YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

7 Ocak 2016 Perşembe

SON KARATABAK...


Pırıl pırıl banyosunu yapmıştı.
Traşını olmuştu.
En güzel elbisesini giymişti.
Kravatını da takmıştı...

Jüri Özel Ödülü'nü alacaktı.
Anadolu'nun son Karatabağı'ydı.
"İnsan Hazinesi" dalında.
İzmir Belediyesi "Tarihe Saygı Ödülleri" başlığında...

Çoğu kimse bilmez.
Karatabak'lığı.
Anadolu'nun bin yıllık geçmişindeki.
Bu zanaatın zorluğunu, inceliğini...

Karatabaklık işi.
Anlatır bir deri işleme biçimini.
Hayvanların soyulan derisini.
Tümüyle el maharetiyle işlenmesini...

Hiçbir biçimde sanayi gücü kullanmaksızın.
Karatabak'lık tümüyle insan gücüyle.
Ve uzun bir dizi işlemlerle.
Emek verip, hazırlamaktır deri'yi...

Deri'nin işlendiği yere.
Denilir Tabakhane.
Tabakhane'nin kökeni de.
Aslında bağlıdır debbağhane'ye...

Bunu yapan zanaatkâr'a, emekçiye.
Deri'yi bu biçimde işleyene.
Yani Tabakhanede deriyi işleyen kişiye.
Debbağ ya da Karatabak denilir bir biçimde...

Zor zanaattır karatabak'lık.
Çalışmak ister biteviye.
Suyun, kirin, kokunun içinde.
El emeğiyle ve bin bir güçlükle...

İsmail Araç bir deri ustasıydı.
Bergama'lıydı.
Tam 75 yaşındaydı.
Anadolu'nun son Karatabağı'ydı...

Koca bir hayatı.
Dericiliğe adamıştı.
Bu işe 15 yaşında başlamıştı.
60 yıl emek yoğun çalışmıştı...

Onu gazeteci arkadaşım.
Lütfü Dağtaş keşfetmişti.
Bergama'da fotoğraflamıştı.
Bir de belgesel filmini yapmıştı...

İzmir Büyükşehir Belediyesi.
2015 "Tarihe Saygı Ödülleri".
Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü'nü de.
Karatabak İsmail Araç'a lâyık görmüştü...

İsmail Araç ödülünü 2015'in son günlerinde.
Düzenlenen büyük bir törenle.
İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanı'ndan.
Aldı hakkıyla ve onurla Aziz Kocaoğlu'ndan...

Bergama tarihi kadar eskiydi.
Mesleğinin neferi, doğru bir kişiydi.
Karatabak çok şeyler anlatıyordu.
Sözüne, sohbetine doyum olmuyordu...

75 yaşındaydı.
60 yıldır karatabak'lık yapıyordu.
Halâ soğuk, kar, kış demeden çalışıyordu.
Ölene kadar da bu işi yapacağını söylüyordu...

İsmail Usta'nın bildiği tek iş buydu.
Zaten.
Yapacağı başka bir iş de.
Yoktu...


Karatabak İsmail Araç fotoğrafları:
https://picasaweb.google.com/105371707000908378020/IsmailArac#6236763891134214658

Lütfü Dağtaş'tan "Anadolu'nun Son Karatabağı İsmail Araç" belgesel filmi:
https://www.youtube.com/watch?v=dw73k2MovlA

.