YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

14 Mart 2016 Pazartesi

DOKTORU ALKIŞLAMAK...


Yazmıştım bir yazı.
"Pilotu alkışlamak" başlıklı.
Değinmiştim özetle.
Pilot ve ekibinin  önemine...

Dilerseniz bugün de.
Eğilelim Hekimlere.
14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle.
Onların özelliklerine...

Hekimlerin temel uğraşı alanı.
İnsan'dır.
İnsanın sağlığıdır.
Kişinin her yönden sağlığının sağlanmasıdır... 

Öncelikle bir hasta vardır.
Sağlığı için çare aramaktadır.
Derdine derman olacak bir Hekim'e.
İhtiyaç duymaktadır...

Hekimlerin de yardımcıları vardır.
Hemşireler, teknisyenler, asistanlar.
Bazen diğer uzman Hekimler ve Eczacılar.
Hastanın tanı ve tedavisinde rol alırlar...

Doktor-Hasta ilişkisi.
Genelde ilgilendirir iki kişiyi.
Eğer hasta, çocuk veya bebekse.
Doğal olarak aileler de karışır bu işe...

Hasta olan kişi, bir Hekim'e.
Başvurmuş ise.
Hekim şikayetlerini özenle dinler önce.
Sonra da geçer muayeneye...

Muayenenin bitiminde.
Birkaç olasılık düşünür önce.
Eğer gerek görürse.
Başvurur bazı tetkiklere...

Tüm bulguları değerlendirir birlikte.
Eğer dilerse.
Danışabilir.
Başka Hekimlere de...

Uygun tanıyı seçer.
Hızla karar verir.
Tedaviyi düşünür, hastasını bilgilendirir.
İlaç ya da ameliyat önerir...

Kolay kolay gelinmemiştir.
Bu aşamaya.
Binlerce yılların birikimiyle.
Deneyimlerle, tecrübelerle...

Rolü vardır bu olayda.
Eski sağaltımcıların da.
Şarlatanların, kocakarıların da. 
Büyücülerin, berberlerin.
Hipokrat'ların, Galen'lerin.
İbni Sina'ların, Pastör'lerin.
Semmelweiss'ların, Harvey'lerin.
Bernard'ların, Jenner'lerin.
Koch'ların, Röntgen'lerin.
Salk'ların, Fleming'lerin.
Freud'ların, Yaşargil'lerin  de...

6 yıl yoğun bir eğitimin sonrasında.
Kavuşur bir Hekim Tıp Doktoru diplomasına.
Yeminini yapmasıyla da.
Artık baş başadır hastasıyla...

Edindiği bilgilerle.
Ve Hocalarından aldığı eğitimlerle.
Çalışır hastasını tüm gücüyle.
Tedavi etmeye ve iyileştirmeye...

Arkasında büyük bir güç vardır.
Yayınlardan, bilimden, tecrübelerden.
Biyoloji'den, Kimya'dan, Fizik'ten.  
Yararlanmaktadır büyük teknolojik gelişmelerden...,

Hastanın dili, dini, ırkı, cinsiyeti.
Zenginliği, fakirliği.
Milliyeti ya da tercihi.
Hiç mi hiç ilgilendirmez bir Hekimi...

O işine bakar.
Hastasını iyileştirmeyi amaçlar.
Gece-gündüz nöbet tutar.
Hastasının bakımını yapar...

Hekim çoğu kez galip çıkar.
Günlerce emek verdiği mücadeleden.
Ya da saatlerce uğraşıp,
Titizlikle yaptığı bir ameliyattan...

Hekimler için en büyük ödüldür.
Hastasının iyileşmesi.
Yeniden sıhhatine kavuşması.
Ve güler yüzle hastaneden ayrılması...

Alkış gerekmez Doktorlara.
Tüm bu uğraşılarının sonunda.
Onlar çoktan razıdırlar alkışlanmamaya.
Yeter ki onlara kurşun sıkılmaya...