YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

28 Kasım 2013 Perşembe

ANTİGUA...


-12 Ekim 2013 Cumartesi-

Antigua'da güzel, güneşli bir sabah.
Sabahın erken vakti.
Don Rodrigo Oteli'nde dinlenmiş olarak uyandım.
İlk işim çevreyi görmek.
İki katlı otelin çatısına çıkıyorum.
Karşımda kocaman bir dağ.
Yeşillikler, tropik çiçekler arasında.
Agua Volkanı'ymış sonradan öğrendiğime göre.
Çevrede iki volkan daha var.
Acatenago ve Fuego Volkanları.
Üçü de 4000 m kadar yükseklikte.
Düz bir arazide tüm görkemleriyle yükseliyorlar.
Eteklerindeki bulutlarla...

İlk yönetim merkezi.
Antigua.
Guatemala'nın da Orta Amerika'nın da.
İspanyollar'ca...

1524 yılında kurulmuş.
İspanyol Sömürge Hükümeti tarafından.
Eski bir Maya yerleşim yerinin üzerine.
Ancak 17 yıl sonra tümüyle yok olmuş.
Agua Volkanı'nın lavları altında...

200 yıl kadar Başkenti olmuş.
Guatemala'nın.
60 bin kişi kadarmış nüfusu o yıllarda.
Ancak 7.4 şiddetinde bir depremle sarsılmış.
1717 yılında ve büyük bölümü yıkılmış...

60 yıl sonra tekrar harap olmuş yeni bir depremle.
Bunun üzerine Başkent nakledilmiş.
Bugünkü Guatemala City'nin olduğu yere.
50 km kadar öteye...

Gerçekten çok güzel, şirin bir kent.
Antigua günümüzde.
Güzel tropik iklimde.
Enva-i çeşit bitkileriyle...

Unesco Dünya Kültür Mirası kentlerinden.
Çok sakin ve dingin.
30 bin nüfuslu.
Turizmi canlı ve hareketli...

Biri birini dik kesen sokaklar.
Tek ve en fazla iki katlı yapılar.
Kolonial mimarinin örneklerini sergileyen.
Evler ve de kiliseler...

Dolaşıyorum keyifle.
Dar sokaklarında, meydanında.
Çarşısında, pazarında.
Güneşli, sıcak bir havada...

Kahve çiftliğini ziyaret ediyoruz..
Öğleden sonra hep bir arada.
Ne denli zor bir iş olduğunu öğreniyoruz Kahve'nin.
Mis gibi kahve kokuları arasında...

Akşam üzeri Cerro Santa Cruz'a çıkıyoruz.
Kenti yukarıdan bir tepeden görüyoruz.
Çok güzel düzenlenmiş bir kent olduğunu.
Bir kez daha anlıyoruz...


Antigua fotoğraflarım:

https://plus.google.com/photos/105371707000908378020/albums/5950486727234279697/5950486733440837714?banner=pwa&pid=5950486733440837714&oid=105371707000908378020

.