YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

14 Ekim 2011 Cuma

HARRINGTON KUPASI...


I. Dünya Savaşından yenik çıkmıştı.
Osmanlı İmparatorluğu.
Tüm Orduları dağıtılmıştı.
Mondros Mütarekesi ile…

İstanbul’a girdi bunun üzerine.
İtilaf Devletleri.
55 düşman gemisi ile.
13 Kasım 1918’de…

Üzüntüyle seyretmişti.
Bu tabloyu.
Mustafa Kemal.
Haydarpaşa Rıhtımı'ndan…

Üzülerek baktı tabloya.
Sonra söylendi içinden.
Geldikleri gibi giderler…

General Harrington’du.
İşgal Kuvvetleri’nin Komutanı.
5 yıla yakın yönetti.
İşgal altındaki İstanbul’u…

Kurtuluş Savaşı kazanılmıştı.
Beş yıllık bu dönemde.
Mudanya Mütarekesi yapılmıştı.
15 Ekim 1923’te…

Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştu.
Artık terk etmesi gerekiyordu.
İtilaf Kuvvetleri’nin.
İstanbul’u…

Bir futbol maçı düzenledi.
Ve gümüş bir kupa ortaya koydu.
General Sir Charles Harrington.
Kendi adına…

Aşağıdaki gazete ilânıyla duyurdu.
Bu organizasyonu.
General Harrington.
Tüm İstanbul’a…

"Guard’lar Muhteliti Türk kulüplerine meydan okuyor.
Galibine, Başkumandanın adını taşıyan büyük bir kupa verilecek. Bu maça Türk kulüpleri diledikleri gibi takviye de alabilirler…"

Maçlar yapmış, kök söktürmüştü.
Fenerbahçeli sporcular.
İşgal kuvvetlerinin futbolcularına.
Bu geçen beş yılda…

50 maç yapmıştı Fenerbahçe.
İngiliz ve Fransız askerleriyle.
41 tanesinde galip gelmişti.
4’ünde de berabere kalmıştı…

Tek tek yenmişti.
İşgal takımlarını Fenerbahçe.
İstanbul halkını sevindirmiş.
Ve onlara umut vermişti…

Fenerbahçe hemen yanıt verdi.
Bu mağrur Komutan’a
Yine bir gazete ilânıyla.
Onun meydan okumasına…

“Fenerbahçe Kulübü,
yalnız kendi kadrosuyla, 
bu maçı şartsız olarak,
oynamayı kabul eder…”

Büyük bir olaydı bu maç.
O günlerin ortamında.
Karar verilecekti sonunda.
Kimin büyük olduğuna…

İngilizler karma bir takım yaptılar.
Maça hırsla hazırlandılar.
Ayrıca 4 profesyonel futbolcu aldılar.
Cebelitarık ve Mısır’dan…

Oynandı bu maç.
29 Haziran’da.
1923 yılında.
Taksim Stadı’nda…

Büyük bir kalabalık vardı.
General Harrington da oradaydı.
Gümüş kupa bir metre boyundaydı.
Duruyordu Şeref tribünündeki masada…

Çıktı Fenerbahçe bu tarihi maça.
Hiç gol yemeden İstanbul Şampiyonluğu'nu kazanan
şu kadrosuyla:
Şekip-Hasan Kamil, Cafer-Kadri, İsmet, Fahir-
Sabih, Alaeddin, Zeki Rıza, Ömer (Tanyeri) ve Bedri.

1-0 mağluptu Fenerbahçe.
Bu çekişmeli maçın ilk devresinde.
Ama sonunda galip gelmesini bildi yine de.
Zeki Rıza’nın iki golüyle…

Bir metre boyundaki kupayı aldı Fenerbahçe.
Büyük bir sevinçle.
Omuzlarda taşındı sporcular Beyoğlu caddelerinde.
Coşkuyla ve de sevgi gösterileriyle…

O gece Lozan’dan geldi bir ELT.
Fenerbahçe Kulübüne.
İsmet İnönü’nün tebrikleriyle.
“Heyetimiz namına hepinizi meserretle tebrik eder,
gözlerinizden öperim” diye…

“Geldikleri gibi giderler” demişti M. Kemal.
Gittiler, geldikleri gibi gerçekten de.
4 ay sonra, 6 Ekim 1923’te.
Şerefli bir yenilgi ile…


General Harrington Kupası video filmi:
http://www.youtube.com/watch?v=RkgxqSaHi4A&feature=share

.