YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

13 Haziran 2008 Cuma

İNATÇI...


Jules Verne’i hemen herkes bilir.
Denizler altında 20 bin fersah, Aya Seyahat, Balonla Seyahat gibi romanları ile…
Ancak, Jules Verne'nin bir romanı var çoğu kimsenin bilmediği.
Bu romanın ismi "İnatçı".

Roman, 1880 yılında Osmanlı döneminde İstanbul’da geçiyor.
İnatçı Kahraman Ağa çok inatçı bir kişiliğe sahip. Tütün tüccarı.
Her gün Üsküdar’daki evinden Tophanedeki iş yerine kayıkla geçiyor.

Günün birinde Hollandalı bir tütün tüccarı olan Van Mitten ile Üsküdar’daki evine gitmek üzere iskeleye geldiğinde kayıkçı Padişahın karşıya geçişler için adam başına 10 para alınması şeklinde bir fermanı olduğunu söyleyince Kahraman Ağa buna çok sinirleniyor.

Bu parayı vermemek için hemen bir atlı araba kiralıyor ve konuğu ile Tophane’den 16 Ağustos 1880 tarihinde yola çıkarak Çatalca, Çorlu, Saray, Vize, Pınarhisar, Kırklareli, Aitos, Dobruca, Kozluca, Pazargiç, Mecidiye, Babadağ, Tulcae, Kilya, Odessa, Nikolayef, Perekop, Argin, Kerç boğazı, Taman, Gelincik, Beregowya, Dşuba, Gagri, Pizunda, Gduati, Sohumkale, Kelasuri, Kodor, Poti, Batum, Hopa, Fındıklı, Ardeşen, Pazar, Rize, Of, Sürmene, Trabzon, Tirebolu, Ordu, Fatsa, Ünye, Samsun, Sinop, Ayancık, Abana, Amasra, Filyos, Zonguldak, Ereğli, Sakarya, Kerpe üzerinden tüm Karadeniz sahilini turlayarak 45 gün sonra, 30 Eylülde Üsküdar'daki evine ulaşıyor.

Ancak bu gezi sırasında başından birçok zorlu olay geçiyor. İstanbul’a dönüşte bu inadının çok da iyi bir şey olmadığını anlayıp, boğaz geçiş parasını Padişahtan yüklü bir ücret karşılığı satın alıyor ve geçişleri tekrar ücretsiz hale getiriyor.

Bu yaz, Düşhekimi Yalçın Ergir ile birlikte işte bu geziyi yapmak istiyoruz ama bazı zorluklar var… Onları çözmeye çalışıyoruz.

Halledebilirsek bir Karavan ile 16 Ağustosta Tophaneden hareketle ayni güzergahı izleyerek bir büyük Karadeniz sahil turu yapmak ve sonunda Üsküdar'a ulaşmayı amaçlıyoruz.

Bu arada birçok zorlukları aşmaya çalışıyoruz.

Bu inatçılık bizde olduktan sonra zorlukları da aşarız, 22,5 günde de başarırız inşallah...


İnatçı Romanı ile ilgili fotoğraflar için :