YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

10 Temmuz 2008 Perşembe

40 YILLIK FOTOĞRAF...


Elimde bir fotoğraf var.
40 yıllık…
Siyah-Beyaz bir resim.
Arkasına bir tarih düşülmüş:
4 Mayıs 1967.

Ve de bir not konulmuş :
Tren yolunun açılışını kutlayan amirler…

Anlaşılan, 4 Mayıs 1967 de bir heyelân olmuş.
Samsun-Çarşamba demiryolu güzergâhında.
Derbent mevkiinde.
Tren seferleri aksamış.
Yolcular mağdur olmuş.
Yoğun bir çalışma sonucu yol temizlenmiş.
Hat tekrar hizmete açılmış.
Kravatlı, düzgün giyimli dört amir oturmuşlar.
Önlerinde birer çay bardağı.
Görevini yerine getirmenin mutluluğu yüzlerinde.
Mütevazı bir biçimde kutluyorlar.
Bir Devlet memuruna yakışır biçimde.
Onurla, gururla ve de bir bardak çayla…

Kahve’ninkini bilirim 40 yıl hatırı olur da…
Çay’ınkini bilmem, bunca yıl hatırı olur mu.
Ama bu fotoğrafın olur.

Bence olur…