YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...
Deprem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Deprem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2025 Salı

TSUNAMİ SRİ LANKA...

 

- 29 Ocak 2025, Mirissa-Sri Lanka -

26 Aralık 2004 tarihinde.
Bundan 21 yıl önce.
Saatler 00:58:53 gösterdiğinde.
Endonezya'da 9.1 şiddetinde.
Meydana gelen depremle.
Hasar oluştu 14 ülkede.
Arkasında 230 bin ölüyle...

Haliyle Endonezya.
10 dakika süren bu sarsıntıyla.
Ve 160 bin kayıpla.
Uğramıştı en büyük hasara...

İkinci sırada vardı Sri Lanka.
Özellikle de güney kıyılarına.
Ulaşan Tsunami dalgalarıyla.
40 bini aşkın kişi ölmüştü adada...

Sri Lanka.
Güzelim, Cennet gibi ada.
Oluşan deprem dalgalarıyla.
Dönmüştü Cehenneme bir anda...

Mirissa yakınlarında.
Peraliya.
Dalgalardan en fazla.
Etkilenen yerdi aslında...

Peraliya deniz kıyısındaydı. 
20 m yükseklikte dalga altında kalmıştı.
Köyün % 99.8'i yıkılmıştı.
2500 kişi de yaşamını kaybetmişti.

Colombo-Galle seferini.
Yapan Tren o anda buradan geçmekteydi.
Saat sabahın 09'u idi.
Dalgalar trenin 8 vagonunu devirdi.
Tarihin en büyük tren kazası meydana geldi.
1700 kişi trende yaşamını yitirdi...

Aradan tam iki yıl geçmişti.
26 Aralık 2006'ya gelinmişti.
Japonya Kyoto'daki Honganji.
Tapınağı burada bir heykel dikti... 

Heykel, 1700 insanın yaşamını yitirdiği.
Tren enkazının yakınında inşa edilmişti.
Heykel 18.5 m yüksekliğindeydi.
Ve dev bir Buda heykeliydi...

Peraliya'daki bu Buda Heykeli.
Afganistan'ın Bamiyan bölgesindeki.
Taliban'ın bombayla yok ettiği.
Heykelin bir örneğiydi...

İster inanın, 
İsterseniz de inanmayın bana ama.
Cennet de Cehennem de bir arada.
Bu dünyada yan yana...


Tsunami Peraliya fotoğraflarım:

Peraliya Tsunami Videosu (Youtube):

27 Şubat 2023 Pazartesi

ADIYAMAN SÜRYANİ KİLİSESİ...

 

- 8 Kasım 2011, Adıyaman -


Adıyaman geçmişinde Süryaniler.
Önemli bir yere sahipmişler.
Hem nüfus ve din yönünden.
Ve hem de kültür açısından...

Adıyaman’daki Süryani Kilisesi.
1701 senesinde.
Metropolitlik kurma gayesiyle.
Meryem Ana adına inşa edildi...

Buraya bir Metropolit atandı.
Aradan 170 yıl geçti.
1872 senesiydi.
Maraş'ta deprem meydana geldi.
Ve Kilise tümüyle yıkıldı...

11 sene sonra.
1883 yılında.
Urfa'dan Süryani kökenli.
Taş Ustaları getirtildi...

Deprem korkusu büyüktü.
Depremde yıkılmasın denildi.
Daha küçük bir Kilise inşa edildi.
Bu yeni kilise Urfa'daki Süryani.
Kilisesinin tam bir benzeriydi...

Yeni Kilisenin adı değiştirildi.
İki Süryani din lideri.
İsimleri verildi.
Mor Petrus ve
Mor Pavlus Kilisesi denildi...

Bu yeni Kilise
Geçen seneler içinde.
Hem Süryanilere.
Ve hem de Ermenilere.
Hizmet etti dinlerince...

20. yüzyılın başlarında.
Süryanilerin sayısı azalınca.
Dini hizmet başladı azalmaya.
Kilise kapatıldı 1964 yılında...

Restorasyon yapıldı 1997'de. 
Tekrar açıldı ibadete.
Dört yıl geçtiğinde.
2001 senesinde... 

Patrik tarafından.
Bir Metropolit atandı.
Burada haftanın yedi günü.
Üç vakit ibadet yapılıyor.
150 aileye hizmet veriyordu...

2011 senesiydi.
Bu oldukça renkli Kiliseyi.
Ziyaret edip, gezmiştik.
Metropolitle de tanışmıştık...

Metropolit daha sonra.
Suriye'deki savaş sırasında.
Teröristlerce kaçırılmıştı.
Bir daha da haber alınamamıştı...

6 Şubat günü Süryani cemaati. 
Korktukları başlarına geldi.
150 yıldır korkuyla bekledikleri.
Deprem 7.7 şiddetindeydi...

Depremle kısmen yıkıldı.
Kilise, ibadete kapatıldı.
Cemaatin beş üyesi.
Depremde hayatını kaybetti...

Ama deprem bir geldi mi.
Din, dil farklılığı gözetmezdi.
Adıyaman tümüyle bitti.
Toplam 5000 can yitirildi...



Adıyaman Süryani Kilisesi Fotoğraflarım:

Kilisenin Deprem sonrası Videosu (VOA'dan):
.


22 Şubat 2023 Çarşamba

ADIYAMAN...

 

- 4 Şubat 2023, Adıyaman -


Ben 1946 senesinde.
Şubat ayının 22'sinde. 
Doğmuşum Besni ilçesinde...

Ben doğduğumda Besni.
Bağlıymış Gaziantep'e.
Sonra verilmiş Malatya'ya.
1954 yılında da.
Vilayet olduğunda.
Bağlanmış Adıyaman'a...

Cumhuriyet öncesinde.
Yani Osmanlı idaresinde.
Anılırken "Hısn-ı Mansur" diye.
Yani "Mansur'un Kalesi" ismiyle. 
Burası bağlıymış Maraş eyaletine.
Sonra verilmiş Elbistan'a.
1849'da bağlanmış Diyarbekir'e.
1883'de de Harput Vilayetine...

Şimdi siz bana.
Diyebilirsiniz Adıyamanlı da.
Malatyalı da, Maraşlı da.
Diyarbakırlı da.
Antepli de, Elazığlı da...

6 Şubat 2023 tarihinde.
Bundan 15 gün önce.
Adıyaman sarsıldı işte.
Önce 7.7 Richter ölçeğinde.
Bir zelzeleyle...

9 saat geçtiğinde de.
Sarsıldı yine.
7.6 büyüklüğünde.
İki çok büyük depremle...

Adıyaman kenti simgesi.
Parktaki Saat Kulesi.
04.17'de durdu.
Yüzlerce bina yıkıldı.
Binlerce can enkaz altında kaldı.
On binler yaralandı...

Adıyaman yerle bir olmuştu.
Dedemin namaz kıldığı.
Ulucami de.
Anne ve babamın oturduğu.
Kardeşlerimin uyuduğu.
Kerpiç ev de yok olmuştu. 
Okulları da muhtemelen yıkılmıştı.
Babamın memur olarak çalıştığı.
PTT binası da kırıma uğramıştı...

"Adı yaman" değildi.
Artık bu vilayetin ismi.
Yıkılmıştı, yerle bir olmuştu.
"Adı harap"a dönmüştü...

Ben bir Adıyaman'lıydım.
Bir Malatya'lıydım.
Kahramanmaraş'lıydım.
Diyarbakır'lıydım.
Gaziantep'liydim.
Bir Elazığ'lıydım...

Dahası gönülden bağlıydım..
Hatay'lıydım, Antakya'lıydım.
Şanlıurfa'lıydım.
Osmaniye ve Adana'lıydım...

Ülkemin insanlarını.
Yürekten seviyorum.
Onların hepsinin acılarını.
İçten paylaşıyorum...


Adıyaman Deprem Fotoğrafları:
(fotoğraflar internetten alınmıştır)

15 Şubat 2023 Çarşamba

İKİ ORTOPEDİ UZMANINDAN...

 

Bir hafta önce Güneydoğu Anadolu bölgemizde, 6 Şubat Pazartesi günü sabah  04.17'de ve ikincisi de ayni gün 9 saat sonra peş peşe 7.7 şiddetinde iki büyük deprem oldu. Çok büyük can kaybına ve yapıların büyük kısmının yıkımına sebep oldu. Felaketin boyutları belli olduğunda çok kimse yardım için kolları sıvadı. Maddi yardım için hesaplar açıldı, bölgenin gereksinimleri için yardım malzemeleri toplandı. Bu arada birçok Hekimimiz de sağlık sorununa çözüm amaçlı olarak deprem bölgesine hareket ettiler. Haliyle organizasyon bozuklukları yaşandı. Bu yaşanan bozukluklardan iki tanesini iki Otopedi Uzmanı meslektaşım Whatsapp gruplarında paylaştı. Bu iki paylaşımı noktasına, virgülüne dokunmadan iletiyorum:

..........

Abi istirahatteyken durumu özetlemek istedim. Pazartesi akşam 8 de 26 gönüllü hekim sağlık müdürlüğünden görevlendirmeyle Ankara etimesgut askeri havaalanına yola çıktık. Orada bekletildik ve askeri kargo uçağıyla salı sabah 6 da adana incirlik üssüne indik.  Orada kaos ve plansızlıkla karşılaştık. Sağlık bakanlığı, umke, afad birbirinden habersiz. Maraşa gönderildik yollardaki hasar nedeniyle akşam 4 de maraşa geldik. Elektrik su yoktu, çok soğuktu ve binlerce yıkık binada hiçbir çalışma yoktu. Bizlerin görev yapacağı sağlam hastane yoktu. Olsa da çıkarılıp getirilen hasta yoktu. Sonra ekipteki anestezi yb uzm Prof dr Birgül yelkenin arkadaşı sütçü imam tıp fak dekanının desteğiyle rektörlük bize bir otobüs ayarladı gece 24 de Antepe geldik. Sinirlenip motivesi kaybeden 14 kişi tarfeli uçakla antepden eskişehire geri döndü. Biz geceyi Antepde geçirdik. Ertesi gün yani çarşamba saat 4 de Adana şehir hastanesi sevk merkezi olduğu için buraya gelip göreve başladık. Zaten 36 saat önce Adanadaydık ve insiyatif kullanamayan aciz idareciler yüzünden bu değerli zaman kaybedildi. 

Eskişehir den 5 Ortopedist, iki beyin cerrahı, 3 anestezi yoğun bakım uzmanı, 4 acil uzmanı geldik. Hepimiz gönüllü olarak bakanlık tarafından görevlendirildik. Adana şehir hastanesinde görev yapıyoruz. Burada hemen bize kimlik düzenleyip ekibe entegre ettiler. Buradaki uzman ve asistan arkadaşlar da afetzede sonuçta odaklanamıyorlar, yakınlarını kaybedenler var. Dün akşam beş gibi tüm servisler, acil ve ameliyathaneyi devraldık biz beş Ortopedist. Koordineyi bana verdiler. Dinlenmiş ortopedi asistanlarını verdiler bize. Kalan buradaki tüm ekibi evlerine gönderdik. Şehir hastanesi ortopedi hastanesine dönmüş 5 blok toplam 32 kat ve her katta 3 büyük koridor var çok büyük. Dün akşam beşte vizite başladım iki asistanla sabah 3 de bitti sonra yeni yatanları dolaştık altıya kadar. 400 civarı hasta gördüm sanırım. Yarısı belki türkçe bilmiyor, yakını olmayan çocuk hasta çok fazla. Mesela Acilden yatmış bir gün önce hasta kompartman sendromu birdaha gelip görebilen olmamış. Hepsini ameliyata indirdik. Bazı hastalara yetersiz fasiotomi yapılmış çünkü iki yıllık asistanlar girmek zorunda kalmış ameliyatlara ( 24 ameliyathane çalışıyor) onları tekrar indirdik fasiotomi veya amputasyon için. İki ortopedist arkadaşım acilede , ikisi de ameliyathanede çalıştı. Akıt tübüler nekroza bağlı anüride olanları diyalize aldık nefrologları kattık ekibe. Hastanede hiperbarik oksijen merkezi var ve aktif hale getirilmemiş. Onu 24 saat açtırdım rica edip tüm crush yaralanmaları her her gün hbo ted alacak şekilde organize ediyoruz. Sadece dün gece 100 civarı fasiotomi, amputasyon yaptı eskişehir ekibi. Bu gece tekrar biz devralıyoruz. Hasta akımı devam ediyor. Çoğunluğu antakyadan zaten. Maraş, adıyaman, ilçeler öyle duruyor. Durum bu abi. Paylaşabilirsiniz grupta


....................



Ben ingiltetede travma cerrahiyim. Kirik cikikcinin ameliyat edeni yani. Izmire annemi gormeye bir haftaligina geldim. Deprem oldu. Cerrah olarak yardim etmek istedim. Askeri ucakla izmirden incirlige indik.

Incirlikteki afad gorevlisi beni bi yardim pickup iyla iskenderuna gemi hastaneye yolladi. Ben gemi hastanenin sadece hasta nakil gemisi oldugunu ogrenince oraya gitmek istemedim ve iskenderun hastanesine gittim.

Ordaki afadci benim izinsiz calisamiyacagimi ve Ankara afadtan izin almami soyledi. Saat aksam 8 dedim. Zaten ordada sadece hasta nakil yapiliyordu. Adana hastanesine gitmeye karar verdim. Ordaki sorumlu adam adanaya giden ambulansa beni bindirmedi. Hatta binmemi engelledi. Yolda bana bisey olursa o sorumlu olurmus. Bana senin ulkenin burda oldugundan haberi varmi dedi. Ben Turkum dedim.

Hayretler icinde gene beni oraya getiren yardimseverlerle (Haci ve Aziz beyler orda olmasaydi orda kalirdim herhalde) Adana sehir hastanesine geldim. Acil Savas alani gibiydi.

Orda da saglik mudurlugunden izin olmadan calisamazsin dediler.

Gece 3 te otel aradim. Bulamadim. Orda sagolsunlar bir otelde resepsiyonda beni yatirdilar. 3 saat ya uyudum yada uyumadim. Bana sandwich ve cay verdiler. Adana Il Saglik Mudurluge gittim. Orda asiri yardim ettiler hatta iki defa yemek ismarladilar. Sayin Altiparmak bey, Dudu hanim ve Gulsen hanim. Cok cok yardimci oldular. Ankara 2 gibi okay verdi ve Hataya

git dedi. Gittim gordum ve maalesef yenildim .

Maalesef Tek hastaya dokunmadan geri donuyorum. Dun geceyi otobuste yolculuk ederek gecirdik sayilir. Hataya varinca dinlenin dediler ama yer veremediler. Saglik olsun. 2-3 saat otobuste uyuduk. Sabah gene sogukta is bekledik ve 11 gibi bana ve Tekirdagdan gelen 75 saglik personeline yer ve ihtiyac olmadigi soylendi. Ben orda artik yeter dedim ve ayrildim. Simdi izmir e donme yolundayim. Ambulanslar hic susmuyor. Birileri biryerlerde cok yanlis yapti diye dusunuyorum. IMO They can't arrange a piss up in a brewery. Benim guzel Turkiyem 70 ulkeden yardim isteyip, ayagina gelen evladini geri ceviriyor. Allah insanlarimiza sabir, metanet ve saglik versin. Olenlerimizin mekani cennet olsun. Yaralilarimiz acilen sifa bulsunlar. Benim guzel Turkiyem seni anlamak bazen cok zor hatta imkansiz.

Ilhan Alcelik

 .