YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

25 Temmuz 2008 Cuma

BİR OCAKBAŞI HATIRASI...



Eski bir fotoğraf.
Yer ve tarihi belli değil.
Kızına ithaf edilmiş.
Güzel bir elyazısı ile not düşülmüş :
"Çoğu talebem olan meşhur okuyucularla Perihan Altındağ'ın evinde ocakbaşı hatırası..."

Kimler yok ki bu fotoğrafta...
Zehra Bilir, Safiye Aylâ, Müzeyyen Senar ve diğerleri.

Mis gibi kızaran şiş kebaplarını bir yana bırakın.
Yemekten sonraki koro'yu, fasılı, sohbeti, meşki ve de şarkıları, türküleri hayâl edebiliyor musunuz...

"Geçmiş zaman olur ki hayâli bile cihan değer"i boşuna söylememişler.