YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

20 Eylül 2019 Cuma

PİCASSO İZMİR'DE...



- 18 Eylül 2019, Arkas Sanat Merkezi, İzmir -

Pablo Diego José Francisco de Paula
Juan Nepomucenco Maria
de los Remedios Cipriano de la
Santisima Trinidad Ruiz y Picasso...

Ya da bilinen sanatçı, "Picasso" ismiyle.
Doğdu 1881 senesinde.
Malaga.
İspanya'da...

Öldü, 91 yaşında.
Fransa'da.
Mougins'de.
8 Nisan 1973 tarihinde.

Dünyanın en üretken sanatçısıydı.
Yaşamı boyunca 1885 tablo.
2880 seramik, kabaca 12 bin çizim.
Çok sayıda halı, kilim yaptı.
Yaşamı boyunca 50 bin eser yarattı...

İşte bu sanatçı.
İzmir'de bir sergi açtı.
Sergi Arkas Sanat Merkezi'nde olacaktı.
Açılış 18 Eylül'de sabah 10'da yapılacaktı...

Arkadaşım Hüsnü Yaman ile sözleştik.
Kalabalık olacağını düşündük.
Saat 09.30'da buluşalım dedik.
Çarşamba günü kapı önünde buluştuk...

Saat 10'a yaklaştı.
Kapı önüne kimse yoktu.
Saat tam 10'da kapılar açıldı.
İkimiz, ilk ziyaretçi olarak içeri alındı...

Beraber olduk Picasso'yla.
Rahat ve sakin bir ortamda.
Çizimleri ve tablolarıyla.
Arkas Sanat Merkezi salonlarında...

4 bölümden oluşuyor bu Sergi.
Sirk ve Boğa Güreşleri.
Parade, TricornePulcinella Baleleri.
Picasso'nun Galaksi'si...

Sergide genellikle.
Yer verilmiş çok sayıda Picasso çizimlerine.
Ağırlıkla Sahne ve Bale etkinliklerine.
1919-20 Paris ve Londra eskizlerine...

Bu arada yer ayrılmış birkaç tablosuna.
Mavi Şapkalı Kadın'a.
Akrobat'a, Matador'a.
Ve Matador'un Ölümü yapıtına...

Picasso Galaksisi bölümünde de.
Sanat ve özel yaşamında onu etkileyenlerle.
Aydın, yazar ve sanatçı kişilerle.
İlişkisi sergilenmekte...

Dün sergiyi gezmeye gittiğimde.
Uzun kuyruklar vardı içeriye girmekte.
Anlaşılan ilgi büyük olacak bu güzel Sergi'ye.
Teşekkürler Arkas Sanat Merkezi'ne...


Picasso Sergisi Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipNlPnyzhcrpJCjd7sOUFsT2VV87TMaKTQvRX94JY5K5H-hmEpHtN_hYCqWZtfkT9Q/photo/AF1QipM8ZtV6xNBRcECFNju6WKLQvyUjGllko6mgW462?key=b1lzckxLZzhlekQwMXhhMWUtaW1PcnpJSW1ueVJn
.

18 Eylül 2019 Çarşamba

ENSTALASYON...



- 17 Eylül 2019, Fransız Kültür Merkezi-İzmir -

Enstalasyon, Fransızca bir kelime.
Installation'dan geçmiş dilimize.
Yerleştirme ya da döşeme kelimeleriyle.
İfade ediliyor Türkçe'mizde...

Enstalasyon.
Yeni bir sanat dalı.
Geleneksel sanat dallarından.
Çok farklı...

Mekan, görsel malzeme ile.
Birleştirildiğinde.
Ortaya çıkan 3 boyutlu.
Farklı bir sanat olgusu...

Enstalasyon sanatcısı.
Bernard Pras.
İzmir, Fransız Kültür Merkezi'nde.
Karşımızda Dora adlı enstalasyon eseriyle...

Bernard Pras
Toplamış çeşitli kullanılmış malzemeler.
Plastikten yapılmış elekler, leğenler.
Şişeler, tenekeler...

Renkli tabaklar, oturaklar.
Gitarlar, toplar.
Abajurlar, yastıklar.
Kutular, Kaşıklar...

Tırmıklar, yumurtalıklar.
Borular, faraşlar.
Fırçalar, levhalar.
Kasalar, oyuncaklar...

Onları öylesine getirmiş ki bir araya.
Belli bir açıdan baktığınızda.
Picasso'nun Dora Maar tablosu karşınızda.
Bildiğimiz objeler farklı açılardan bakıldığında... 

Bir de ıraksak mercek var daha.
Buradan baktığınızda.
Picasso'nun tablosuyla.
Karşı karşıyasınız aynısıyla...

Gerçekten inanılmaz bir sanat eseri.
Bernard Pras'ın bu yerleştirmesi.
Renkli, plastik objeler hemen hepsi.
Kullanılıp atılacak malzemeler besbelli...

Yarın Arkas Sanat Galerisi'nde.
Açılacak  Sergide.
Picasso'nun çok değerli eserleriyle.
Olacağız birlikte...

Ondan önce.
Fransız Kültür Nerkezi'ndeki.
Bernard Pras'ın bu enstalasyon eseri.
Üvertür gibi  geldi bize...


Bernard Pras Enstalasyon Sergisi Fotoğraflarım:
.

16 Eylül 2019 Pazartesi

LORELEY KAYALIKLARI...



- 14 Mayıs 2019, St. Goarshausen-Almanya -

Loreley kayalıkları.
1378 km uzunluklu.
Ren nehrinin en kıvrımlı.
En derin ve en akıntılı kısmı...

Lureln kelimesi Eski Almanca'da.
"Çağıldama, uğuldama" anlamında.
Ley ise Celtik sözcüğünde.
"Kayalık" olarak ifade edilmekte...

Dolayısıyle.
Lurenley veya Loreley kelimesiyle.
Çağlayan, uğuldayan.
Bir kayalık'tan söz edilmekte...

Eski zamanlarda, gürültünün fazla.
Olmadığı yıllarda.
Rüzgar ve akıntı sesinin yansımasıyla.
Uğultular duyulurmuş bu kayalıklarda...

İnanılan bir efsaneye göre de.
Ren Nehri'nin bu yöresinde.
Kayalıkların üzerinde Loreley isminde..
Sarı saçlı bir kız yaşarmış tüm güzelliğiyle...

Loreley bazen çıkarmış kayalıkların üzerine.
Söylermiş içten bir şarkı güzel sesiyle.
Bunu duyan tekne sürücüleri ararken Loreley'i,
Kayalıklara çarpıp batırırlarmış teknelerini...

Loreley kayalıkları, 132 m yükseklikte.
Su yüzeyinden 25 m derinliğiyle.
Ve 113 m genişliğiyle.
Ren Nehri'nin en tehlikeli yerinde...

Çok sayıda.
Tekne çarpmış kayalıklara.
Güzel Loreley'i ararken burada.
Batmışlar Ren'in karanlık sularına...

Çıkıyorsunuz Loreley kayalıklarına.
Bakıyorsunuz aşağılara.
Ren Nehrinin kıvrımlarına.
Çok güzel bir manzarada...

Aşağıda.
Ren Nehri'nin kenarında.
Uzun saçlı, çok güzel bir kadın heykeli.
Simgelemekte güzel Loreley'i...

14 Ocak 2011 tarihinde.
Waldhof isminde dev bir tekne.
Batmış Ren Nehrinin bu köşesinde.
Hem de tam da Loreley heykeli'nin önünde...


Loreley Kayalıkları fotoğraflarım: 

12 Eylül 2019 Perşembe

EDWARD WHITTALL BAHÇESİ...



- 5 Eylül 2019, Bornova-İzmir -

Bir arkadaşım bağlantı gönderdi.
Edward Whittall Garden'in web adresi.
Ve ardından sordu:
"Burasını gezme şansınız oldu mu"?...

Amerika'yı Kanada'yı görmüştüm.
Oralarda birçok park ve bahçe gezmiştim.
Ama bu bahçeyi ne duymuş, ne de gezmiştim.
Hiç görmediğimi söyledim...

Bahçenin İzmir'de olduğunu söyledi.
"Dilerseniz yarın birlikte gezelim" dedi.
Şaşırmıştım, "olur" dedim.
Bahçenin yerinden de habersizdim...

Hemen araştırmalara başladım.
İnternete girip bir araştırma yaptım.
Google Map'e  baktım.
Bornova'da olduğunu anladım...

Ertesi gün Bornova'da buluştuk.
Haritaya baktık.
Birçok kişiye sorduk.
Bahçeyi bir türlü bulamadık...

Bornova'da oturan.
Arkadaşım Dr. Ümit Evran.
Telefonla imdadımıza yetişti.
Yanımıza geldi, o bahçeyi bildiğini söyledi...

Yüksek duvarlarla çevrili.
Bir bahçeyi gösterdi.
Ama girişini.
O da bilemedi...

Neyse sonunda duvarları dolaştığımızda.
Karşılaştık bir demir kapıyla.
Kapı aralıktı.
Bahçe muhtemelen burası olmalıydı...

Çekinerek girdik içeri.
Cennet gibi bir bahçeydi.
Hemen bir görevli geldi.
Dışarıya çıkmamızı emretti...

Kendisinden rica ettik.
Evin sahibini öğrendik.
Brian Giraud'un telefonunu aldık.
Bahçeyi gezmek için kendisinden izin istedik...

Gerçekten cennet gibi bir bahçe.
Tabanındaki yemyeşil çimleriyle.
Yüzyılı aşkın ağaç gövdeleriyle.
Göletleri ve renkli çiçekleriyle...

İzmir'in Levanteni.
Edward Whittall'ın bahçesi.
Burası tam yüz yıl öncesi.
17 dönümlük bir arazi...

14 Mayıs 1919'da.
Bu bahçenin kenarında.
Bir ev satılmış Edmund Giraud'a.
Küçük bahçesiyle 5000 Pound'a...

Edmund Giraud'un yeni evi.
Ve bahçesi.
2 dönümlük bir alanıyla.
Küçükmüş Edward Whittall'ın arazisinin yanında...

Edmund Giraud, 1938 yılında.
Küçük evi aldıktan 19 yıl sonra.
Edward Whittall'ın arsasını da.
Satın almış 10 bin Pound'a...

Edmund Giraud, yani tüm arazinin yeni sahibi.
Tutkulu bir piyano severdi.
1950 senesiydi.
Almanya'dan büyük bir Org getirtti...

Aradan on yıl geçti, 1960 senesiydi.
Bu Org'u Ankara Konservatuarı'na hediye etti.
Halen bu Org, Ankara'da.
Bulunuyor Cumhurbaşkanlığı Orkestrası'nda...

Edmund Giraud öldükten sonra.
1960 yılı sonlarında.
Arazisinin bir bölümü satıldı 175 bin TL'sına.
Bornova Belediye Başkanlığı'na...

Satışın hemen ertesinde.
Yaklaşık bir yıl geçtiğinde.
250 lüks daire.
İnşaatına başlandı bu araziye...

Bazı bölümleri de.
Kamulaştırma yasası ile.
Devredildi Ege Üniversitesi'ne.
Çeşitli binalar yapılsın diye...

Günümüzde Giraud ailesine ait bu bahçe.
Oldukça küçülmüş olsa da, kapalı ziyaretlere.
Tahsis ediliyor yalnızca evlenme ve nişan törenlerine.
Ya da düğün fotoğrafları çekmeye, ücreti mukabilinde...


Giraud Ailesi Bahçesi fotoğraflarım:

Edward Whittall Garden Web Sitesi:
.

8 Eylül 2019 Pazar

OYUK FESTİVALİ'NDE...



- 6,7,8 Eylül 2019, Barbaros Köyü-İzmir -

Oyuk.
Korkuluk.
Anlamında bu yörede.
Barbaros Köyü'nde...

Her sene.
En az bir kerre.
Gidiyorum Barbaros Köyü'ne.
Oyuk Festivali'ni izlemeye...

Daha önce Bloğumda.
Anlatmıştım iki defa.
Barbaros Köyü'nü de.
Oyuk Festivali'ni de...

Bu sene de.
Dün, Cumartesi gününde..
Bulundum Oyuk Festivali'nde.
Barbaros Köyü'nde...

Anlamlı bir öyküsü var.
Oyuk'ların.
Ya da Korkuluk'ların.
Bu yörede...

Bildiğiniz güzel bir köy halâ.
Barbaros Köyü, Urla'da.
Uğraşırlar hayvanla, toprakla.
Geçinirler Tarım'la...

Eskiden böyleymiş.
Zeytin, narenciye yetiştirirlermiş.
İncir, üzüm toplarlarmış.
Geçinip giderlermiş...

Aradan yıllar geçmiş.
Tarım'ın pek değeri kalmamış.
Köylü yavaş yavaş topraktan elini çekmiş.
Tarla'yı, toprağı ihmal etmiş...

Eskiden bahçelerde, bostanlarda.
Ekilen ürünü kargalardan korumak amacıyla.
Oyuk denilen korkuluklarla.
Sahip çıkarlarmış tarla'larına...

Zamanla tarlalar boş kalmış.
Oyuklara gerek kalmamış.
Korkuluklar unutulmuş.
Sonunda da yok olmuş...

Günün birinde Oyuklar köyü özlemiş. 
Köye gelmişler, bomboş tarlaları göstermiş.
"Siz işsiz, biz işsiz".
"Hadi gari tarlaya" demiş...

Günümüzde Barbaros köylüleri.
Hatırlıyorlar bu vefalı sevgililerini.
Yapıyorlar Oyuk Festivali'ni.
Şenlendiriyorlar birçok Oyuk'la köylerini...

Köyde 350 çiftçi varmış.
Bu yıl tam 350 Oyuk yapılmış.
Evler, bahçeler Oyuklarla donatılmış.
Köylerini Oyuklar renklendirmiş...

Bugün (8.09.2019) son gün.
Gelin, siz de bu şenliği görün.
Sevgiyi, renkliliği doyasıya yaşayın.
Nice özgün yiyeceğin bir tadına bakın...


Barbaros Köyü Oyuk Festivali 2019 Fotoğraflarım:
.

5 Eylül 2019 Perşembe

VANK KİLİSESİ...



- 30 Mayıs 2017, İsfahan-İran -

Nısf-ı cihan  yani "dünyanın yarısı".
Ya da Nakş-ı cihan yani "dünyanın nakşı".
Tanımlanmaları.
Kullanılmıştır tarif etmek için İsfahan'ı...

Vank.
Ermeni dilinde.
Manastır ya da Kilise
Anlamında bir kelime...

İran'da.
İsfahan'da.
İnşa edilmiş Ermenilerce.
350 yıl önce...

1600'lü senelerde.
Safevi Şahı I. Abbas döneminde.
150 bin Ermeni kökenli insan.
Zorlanmış İsfahan'a göçe...

Safevi Şahı.
Onca insanı.
Zorla getirtmiş Ermenistan'dan.
Julfa'dan...

Binlerce insan çalıştırılmış yıllarca.
Zorla.
İsfahan'da.
Yeniden inşası amacıyla...

Bu insanlar ayni zamanda.
İsfahan'da.
1655 yılında.
Başlamışlar kendilerine bir Kilise inşaatına...

On yıl sonra.
Vank Kilisesi çıkmış ortaya.
İsfahan'da.
Yeni Julfa'da...

Vank Kilisesiİran camileri benzeri.
İslam mimarisi özellikli.
Onlara benzer kubbeli.
Bir Ermeni Kilisesi...

Bu Kilisenin içi.
Oldukça renkli ve görkemli. 
Kısmen İran benzeri tezhipleri.
Ve dini Fresklerle bezeli...

Büyük ve yüksek kubbesi.
Dünyanın yaradılışını.
Ve insanın cennetten kovulmasını.
Duvarlar da anlatılıyor İsa'nın yaşamı...

İran'ın İsfahan şehrinde.
Yeni Julfa mahallesinde.
Wank, ilginç ve renkli bir kilise.
İnşa edilmiş Ermenilerce yüzyıllar önce...

Nısf-ı cihan'da.
Ya da.
Nakş-ı cihan'da.
Yani İsfahan'da...


Vank Kilisesi Fotoğraflarım:

 .

3 Eylül 2019 Salı

MANUK BEY KONAĞI...



- 15 Ağustos 2019, Hinceşti-Moldova -

Manuk Bey1769 yılında.
Doğmuş Ruscuk'da.
Osmanlı tebasında.
Bir Ermeni vatandaşımız aslında...

Emanuel Marzayan esas adı.
Tüm Balkanlar'da çok varlıklı.
Geniş tarım arazileri sahibi Çiftçi.
Tüccar ve Banker zengini birisi...

Sahip olduğu topraklar tarım alanı.
Manuk Bey'in zenginliğinin bir kısmı.
Tarım ürünlerine bağlı.
Tahıl ve Üzüm bağları önemli gelir kaynağı...

Osmanlı dönemi Beserabya bölgesi.
Şimdiki Moldova'da Şarap teknolojisi.
Ve Moldova Şaraplarının gelişmesi.
Manuk Bey'in eseri...

Manuk Bey, 1800 senesinde.
Fransız teknolojisiyle.
Şarap üretimi gayesiyle.
Bir Vakıf kurdu bu bölgede...

Manuk Bey ve sonradan oğulları.
Bordeaux'dan Şarap uzmanları getirdi.
Hinçesti'de bir Şarap Fabrikası kurdu.
Ve bu topraklarda Şarap üretiminin öncüsü oldu...

Manuk Bey birkaç  lisan biliyordu.
İnsanlarla yakın ilişkiler kurabiliyordu.
Herkesle kısa zamanda dost olabiliyordu.
Etkili kişiliği ve yüksek bir ikna gücü vardı...

Manuk Bey'in  Balkanlar'da.
Osmanlılar'la da, Ruslar'la da.
İyi ilişkileri vardı dostça.
Ve Diplomat'ca...

Manuk Bey, 1800'lerin başında.
Tuna Orduları Komutanı'yla.
Alemdar Mustafa Paşa'yla.
Arkadaştı yakından ve dostça...

1806-1812 yılları arasında.
Osmanlı Devleti Balkanlar'da.
Uğraşmaktaydı Osmanlı-Rus Savaşı'yla.
Sonuçsuz biçimde 6 yıl boyunca...

Vezir-i azam'lığa getirilen sonraki yıllarda.
Alemdar Mustafa Paşa.
Rica etti Manuk Bey'e.
Barış görüşmelerini yönetmesini Ruslar'la...

Manuk Bey ayni tarihlerde.
Politik Danışman göreviyle.
Rus Çarı Alexander ile de.
Bulunmaktaydı yakın ilişkiler içinde...

Karar verildi sonunda. 
1812 yılında.
Manuk Bey'in aracılığıyla.
Bükreş'te bir Barış Toplantısı yapılmaya...

1812 Bükreş Antlaşması sonucunda.
Beserabya Bölgesi bırakıldı Rusya'ya.
Osmanlı Devleti bu antlaşmayla.
Başladı yavaş yavaş veda etmeye Balkanlara...

Bu antlaşmanın bitiminde.
Rus Çarı Alexander.
Manuk Bey'e.
Vladimir Şövalye nişanı verdi törenle...

Osmanlı Devleti ise.
Bükreş antlaşmasının bitiminde.
Veda etti Manuk Bey'e.
Ruslar lehine casusluk yaptığı şüphesiyle...

Manuk Bey bunun üzerine.
O da veda etti Bükreş'e.
1815'te gelerek Hinceşti'ye.
Toprak aldı 300 bin altın Ley'e...

Amacı burada büyük bir Konak yapmaktı.
Ancak olmadı.
1817 yılıydı, 48 yaşındaydı.
Bir kaza sonunda bu dünyadan ayrıldı...

Oğlu Murat projeyi ele aldı.
Mimari anıtsal bir Konak yaptırdı.
Fransız stilinde büyük bir bahçesiyle.
Gözetleme kuleleriyle, av köşkleriyle...

Gagavuzları ziyaretimizin uzamasıyla.
Zamanında yetişemedik Manuk Bey Konağı'na.
Göremedik içindeki zenginlikleri.
Müzeyi, belgeleri ve 20 bin dolayında objeyi...


Manuk Bey Konağı fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipMSE2xT1QYvf-9wVuCtcVsmZOr-qCE4K3IEIOUBgsOvrsLFNCVKcQ8WxcQ-Syh3lA/photo/AF1QipMRrUnH1BbFAkFc9uOABWUsV0Bm0BSQVaDBwo93?key=ZEtpYjF2czIyRUpWR00yZUNhWVVIclo2bG5hNDB3
.

31 Ağustos 2019 Cumartesi

DURAN KARACA SERGİSİ...



- 1-31 Ağustos 2019 Arsuz, Hatay -

Ressam Duran Karaca.
1934 yılında.
Doğdu Çukurova'da.
Adana'nın Ceyhan kazasında...

İlkokulu Ceyhan'da.
Ortaokul ve Liseyi Tarsus'da.
Amerikan Koleji'nde bitirdi.
1956 yılında İstanbul'a gitti...

Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne girdi.
Burada Cemal Tollu'nun öğrencisiydi.
Çok etkilendi.
Ondan çok şey öğrendi...

1960 senesinde.
Tanin Gazetesi'nde.
Yaşar Kemal'in eseri.
Yusufçuk Yusuf romanını resimledi...

1967'de Paris'e gitti.
Amsterdam ve Kopenhag'da bulundu.
35'in üzerinde Sergi açtı.
Çeşitli Ödüller aldı...

Resimlerinde doğduğu Çukurova'yı.
Ve Çukurova doğası ile insanını.
Konu aldı.
Onları vurgulamaya çalıştı...

Doğanın güzelliklerini.
Pamuk işçilerini.
Yörenin görünümlerini.
Paletinde renklendirdi...

Duran Karaca.
2006 yılında.
72 yaşında.
Veda etti yaşama...

Onun Çukurova resimleri.
Bir bölümü sergilendi.
Arsuz'da, bir ay süresince.
13. Füsun Sayek Anma Etkinlikleri içinde...

Sergi adanmıştı bir Bilim insanına.
Ayrılan aramızdan bu yılın Mart ayında.  
Prof. Dr. Tuncalp Özgen anısına.
Hacettepe Üniversitesi'nin ilk öğrencisi.
Ve eski Rektör'üydü kendisi...

Füsun Sayek'i de.
Tuncalp Özgeni de.
Duran Karaca'yı da.
Andık birlikte Arsuz'da saygıyla...


Duran Karaca Çukurova Resimleri Sergisi fotoğraflarım:
.

29 Ağustos 2019 Perşembe

CRICOVA, adı yeter...



- 13 Ağustos 2019 Kişinev-Cricova, Moldova -

Moldova.
Sahip verimli tarım alanlarına.
Bu topraklarda sıklıkla.
Rastlarsınız sıra sıra üzüm bağları'na...

Verimli toprakları ve uygun iklimi.
İle iyi bir üzüm yetiştiricisi.
Ve kaliteli bir Şarap üreticisi.
Moldova ülkesi...

Şarap üretimi Moldova'da
Başlamış bir Osmanlı Diplomatı'yla.
1800'lü yılların başında.
Manuk Bey adıyla...

Avrupa'nın küçük ülkelerinden biri olan Moldova.
Dünya Şarap İhracatçıları arasında.
Günümüzde 7. sırada.
Yer almakta...

Sauvignon Blanc, Muscat, Rkatsiteli.
Cabernet Sauvignon ve Merlot üzümleri.
Negru de Purcari, Codru ve Cagor.
Moldova'daki lezzetli yerel Şaraplar...

Bu üzümlerden üretilen içecekler, şaraplar.
İki mahzen'de depolanıyorlar.
Mileşti Mici'de.
Ve Cricova'daki Şarap Mahzenleri'nde...

Bunlardan Mileşti Mici Şarap Mahzeni.
En büyüğü tüm dünyadaki.
Yer altında ve kayaların içinde.
Toplam 250 km uzunluğundaki tünellerde...

Dünyada şarap mahzeni sırlamasında.
İkinci sırada Moldova yakınlarında.
Cricova'da bulunmakta.
120 km tünel uzunluğuyla...

Milişti Mici'yi göremedik ama.
Ziyarete gittik Cricova'ya.
Yerin altına 100 m kadar derinliğe indik.
Dışarıda 37 derece ısı varken içeride titredik...

Kişinev'den 15 km'lik bir yolla geliyorsunuz.
Elektrikli çekicilere biniyorsunuz.
Yarı karanlık dar tünellere giriyorsunuz.
Giderek yerin 100 m altına iniyorsunuz...

Oyulmuş bu tüneller Kireçtaşı kayalıklara.
Eski zamanlarda, bambaşka amaçlarla.
Dönüştürülmüş Şarap depoları'na. 
II. Dünya Savaşı'ndan sonra 1950 yılında...

Tünellerde ısı 12-14 C arasında.
Ve % 95-97 nem oranıyla. 
Şarapların depolanmasında, saklanmasında.
 İdeal koşullarda tüm yıl boyunca ...

Koridorlar bir labirent'i andırmakta.
300'den dolayında işçi çalışmakta.
Ve 2 milyon şişe'den fazla.
Kaliteli Şarap depolanmakta burada...

Dolaşabilirsiniz  burada.
Şarap isimleri verilmiş koridorlarda.
Cabarnet caddesinde, Muscat sokağında.
Yıllanmış şaraplarla dolu fıçılar arasında...

Herkes ziyaret ediyor burayı.
Dolaşıyor depolanan şarap koridorlarını.
Yuri Gagarin de gelmiş buraya.
S. Demirel de, R. Tayyip Erdoğan da...

Bu mahzenleri biz de gezdik.
Bilgilendirildik, 3 saatten fazla vakit geçirdik.
Çok güzel bir salonda tadımlar yaptık.
Nefis şampanya ve şarapların tadına baktık...

En eski şarap burada.
1902 yılından kalma.
Bir şişesi alınmak istenmiş 100 bin dolara.
Kudüs'den gelmiş paha biçilmez bu şaraba...

Birçok ünlünün şarapları bu galerilerde.
Saklanıyor özenle.
Putin'in de, İlham Aliyev'in de.
Hatta Nazi Generali Göring'in bile...

"Adı Yeter" sözü, zaten sözün özeti.
Cricova bir Şarap kenti.
Burası şarapçılar için.
Gerçek bir yeraltı hazinesi...


Cricova Fotoğraflarım :
https://photos.google.com/share/AF1QipNP7krlqoLFDW4XF57kUFqR2Id5xwdi1gGPwfeiRH_lGbOgr-cTqnApRYAtfhKVBA/photo/AF1QipOS12e224UozYDRguhqcdqNS4gYelqRyatZ4vv8?key=eVpSXzN5OTkxSlNsZkVYX2c5NG5uQlJUeUdwWGF3

CRICOVA tanıtım Videosu:
https://www.youtube.com/watch?v=sGifyDeCrGQ
.

27 Ağustos 2019 Salı

TRANSDİNYESTER...



- 14 Ağustos 2019, Tiraspol-Transdinyester -

Transdinyester Ülkesi.
Ya da diğer adı Transnistria Cumhuriyeti.
Küçük, bağımsız bir ülke.
Moldova'ın içinde...

Kişinev'den yola çıktık.
70 km yol aldık.
Bir sınır kapısında durduk.
İstediler, Pasaportlarımızı verdik...

Pasaportlarımıza damga vurmadılar.
Küçük bir kağıdı elimiz tutuşturdular.
12 saat giriş izni verdiler.
İznin bitiminden önce çıkış yapmamızı istediler...

1991 yılında.
Glastnost'tan sonra.
Moldova'nın da kavuşmasına bağımsızlığına.
Ayrı bir grup daha ister bağımsızlığa kavuşmaya...

Transdinyester Savaşı başlar, iki ay kadar sürer.
1200 kişi hayatını kaybeder.
Rusya ve Ukrayna araya girer.
İki taraf sonunda ateşkes ilan eder...

2006 senesidir.
Bir Referandum düzenlenir.
Halkın % 99'u bağımsızlık ister.
Tek taraflı De-facto bir Cumhuriyet ilan edilir...

Hukuksal bakış açısıyla.
Moldova'nın bir parçası.
Ama ayrılıkçı.
20 yıldır var kendi özel yasaları...

Transdinyester'in Siyasal bir yapısı.
Meclisi, Polisi, Anayasası.
Ordusu, Bayrağı, Ulusal marşı var.
Ama onları tanıyan bir tek ülke yok...

Transnistria.
Moldova ve Ukrayna sınırları arasında.
500 bin nüfusuyla.
Küçük boyda ve resmî dili de Rusça...

Orak-Çekiç'li bayrağı, Sosyalist idaresi.
Lenin ve Karl Marx önderleri.
Rus bayrağı ikinci simgeleri.
Transdinyester, Ruslar'dan daha Sosyalist'ci...

Nüfusun yarısı.
Rusya pasaportlu.
İşsizlik oranı.
% 0.3 gibi kıskandırıcı...

Transdiyester'de.
Maaşlar hemen hemen eşit herkese.
Ama politıkacılara, yönetici'lere.
Biraz daha eşit(!) herhalde...

Tüm araziler, topraklar burada.
Devlete ait Transnistria'da.
Devlet yaptırır tüm binaları.
Kimse yaptıramaz Devlet dışında...

Transdinyester'de.
Her üç kişiden birisi Asker bu ülkede.
17-35 yaş arası gençler askeri görevde.
Sendikalılar'daki İşçi Kuvvetleri'nde...

Sosyalist geçinen bir ülke ama.
Burada her şey Sheriff şirketinin kontrolü altında.
Oteller, Otomobil, İçki Fabrikası, Petrol istasyonları.
Enerji, Supermarket, Stadyum, Fırınlar hep Sheriff damgalı...

Başkentleri TİRASPOL, Dinyester kıyılı.
Güzel bir şehir, yeşil ve bakımlı.
Eski Yunan dilinin hayranı.
Kraliçe II. Katerina vermiş bu adı.
Tiras (nehrin eski adı) ve Pol (şehir) manalı.
Dinyester-Şehri anlamlı...

Gezdik kısa bir sürede Triaspol kentini.
Güzel, temiz, bakımlı caddelerini.
Sovyet Kimyacısı Zelinsky'nin Müzesi'ni.
II. Dünya Savaşı ve Bağımsızlık Anıtı'nı...

Bu ülkede, Transdinyester'de.
Sosyalizm aleyhinde konuşanlar.
Eylemde bulunanlar.
Hemen vatandaşlıktan çıkartılıyorlar...

Neyse ki ülkemizde.
Bu tip şeyler.
Pek olmuyorlar...


Transdinyester ülkesi Fotoğraflarım :
.

25 Ağustos 2019 Pazar

GAGAVUZLAR...



- 15 Ağustos 2019, Komrat-Gagavuzya -

Kız oturmuş
Sundurmanın başına,
Gün da urmuş
Küpesinin taşına,
Henez basmış
Ondört-onbeş yaşına,
Nelär gelmiş
Zavallının başına...
                  Gagavuz Türküsü
...............

Gagavuzlar.
Öncelikle öz be öz bir.
Türk boyu'lar.
Gökoğuzlar...

Oğuzlar'ın bu kolu.
Gökoğuzlar göçebe bir Türk boyu.
11. yüzyıl'da geçip Tuna'yı.
Seçmişler yerleşmek için Balkanlar'ı...

Ortodoks Hristiyanlığı kabul etmişler.
Osmanlı yönetiminde kalmışlar.
Sonra Rusya'ya göç etmişler.
1800 başlarında Beserabya'ya yerleşmişler...

Gagauzya'da.
450 bin Gagauz yaşamakta.
Ukrayna, Romanya, Kazakistan'da.
Ve Rusya'da 250 bin Gagauz daha bulunmakta...

Gagauziya'nın Başkenti.
Siyah At simgeli.
Kömür At isimli
Komrat...

Gagauziya, küçük bir ülke.
181 bin Hektar büyüklüğünde.
Başkent Komrat'ta.
155 bin kişi yaşamakta...

1980'lerin başında.
Gagavuzlar arasında.
Bağımsızlık bilinci başlamış yayılmaya.
"Gagavuz Halk Hareketi" başlamasıyla...

Uzun mücadelelerden sonra.
31 Ekim'de Komrat'ta.
Gagavuz Hükümeti kurulmuş.
Gagavuz Cumhuriyeti ilan edilmiş...

Tam bağımsız değiller ama.
Ülkeleri Gagauziya.
Moldava topraklarında.
Bulunmakta...

Kısmen bağımsızlar.
Türkçe konuşuyorlar.
ArmasıBayrağı.
Ve de Milli Marşı var...

Önce mütevazi bir Üniversite'de.
Karşılaştık Üniversite Rektörüyle.
Türkçe uzun süre sohbet yaptık.
Kendisine hayran kaldık...

Bir toplantıda sorulmuş Rektör'e:
"Türkçe'yi nereden öğrendin" diye.
Yanıtlamış: "Onu öğrenmedim kimseden".
"Öğrendim onu, anamın sütünden..."

Ardından gittik bir ziyarete.
Mustafa Kemal Atatürk Kütühanesi'ne.
Bize burada Türkçe şiirler okudu.
Kütüphane görevlisi Vasilia Tanasoğlu...

Ardından gittik Beş Elma köyü'ne.
Gagavuz Kültür Müzesi'ne.
Köylüler bize Gagauz türküleri söylediler.
Bir Gagauz Evlenme Töreni'ni sergilediler...

Aklımız kaldık Gagauziya'ya.
Gönüldaşlarımıza, soydaşlarımıza.
Hayran kaldık bin yıldır, onca baskı altında.
Türkçemize, geleneklerimize sahip çıkmalarına...

Tüm soydaşlarımıza selam edelim,
Gökoğuzlar'dan bir Yağmur Duası ile bitirelim:

Pipiruda-ruda
Yaz geldi-geçti
Ver, Allahım yamurlar
Tarlalara çamurlar
Teknelere hamurlar
Fırınnara somunnar
Sofralara pesmet
Gençlere da kısmet
Herbir ekin olsun
Kurtu-kuşu beslesin.


Gagauziya Fotoğraflarım :
https://photos.google.com/share/AF1QipOeBeO6ac74A6wVjgq0LLjzkwlItBfbGQ_ZR5DOj8dqKEF2tH6XIHjgYWQ1Gafa-w/photo/AF1QipPQA_S-QwKFQ-ggbah_0GA3208gE5KvppALNkQE?key=bURDOTM3SWwzaThmcDRqMXU4NTBkRUdXRGtTUXhR

Gagauziya Ulusal Marşı:
https://www.youtube.com/watch?v=WbDQ55j2E4w

Gagauzcamız:
https://www.youtube.com/watch?v=p2DbFUZw6QA

Gagauzca Anadilimiz:
https://www.youtube.com/watch?v=ZJzgYiqz8S4
.

22 Ağustos 2019 Perşembe

BENDER KALESİ...



- 14 Ağustos 2019, Bender Kalesi-Moldova -

"Bender Kal'asıTurla nehri kenarında bir tarafı alçak, 
cenup ve kıblesi yüksek, küfekî kayalar üzerinde 
kare şeklinde büyük ve yüksek bir kaledir ki, 
her taşı fil gövdesi kadar vardır".  Evliya Çelebi

...............

Bender, Farsça'da.
"Nehir kıyısında liman" anlamında.
Arapça'da.
"Geçidi koruyan istihkâm" manasında...

Bender Kalesi.
Eskiden Beserabya Eyaleti.
Günümüzde ise Moldova ülkesi.
Dinyester nehri doğu sahilinde...

XIII. yüzyılda.
Tatarlar hakimmiş buraya.
Kral Ştafen, Tatarlar'ı yenmiş.
Ve buraya küçük bir kale inşa etmiş...

Kanunî Sultan Süleyman gelmiş 1538'de.
Kalenin idaresi geçmiş Osmanlı Devleti'ne.
Osmanlı'lar kaleyi büyütmüş.
Akkerman Kalesi ile birlikte Dinyester'i kontrol etmiş...

Restore edilmiş günümüzde.
Dinyester sahilinde.
Bu tarihi Kale.
Güzel bir biçimde...

3 kule sağda.
3 kule de sola.
2'şer kule de ön ve arkada.
Toplam 8 kuleli bir Kal'a...

Ana kalenin dışında koruyucu surlar.
Onun önünde geniş hendek ve çukurlar.
Dışarıya açılan demir kanatlı kapılar.
Önünde de hareketli bir köprü var...

Kalenin içinde bir Müze oluşturulmuş.
İçine bazı tarihi objeler konulmuş.
Resimler, haritalar, bayraklar.
Testiler, küpler, armalar, sancaklar...

Resimlerde İsveç Kralı Demirbaş Şarl var.
1709'da Rus Çarı I. Petro'ya yenilmiş.
1500 kişilik askeriyle geriye çekilmiş.
Ve dört sene bu Kalede konuk edilmiş...

1711 yılı Prut Savaşı.
Bender Kalesi'nin kullanıldığı.
Son Osmanlı.
Seferi oldu...

Ruslar, Kaleyi işgal ettiler 1770'de.
Bender Kalesi 1774 senesinde.
Küçük Kaynarca Antlaşması ile.
İade edildi Osmanlı Devleti'ne...

1788-89 da Ruslar.
Kaleyi tekrar ele geçirdiler.

1792 Yaş Antlaşması ile.
İade edilse de tekrar Osmanlı Devleti'ne.
1812'de Bükreş Antlaşması ile.
Veda ettik son kez Bender Kalesi'ne... 

Osmanlı bu kalede.
Kalmış tam 274 sene.
Türkler'den minik gruplar günümüzde.
Ziyaret ediyorlar burayı turizm gayesiyle...


Bender Kalesi Fotoğraflarım :
.

20 Ağustos 2019 Salı

MOLDOVA...



- 12-16 Ağustos 2019, Moldova Cumhuriyeti -

Bu kez de gittik Eflâk-Boğdan topraklarına.
Kurban Bayramı'nda.
Aykut Mısırlıgil başkanlığında.
Ankara Üniversitesi Kültür Gezginleri Grubu'yla...

İki gün kaldık Odessa'da.
Odessa'yı anlatmıştım Blog yazılarımda.
Daha önceki seyahatlarımda.
Fotoğraflarıyla:
https://yucel-tanyeri.blogspot.com/2017/05/odesa.html
https://yucel-tanyeri.blogspot.com/2017/09/odessa.html

Bu topraklarda.
Gotlar, Hunlar, Avarlar.
Macarlar, Tatarlar, Moğollar.
Konuk olmuşlar...

1390 senesiydi.
Osmanlı Devleti.
İlk kez Tuna'yı geçti.
Eflak'ı egemenliğine geçirdi...

İstanbul'un fethinden 2 yıl geçtiğinde.
1455 senesinde.
Fatih Sultan Mehmet devrinde.
Boğdan da girdi Osmanlı hakimiyetine...

Osmanlılar.
400 yıldan fazla bu topraklarda..
Hakimiyet sürdürdüler.
Ve 1878'de buralara veda ettiler...

Moldova Cumhuriyeti.
Kişinev (Chisinau) Başkenti.
1991'de Sovyetler'in dağılmasından sonra.
Kavuşmuş bağımsızlığına...

Moldova.
Prut ve Dinyester nehirleri arasında.
Ufak bir ülke Besarabya'da.
4.5 milyon nüfusuyla...

Başkent Kişinev'de.
1 milyon'un biraz üzerinde.
Çeşitli etnisitelerde.
İnsan, yaşamını sürdürmekte...

Kişinev'de.
Sovyetler'in 170 yıllık hakimiyetiyle.
Ve kültürünün etkisiyle.
Oluşmuş kaliteli bir şehirleşme...

Geniş bulvarlar, sokaklar, müzeler.
Yeşil parklar, alımlı binalar, görkemli kiliseler.
Sevimli insanlar, renkli çarşılar, güzel heykeller.
Tümü Kişinev'deler...

Gittik Kurban Bayramı nedeniyle.
Türkiye Büyükeçiliği'mize.
Karşılandık burada Türk konukseverliğiyle.
Ve keyifli bir sohbet yaptık Büyükleçi'mizle...

Çoğu kişi gitmez bu memlekete.
Farklı farklı nedenlerle.
Son veriniz düşüncelerinize, öngörülerinizle.
Keyifle gezip göreceğiniz çok şey var bu ülkede...


Kişinev (Chisinau) Fotoğraflarım :
https://photos.google.com/share/AF1QipNaFnZ9od_nMGcpyJIZbHhFATRSqae9l9oxw03y2tsdejDViJO_CQ6jrns0Ioxt5Q/photo/AF1QipOGZ7zdQQOYdltFNX10Ho7-tsbqOBNFxWKmvT5d?key=QWpZTk05MVpHOTdDUWRUVHV3X2djbzhIVVFnbkxR

Kişinev (Chisinau) Video :
https://youtu.be/Mnbc40aXzLA
.

18 Ağustos 2019 Pazar

POCİTELJ...



- 13 Temmuz 2019, Pocitelj-Bosna Hersek -

Pocitelj, Bosna'da.
Mostar ile Adriyatik denizi arasında.
Mostar'a 27 km uzaklıkta.
Neretva nehri'nin hemen kıyısında...

Burası.
Osmanlı zamanı.
Stratejik önemi haiz önemli bir kasabası.
Ve onun Avrupa'daki serhat kapısı...

İlk kurulması.
Tahminen 1388 yılı.
Tvrıtko adlı Bosna Kralı.
Kurmuş bu kasabayı...

1471 yılında.
Kısa bir kuşatmadan sonra.
Fethedilmiş burası Osmanlı zamanında.
Kalmış 407 yıl Osmanlı topraklarında... 

Bu önemli nokta.
Önemini yitirmiş 1878 yılında.
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na.
Geçtikten sonra...

Bundan sonrasında sur içi yapıları.
Ve özgün binaları.
Orijinal biçimiyle kaldı.
Aileler buraları kullanmaya başladı...

1991 yılıydı. 
Politej'de toplam 905 kişi bulunmaktaydı.
660Boşnak, 172'si Hırvat'tı.
36 tane Yugoslav ve 20 Sırp vardı...

1992-1996 Savaşında yara aldı.
Pocitelj kısmen bombalandı.
Osmanlı eserleri kısmen hasar gördü.
Kent nüfusu yerinden edildi...

Savaş sonrası.
Pocitelj restorasyonu başlatıldı.
Dünya Bankası ile yaralar sarıldı.
UNESCO Kültür Mirası kapsamına alındı...

Politej, muhteşem manzaralı.
Neretva nehri kenarlı.
Taş evleri ve kayrak taşlı çatıları.
Günümüzde tipik bir Osmanlı kasabası...

Dört yanı surlarla çevrili Kalesi.
İçinde Hacı Aliya camisi.
Taş Evleri, Sıbyan Mektebi, Saat Kulesi.
Hanı, Hamamı ile Osmanlı yerleşkesi...

Sur kapısından giriyorsunuz.
Taş merdivenleri tırmanıyorsunuz.
Çiçekli, ağaçlı bahçelerin arasından geçiyorsunuz.
Taş çatılı evleri hayranlıkla izliyorsunuz...

Ne Mardin, ne Urfa, ne de Bergama
Ne Safranbolu, ne Bursa, ne de Konya.
Görmek istiyorsanız tipik bir Osmanlı kasabası.
Bana sorarsanız, gideceğiniz ilk yer Politej olmalı...


Pocitelj Fotoğraflarım:
.

16 Ağustos 2019 Cuma

BLAGAJ TEKKESİ...



- 13 Temmuz 2019, Blagaj-BosnaHersek -

Bağdan geldim ovaya
Güzel dedim havaya
Aktı nehrin suları
Tuttum attan yuları
             Sarı Saltuk
...............

Blagaj ya da okunuşuyla Blagay.
Neretva Kantonu'nunda.
Mostar'dan yaklaşık 15 km uzakta.
Boşnakça'da "ılıman" anlamında bir kasaba...

Avarlar'ın burayı.
Adlandırması.
"Bolagay" ya da.
"Bol akan su kaynağı" anlamında...

Balkanlarda.
Çok sayıda.
Bektaşi Tekkeleri bulunmakta.
Bunlardan bir tanesi de Blagaj'da...

Bunların içinde en önemlisi.
Tabii ki.
Buna nehri'nin çıktığı yerdeki.
Blagaj Tekkesi...

Anadolu Selçuklu döneminde.
1261 senesinde.
Kalenderî denilen Türk Dervişleri.
Anadolu'dan gelip Blagaj'a yerleşti...

Daha sonra bu Tekke.
1465 senesinde.
Osmanlılar'ın bölgeyi fethiyle.
Gelişti burada muhteşem bir doğa içinde...

Bu tekke.
Taptuk Derviş, Abdal Derviş, Sultan Derviş.
Gibi isimlerle bilinse de.
Günümüzde Alperenler Tekkesi isminde...

Bir Bektaşi Tekkesi idi bu bölge Osmanlı döneminde.
Bektaşi Dervişleri kısa sürede bu yerde.
Boşnaklar'a Müslümanlığı benimsetmede.
Sahipti çok büyük bir öneme...

Bu yeni Müslümanlara Osmanlı.
Kucak açtı.
Gönüllerini aldı.
Ve onlara kendi öz halkı gibi davrandı...

Bu başarıda Sarı Saltuk önemli kahramandı.
O, Hacı Bektaş Veli'nin inananıydı.
Anadolu ve Rumeli'nin işgalinde.
Önemli bir Bektaşi Şeyhi idi...

Blagaj Tekkesi, bir mağaranın ağzında.
Tekke'nin hemen yanında.
Buna nehri çıkıyor açığa.
Neretva nehri'nin önemli bir kolu aslında...

Oldukça küçük bir Tekke.
Küçük birkaç ev içinde.
Dervişhane, tevhidhane, misafirhane.
Makam odası, hamam, abdesthaneaşhane...

Bu Tekke.
Kurulmuş muhteşem bir doğa içinde.
Yalçın kayalıkların hemen dibinde.
Buna nehrinin kaynağının olduğu yerde...

Masmavi, berrak, durgun bir su.
Kısa süre sonra çağlayanlar yapan bir akarsu.
Ağaçlar, çiçekler arasından gürül gürül akıyor.
Çevrede sakin, serin bir ortam yaratıyor...

Mükemmel bir yerde kurmuşlar bu Tekke'yi.
İyice korumuşlar doğanın dengesini.
Paylaşım, hoşgörü ve insan sevgisi.
Ne de olsa Hacı Bektaş-ı Veli'nin müritleri...


Blagaj Tekkesi Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipM3t0iZMuBYtttKNOCX7cNcREBovJ8uaLyBcNOFjiO7AAodETsjsIWm4cEGSyhtbQ/photo/AF1QipML_ELnhfJFjR7EpMuBI3y4cUKUQUzWa3YKVGbg?key=RDV4LWdDN3hlbk42ZDRwM3k4UndjZThRS3ZuLUZ3
.

8 Ağustos 2019 Perşembe

KONJİC...



- 13 Temmuz 2019, Konjic-BosnaHersek -

KonjicNeretva nehri üzerinde.
Dağlar ve yeşillikler içerisinde.
Saraybosna'ya 50 km mesafede.
Yaklaşık 4000 yıllık çok güzel bir belde...

At anlamında "Konj" kelimesi.
"Konjic"in de anlamı, at  alanı ya da at yeri.
Muhtemelen Konjic ismi.
Anlatıyor atlıların, atlarını dinlendikleri yeri...

Tipik bir Osmanlı kenti. 
Evleri, camileri, çeşmeleri.
Çarşıları ve köprüleri ile görülmesi gerekli. 
Bir yer Konjic şehri...

Kentin en önemli eseri.
1682-1683 yapım tarihli.
Stara Cuprija (Eski Köprü) isimli.
Taş köprü, Neretva nehri üzerindeki...

1665 yılında Evliya Çelebi.
Seyahatname isimli eserinde.
Varlığından bahseder ayni yerde.
Ahşap bir yapıdan Karagöz Köprüsü isminde...

Ancak bu ahşap köprü, bir yıl sonra.
Yıkılır, bir sel sonrasında.
Taş bir köprü yapılır 1683 yılında buraya.
Sultan IV. Mehmet zamanında...

Ali Ağa Haseciç isimli taş ustası.
İnşa eder burayı.
Yeni köprü altı gözlüdür.
O dönemde Neretva'nın tek geçiş yeridir...

Uzun yıllar böyle kalır.
Stratejik bir geçiş noktasıdır.
1945 yılında Almanlar tarafından bombalanır.
Ve köprü büyük oranda hasar alır...

17. yüzyılın önemli bir eseridir.
Osmanlı mimarlığının bir göstergesidir.
TİKA tarafından 2003'de onarıma alınır.
2009 yılında tekrar ulaşıma açılır...

Konjiç, 1992-1995 yıllarında. 
Bosna Savaşı sırasında.
Mostar kadar olmasa da.
Zarar görmüştür oldukça...

Günümüzde Konjic'in sokaklarında gezdiğinizde.
Rastlarsınız kurşun izlerine.
Evlerin duvarlarında.
Halâ...

Bu güzel şehirde.
Eski Köprü üzerinden karşıya geçtiğinizde.
Karşılaşırsınız Vardacka Camisi ile.
Yarısına kadar yıkılmış minaresiyle...

Yıkılmıştır 92-95 savaşında.
Sırp saldırılarıyla.
Ama onun hemen yanında.
Kilise durmaktadır halâ ayakta...

Konjic'li Müslümanlar.
Unutulmasın istiyorlar.
Savaşta yaşanılanlar.
Ve minareyi onarmıyorlar...

"Siz bizim camimizi yıktınız".
"Ama biz sizin kilisenizi yıkmadık"!
Diyorlar.
Ve bununla övünüyorlar...


Konjic Fotoğraflarım :
.