YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

28 Ocak 2011 Cuma

PABLO NERUDA...


ne yapayım ben şimdi?
tasarlanabilir mi dünya
her yana ektiğin çiçekler
olmadan
nasıl yaşamalı
seni örnek almadan
senin halk zekânı, ozanlık
gücünü duymadan…


Pablo Neruda, çok sevdiği ozan arkadaşı Nazım Hikmet’in ölümünün hemen ardından “Güz Çiçekleri” başlıklı bu şiiri yazmıştır.

……………

Şiir yazmak için gelmiş.
Bu dünyaya.
1904 yılında.
Pablo Neruda

Şili’nin milli şairidir.
Babası demiryolu işçisidir.
Annesi bir öğretmendir.
Kendisi Edebiyata eğilimlidir.

Çocuk yaşlarda başlar.
Yazmaya ilgisi.
Daha 13 yaşındayken çıkar.
İlk makalesi.

Pedagoji ve Fransızca eğitimi alıyor.
Şili Üniversitesinde.
Ama yazmaya ayırıyor.
Zamanının çoğunu…

Birçok şiir kitabı çıkartıyor.
Çok seviliyor Şili’de.
Devlet onu Büyükelçi olarak atıyor.
Birçok ülkenin Başkentine…

1945’te Senatör seçiliyor.
Şili Komünist Partisi üyesi oluyor.
Sonra Arjantin’e kaçıyor.
Bu Partinin kapatılması üzerine…

Yurt dışında yaşıyor.
Çeşitli ülkelerde bir süre.
Nobel Edebiyat Ödülü'nü alıyor.
1971’de…

Kalbine yenik düşüyor.
23 Eylül 1973’te.
Pinochet’in yaptığı askeri darbeden.
Tam 12 gün sonra.

Askerler önlemek istiyorlar.
Cenaze merasimini.
Ancak sahip çıkıyor.
İşçiler ve halk bu ulusal şairine…

3 tane evi var Neruda’nın.
Şili topraklarında.
Biz ancak ikisini gezebildik.
Valparaiso ve Santiago’da…

İkisi de basit, sade evler.
Biri birinden güzel müzeler.
Sergileniyor burada.
Neruda’nın kullandığı birçok eserler…

Siz de yaşıyorsunuz.
Onunla birlikte.
Bu alanlarda.
Onun güzel anıları arasında…

Pablo Neruda evlerinin Fotoğrafları için:
https://photos.google.com/share/AF1QipPrYfpaZytSppKgJU5RoKxbYGfL_3I1vY3BMj9g-RSmNff_PRHTpUp9t-v36xiOZA/photo/AF1QipN4g-OF7o2tXmtfN7wStUS-1CG64G1lj7409iFA?key=eDFuY0d6aFA4SU9UdEFpMXNOdy1ZYmVkUFg5cjZn&hl=tr

.

21 Ocak 2011 Cuma

VALPARAİSO...


Seviyorum barındırdığın her şeyi, Valparaiso
Parlattığın her şeyi, ey okyanussu gelin

Pablo Neruda

……………

Santiago’nun 120 km. batısında.
Valparaiso.
1-1.5 saatte gidiliyor otobüsle.
Yol alarak dağlar ve bağlar arasında…

Aslında bir liman şehri burası.
300.000 nüfuslu.
Pasifik okyanusu kıyısında.
Valparaiso körfezinde…

1530’larda kurulmuş.
Çok önemli bir liman kenti.
Keşfedilmesinden sonra.
Macellan Boğazı’nın...

Önemi giderek azalmış olsa da.
Panama Kanalı’nın devreye girmesinden sonra.
Yine de en önemli liman kenti.
Şili’nin…

Cennet vadi demek.
Valparaiso.
Cennet gibi bir yerleşim yeri.
Gerçekten de…

Sırtını yaslamış dağlara, tepelere.
Kuşbakışı bakıyor.
Önündeki.
Engin denize…

Cerro Alerge deniliyor.
Şehrin eski bölümüne.
Rengârenk evler.
Ve sokaklar var burada…

Şili’nin kültürel başkenti.
Valparaiso.
Hem sanatsal açıdan.
Hem de mimari bakımdan…

Keyifle dolaşıyorsunuz.
Sanatçıların yaşadığı sokaklarında.
Öğrencilerin adımladığı kaldırımlarında.
Ve renkli grafitilerle dolu duvarları arasında…

Fotoğraflıyorsunuz.
Ve ancak sığdırıyorsunuz.
Binlerce kareye.
Valparaiso’yu yüzlerce renkle…


Valparaiso Fotoğraflarım için:

http://picasaweb.google.com/tanyeri/Valparaiso#

.

18 Ocak 2011 Salı

SANTİAGO...


Patagonya gezimizi tamamlamıştık.
Puerto Varas’ta.
Önümüzde uzun bir yol daha vardı.
Santiago’ya kadar…

Karayolu ile seyahat edecektik.
Bu kez.
Yataklı ve tam konforlu.
24 kişilik otobüslerle.

Otobüs hemen tümüyle bize aitti.
Uzandık yataklarımıza.
Hiç duraksamadan yol aldık.
Tüm gece 12 saat boyunca otoyolda…

Sabah saat 10.00 da indik.
Santiago’ya.
Başkentine.
Şili’nin…

İsa’nın bir havarisinden alıyormuş.
İsmini Santiago.
Saint James’den.
Yöresel adıyla San Tiago’dan…

Şili'nin tam ortasında bulunuyor.
Santiago.
Koca bir şehir burası.
7-8 milyon nüfuslu…

Pedro de Valdivia tarafından kurulmuş.
1541 yılında.
Santa Lucia tepesinde.
Otelimizin hemen yanındaki parkda…

And dağları eteklerinde.
Güzel ve modern bir şehir.
Santiago.
Geniş caddeleriyle, büyük yapılarıyla…

Keyifle dolaşacaktım bu kenti.
La Moneda’yı gördük ilk gün.
Ve şahidi olduk hazin öyküsünün.
Salvador Allende’nin…

İlk Marksist Devlet Başkanı.
Yeryüzünde.
İktidara gelen seçimle.
Salvador Allende.

Birçok yenilikler yaptı.
Allende.
1970 senesinde…
Başkan seçilince.

Madenleri devletleştirdi.
Başta bakır'ı.
Sonra da toprak reformu yaptı.
İlk işti bunlar yaptığı...

Hayli de başarılı oldu.
Bu reformlar daha ilk yıllarında.
Ekonomi büyüdü.
% 8.6 oranında…

CIA devreye girdi.
Enflasyon arttı % 100’lerin üzerine çıktı.
Yiyecek sıkıntısı başladı.
Karaborsacılık yaygınlaştı…

Güçlenerek çıktı ilk seçimden.
Allende.
Oyunu % 43’lere çıkarttı.
Milliyetçi muhafazakarlara rağmen…

Biz de görecektik.
Ayni filimi.
Ülkemizde.
Birkaç yıl geçtiğinde…

Sonunda oldu bir askeri darbe.
Ve öldürüldü Allende.
Pinochet’nin askerlerince.
11 Eylül 1973’te…

Eline aldı silahı.
Direndi kahramanca.
La Moneda Başkanlık Sarayında.
Allende askerlerle girdiği çatışmada…

Şimdilerde gözlüğü sergileniyor.
Bu çatışmada kırılmış.
Salvador Allende’nin.
Santiago Müzesi’nde…


Santiago fotoğrafları için:

https://photos.google.com/search/santiago/photo/AF1QipNqUFpDbGWCTklmR-oVZk3Xf34B_Tndtyn-4Ehy?hl=tr

.

14 Ocak 2011 Cuma

PUERTO VARAS...


Puerto Varas kentine gidecektik.
Öğlenden sonra uçakla.
Ama daha hiç Penguen görmemiştik.
Bu kadar güneye gelip…

Önce yola koyulduk otobüsle.
Sabahın erinde.
Macellan Boğazının kuzeyine.
Penguenlerini görmeye…

Macellan Penguenleri yaşıyor.
Patagonya’nın bu bölgesinde.
Turis-Otway denilen yörede.
Sayıları on bin’in üzerinde…

14 Kasım’da oradaydık.
Bir günle kaçırdık.
15 Kasım'da yumurtadan çıkacak.
İlk yavruları…

Ardından geçiş yaptık.
Puerto Varas’a.
İki saatlik yolculukla.
Punta Arenas’tan uçakla…

Puerto Varas 1854’te kurulmuş.
Pérez Rosales tarafından.
Gül şehri” de deniliyor.
Bu yüzden…

Alman göçmenler yerleşmiş buraya.
1864’ten itibaren.
Tipik bir Alman kasabası.
Evleriyle, kiliseleriyle ve de kültürüyle…

Göller yöresinde yer alıyor burası.
Şili’nin.
Llanquihue gölü kıyısında.
35 bin kişilik nüfusuyla…

Çevresinde yüksek dağlar var.
Beş tane de koca yanardağ.
Görüntüsü havalı.
Zirveleri karlı…

Tam bir turizm kenti Puerto Varas.
Cennet gibi bir yer.
Dağcılar, yelkenciler, biniciler.
Kayakçılar, kanocular için…

Bizler de yürüdük.
Osorno volkanı altında.
Subtropik doğal ormanlarında.
Alerce Milli Parkında…

2000-3000 yıl yaşıyormuş.
Buradaki endemik Alerce ağaçları.
Çevresini 1 mm kalınlaştırarak.
Her yıl…

Boyları 60-70 m. ye ulaşıyormuş.
Ahşabı çok değerliymiş.
Bu nedenle epey kesime uğratılmış.
Geçmişte Alman göçmenler tarafından.

Günümüzde çok fazla değil artık.
Sayıları bu ağaçlarının…
Korumaya almışlar gövdesini.
Son kalan bir kaç ağacın…

Puerto Varas Fotoğraflarım:
http://picasaweb.google.com/tanyeri/PuertoVaras#

.

9 Ocak 2011 Pazar

PUERTO NATALES...


Sanki kendi evimizde gibiydik.
Güney Amerika’nın bir ucunda…
Şili’nin gözden uzak kenti…
Puerto Natales’te.

Rehberimiz Cahit İnal’dı.
Patagonya gezimizde.
Bir anda kanımız ısınmıştı.
Bu sevimli Türk arkadaşımıza…

Cahit, Bursa doğumluydu.
Koyu bir Bursaspor taraftarıydı.
ODTÜ Felsefe Bölümünü bitirmişti.
Turizm rehberliği yapıyordu Şili’de…

Evi buradaydı sevgili Cahit’in.
Burada yaşıyordu.
Dünya tatlısı eşi Veronica ile.
Uzun zamandır…

Hiç yabancılık çekmedik.
Burada.
Bizim de kentimiz sayılırdı ne de olsa.
Sevgili dostumuzun yaşadığı bu şirin kasaba…

İlk kez 1557’de keşfedilmiş
Bu topraklar.
Macellan boğazını arayan gemici.
Juan F. Ladrillero tarafından.

İngiliz ve Alman göçmenleri gelmiş buraya.
Sonradan, 18. yüzyılın sonunda.
Peşinden de yerleşmiş buraya.
İskoçlar, Hırvatlar, İtalyanlar, İspanyollar

Kent 1911 de kurulmuş.
Hayvancılıkla uğraşılmış başlangıçta.
Kömür madenleri işletilmiş.
Daha sonra…

Günümüzde bir liman kenti.
Puerto Natales.
20 bin nüfuslu.
Küçük, şirin bir şehir.

Temelde bir turizm kenti burası.
Ana geçiş yeri “Torres del Paine” için.
Birçok kişi turizmle uğraşıyor.
Sevimli rehberimiz Cahit gibi…

Milodon mağarası da burada.
24 km. uzağında Puerto Natales’in.
10 bin yıl önce yaşamış.
Milodon” isimli dev yaratığın…

Kalıntıları bu mağarada bulunmuş.
Milodon’un.
1895 yılında.
Alman Hermann Eberhard tarafından.

Günümüzde büyük bir heykeli var.
Milodon’un bu mağarada.
Bir de spor ayakkabı izleri.
Burayı dolaşan binlerce turistin…


Puerto Natales fotoğraflarım için:
http://picasaweb.google.com/tanyeri/PuertoNatales#

.

4 Ocak 2011 Salı

TORRES DEL PAİNE...


Bir futbolcu ismi gibi.
"Torres del Paine".
FC Barcelona’lı.
Veya Real Madrid’li…

Ama öyle değil.
Bir Milli Park burası.
Hem de en güzel Parkı.
Şili’nin ve de Patagonya’nın…

242 bin hektar büyüklükte.
Dağlar, ormanlar ve göllerden oluşan.
Büyük ırmaklar, buzullar barındıran.
Dev bir alan…

Torres” kule demek artık biliyoruz.
Paine” ise mavi demekmiş.
Buranın sakinlerinin dilinde.
Göllerin yoğun maviliği nedeniyle…

Şili sınırları içerisinde bulunuyor.
Dünya Biosferi koruma alanı burası.
UNESCO tarafından kabul edilmiş.
1978’den beri…

Çok sayıda yürüyüş parkuru var.
Bu milli park içerisinde.
Son derece bakımlı.
Ve de çok temiz korunan…

Burası bir cennet.
Yürüyüş sevenler için de.
Dağcılar, buzulcular için de.
Hayvan ve bitki gözlemcileri için de…

Parkta yürüyüş parkurları belirlenmiş.
Birkaç tane kamp alanı var.
8-9 gün alıyor.
Tüm alanı dolaşmak…

İsmini üç kule dağ’dan alıyor.
Torres del Paine.
Bunlar ince, uzun granit kayalar.
2800 m. kadar yükseklikte…

Bir de Cuernos del Paine dağları var.
Cuerno, “boynuz” demek İspanyolca.
Bunlar da tepesi karlı, granit blok dağlar.
3000 m. yükseklikte…

İlk gün bu dağlara yürüdük.
Fransız vadisine.
20-22 km. kadar.
Güzel ormanlardan, göllerden geçerek…

Ezildik.
Dağların büyüklüğü yanında…
Saygıyla eğildik.
Heybetli görünümlerinin karşısında...

Oturduk, çığ’larını seyrettik.
Aralıklarla tepelerinden düşen.
Büyük gürültülerle.
Ve toz bulutu uğultusuyla…

Sonraki gün de yürüdük.
Yine 12 km. kadar.
Bu kez Grey gölü kenarından.
Grey buzulunu görmeye…

Söylemek gerekirse.
Özetle.
Bizler doyamadık bu yöreye.
Torres del Paine’ye…


Torres del Paine Milli Parkı fotoğraflarım:
http://picasaweb.google.com/tanyeri/TorresDelPaine#5558196628240657682

.