YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

2 Eylül 2026 Çarşamba

ÖZGÜRLÜK HEYKELİ...

 

- 21 Mayıs 2026, New York, NY -


Bu yıl ABD'nin kuruluşunun.
Tam 250. sene-i devriyesi.
Özgürlük Heykeli'nin de.
Açılışının tam 140. senesi...

Heykelin tasarlanması.
1860'lı yılların sonunda yapılmıştı.
1869'da Süveyş Kanalı açılmıştı.
Kanalı Fransızlar yapmıştı...

Mısır Valisi, Hidiv İsmail Paşa'ydı.
Fransız Bartholdi bir heykel tasarladı.
Heykel, Süveyş Kanalı girişine yapılacaktı.
Devasa bir kadın heykeli olacaktı.
Elinde bir meşale bulunacaktı.
Asya'nın ışığını Mısır'a taşıyacaktı...

Tasarım çok güzeldi.
Hidiv İsmail Paşa fikri çok beğendi.
Ancak kanal yapımı çok para yemişti.
Mısır ciddi ekonomik bir kriz içindeydi.
Heykelin maliyeti çok yüksekti.
Hidiv İsmail Paşa projeden vazgeçti...

Aradan 5-6 yıl geçmişti.
1876'ya gelinmişti.
ABD'nin kuruluşunun 100. senesi.
Kutlamaları gündeme gelmişti...

ABD'nin 100. yıl kutlamalarında.
Fransızların Amerikalılara.
Büyük bir hediye vermesi gerekliydi.
Bu, iki ülke arası dostluğu belirtecekti..
Ve de dünyadaki özgürlüğü simgeleyecekti...

Heykeltraş Bartholdi görevlendirildi.
Böyle bir heykel Bartholdi'nin zihnindeydi.
Kısa zaman önce Süveyş kanalı için tasarlamıştı.
Roma özgürlük tanrısı Libertas'tan yararlandı.
Kadın yüzü olarak annesini model aldı...

Heykelin bir elinde özgürlüğü betimleyen.
Bir meşale olacaktı.
Diğer elinde de Bağımsızlık Bildirgesini.
Simgeleyen 4 Temmuz 1776 tarihini.
Bir kitap tutacaktı.
Ayaklarında da kırılmış zincirler bulunacaktı...

Dış yüzeyleri bakır levhalarla kaplanacaktı.
İç iskeletini Gustave Eiffel yapacaktı.
Eiffel dev bir proje tasarladı.
Güçlü bir demir-çelik destek sağladı...

Fransızlar heykeli yapacaktı.
Amerikalılar da kaidesini oluşturacaktı.
Heykel oldukça büyük olacaktı.
İki ülkede de mali krizler yaşandı...

Heykel Paris'te bir atölyede.
Parça parça bakır levhalar halinde.
İmal edidi, heykelin başı ve meşalesi.
1876 yılı ABD'nin 100 senesiydi. 
Philadelphia'da bir fuarda ilk kez sergilendi...

1885 yılına gelindi.
Heykel 350 parça haline getirildi.
Trenle Rouen Limanına nakledildi.
254 sandığa konuldu, Isére isimli.
Bir Fransız yelkenlisine yüklendi.
Atlas Okyanusunu zorlukla geçti.
17 Haziran 1885 tarihiydi. 
27 gün sonra NY limanına getirildi.
Parçalar burada bir yıl bekletildi. 
Heykel kaidesinin yapımı gecikmişti.
28 Ekim 1886 tarihinde.
ABD'nin kuruluşunun 110. senesinde.
Özgürlük Heykeli açıldı bir törenle...

Heykelin yüksekliği 93 metreydi.
Dış bakır kaplaması 31 ton ağırlıktı.
İç demir-çelik taşıyıcı iskelet 125 tondu.
Heykel Fransız halkının bağışlarıyla yapıldı.
Kaide yapımı için de 500 bin dolar harcandı...

Bu görkemli Heykel için Özgürlük adasına.
Gidebiliyorsunuz yalnızca bir Feribotla.
İçini-dışını gezip, dolaşıyorsunuz.
Müzesinde ayrıntılı bilgiler ediniyorsunuz.
Yapım fotoğraflarını izleyebiliyorsunuz...

Sonra işiniz bittiğinde yine bir Feribot'la.
Geliyorsunuz Ellis adası'na.
Ellis Adası, Özgürlük anıtının hemen yakınında.
Bu adadan 1892-1954 yılları arasında.
62 yıl boyunca.
Göçmen giriş yapmış 12 milyondan fazla...

Bugünkü ABD vatandaşlarının.
% 40'lık bir bölümü ki, 100 milyon insanın.
Geçmişinde bir akrabasının en az olasılıkla.
Bu adadan giriş yaptığına inanılmakta...

Göçmenler Büyük Salon'a alınırlardı.
Önce sorgulamaları yapılırdı.
Sonra Sağlık Muayeneleri tamamlanırdı.
Gerek görülenler karantinaya alınırdı...

Kabul edilenler için burası.
Bir Umut Adasıydı.
Çeşitli nedenlerle reddedilenler için ise burası.
Bir Yıkım Adası olmaktaydı...

Kim bilir kaç kişi umutla giriş yaptı.
Amerika'da ölesiye çalıştı, çabaladı.
Umduğu özgürlüğü, oldu bulan da.
Bulamayanlar da...


Özgürlük ve Ellis Adası Fotoğraflarım:

.

28 Ağustos 2026 Cuma

DENGİN CEYHAN KONSERİ...

 

- 11 Ağustos 2026, Arsuz-Hatay -

Her sene.
Füsun Sayek Etkinliklerinde.
En az bir tane.
Yer verilir müzikal etkinliklere...

Bu müzik etkinliği genellikle.
Denk getirilir 11 Ağustos tarihine.
Ve de Füsun'un doğum gününe...

Bu olur, bir Klasik Müzik Dinletisi de.
Halk Müziği Konseri de.
Keman sesi de, Caz müziği de.
Gitar tınısı da, Şan Konseri de.
Veya Çello da, Bağlama Dinletisi de...

20. yılda bu sene
Füsun'un doğum gününde.
Yer verilmişti bir Piyano resitaline.
Dengin CeyhanHatay kökenliydi.
Hacettepe Konservatuarını bitirmişti...

Kuyruklu bir Piyano gerekliydi.
Tüm Hatay'da bir tane tesbit edildi.
İskenderun'dan Arsuz'a getirilmeliydi.
Bu da oldukça zor bir işti...

Piyano özenle sarıldı, sarmalandı.
Oldukça ağırdı, dikkatle kaldırıldı.
Bir Kamyonet kasasına konuldu.
İplerle dört köşeye bağlandı...

Özenle ve yavaş hızla yola çıkıldı.
40 km yol alındı.
Piyano, Yaşam Merkezine taşındı.
Bağlantılarından arındırıldı.
Kamyonetten güçlükle indirildi.
Binbir zorlukla platforma konuldu...

İş bitmemişti.
Bir de Piyanonun akordu gerekliydi.
İnce bir işti, işin ustası bulundu.
Üç buçuk saatte akord tamamlandı...

Gece, sevgili Dengin sahne aldı.
Dinleyicilere müthiş bir gece yaşattı.
Handel, Sarie, MetallicaBeethoven.
Rodrigo, Gardel, Piazzola, Chopen.
Cahit Berkay, Ali Ekber Çiçek.
Pentagram ve Fazıl Say'dan eserler çaldı.
Turna Semahını, 
Selvi Boylum Al Yazmalım'ı.
Kürdili Hicazkar ve Nihavent Longa'yı.
Haydar Haydar'ı 
Ve Fazıl Say'dan Kara Toprak'ı.
Bizlere Piyanosuyla bir güzel anlattı.
Defalarca alkışlandı, bis yaptı.
Konserin tadı damağımızda kaldı.
Füsun da yukarılardan aramızdaydı...


Dengin Ceyhan Konseri ve eski Müzikal etkinlikler Fotoğrafları:

Dengin Ceyhan'dan "Haydar, Haydar"
.

25 Ağustos 2026 Salı

ARSUZ MOZAİK ATÖLYESİ...

 

- 10-11 Ağustos 2026, Arsuz-Hatay -


Mozaik, doğru yazılımı,
"Mozaik" olan bir bezeme sanatı.
Küçük ve farklı renklerdeki taşları.
Yanyana getirerek yapılan bir sanat dalı...

Kökeni oldukça eski.
Sümerler'e kadar belki.
Antik Yunan ve Roma dönemi.
Bazı evlerin taban döşemeleri.
Ve Kiliselerin tabanı da mozaik bezeli...

Hatay Arkeoloji Müzesi.
Bilindiği gibi.
Roma ve Bizans dönemi.
Devasa taban mozaikleri.
İle dünyaca önemli...

Mozaiklerin içeriği.
Renkli mermerler ve granit gibi.
Ya da renkli camlar ve seramik benzeri.
Gerektirir sert malzemeleri...

Bunlar, kare veya küp biçimli.
Renkli küçük parçalar halinde kesilir.
Yerde bir kağıt üzerine model şekil çizilir.
Bu şekil üzerine renkli küpler getirilir.
Mozaik parçaları özenle yerlerine yerleştirilir.
Araları yapışkan maddelerle birleştirilir.
Ve istenilen yüzeye getirilerek serilir...

Emek yoğun bir iştir.
Ortaya çıkan bir sanat eseridir.
Bir sanatsal ifade biçimidir.
Hatay için önemli bir kültür simgesidir...

Bu yıl Hatay-Arsuz'da. 
Füsun Sayek etkinlikleri sırasında.
Bir Mozaik atölye çalışması da.
Yapıldı ilk defa...

Pega Seramik ve Tulusoy Atölye.
Luna Atelier destekleriyle.
Sivil Toplum Destek Vakfı ve
Turkey Mozaik Vakfı işbirliğiyle.
Gerçekleşti Arsuz Yaşam Merkezi'nde...

10-11 Ağustos tarihlerinde.
Sabahları çocuklara, öğlende erişkinlere.
Uygulamalar yaptırıldı dört eğitmenle.
Tolga Ulusoy, Julia Kayaer ve,
Gamze Erdoğuş Bensaci ve Neslihan Kişisel ile.

Çocuklar tüm öğrenme hevesleriyle.
Güzellikleri, neşeleri ve tüm özenleriyle.
Erişkinler de tüm ciddiyetleriyle.
Toplam 40 kişi katıldılar bu etkinliğe...

Çocuklar önce eğitildiler.
Mozayik hakkında bilgilendirildiler.
Seramik taşları küçük küçük kestileer.
Onları çizim üzerine yerleştirdiler...

Sonra mozaikler arasını derzlediler.
Bir süre kurumaları için beklediler.
Üzerindeki derz kalıntılarını sildiler.
Ortaya çıkan eserlerine sevindiler...

Sözün özü yeni bir şey öğrendiler.
Kendileri emek verdiler.
Yeni bir şeyler ürettiler.
Yaratmanın tadını çıkarttılar...

Gelecekte belki de aralarından biri.
Hatay Arkeoloji Müzesindeki.
Mozaik eserlerin benzerlerini.
Üreten bir Sanatçı olur, kim bilir ki...

Mozaik yapımcısı olmasalar bile.
Bu 40 kişi gencecik dönemlerinde.
Tanışmışlardı yepyeni bir kavramla.
Az bir şey değildi bu da...


Arsuz Mozayik Atölyesi Fotoğraflarım:

Arsuz Mozaik Atölyesi çalışmaları Videosu:
.

22 Ağustos 2026 Cumartesi

ARSUZ ÇOCUK KOROSU...

 

- 8 Ağustos 2026, Arsuz-Hatay -

ARSUZ ÇOCUK KOROSU

Arsuz, kadim geçmişi, kültürel çeşitliliği ve hoşgörü geleneğiyle yalnızca Akdeniz'in değil, ülkemizin en özel buluşma noktalarından biridir. Bu topraklarda yaşam, sevgi, barış ve dayanışmayla her gün yeniden filizlenir. En zor zamanlarda bile umudu ayakta tutan şey, insanın birlikte üretme ve birlikte iyileşme gücüdür.

İşte Arsuz Çocuk Korosu da tam onyedi yıldır bu umudun en güzel seslerinden biri olarak yolculuğunu sürdürüyor.

Bu koronun belki de en değerli yanı, hiçbir yarışın, seçmenin ya da zorunluluğun parçası olmamasıdır. Çocuklar yalnızca istedikleri için gelir, müzik bilgisi ya da ses yeteneği aranmaz. Yaşın, deneyimin ya da başarının değil, paylaşımın, birlikte söylemenin ve birlikte öğrenmenin kıymetli olduğu bu yolculukta, yalnızca birkaç gün içinde kurulan dostluklarve söylenen şarkılar yıllar boyu yaşamaya devam eder.

İlk günlerde hepimizin aklında ayni soru vardı: "Gerçekten gelirler mi". Yazın en sıcak günlerinde, denizin ve tatilin tüm cazibesine rağmen çocuklar her gün geldiler. Sadece geldiler de değil; aileleriyle birlikte bu koroyu sahiplendiler, büyüttüler ve bugünlere taşıdılar. Her yıl artan ilgi, sevgi ve güven, Arsuz Çocuk Korosu'nu yalnızca bir müzik topluluğu değil, kuşakları birbirine bağlayan güçlü bir dayanışma geleneğine dönüştürdü.

Bu yolculukta en büyük öğretmenlerimiz yine çocuklar oldu. Onların içtenliği, cesareti ve birlikte üretme sevinci bizlere her yıl yeniden ilham verdi. Geçmişten aldıkları kültürel mirası iyilik, paylaşma ve dayanışma duygusuyla geleceğe taşıyacak olan kuşakların, dünyayı da daha güzel bir yer haline getireceğine olan inancımız her buluşmada biraz daha güçlendi.

Bu anlamlı buluşmanın en önemli ilham kaynaklarından biri ise adını yaşattığımız Füsun Sayek Hocamızın yaşamı boyunca savunduğu insana dokunan, birleştiren ve iyileştiren değerlerdir. Onun sevgi dolu gülümsemesini her provada, her konserde çocukların yüzlerinde görebilmek, müziğin insanları bir araya getiren gücünü birlikte yaşayabilmek bizim için en büyük mutluluk oldu.

Yaşadığımız tüm zorluklara, acılara ve kayıplara rağmen biliyoruz ki umut, en çok birlikte üretirken çoğalır. El ele, gönül gönülesöylenen her ezgi; dayanışmanın, dostluğun ve ortak geleceğe duyulan inancın sesi olur.

Ayrıca bu yıl, hepimizin içine yepyeni bir umut aşılayan, kalplerimizi heyecanla dolduran harika bir gelişmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Uzun zamandır yeni korolar kurmayı, müziğin birleştirici gücüyle ulaşamadığımız çocuklarla da buluşmayı hayal ediyorduk. İşte bu yıl, Kışlaçayı Orman Doğa ve STEAM Okulu öğrencilerinin de aramıza katılmasıyla bu büyük hayalimize bir adım daha yaklaştık. Onların enerjisiyle şimdi çok daha renkli, yepyeni bir neşeye sahibiz. Çocuklarımızın sesini ormanın nefesiyle buluşturan, bizlere bu güzel imkanı sağlayarak dayanışmamızı büyüten kıymetli öğretmenlerimiz Arzu Demirtaş ve Eylem Gürkan'a canıgönülden teşekkür ederiz.

İnanıyoruz ki çocukların sesi yükseldikçe umut çoğalacak; umut çoğaldıkça Arsuz'un sevgi, barış ve dayanışma kültürü yeni kuşaklara ilham vermeyi sürdürecektir. 

Arsuz Çocuk Koromuz
Neşe ile doluyuz

Koro Eğitmenleri:
Çiğdem Aytepe, Atilla Çağdaş Değer
Ceren Gökçe Efe, Cihan Erdem Sönmez


Arsuz Çocuk Korosu Konserlerinden Fotoğraflarım:

.

18 Ağustos 2026 Salı

ARSUZ DOKUMA ATÖLYESİ...

 

- 8 Ağustos 2026, Arsuz, Hatay -


6 Şubat 2023 tarihinde.
Güney-Doğu Anadolu bölgemizde.
Meydana gelen 7.3 depremlerle.
Yıkıma uğradı tüm bölge...

11 ilimiz etkilendi bu sarsıntıyla.
53 bin kişiden fazla.
Can kaybı yaşandı bir anda.
Evler, apartmanlar uğradı yıkıma.
Etkilendi vatandaşımız milyonlarca...

En ağır zayiat Hatay'daydı.
80 bin bina yıkıldı veya hasarlıydı.
24 binden fazla can kaybı vardı...

Arsuz'da 142 kişi vefat etti.
Yaralı sayısı 300'ün üzerindeydi.
187 yapı yıkılmıştı.
2.107'si de ağır hasarlıydı...
Acılar, üzüntüler yaşandı.
Büyük yokluklar vardı...

Füsun Sayek Derneği.
Deprem sonrası harekete geçti.
Boş bir alan seçilmişti.
Buraya 8 konteyner yerleştirdi...

Bu alana Yaşam Merkezi ismi verildi.
Depremzedelere yardım edilecekti.
Nispeten sağlam kalanlar bir araya geldi.
El-ele, gönül-gönüle hareket edilecekti...

Çok yönlü yardım ve dayanışma.
Psiko-sosyal yardımlaşma.
Beslenme, sağlık, giyim ve barınma.
Gereksinmeleri karşlandı ilk aşamada... 

Eksikliklere katlanıldı, aşıldı. 
Yeni yaşama zamanla alışıldı.
Bir yılda önemli yol alındı.
İmece yöntemiyle çok şey başarıldı...

Aradan bir yıl geçmişti.
2024 yılına gelindi.
Yeni bir düşünce gündeme geldi.
Kadınlar üretime geçmeliydi...

Konteynerlerden biri ayrıldı.
Dokuma Atölyesi yapılacaktı.
Hemen 8 ahşap dokuma tezgahı alındı.
Halk Eğitim Merkezi ile anlaşıldı.
Kadınlara dokuma eğitimi yapıldı...

Amaç, kadınlara istihdam yaratılması.
Deprem etkilerinin kaldırılması.
Ekonomik açıdan desteklenmeleri.
Yöresel el sanatlarının canlandırılmasıydı.

Önce kadınlar eğitildi.
Dokuma Tezgahları başına geçildi.
Keten dokuma ile işe başlandı.
İpek dokuma ile devam edildi...

Günümüzde Arsuz'da 17 kadınlar.
Haftanın 5 günü sırayla buluşuyorlar.
Masa Örtüleri, keten ve ipek kumaşlar.
Çantalar, Eşarplar, Şallar dokuyorlar...

"Dokunan Hayatlar Projesi" ile.
Arsuz'lu kadınların üstün emekleriyle.
Arsuz Dokuma Atölyesi'nde.
Çok güzel tekstil ürünleri üretilmekte...

El emeği göz nuru bu ürünlere.
Giyi World Koleksiyon sitesinde:
Veya Atölye'nin Instagram adresiyle:
Ulaşıp, satın alabilirsiniz de...


Arsuz Dokuma Atölyesi Fotoğraflarım:
.

14 Ağustos 2026 Cuma

20. YIL...

 


- 2006-2026, Arsuz-Hatay -

Füsun Sayek, Hacettepe'den arkadaşımızdı.
TTB Başkanıydı.
Amansız bir hastalığa yakalandı.
2006 yılında aramızdan ayrıldı...

Eşi İskender Sayek de sınıfdaşımızdı.
Füsun'un vefatının hemen sonrasıydı.
İskender ve iki kızı.
Biraraya geldi ve bir karar aldı...

Füsun'u yaşatacaklardı.
Füsun'un doğumu Ağustos ayındaydı.
Her Ağustos'da bir arada olunacaktı.
Bir ay boyunca Füsun anılacaktı...

Arsuz'da Dede Evi'nde toplanılacaktı.
Kültür ve Sanat etkinlikleri yapılacaktı.
Eğitim öncelikli olacaktı.
Sağlık ve Çocuklar en ön plandaydı...

Kararalar hemen uygulanmaya başlandı.
Sekiz ay sonrasıydı.
2007'de ilk etkinlik yapıldı.
Arsuz'da toplanıldı.
Yüz yıllık dede evi ve avlusu kullanıldı:

Sonraki yıllara gelindi.
Bu etkinlikler giderek daha da gelişti.
İskender Sayek Evi'nde toplanılıyordu.
Bir ay boyunca etkinlikler yapılıyordu:

Aradan tam on yıl geçti.
Toplantılar her sene gerçekleştirildi.
2016 yılına gelindi, 10 yıl etkinlikleri.
1970 mezunları da Füsunla beraberdi:

Ben hemen hemen her sene.
Katılıyordum bu etkinliklere.
2023 senesinde.
Sarsıldı Arsuz da 7.6 Mv iki depremle... 

Arsuz'da 142 kişi hayatını kaybetti.
Yaralı sayısı 306 kişiydi.
404 bina yıkılmıştı.
Yüz yıllık Sayek Evi de bunların arasındaydı:

Büyük bir felaketti.
Füsun Sayek Derneği harekete geçti.
Arsuz'un merkezinde bir alan belirlendi.
Kısa zamanda konteyerler temin edildi.
Yaşam Merkezi hemen hayata geçirildi...

Depremzedelerin ihtiyaçları saptandı.
İlk iş olarak burada bir Aşevi kuruldu.
Ailelerin yemek ihtiyaçları karşılandı.
Barınma ve ısınma yardımları yapıldı...

Dernek canla-başla çalıştı.
Uzun vadeli planlar yapıldı.
Kent Konseyi ile birlikte olundu.
Arsuz Çalıştay Raporu hazırlandı...

Zorlu geçen üç yıl sonunda.
Bu yılın Ağustos ayında.
Füsun Sayek Etkinlikleri.
Kutladı 20 senelik emeklerini...

Yeni bir Yaşam Merkezi gerçekleşmişti.
Kadınlar Arsuz Dokuma Atölyesi.
Kitap Köşesi, Sanat Elçileri.
Çocuk aktiviteleri gerçekleştirilmişti...

Bu yıl, Füsun Sayek Derneği ile. 
118 Yükseköğretim öğrencisine.
Eğitim desteği verilmişti.
Son 20 yıl içinde de 187 öğrenciye.
Tüm öğretim süresince destek olunmuş
98 Bursiyer öğrenci mezun olmuş.
Bunların 56 tanesi Tıp Fakültesini bitirmişti...

20 yılda gelinen nokta buydu.
Bir Sivil Toplum Örgütü oluşmuştu.
Güzel işler yapılmıştı.
Füsun Sayek de yaşatılmıştı...


20. Yıl Füsun Sayek Etkinlik fotoğraflarım:

.

4 Ağustos 2026 Salı

HAVA KUVVETLERİ MÜZESİ...

 

- 31 Temmuz 2026, Etimesgut-Ankara -

Kurulmuştu 1911 yılında.
Dünyada ilk uçuşun 8. yıl'ında 
"Havacılık Komisyonu" adıyla.
Hava Kuvvetlerimiz Osmanlı'da:

Henüz bir yıl geçtiğinde. 
1912 senesinde.
İlk Pilotumuz Feza Bey de.
Brövesini takmıştı göğsüne...

Daha üç yıl geçmeden de..
1914 senesinde Tayyareleriyle.
Niyetlenilir İstanbul-Kahire seferine.
Pilot Yzb. Fethi Bey önderliğinde:

Türk Hava Kuvvetleri.
115 yıllık şanlı geçmişi.
Ankara Etimesgut'ta sergilenmekte.
Hava Kuvvetleri Müzesi'nde...

Açılmış 26 yıl önce.
18 Eylül 1998'de.
İlk kadın savaş Pilotumuz.
Sabiha Gökçen'in teşrifiyle...

İki dönümü kapalı alanda.
40 dönümü de açık sahada.
Toplamda 62 dönümden fazla.
Bir alanda Havacılıkla.
İlgili anılar sergilenmekte burada...

Dünyada ilk defa.
Galata Kulesi'nden kanatlarla. 
Uçan Üsküdar'a.
Hezarfen Ahmet Çelebi de burada...

Padişah IV. Murat döneminde.
Dünyada ilk kez Roketle.
Çıkan göklere.
Lâgari Hasan Çelebi de bu Müze'de...

1913 senesinde.
Bleirot tipi Tayyaresiyle.
Marmara denizini geçen iki kere.
Yzb. Salim Bey de bu Müze'de...

Uçan ilk kadın Pilot ülkemizde.
30 Kasım 1913 tarihinde.
Ütgm. Fethi Bey ile.
Burada Belkıs Şevket Hanımefendi de...

1912 Balkan Savaşı da.
Trablusgarp hava Savaşı da.
İstiklal Savaşında kullanılan uçaklar da.
İnönü Savaşlarındaki uçuşlar da burada...

Konya Tayyare İstasyonu da bu Müzede.
Eskişehirdeki Bakım Atölyesi de.
Erzurum'lu Nafiz Kotan Bey'e 
Ait bağış Tayyaresi'nin hikayesi de.
1920'de TBMM'nin ilk Hava Kuvvetleri de.
Yine bu Müzede...

Eskişehir'de 1925 yılında.
Kurulan TOMTAŞ Uçak Fabrikası da.
Açılan 1932 senesinde..
Kayseri Uçak Fabrikası da bu Müzede...

1925-1935 arasındaki yıllarda.
Nu.D. 36 uçağıyla Nuri Demirağ da burada.
MMV-1 uçağıyla Selahattin Alan da.
Vecihi-VI uçağıyla Vecihi Hürkuş da burada...

İlk kadın Savaş Pilotumuz. 
Sabiha Gökçen de.
Bağışladığı değerli belge ve objeleriyle.
Geniş biçimde bu Müzede...

Motorlu Tayyarelerimiz de.
İlk F-84 ve F-86 Jetlerimiz de.
İlk Hava Şehidimiz Fethi Bey de.
İlk kadın Jet Pilotu şehit Ayfer Gök de.
Ve 1.107 Hava Şehidimizin listesi de.
Yine bu Müzede...

T-33 Jet Eğitim Uçağı da.
Şehit eniştemin F-86 Jet uçağı da.
F-100'ler de, ikonik F-104'ler de.
Eskişehir'li F-4 E Phantom uçağı da.
C-47 Dakota nakliye uçağı da.
Fethi Bey'in Beirot tayyaresi de.
Kayseri'den PZL-24 motorlu uçağı da.
C-160 Transall nakliye uçağı da.
Diğerleriyle sergilenmekte açık alanda...


Etimesgut Hava Kuvvetleri Müzesi Fotoğraflarım:

.