YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

10 Mart 2008 Pazartesi

TANER ÇAĞLAYAN'A...

Türk Halk ve Türk Sanat Müziği Samsun’da oldukça kaliteli biçimde uygulanan sanat dallarıdır.
Bu konularda İlimizin yetiştirdiği çok büyük değerler vardır.
Bunlardan birisi de genç yaşlarında Türk Sanat Müziğine gönül vermiş ve Samsun Musiki Cemiyeti ve Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Şefliklerini yürütmüş olan Taner Çağlayan’dır.

Taner Bey, işini çok seven ve çok titizlikle, ciddiyetle uygulayan bir sanatçıdır. Samsunlular yıllardan beri onu bu özellikleri ile bilirler.
Konserlerini her zaman büyük keyif alarak izlemişimdir.
Taner Bey, Musiki’nin yanında Şiir ve Edebiyat’la da uğraşır.

Taner Bey, 19 Mayıs 2001 tarihinde, “Mısralarla Gönlümdeki Yavaşca başlıklı yeni yayınladığı bir kitabını, “Dostu olmaktan gurur duyduğum, Hocaların Hocası, Sanat ve Sanatçı hayranı Prof. Dr. Sayın Yücel Tanyeri’ye sevgi, saygı ve sena ile… yazmış ve imzalamış olarak bana armağan etti.

Kitap, çok farklı bir biyografi çalışmasıydı.
Bu kitap, değerli meslektaşımız Dr. Alâeddin Yavaşca’nın yaşamını, sanatını ve hekimliğini anlatan, tümü hece vezni ile yazılmış tam 438 mısra’dan oluşan Kaside şeklinde yazılmış bir eserdi.

O hafta sonu Sinop’ta sakin bir ortamda bu eseri en ince ayrıntısına kadar okudum.
Eserden çok etkilenmiştim.

Ertesi gün Sinop’un sessiz ortamında bu eserdeki “hece vezni” düzenini kullanarak yazdığım bir şiirle, değerli dostum Taner Çağlayan’a bana imzalayarak sunduğu bu eser’e “teşekkür”lerimi naçizâne bir biçimde sunmak istedim.

Ne kadar başarabildim bilemiyorum.
Bu şekilde yaptığım ilk denemem olduğunu göz önüne alarak siz karar verin :



TANER ÇAĞLAYAN’A

Taner Çağlayan gibi sanatkâr ruhlu bir deha
Alâeddin Yavaşca gibi büyük bir Hocaya

Vefa dolu satırlarını dökerken nazımla

Hayat dolu coşkulu bir eser çıktı ortaya

Bu vefalı eserini gözden uzak tutmadım
Bir nefeste okurken seni de
unutmadım
Bu dünyada gerçek bir derviş ve Çağlayansın

Musikimizde ise koca, engin bir çınarsın

Dört yüz otuz sekiz mısra ve on dört hece ile
Abartısız kutsal duygularla,
kelimelerle
Anlattın bize deryayı şiirle, alâ ettin

Yavaşca’yı tanıttın ve ruhumuza indirdin

Okurken müzik dolu hayatını duygulandım
Bestenigâr, Suz-i Dilâra büyük keyif aldım
Hammamî Zade, Tanburi Cemil
hatırlayıp
Yavaşca’yı tanımamış olduğuma utandım

Mısralarla Gönlümdeki Yavaşca kitabıylan
Bir kasidede aziz meslektaşımı anlatan

İçten duygularımla sana minnet sana şükrân

Kadim dostum muhterem kardeşim Taner Çağlayan

Dr. Yücel Tanyeri, 2001 Sinop