YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

18 Mart 2013 Pazartesi

SELÇUKLU MUTFAĞI...



“Belki de yemek yapmak kadar basitti hayat…” 
                                                           Ömür Akkor
……………

Hiç bilmem.
Yemek yapmayı.
Çay yap” deseler.
Demleyemem bile bir çayı”…

Hiç ilgimi çekmez.
Bu nedenle.
Ne yemek tarifleri.
Ne de yemek kitapları…

Buna rağmen.
Severim.
Güzel yapılmış bir yemeği.
Ve de onu keyifle yemeyi…

Bir yemek kitabı gördüm.
Bu hafta.
Aykan.
Ve Tuğba’larda…

Selçuklu Mutfağı”ydı.
Başlığı.
Ömür Akkor’du yazarı.
Alfa Yayınları’ndan yayınlanmıştı…

Üç bölümden oluşuyordu.
Bu kitap.
Selçuklular’ın hayatını.
Yaşamını, yaşayışlarını anlatıyordu…

Çalışan bir aşçı’nın.
Öyküsüydü ilk bölüm.
1236 yılında Konya'da.
Bir Mevlevi Dergâhında’nda…

Anlatılıyordu.
Bu aşçı'nın anılarını Beyşehir'de.
Kubad Abad Sarayı'ndaki öyküsünü de.
İkinci bölümde…

Tarifleri veriliyordu.
Birçok yemeğin.
Üçüncü bölümde. 
Selçuklular döneminde…


Konya’da bir Mevlevî Dergâhında.
Mesleğini sürdürüyordu Ömr tabbahlıkla.
Sonra aniden Beyşehir’e naklediyordu.
Sultan Keykubad’ın yazlık sarayına…

Yemek  kültürü anlatılıyordu kitapta.
Selçuklular zamanında.
Hem dergâhta.
Hem de sarayda…

Tutmaç, Borani, Kabak kalyesi, Kulice.
Tirit, Girde ekmeği, Memnuniye.
Türkmek helvası, Herise, Faluze. 
Sımsarmak, Bure ve Gerdaniye… 

Sirkencubin, Buhsun, Bekni.
Balık tandır, Hasseten lokma, Nebet şekeri.
Nukul, Kadid, Kalya-i Birinci. 
Biryan, Sini kebap ve Nardenk şerbeti…

İşte bu yemekleri anlatılıyordu.
Dergâhtan, Saraya uzanan.
Ve günümüze yansıyan.
Güzel bir aşk öyküsüyle…

“Dünyanın en iyi tarihî yemek kitabı”.
Ödülünü aldı bu yapıt bu yıl Fransa’da.
Yemek sektörünün Nobel’i sayılıyor.
Bu başarı tüm dünyada… 


Selçuklu Mutfağı kitap fotoğrafları:
.