YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

10 Şubat 2008 Pazar

ÇAKI GİBİ ASKER...

1975 yılında bir yasa değişikliği ile Türkiye’de ilk kez olarak Askerlik görevi kısaltıldı ve özellikle Sağlık çalışanları olan Doktor, Diş Hekimi ve Eczacılar için "Kısa Dönem Askerlik" yasası çıktı. O sıralarda ben Ankara Hastanesinde “KBB Uzmanı” olarak çalışıyordum. Yasadan yaralanmak için başvuruda bulundum ve benim durumumdaki bir çok arkadaşım gibi ben de 1975 yılının Temmuz ve Aralık ayları arasında 4 ay süreyle Askere alındım.

Ön Askerlik Eğitimimiz Etimesgut’daki “Zırhlı Birlikler Okulu”nda yapıldı. Oldukça büyük bir Sağlık Uzman gurubu, 3 Hafta süreyle yaz sıcağında sıkıştırılmış yoğun bir askeri eğitim aldık. Sonrasında da çeşitli Askeri Hastanelere dağıtımımız yapıldı.

Ben kurada Edremit Asker Hastanesini çekmiştim. Ancak, Dr. Bülent Gürsel burayı benimle değiştirmek arzusunda bulundu. O ise Eskişehir Hava Hastanesini çekmişti. Burası benim isteyip de kurrada çekemediğim bir yerdi. Tabii hemen değiştirdik. Böylece, havacılık tutkumu da kısmen yerine getirebilecektim.

Eskişehir Hava Hastanesinde günlerimiz oldukça verimli geçti. Komutanlarım Tbp. Alb. Mecit Kurter ve Tbp. Alb. Kâmuran Karagülle ile çok iyi ilişkilerim oldu. Ayrıca burada sınıf arkadaşlarım Yavuz Teoman ve Demirali Onat ile 6 yıllık bir aradan sonra tekrar bir arada güzel günler geçirdik. Meslekî yönden de oldukça yaralı çalışmalar yaptık. Ben fırsat buldukça Eskişehir Hava Üssü’ne gidiyor ve o dönemin F-100 Super Sabre ve F-4E Phantom uçaklarının pilotları ile ilişkiler kuruyor, onlardan bilgiler alıyor ve uçakları inceleme fırsatı buluyordum. Keyfime diyecek yoktu.

Komutanım Dr. Kâmuran Karagülle, hemen hemen her hafta sonu benim için, Ankara’ya gidecek DC-3 Dakota kargo uçakları ayarlıyor ve ben Cumartesi günleri, Balıkesir’den ne vakit geleceği de pek belli olmayan bu güzelim yük uçaklarına biniyor, kapıları açık tutulan ve hayli alçaktan uçuşlar yapan bu uçaklarla motor ve pervane gürültüleri arasında ve yüklerle bir arada Eskişehir’den Etimesgut Hava Alanına kadar keyifle uçuyordum.

4 aylık kısa dönem Askerliğimiz, alınan genel bir kararname ile iki hafta öncesinden sonlandırıldı. Böylece toplamda 3.5 ay’lık bir sürede Vatani görevimizi yerine getirmiştik. Uzun dönem Askerlik görevini yerine getirenler Ordu’dan “Teğmen” rütbesi ile terhis edilirlerdi. Ancak bizler çok kısa bir dönem Vatan görevi yaptığımız için “Er” rütbesi ile Ordudaki görevimizden ayrılmak zorundaydık. Ama bu şanlı Orduda “Er” olarak -bir gün bile de olsa- görev yapmak benim için büyük bir onurdu…