YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

7 Nisan 2008 Pazartesi

BAŞARININ ARDINDAKİ SIR...


Ne Aziz Yıldırım.
Ne 60.000 kişilik Saraçoğlu Stadyumu.
Ne Zico, ne Aurelio, ne Aleks, ne Roberto Carlos.
Ve ne de muhteşem seyirci
Başarının arkasında “Hacer Hanım” var.
Hacer Hanım” da kim diyeceksiniz.
Arkadaşım Tevfik Sönmez’in eşidir.
Genç yaşında Hacca gitmiş, hacı olmuştur.
Namazında, niyazında saygın bir ev hanımıdır.
Fatih Sönmez’in annesidir.
O da kim diyeceksiniz...
Hacer ve Tevfik Sönmez’in üç çocuğundan biridir.
Fatih Sönmez elimizde yetişmiştir.
Samsun Anadolu Lisesi son sınıfında iken “Rotary Öğrenci Değişim Programı” ile bir yıllığına Brezilya’ya göndermişizdir.
Dönüşte önce Samsunspor’da Brezilyalı futbolcu Rafael’in daha sonra da Trabzonspor’un antrenörü Lazaroni’nin tercümanlığını yapmıştır.
Onun Trabzon'dan ayrılması ile de Fenerbahçe’ye Portekizce tercüman olarak alınmıştır.
Birkaç yıldır Fenerbahçe’de Zico’nun ve Brezilyalı futbolcuların tercümanlığını yapmaktadır.
Annesi Hacer Hanım birkaç yıl öncesine kadar futbolla hiç ilgilenmemiştir.
Ama oğlu Fenerbahçe’ye geldikten sonra fanatik bir FB yandaşı olmuştur.
Her maç öncesi hem oğlu hem de FB için dua eder.
Heyecanla maçı seyreder ve maç sonunda da oğlunu gururla TV’larda izler.
4 Mart 2008 günü FB İspanya’da Sevilla ile oynamaktadır.
İstanbul’daki ilk maçı Fenerbahçe 3-2 kazanmıştır.
Ancak takım Sevilla’da son dakikalarda 3-1 mağlup durumdadır.
Bu sonuçla FB kupadan elenecektir.
Son on dakikaya girildiğinde Hacer Hanım’ın cep telefonu çalar.
Oğlu Fatih Sevilla’dan stadın içinden aramaktadır.
Fatih, seyircilerin gürültüsü içerisinde yalvarır.
Anne, ne olur bizim için dua et” der ve kapatır.
Hacer Hanım maçtan önce zaten duasını okumuştur.
Ana yüreğidir dayanamaz. Bir kez daha dua eder.
80. dakikada Deivid bir gol atar.
Skor 3-2 olur ve maç uzatmaya gider.
Uzatmada da sonuç değişmez. İş penaltı atışlarına kalır.
Fatih, yine arar. Annesine dua etmesini söyler.
Penaltılarda kaleci Volkan 3 penaltıyı kurtarır.
Fenerbahçe mucizevî bir biçimde turu geçer.
Son iki yılın UEFA Kupa Şampiyonunu elemiştir.
Avrupa’nın ilk 8 takımı arasına kalmıştır.
FB çeyrek final ilk maçını 2 Nisan akşamı Kadıköy’de İngiliz Chelsea ile oynar.
İlk yarıda FB maçı 1-0 geride kapatır.
FB iyi oynamamaktadır.
İkinci yarıda fark artabilecektir.
Durum umutsuzdur.
Fatih devre arasında Saraçoğlu stadından yine annesini arar.
Hacer Hanım tüm takım için bir kez daha dua eder.
Ve Fenerbahçe, ikinci yarıda çok güzel oynayıp, Colin Kâzım ve Deivid’in golleri ile maçı çevirir.
Şimdi bu maçın rövanşı yarın İngiltere’de Chelsea’nin sahasında oynanacaktır.
FB berabere kalsa bile Avrupa’nın en iyi dört takımından birisi olacaktır.
Yüzbir yıldır görmediği bir başarıyı yakalayacaktır.
Eğer bunu başarabilirlerse, bunun arkasında hiç kuşkusuz Fatih Sönmez'in annesi Hacer Hanım’ın içten dualarının katkısı da olacaktır…
Fatih Sönmez’in fotoğrafları için lütfen tıklayın :