz Preveze'ye Mehter Marşı'yla.
Coşkuyla ve göz yaşlarıyla.
Selam gönderiyoruz Barbaros'a...

Sonrasında.
Geliyoruz Kanuni Sultan Süleyman'a.
Ve onun Veziri Pargalı İbrahim'in kasabasına.
Parga'ya...

Deniz kıyısında.
Çok güzel ve küçük bir koyda.
Turistik bir balıkçı kasabası.
Parga...

Oradan da ayrıldığımızda.
Geliyoruz konaklayacağımız Yanya'ya.
Tepedelenli Ali Paşa.
Çok meşhur bir kişi burada...

Kalesi, Osmanlı eserleri ve camileriyle.
Ortasındaki adası ve durgun gölüyle.
Dağlık, yeşillik ve ata yadigarı bir yöre.
Yanya, muhteşem görüntüsüyle...

Bir tam gün burada kalıyoruz.
Ertesi sabah Yanya'dan ayrılıyoruz.
Suları soğuk olup, bir tas bile içilemeyen.
Drama'ya varıyoruz...

Dar olup geçilmeyen.
Drama Köprüsü'nü görüyoruz.
Mezar taşlarını koyun sanan.
Debreli Hasan'ı anıyoruz...

Ardından Kavala'ya ulaşıyoruz.
Osmanlı eserlerini görüyoruz.
1924 mübadelesinde  Samsun'a göç eden.
Mübadillerimizi anıyoruz...

İskeçe'de uzunca bir mola..
Ardından bir mola da.
Çok hoş ve keyifli bir kasabada.
Son durağımız Dedeağaç'ta...

Uzunca bir duraksama gece yarısında.
Sınır geçişleri sırasında.
İpsala, İstanbul ve Ankara.
Turumuz bitiyor 4100 km yaptıktan sonra...


Büyük Yunanistan Turu Fotoğraflarım:


6 Temmuz 2017 Perşembe

HACET TEPESİ TIRMANIŞIMIZ...



Hacettepe Tıp Fakültesi.
Bundan tam 50 yıl öncesi.
8 Temmuz 1967 tarihinde.
Dönüştürüldü bir Üniversite'ye...

Yarın seneyi devriyesi.
Hacettepe'nin kuruluşunun 50. senesi.
Kutlama şöleni.
Yeri, Beytepe yerleşkesi...

Çorbada bizim de.
Bir tutam tuzumuz olsun diledik.
Düş hekimi Yalçın Ergir ile.
Minik bir aktivite yapalım istedik...

Çıkalım dedik.
"Anadolu'nun yüce bir dağına.
Bulutları delen dumanlı başına".
Ilgaz'a...

Ilgaz Dağı'nın en yüksek yeri.
Büyük Hacet Tepesi zirvesi.
2587 m yükseltisi.
Batı Anadolu'nun en yüksek tepesi...

Üç gün önce çıktık yola.
Çankırı aracılığıyla.
Uzanacağız.
Ilgaz Milli Parkı'na...

Kalecik sapağından önce.
Uğruyoruz amblemimizin hamisine.
Geyikli Baba Türbesi'nde.
Dinleniyoruz kısa bir süre...

Çankırı'nın içinden geçiyoruz.
Ilgaz orman yoluna giriyoruz.
"Dikkat Geyik" trafik levhalarına.
Rastlıyoruz...

Ilgaz Milli Parkı'nda.
Konaklıyoruz.
Geceyi bir otelde.
Geçiriyoruz...

Ertesi sabah.
Gecenin karanlığında.
Sabahın 03.30'unda.
Koyuluyoruz yola...

Orman yoluna.
Giriyoruz karanlıkta.
Bozuk bir satıhla.
Yol alıyoruz bir saat boyunca...

Gün ağardığında.
Geliyoruz doruğun yakınlarına.
Sabahın seher vaktinde.
Tırmanıyoruz zirveye...

Gün doğmakta. 
Serin bir havada.
Ufuğun kızıllığında.
Bulutların arasında...

Önce bu güzelliği seyrediyoruz.
Sonra bayraklarımızı açıyoruz.
Saygı duruşunda bulunuyoruz.
Birkaç fotoğraf çekiyoruz...

Başta İhsan Doğramacı Hocamız.
Sonra ebediyete intikal etmiş.
Tüm Hocalarımız, arkadaşlarımız.
Çalışanlarımızı anıyoruz...

Gözlerden uzak bir yerde.
2500 m yükseklikte.
İki eski Hacettepe'li birlikte.
Kutluyoruz 50. yılı sabahın erinde...

İkimiz de.
Hacettepe'den ayrıyız uzun bir süre.
Bunun bir önemi yok bizce.
Hacettepelilik ruhu içimizde...


Ilgaz, Hacet Tepesi tırmanışı Fotoğraflarımız :

.

3 Temmuz 2017 Pazartesi

İRAN'DAN İNSAN MANZARALARI...



85 milyondan fazla.
İnsan yaşamakta İran'da.
Tüm dünya sıralamasında.
İran, 18.  nüfus kalabalığında...

Daha önce değinmiştim bu konuya.
Bir blog yazımda.
2016 yılında.
Bir başka "İranlılar..." yazımda:
http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2016/12/iranlilar.html

Çok farklı yapısıyla.
Dinsel farklılıklarıyla.
Değişik etnisitesiyle.
İran farklı bir ülke...

Çok yakından tanıyamıyorsunuz.
Özellikleri hakkında fazla konuşamıyorsunuz.
Bir ülkede kısa bir süre kalmakla.
O insanların hakkında...

Kapalı ve muhafazakâr.
İranlı insanlar da var.
Sevecen, gülen ve sıcakkanlı.
Çağdaş İranlılar da var...

Kısa zamanda son seyahatımda.
Göz göze geldim birçok İranlıyla.
Fotoğraf makinamın arkasında.
Görüntüledim hepsini sevgiyle ve şükranla...


İran'dan İnsan Manzaraları fotoğraflarım:

.

24 Haziran 2017 Cumartesi

KEMALİYE YOLLARINDA...



- 13-20 Haziran 2017 -

İzmir'den yola çıktım.
Kayseri, Erkilet hava limanına indim.
Ürgüp'e geldim.
Yol arkadaşlarım Hüseyin, Murat ve Julide ile buluştum...

Önce Nevşehir'de.
İlk iki günde.
Kapadokya vadilerinde.
Çıktık güzel bir geziye...

Ardından ulaştık Gürün'e.
Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil'in kentine.
Gittik Şuğul Kanyon ve Vadisi'ne.
Hayran kaldık Gökpınar'ın mavisine...

Kangal üzerinden Divriği.
Demir üretiminin merkezi.
Konakları ve biri birinden güzel evleri.
Ve bir Unesco Kültür Mirası Ulu Camii...

Divriği'nin gidilmesi zor bir köyü.
Tuğut ya da Çiğdemli.
Çok katlı taş evleri.
Muhakkak görülmeli...

Sonra girdik 8.5 km'lik bir taş yola.
Karasu kenarında, Karanlık Kanyon'da.
132 yılda bitirilmiş inatla.
Dinamitle, kürekle, kazmayla...

Son tüneli de geçtiğimizde. 
Güçlükle geldik Eğin'e.
1922'de değişen yeni ismiyle. 
Erzincan'ın ilçesi Kemaliye'ye...

Fırat nehrinin kenarında.
Yüce dağlar arasında.
Yeşiller içinde güzel bir ilçe.
Kemaliye...

Muhteşem coğrafyasıyla.
Cana yakın  insanlarıyla.
Tarihiyle, evleriyle, müzeleriyle.
Görmeye değer bir yer Kemaliye... 

"Orda bir köy var uzakta"
Ahmet Kutsi Tecer'in mısralarıyla.
Anlatılan Apçağa köyü de.
Şairin Müze evi de Kemaliye'de...

Güzel bir tekneyle Kemaliye'de.
Dolaştık Fırat üzerinde keyifle.
Yüce dağlar arasında.
Karanlık Kanyon'un durgun sularında...

Sonrasında tekrar koyuluyoruz yola.
Fırat kenarında kıvrıla kıvrıla.
İstikamet Dutluca.
Oradan da Hıdır Abdal Sultan'a...

Son durağımız Ocak Köyü.
Hıdır Abdal Külliyesi.
700 yıllık.
Bir Alevi merkezi...

Türbesi, Kütüphanesi, Cemevi.
Konukevi, Müzesi, Aşevi.
Ocak Köyü'nün sevgi dolu insanları.
Dağ başında bir sevgi ortamı...

Sonrasında uğradık Arapgir'e.
Malatya'nın ilçesine.
Meşhur olan, Ulucami'siyle.
Ve de siyah Köhnü Üzümü'yle...

7 gün içinde bulunduk tam 8 il'de.
İzmir'de, Kayseri'de, Nevşehir'de.
Sivas'da, Erzincan'da, Malatya'da.
Aksaray'da ve sonunda Ankara'da...


Orta ve Doğu Anadolu Gezi Fotoğraflarım:
.

22 Haziran 2017 Perşembe

İRAN HALILARI...



Halı dokumacılığı.
İran'daki en yaygın el sanatı.
Renkleri, desenleri ve kalitesi.
İle dünyanın hemen hemen en iyisi...

16. yüzyıldan bu yana.
Geleneksel renk ve motiflerle.
Ve el emeği ile dokunan kilimlere.
Ve halılara büyük ilgi var tüm dünyada...

En meşhur İran halıları.
Keşan, Kirman ve İsfahan Halıları.
Halı üretim ve satımında.
İran dünyanın ilk sırasında...

İran yolculuğumuzda.
Kaşan ve İsfahan'da.
Uğradık halı dükkanlarına.
Ve baktık birçok halıya hayranlıkla...

Şimdiye kadar dünyada.
En yüksek fiyata.
Satılan Halı.
Bir İsfahan halısı...

İpekten, yüksek kalitede.
Çok renkli ve yoğun düğümleriyle.
231x170 cm boyutuyla
Satılmış tam 4,5 milyon dolar'a...

İran Halıları Fotoğraflarım:

.

20 Haziran 2017 Salı

İSFAHAN...



- 29-30 Mayıs 2017, İsfahan -

Nısf-ı cihan  yani "dünyanın yarısı".
Ya da Nakş-ı cihan yani "dünyanın nakşı".
Tanımlanmaları.
Kullanılmıştır tarif etmek için İsfahan'ı...

Spahan.
Sipahi askerlerin toplandığı alan. 
Anlamında.
Farsça'da... 

Araplarda.
"S" harfi olmadığından.
Spahan.
Olmuş Esfahan...

Yani.
Eskiden beri.
Ordunun toplandığı yeri.
Belirliyor Spahan kelimesi...

İran'ın kavşak noktalarından birinde.
1050-1722 yılları arasında tarihte.
Safaviler döneminde.
Gelişip, güzelleşmiş başkent olduğu devirlerde...

Özellikle.
1600'lü senelerde.
Şah Abbas döneminde.
Güzelleşti yeniden inşa edildiğinde...

İsfahan.
Tahran'dan.
Ve Meşhed'den sonra.
Üçüncü büyük şehir  İran'da...

Tam ortasında.
Zayende nehri akmakta.
Üzerindeki tarihi köprüler de.
Şehre ayrı bir güzellik katmakta...

Kıraç topraklarda.
İsfahan yemyeşil bir vaha aslında.
Char bagh (dört bağ) yolu koca ağaçlarıyla.
Şah Abbas döneminden beri halâ kullanılmakta...

İsfahan, güzel sokaklarıyla.
Köprüleri, sarayları, binalarıyla.
Camileri, minareleri ve koca meydanıyla.
Geleneksel İslâm mimarisini yansıtmakta...

17. yüzyıl yapısı.
Dünyanın en büyük ikinci alanı.
Nakş-ı Cihan Meydanı.
Bir Unesco Dünya Mirası...

Si o Seh (33) Köprüsü.
İmam Mescidi.
Şeyh Lütfullah Camii.
Chel Soton (40 sütun) Müzesi...

Bunların hepsi.
İsfahan şehrinin.
Gezilecek yerlerinden.
Yalnızca birkaç tanesi...

İsfahan'ın mimarisi
Sakin ve huzurlu atmosferi.
Ilıman iklimi.
Dost ve sevecen insanları etkileyecek sizi...

Neyse,
Çok sayıda resimlerle ve özetle.
Anlatacağım İsfahan'ı dilimin döndüğünce.
Daha sonra sizlere...


İsfahan'a ait bazı Fotoğraflarım:
.



12 Haziran 2017 Pazartesi

İSFAHAN'A DOĞRU...




- 29 Mayıs 2017, Pazartesi -

Tahran'dan Şiraz'a gideceğiz.
Yaklaşık 1000 km yol alacağız.
Buralarda beş gün kalacağız.
Güney İran'ın birçok yerini görmüş olacağız...

Bugün Tahran'dan ayrılıyoruz..
Otobüsle yola çıkıyoruz.
450 km gideceğiz.
Sonunda İsfahan'ı göreceğiz...

Yola koyuluyoruz.
Dere-tepe düz gidiyoruz.
Kum kentini geçiyoruz.
38 derecede çölde ilerliyoruz...

Kaşhan'a 60 km kala duruyoruz.
Çeşmeşehir'de kısa bir mola veriyoruz.
İran'ın en büyük Tuz gölü.
Namak'ı uzaktan da olsa görüyoruz...

Yola devam ediyoruz.
İsfahan yolunu yarılıyoruz.
Kerpiç evleri ile ünlü.
Kaşhan'a ulaşıyoruz...

Çöl ortasında bir vaha.
Kaşhan denilen kasaba.
Sasani ve Selçuklu döneminden kalma.
Küçük bir pay-i taht aslında...

Kaşan, kerpiç duvarları, görkemli Köşkleri.
Dar sokakları, klima görevi yapan Bad-Gir'leri.
Halı,  Gül ve Gülsuyu üretimi.
Gibi özellikleri ile 1001 Gece Masalları gibi...

Tebriz'li Halı tüccarı.
Tabata Beyi'nin konağı.
4 dönümde tam 40 odalı.
1834'ten kalma görkemli bir yapı...

Zamanımız kısıtlı.
Bu nedenle dolaşabiliyoruz yalnızca bu konağı.
Kaşhan'da bunun gibi.
Var daha en az 10 tane yapı...

Sonrasında gidiyoruz Fin Bahçesi'ne.
Biraz serinlemeye.
Kaşan'daki Fin Köyü'nde.
Farsça'sı Bagh-e Fin (Fin Bağı) isminde...

Şah Abbas için yapılmış.
Ajar Hanedanlığı zamanında güzelleştirilmiş.
Yeraltı suları Qanat denilen kanallarla taşınmış.
Çölün ortasında bir cennet bahçesi yaratılmış...

Gürül gürül çıkan suları.
Tabandan su kaynayan havuzları.
Alımlı, görkemli yapıları.
Görmeye ve serinlemeye değer bir vaha burası...

Yol üzerinde bir Kervansaray'da.
Son kez mola veriyoruz kısaca.
Burası Safavi döneminden kalma.
Büyük ve görkemli bir Han aslında...

Yolumuz var daha.
Gideceğiz "nısf-ı cihan"a.
Yani güzellikte "dünyanın yarısı"na.
İsfahan'a...


İsfahan Yolu Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipOrD_hCDih6Afp1RnsRIZNlsb3M9h4Zk_navbLVMWOuZwW72iUc6FDQHVlrzoAIOQ/photo/AF1QipM7v_YucnNL9C9o2TT6QBVzjDntn8GUHjYwNltz?key=dnY0QW9UbDloaWNmOUVTTXI5Y0kxdW5uS1ZabU1n&hl=tr
.

9 Haziran 2017 Cuma

TAHRAN'DA...



- 27-28 Mayıs 2017 Tahran -

İmam Humeyni Havaalanına inmiştik.
Yol üzerinde Humeyni Mezarını da ziyaret etmiştik.
Zenginliği, şatafatı görmüştük.
Yine yol üzerinde Rey'e gelmiştik...

Tahran'ın Rey mahallesi.
Tuğrul Bey'in ölüm yeri.
Tuğrul Bey'in (990-1063) kendisi.
Büyük Selçuklu Devleti'nin ilk kurucularından birisi...

Basit, gösterişsiz, yapılmış briketlerle.
Silindir biçimli, yüksek bir kulede.
Küçük bir bahçe içinde, ağaçlar arasında.
Bir Dünya İmparatoru uyumakta...

Ardından Elbruz Dağı eteklerine gidiyoruz.
Tahran'ın serin gezinti ve Restoranlar bölgesi.
Derbent'i ziyaret ediyoruz.
Ramazan nedeniyle burayı çok sakin buluyoruz...

Sabah Şah Pehlevi'nin yazlığı.
Eski ismiyle Saad Abad'ı.
Yeni ismiyle Millet Sarayı'nı.
Ve zenginliğin görülüp, şaşılması...

Ardından Ulusal Arkeoloji Müzesi.
Antik Persepolis Kenti kalıntılarının görülmesi.
Sonrasında İran Millî Mücevherat Müzesi.
Ve zenginliğe, şatafata hayret edilmesi...

Daha sonra bir Unesco Kültür Mirası.
Gülistan Sarayı.
Renkli ve büyük çini kaplı duvarları.
Onlarca görkemli aynalı salonları...

Akşam üzeri.
Bazare Bozorg (kapalı çarşı) ziyareti.
Büyük bir insan kalabalığı.
Ve alış-veriş yapılması...

Son olarak Azadi (özgürlük) Meydanı.
Pers İmparatorluğu'nun 2500. kuruluş yılı Anıtı.
Azadi Kulesi'nin görülmesi.
Ve Tahran'a veda edilmesi...


Tahran 2017 Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipOD7BnQccg03BcuhY4XDGUqS43CIpzbKxycwp_WR46NYQgpAgHLIxm0f2-3oM1gGA/photo/AF1QipNFIsfU28otaGzJlsAXse7J981yJZwNPK6n-zA1?key=NGpFcnJmSmpmbEpWWmxFSDV4ano3QXJkRFZmVHZR&hl=tr

ÖNCEKİ TAHRAN YAZI ve FOTOĞRAFLARIM:

http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2015/01/leylegi-havada-gormek.html
LEYLEĞİ HAVADA GÖRMEK...

http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2015/01/tahran.html
TAHRAN

http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2015/01/ak-sarayda.html
AK SARAYDA...

http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2015/01/tahran-ulusal-muzesi.html
TAHRAN ULUSAL MÜZESİ...

http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2015/01/malik-muzesi.html
MALİK MÜZESİ...

http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2015/01/bazare-bozorg.html
BAZARE BOZORG...

http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2015/01/iran-cam-muzesi.html
İRAN CAM MÜZESİ...

http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2015/02/tahranda-tugla-yapilar.html
TAHRAN'IN TUĞLA YAPILARI...

http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2015/02/azadi-aniti.html
AZADİ ANITI...

http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2015/02/iran-milli-mucevherat-muzesi.html
İRAN MİLLİ MÜCEVHERAT MÜZESİ...

http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2015/02/golestanin-gulleri.html
GOLESTAN'IN GÜLLERİ...

http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2015/02/tahran-baris-muzesi.html
TAHRAN BARIŞ MÜZESİ...

.

8 Haziran 2017 Perşembe

HUMEYNİ'NİN MEZARINDA...


- 27.05.2017 Cumartesi, Tahran -

Öğlenden sonra.
Saat 14.00 dolaylarında.
İndik İmam Humeyni Havaalanı'na.
Tahran'da...

İlk ziyaretimize.
Başladık Humeyni'nin Kabri'yle.
Havaalanı-Tahran 30 km'lik yolunun.
Tam merkezinde...

1902 senesinde.
Tahran'ın güneyinde.
Humeyn kentinde.
Doğdu Ruhullah Musavi Humeyni...

Kum kentinde.
Dini eğitim gördü.
Molla oldu.
Şah'la arası bozuldu...

Şah'ın Toprak Reformu yasasına..
Dinsel Vakıfların topraklarına.
El konulmasına.
Karşı bir tavır aldığında...

Şah Rıza Pehlevi tarafından.
1964 yılında.
Kovuldu.
İstanbul'a...

Sonraki senelerde.
Geçti Paris'e.
1979 yılında.
Döndü tekrar Tahran'a...

Geldi başa bir Devrim'le.
Son verdi Şahlık dönemine.
Geçildi İran İslam Cumhuriyeti'ne.
Kısa zaman içinde...

10 yıl sonra.
Öldü, 1989 yılında.
Uğurlandı ebediyete.
Tahran'da 10 milyon kişiyle...

Başlandı Kabrinin yapımına.
Ölümünün hemen sonrasında.
60 dönüm açık bir sahada.
20 dönümü kapalı bir alanda...

2 milyar dolarla.
Başlandı Kabrinin yapımına.
Yapımı sürmekte halâ.
18 yıldan bu yana...

Büyük ve görkemli bir yapı.
Tabanı yekpare İran Halısıyla kaplı.
Mezar alanı gümüş parmaklıklı.
Ve yemyeşil ışıklı...

Ayetullah Humeyni bu mezarda.
Sonraki Cumhurbaşkanı Rafsancani.
Ve oğlu Seyyid Ahmed Humeyni.
Yatmaktalar üçü bir arada...

Çok ziyaretçisi var.
Bu mekânın.
Görmeye gittik bizler de.
Bir hafta önce...

Ziyaretimizin bitiminde.
Ve aradan 10 gün geçtiğinde.
Dün bir saldırı oldu bu Kabre.
Terörist İŞİD örgütünce...

Zaten hassas bir durum var aslında.
İran'da dinsel gruplar arasında.
Umarız yol açmaz bu saldırı bir kargaşaya.
İran'da da, Orta Doğu'da da...


İmam Humeyni Anıt Mezarı Fotoğraflarım:

.

4 Haziran 2017 Pazar

IŞIKLARIN EFENDİSİ...




-2 Haziran 2017, Şiraz-İran-

Gitmiştim 6 ay önce.
İran'ın en doğusunda Meşhed'e.
Dile getirmiştim izlenimlerimi.
Elektronik günlüğümde :
(http://yucel-tanyeri.blogspot.com.tr/2016/12/meshed.html)

Orada anlatmıştım.
İmam Rıza Türbesi'ni.
Şiiler için onun önemini.
Ve türbesinin muhteşemliğini...

Gittik son Şiraz gezimizde.
Ziyarete 2 gün önce.
Şah-e Çerağ Türbesi'ne.
Yine bir Şii camisi'ne...

"Şah-e Çerağ"
"Işıklar Şahı" anlamında.
Farsça'da.
Türkçe karşılığıyla...

Şiiler'in 8. İmamı.
İmam Rıza'nın kardeşine.
Seyyid Emir Ahmed'e.
Şah-e Çarağ denilmiş geçmişte...

Seyyid Emir Ahmed, 835 yılında..
Kardeşinin yanına giderken Horasan'a.
Öldürülmüş Şiraz'da.
Abbasi Halifesi Mamun'un adamlarınca...

İşte onun katledilmesi anısına.
Yapılmış bu Türbe 12. yüzyılda.
Genişletilmiş Kajar Hanedanlığı sırasında.
Güzelleştirilmiş İslâm Cumhuriyeti olduktan sonra...

Renkli camlarla süslenmiş vitrayları.
Milyonlarca küçük aynalarla döşenmiş duvarları.
Kapalı mekânların elektrik ve gün ışığı ile aydınlanması.
Ve renklerin duvarlarda yansılanması...

Seyyid Emir Ahmed.
İnanılmaz bir süslemeyle.
İnanılmaz bir harcama ile
Anılıyor burada akıl almaz bir sevgiyle...

Muhteşem kubbesiyle.
Kubbenin altındaki altın işlemeli kapı girişiyle.
Karşılaşıyorsunuz ince işlemeleriyle.
Onun gümüş parmaklıklı kabriyle...

Bu  Türbe.
Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'ne göre.
Daha küçük belki de on kere.
Görkemi görmeye değer yine de...


NOT; daha önce bir fotoğraf makinesi ile bombalı bir saldırıda
bulunulduğu için Türbeye fotoğraf makinesi sokulması
yasak olduğu için fotoğraflar cep telefonu ile çekilmiştir;

https://photos.google.com/share/AF1QipNvhiCMgGmrs5gFYM4rlx1AzMOzpJ-fha9svB-ilF58vdjO8To_NaKYYzrta4dmAw?hl=tr&key=X1MtV3JtalZSOXFjLWhLX25jZVpURXVDWElNV0pR

.

26 Mayıs 2017 Cuma

GÜNEY İRAN...


 
Hafız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış;
Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle.
Gece; bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
Eski Şiraz'ı hayal ettiren ahengiyle.

                                     Yahya Kemal Beyatlı
......................

Sahura kalkılacak bu akşam.
Yarın sabah Ramazan.
İran'dayız Ramazan'ın ilk gününde.
Ankara Üniversitesi Kültür Gezginleri ile...

Sahur vaktinde.
Uçağa bineceğiz.
Günün ilk saatlerinde.
Tahran'a ineceğiz...

İki gün Tahran'ı gezeceğiz.
Sonra ver elini İsfahan diyeceğiz.
Yolda Kaşhan ve Fin Bahçeleri'ni göreceğiz.
450 km yol gidip İsfahan'a geleceğiz...

İranlıların.
"Nısf-ı Cihân Esfahan".
Yani "dünyanın yarısı İsfahan" dedikleri.
Dünya güzeli bir kenti gezeceğiz...

Kırk Sütunlu Saray, Alî Kapı.
Nakş-i Cihan Meydanı.
Kapalı Çarşı.
Unesco Dünya Mirasları...

Sonrasında Zerdüştlerin başkenti.
Yezd şehri.
Dünyanın ilk tek Tanrılı dini.
Ve ateşe tapanların kenti...

Buranın ilginç kerpiç evleri.
Dünyada eşi olmayan Rüzgâr kuleleri.
2500 yıllık Zerdüşt Tapınağı.
Ve Emir Çakmak Meydanı...

Sonrasında, MÖ 6. yüzyılda. 
I. Darius'un Krallığı zamanında.
Kurulan Pers İmparatorluğu'nun başkenti.
Antik Persepolis şehrinin gezilmesi...

En sonunda üzümü, şarabı ve şiiri. 
İle meşhur Şiraz kenti.
Şair Hafız ve Sadi'nin türbeleri.
İrem Bahçeleri ve renkli camiler gezisi...

Ertesi gün Şiraz Havaalanına gidilmesi.
THY uçağına binilmesi.
Bu büyük ülkeye veda edilmesi.
Ve 8 günlük gezinin sona ermesi...


İran'da gezeceğimiz yerlerin görselleri :
(NOT: fotoğrafların tümü internetten alınmıştır)

.

21 Mayıs 2017 Pazar

OYUK FESTİVALİ...



Daha önceleri Barbaros Köyü'nü anlatmıştım.
Bu köyde yapılan Oyuk Festivali'ne değinmiştim.
Oyuk'un bir tarla korkuluğu olduğunu açıklamıştım.
Festival'in bu yıl Mayıs ayında yapılacağını söylemiştim.

İşte bu Festival.
2017 yılında.
19-20-21 Mayıs'ta.
Yapıldı Barbaros'ta...

Aylardır hazırlanıyorlar.
Barbaros'lular.
Bu Festival'e ve.
Sahip çıkmaya geleneklerine...

Yüzlerce oyuk hazırlanmış.
Güzel giysilerle bezenmiş.
Renklendirilmiş, süslenmiş.
Köyün dört bir yanına serpiştirilmiş...

Oyukların bir kısmı çok anlamlı.
Boyunlarında taşıyorlar bir mesajı.
Köylü deyimleriyle.
Anlayana birçok mesaj iletmekte...

Doğadan otlar toplanmış.
Yöresel yiyecekler hazırlanmış.
Köy ekmekleri kızartılmış.
Enva-i çeşit Reçeller yapılmış.

Çatkapı girip yediğiniz Çatkapı Evleri.
Hazır burada Gözleme'ler,  Körmen Köfte'leri.
Kulika'lar, Çalkama'lar, Damat Katmer'leri..
Ispanak Balıkları, Ekmek Börek'leri...

En güzel Oyuk yarışması.
En güzel Bahçe ve Avlu yarışması.
En güzel Yerel Lezzet yarışması.
En hızlı Süt Sağma yarışması...

Kırkyama Atölyeleri.
Çocuk Oyukları etkinlikleri.
Halk Müziği korosu.
Köy meydanında Halk oyunları...

Güler yüzlü, sevecen köylüler.
Memnun, mutlu şehirliler, kentliler.
Dostlukla, sevgiyle bu Bayram tatilinde.
Buluştular Barbaros köyünde...

Tarladaki Korkuluklar.
Ya da yöresel adıyla Oyuklar.
Kargaları kovsun diye yapılmışlar.
Bu kez binlerce insanı bir araya topladılar...

Oyuk Festivalinden Renkli görüntülerim:

.

14 Mayıs 2017 Pazar

KSK SPOR TARİHİ MÜZESİ...




Bir kahraman Havacı.
Şehidimizden almıştır adını.
Fazıl Bey sokağı.
Bilenler bilir Karşıyaka'yı...

Önceleri bir Levantenler sokağıdır burası.
İtalyanların yaşadığı bu sokağın daha önceki adı.
"Tenis sokağı".
Nedeni de buradaki evlerin bahçesindeki Tenis Kortları... 

Günümüzde numaralandırmışlar bu sokağı.
Maalesef, 1738 Sokak olmuş buranın yeni adı.
Önceleri bu sokakta Karşıyaka Tenis kortları.
Ve KSK Spor Kulübü Lokali vardı...

Eski zamanlarda.
Birçok köşk bulunurdu burada. 
Günümüz Karşıyaka'sında.
Yalnızca bu köşk kalmıştır bu sokakta...

Disidoro Köşkü.
Olarak bilinirdi bu yapı.
Cumhuriyet öncesinde.
İzmir'de...

1920'li yıllarda.
Başlanmış Disidoro Köşk'ünün inşasına.
Karşıyaka'da.
Bir Belçikalı Mimarca...

Disidoro Köşkü.
Bir dönümlük bahçe içinde.
380 m2 kapalı alanıyla birlikte.
2.5 katlı eski bir köşktür İzmir'de...

Disidoro Köşkü.
Köklü.
Ve de önemli.
Bir Levanten İtalyan ailenin evi...

Disidoro'lar uzun yıllar yaşıyorlar burada.
Fazıl Bey sokağı'nda.
Ama 1970'li yıllarda.
Boşaltıp, dönüyorlar yurtlarına...

Akıp geçen zaman içinde.
Disidoro Köşkü.
Tenis kortlu bahçesiyle birlikte.
Dönüşüyor bir harabeye...

2001 senesinde.
Satılıyor bu Köşk.
Harap ve bitap bir biçimde.
Dr. Bülent Zeren'e...

Başlanıyor restorasyonuna.
2001 yılında.
Onarımı tamamlanıyor.
Bir yıl zarfında...

2002 senesinde.
Restorasyon kategorisinde.
Lâyık görülüyor birincilik ödülüne.
İzmir Belediyesi'nce...

Bu Köşk şimdilerde.
Köşkün yeni sahibine.
Bir Ortopedi ve Spor Hekimi'ne.
Muayenehane görevi yapmakta Dr. Bülent Zeren'e...

Onartmakla.
Köşkü İzmir'e yeniden kazandırmakla.
Muayenehane olarak kullanmakla.
Kalmamış Dr. Bülent Zeren bu binada...

Bir zamanlar buralarda.
KSK Lokali'nin olduğu bu sokakta.
Ve bu nostaljik  binada.
Bir Müze oluşturmuş bu arada...

Alt katı Muayenehane.
Üst katı ise bir özel Müze.
Bir Spor Müzesi.
Karşıyaka Spor Tarihi'nin evi...

KSK kurulmuş 1912 senesinde.
Yeşil-Kırmızı renkleriyle.
Karşıyaka Muaresei Bedeniye Kulübü ismiyle.
Karşıyaka'da bir zeytin ağacının gölgesinde.
Kadızade Lütfü Bey'ce...

Ayni takım 1916-17 senesinde.
Kadızade Zühtü Bey ile Filistin'de.
Esir kampı Seydibeşer'de.
Devam etmiş kırmızı-yeşil renklerle...

Geçen 100 yılı aşkın sürede.
Futbol'a, Basketbol'a, İzciliğe.
Voleybol'a, Tenis'e, Yelken'e, Atletizm'e.
Ait birçok belge bu Müzede sergilenmekte...

Karşıyaka Spor Kulübü'nün.
Saygın geçmişini ve tarihini.
Bilgilerini, sayısız belgelerini.
İsterim bu güzel Müze'de görmenizi...


KSK Müzesi Fotoğraflarım: 
.