YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

9 Ocak 2012 Pazartesi

İSTANBUL'UN İLK OTELİNDE...


1841 yılında kurulmuştu.
İstanbul’un ve hatta,
Balkanlar'ın ilk oteli idi.
Alp Oteli

Mısır Hidivi’nin seyisi.
Mıssırî tarafından kurulmuştu.
Hôtel d’Angleterre” adıyla.
Yani “İngiltere Oteli” namıyla…

En modern Oteli idi.
İstanbul’un ve Pera’nın.
20. yüzyılın başına kadar.
İlk 40-50 yılı içerisinde…

Zamanla ismi de sahipleri de değişti.
Hotel Mıssırie” oldu önce.
Sonra “Logothesis Oteli”.
Ve sonra da “Hotel Royal” oldu…

İsimler Türkçeleştirildi.
Cumhuriyetin ilanı ile.
Ve buraya da “Alp Oteli” denildi.
1930 senesinde, son sahiplerince…

Tepebaşı’nda bulunuyordu.
Alp Oteli.
Hemen yanı başındaydı.
İngiliz Konsolosluğunun…

Kumbaracı yokuşunda.
Ve 70 numaralı binada…

Odaları zevkle döşenmişti.
Karşılıklı iki merdivenle çıkılan.
Bu odalar Haliç’e bakıyordu.
Ve de tarihi yarımadayı görüyordu…

Bizler son konukları idik.
Alp Oteli’nin.
Yıkılmadan bir yıl önce.
1970 senesinde…

Hacettepe’de 6. sınıfta “İntörn” idik.
Ne tam öğrenciydik,
Ne de tam hekimdik.
Yani, “devekuşu” gibi bir şeydik…

Bir gezi düzenlemiştik.
İlâç Fabrikalarına.
Tüm sınıf İstanbul’a gidecektik.
Bir gece de orada kalacaktık...

Bir gün öncesinden gidip.
Mehmet ve Dani ayarlamıştı bu oteli.
Fiyatı çok ucuzdu.
Yerleşimi de bizler için çok uygundu…

Otobüsle gittik.
Bir hafta sonu geçirdik.
1970 senesinde.
İstanbul’un bu “ilk” otelinde…

Biraz bakımsız kalmıştı.
Ama halâ ihtişamlıydı.
Geniş giriş katıyla, antika donanımıyla.
Yüksek tavanlı odalarıyla…

Satıldı Alp Oteli.
Bir petrol şirketine.
Bir yıl geçtiğinde.
1971 senesinde…

Onlar da hemen kazmayı vurdular.
Bu güzelim otele.
Bir gün tarihi eser sayılır belki”.
Düşüncesiyle…

Arasanız yok, tek bir fotoğrafı bile.
Günümüzde Alp Oteli’nin internet’te.
Kaldı anısı yadigâr bize.
Hacettepe’li 68 tane intörn’e…


Alp Oteli fotoğraflarım:
http://picasaweb.google.com/105371707000908378020/AlpOteli#5695508659382255394

.