YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

11 Şubat 2015 Çarşamba

TAHRAN BARIŞ MÜZESİ...



Hiç ummuyordum İran'da.
Birden buldum karşımda.
Şehir Parkı içerisinde.
Barış ile ilgili bir Müze...

Tahran Barış Müzesi isminde.
Tek katlı, şirin bir yapı içinde.
Kapısında barışı simgeleyen heykeliyle.
Gezilip, ders alınası bir müze...

Savaşçı bir ulus İran'lılar.
2500 yıldır savaşıyorlar.
Önceleri Persler diye adlandırıldılar.
Sonra da İranlılar...

En son Irak'taydılar.
İran'lılar.
1980-88 arasında.
8 yıl savaşında...

Bu savaş mal oldu toplamda.
Bir milyon can'a, sınırsız da maddi kayba.
Bunlara rağmen sınırlar değişmedi.
Bu savaşın sonunda...

Halepçe'de katliam yapıldı.
Irak zehirli gaz kullandı.
Sakat kaldı bir bölümü.
5000'den fazla insan öldü..

Bu olaydan 6 ay sonra.
1988 yılında.
İmzalar atıldı Barış Antlaşması'na.
Basra bile harap olduktan sonra...

Şehir Parkı içindeki.
Tahran Barış Müzesi.
Açılmış 29 Haziran 2007'de.
Sade bir törenle...

Son vermek için kaba güce.
Ve savaşın çilelerine.
Savaşın kötü sonuçlarının sergilenmesine.
Barış ve dostluk kültürünü yayma hedefiyle...

Bu Müzenin Yönetim Kurulu.
8 yıllık savaşta yaralanan.
Ve malul kalan.
Bir grup insandan oluşuyor...

Umarım kavuşurlar istediklerine.
İran'lılar en kısa sürede.
Yakışır özgürlük ve barış bu güzel insanlara.
Dostumuz, kardeşimiz İran halkına...


Tahran Barış Müzesi Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipOqSnOyplJNUcNDeIGS1psZZ6ieZmEt11QpmcZQwjoudqzUDr_W2OsWu8ROPl8_rA/photo/AF1QipNug2DF3RghC4tKqREfvsrTD5HtGdUFSvS7BcZW?key=YW54bXJOZ3dXWEVsZklaeW1IX0ZPSERCUUdTQmt3

.

9 Şubat 2015 Pazartesi

GOLESTAN'IN GÜLLERİ...


Gül ki her gönlün mürşididir 
Kimini kokusuyla şad eder 
Kimini de dikeniyle irşad eder 

                         Şems-i Tebrizi

...............

Gol,  Farsça bir kelimedir.
Farsça'da her çeşit çiçeğe gol denir.
Örneğin; gol-e nerges, gol-e sonbol.
Özel olarak gül'e de gol denilir...

"Kah e Golestan"ın manası.
Çiçek Bahçesi Sarayı.
Ya da Gül Bahçesi Sarayı.
Farsça'da anlamı...

Sarayın yapım öyküsü başladı.
İran-Türk Hanedanı Kaçar Şahı.
Ağa Muhammed Han'ın 1796 yılında.
Tahran'ı Başkent yapmasıyla...

Muhteşem bir yapı.
Gülistan Sarayı.
Bugünkü Sarayın yapımı.
150 yıl kadar önce başlandı...

Mimar Navai başladı yapımına.
1865 yılında.
Tüm Kaçar Hanedanları burayı.
İkâmetgâh olarak kullandı...

Geniş bir bahçe içinde.
Sarayın bütünü 17 bina halinde.
Tüm duvarlar kaplı inanılmaz çinilerle.
Renklerle, şekillerle ve desenlerle...

Bahçesinde dolaşıyorsunuz.
Hangi çini panoya bakacağınızı şaşırıyorsunuz.
Yapıların içine giriyorsunuz.
Bunca güzelliğe hayret ediyorsunuz...

Şahların taç giyme törenleri.
Resmî kabulleri, davetleri, düğünleri.
Yabancı devlet mensuplarının ikâmeti.
Burada yapılmış tüm seremonileri...

1925-1945 senelerinde.
Rıza Şah döneminde.
Sarayın bir bölümü yıktırılmış.
Şehrin genişlemesini engelliyor diye...

Sarayın eski yapılarının yerinde.
Yeni yapılar yapılmış bir bölümüne.
Modern bir biçimde.
Şahın emriyle...

Dolaşıyorum Gülistan bahçesinde.
Belki de kış ayları nedeniyle.
Rastlıyorum birkaç solgun gül'e.
Boyunları bükük biçimde...


Gülistan Sarayı Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipPZiM-S2ENzQNc01pSPUacCSLVt1B4hp2udWLd37kZDRalLunAgL-80LIbPNs6jxQ/photo/AF1QipNHTOhARfzp1GgRLDhOn8Fh3GbPzYcJIp4ConGK?key=Y3RFZlRMaVBtVzBaQldDOEZLaDBFcXZ2SWlvcER3

.

6 Şubat 2015 Cuma

İRAN MİLLİ MÜCEVHERAT MÜZESİ...


Muzeh-ye Javaherat-e melli.
Ya da Milli Mücevherat Müzesi.
İran Merkez Bankası'nın.
En değerli kolleksiyonu...

Yalnızca.
İran'ın değil, ayni zamanda.
Tüm dünyanın da.
En pahalı mücevherleri burada...

Bu Müze'nin değerini tahmin etmek.
Ya da fiyatını tespit etmek.
Ya da günümüzde bunlara bir paha biçmek.
Olmayacak bir işle iştigâl etmek demek...

Elmaslar, altınlar, zümrütler.
Yakutlar, gümüşler, inciler.
Pırlantalar, lâller, safirler.
Sayısız miktarda bu müzedeler...

182 karatlık ve 32 gramlık.
Pembe renkli.
Derya-i Noor.
Elmas'ı da burada...

Dünyanın en değerli.
En iri.
Yakut'u da.
Burada...

34 kg altın'la.
Yapılan.
Ve üzerinde 51.366 değerli taş bulunan.
Dev Yeryüzü Küresi de burada...

Muhammed Rıza Şah Pehlevi'nin.
Taç giyme töreninde kullanılan.
26.773 taşlı.
Nadir Şah Tahtı da burada...

1967 yılında tahta çıkıldığında..
Farah Diba'nın taktığı başına.
1500 pırlantalı Tac'ı da..
Burada...

Şah Rıza'nın 25 Nisan 1926 tarihinde.
Ve Rıza Pehlevi'nin 26 Ekim 1967'de.
Taç giyme törenlerinde.
Kullanılan 3300 elmaslı Taç da bu Müze'de...

Vallahi bu kadar değil.
Bunlardan başka yüzlerce.
Değerli sanat eseri mücevher ve objeler de.
Yine bu Cevaherat Müzesi'nde...

Bunca değerli malzeme
İran Merkez Bankası'nda.
Bankanın da bodrum katında.
Korunaklı bir alanda saklanmakta...

Küçük gruplar halinde.
Alıyorlar içeriye.
Tüm çantalara, elektronik aletlere.
El konuluyor daha Müze'ye girişte...

Fotoğraf çekmek kesinlikle yasak.
Her objenin başında.
Bir Millî Muhafız bulunmakta.
Eserlere fazla yaklaşmak bile kısıtlanmakta...

İnanmazsınız belki de.
Mücevheri filân hiç sevmeyen.
Ben bile.
Gezdim burayı hayretle ve de ilgiyle...

Tahran'a gideceklere şiddetle öneririm.
Muhakkak buraya gidin.
Şatafatın, zenginliğin.
Ne demek olduğunu gözlerinizle görün...

Tümü internetten alınan fotoğraflarla Mücevher Müzesi:
(Her fotoğrafın yanında açıklamaları vardır)
.

4 Şubat 2015 Çarşamba

AZADİ ANITI...


Borj-e Shahyaad.
Yani Şahları Anma Anıtı.
Ya da bugünkü adıyla.
Borj-e Azadi (Özgürlük Anıtı)...

Tahran'ın merkezi bir yerinde.
Meydan-e Azadi'de.
Tahran'ın simgesi biçiminde.
45 m yüksekliğiyle görkemli bir kule...

Yapılmış 1971 senesinde.
Pers İmparatorluğunun.
Kuruluşunun.
Tam 2500. senesinde...

50 dönümlük bir meydanda.
Mahrabad Havaalanı'nın yanında.
Rıza Şah Pehlevi zamanında.
Yapılmış tam 2500 taş'la...

"Shahyaad Anıtı" iken.
8 sene geçtiğinde 1979'da.
Çevrilmiş adı "Azadi Anıtı"na.
Ak Devrim'den hemen sonra...

Güzel görünümlü.
Heybetli.
Estetik çizgili.
Bir yapı Borj-e Azadi...

Zemin katta.
Geniş bir alanda.
İran tarihi anlatılıyor.
Cam eserler sergileniyor...

İran mühendislerinin tasarımı.
Piyano çalan, konuşan robotları.
Tabloları, tarihi yapıtları.
İle burası büyük bir sergi alanı...

Bir asansörle.
Çıkıyorsunuz en üste camlı bölmeye.
Görüyorsunuz meydana açılan yolları.
Ve de kuş bakışı tüm Tahran'ı...

Çıkması yasak.
Buradan daha da yukarıya açık havaya.
Ama orada çalışan Azeri ustalar olunca.
Çıkılır Türkçe sohbete ve odunda çay'a...

Çatıda Azeri kardeşlerimizle muhabbet ettik.
Odun ateşinde çayımızı içtik.
Tahran'ı ve Azadi Meydanı'nı.
Çıplak gözle bir güzel gördük...

Neye niyet, kime kısmet.
Görkemli bir anıt olması gerekirken.
Shahyaad Anıtı.
Hüzünlü bir yapı.
Günümüzde Azadi Anıtı...


Azadi Anıtı Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipPV6rKA69_QjVklfTCftaAJf4hFk9qFJHHWe80q6zwbhUUcZ2GpQiwgcMY1TuUpxw/photo/AF1QipNoQvg57QdGr2hXCwzSha3ODj45Vs0aSqo771pm?key=bTFFN0dNLVdCZ1hqSFN1T3NDTExVVTY1QVhycXp3
.

1 Şubat 2015 Pazar

TAHRAN'IN TUĞLA YAPILARI...


Tuğla kullanımı.
Oldukça yaygın.
Mimari yapılarda.
Tahran'da...

Güzel bir mimari örneği.
Kültürel bir öğreti.
Geleneksel bir getiri.
Tahran'da Tuğla işçiliği...

Çoğu yerlerde rastlıyorsunuz tuğla'ya.
Evlerde, binalarda, okullarda.
Hastanelerde, tarihsel yapılarda.
Hatta hatta saraylarda...

Kırmızı tuğlalarla kaplı.
Önemli, önemsiz bir çok yapı.
Sıvasız görünümleriyle.
Bunlar değişik bir güzellikte...

Yüzey kaplamaları.
İle işlenmiş çoğu bina.
Tuğla üstüne tuğla.
Koya koya...

Boz renkli, kirli sarı.
Yapılar bir yanda.
Boyasız, sıvasız kırmızı.
Duvarlar diğer yanda...

Yapıların dış görünümünde.
Tek düzelikten kurtulmak için de.
Ağırlık vermişler çini'ye.
Ve binaları renklendirmeye...

Mimarinin ortama saygısı.
Tuğlaların binayla uyumu.
Renklerin taşıdığı umudu.
Ve onları yaratan insanların varlığı...

Bu güzellikler aslında.
Yavaş yavaş yok olmakta.
Binaların % 70'i tuğla.
1996 yılında...

Günümüzde ise bunlar yıkılmakta.
Çelik yapılar ve beton binalar.
Hızla yapılmakta ard arda.
Tüm Tahran'da...


Tahran'ın Tuğla Yapıları Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipNLYMqmOLZLNJZIqiloPMJF40RofWfyUdHtO-b-ZB9yvAzFA98uFLX_ZUo7fZQjBw/photo/AF1QipPrqaJ0x32RPF0IHsGRix96NIunWYeyUA3VVsJV?key=clhxc2dCaEN6SnV0eVNyNTFVbzNhQk00TGRPZDNn

.

30 Ocak 2015 Cuma

İRAN CAM MÜZESİ...



O gün iki Müze dolaşmıştım.
Günlük plânlarımı tamamlamıştım.
Günü kapatmıştım.
Otele doğru dönüşe başlamıştım...

Yürüyordum.
Tahran sokaklarında.
Fotoğraflar çekiyordum.
Ara sıra...

Gün batımı sırasında.
Güzel bir ev gördüm karşımda.
Fotoğraflamak için gittiğimde yanına.
Bir Müze olduğunu fark ettim kapısında...

"Muzeye Abgine" denilmiş.
Meğerse bir Cam Müzesi imiş.
İran'ın Cam ve Seramik eserleri.
Burada sergilenirmiş...

Çok az vardı kapanmasına.
Şöyle bir göz atmak için girdim aslında.
Ama çarpıldım daha ilk adımda.
Binanın ihtişamına...

1920'lerde yapılmış bu bina.
1921-1952 yılları arasında.
Beş kez Başbakanlık yapan.
Ahmad Qavam'a aitmiş aslında...

Kullanmış İran Başbakanı.
Bu rezidansı.
Binayı da, 7 dönümlük bahçesini de.
30 yıl süreyle...

Sonra satılmış bu bina 1952 senesinde.
Mısır Sefareti'ne.
El değiştirmiş 1959'da.
Nasır döneminde İran'la ilişkiler bozulunca...

İmparatoriçe Farah Diba.
Satın almış burayı 1976'da.
Bir Müze yapmak amacıyla.
Bu güzel binada...

İran, Fransız, Avusturya.
Kökenli mimarlar başlamış iç dekorasyona.
Ama Devrim hareketleri girince araya.
Açılışı yapılmış ancak 1998 yılında...

Günümüzde.
İran'ın antik ve tarihi.
Cam ve Seramik eserleri.
Burada sergilenmekte...

Dalıp, gitmişim gezerken.
Bir görevli geldi.
Farsça "kapatıyoruz artık" gibi.
Bir şeyler söyledi...

Birden rüyadan uyandım.
Bu güzel eserleri bitiremeden.
Tümünü inceleyemeden.
Ayrılmak zorundaydım buradan, mecburen...


İran Cam Müzesi Fotoğraflarım:
https://picasaweb.google.com/105371707000908378020/CamMuzesi#6108629541188015826

.

28 Ocak 2015 Çarşamba

BAZAR BOZORG...


"Bazar", pazar demek.
"Bozorg" da büyük.
Farsça "Bazar-e Bozorg" ise.
"Büyük Pazar" demek Türkçe söylemiyle...

Aslında üstü kapalı.
Olan bir çarşı.
İstanbul'daki Kapalı Çarşı benzeri bir ticaret mekânı.
İran ekonomisinin kalbinin attığı...

Yapımı gidiyor oldukça eskilere.
Taa Safaviler dönemine.
Bugünkü yapıların bir bölümü.
Yapılmış Şah Abbas döneminde...

Binaların çok azı 400 yıldan fazla.
Bir kısmı yapılmış, eskiler yıkıldıkça.
Çoğu bina.
Günümüzde en fazla 200 yaşında...

Giriliyor buraya.
Çok sayıda.
Örme tuğlalarla.
Ve çini bezemeli kapılarla...

Kubbeler, sokaklar, koridorlar.
Dar ve küçücük dükkânlar.
Alıcılar, bakıcılar, satıcılar, hamallar.
Kalabalık ve iç içe insanlar...

Tenekeciler, kuyumcular, baharatçılar.
Şekerciler, kağıtçılar, halıcılar.
Dericiler, bakırcılar, ayakkabıcılar.
Ne arasanız, buradalar...

Ulaşabilirsiniz burada her şeye.
Toplu iğneden, don lastiğine.
Sarı mercimekten, taze bezelye'ye.
Gümüş kolyeden, altın bileziğe...

Çok büyük, karmaşık bir çarşı.
10 km'ye varan koridorları.
Mederseleri, camileri, hanları.
İle velhasıl tam bir sosyal yapı...

Önce "Büyük Pazar"ı merak ediyorsunuz.
Sonra orayı gezip, görüyorsunuz.
Dinamizmi yaşıyorsunuz, kalabalığına şaşıyorsunuz.
Orada Tahran'ın farklı bir havasını soluyorsunuz...


Bazar-e Bozorg Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipNN0YUh883Y4SXX6N_31uqUlpbQNv7ARLgsxB2qaJwGLZd8cMz6z_0g5KpgGeFj5w/photo/AF1QipMJHxRws1xk0vncaDYawt_BxNS2DODQpdAwj0s4?key=VWFZM0xFdkJPQ2tFVFNwWmMxcXpmdUpaOXk5SGZR

.