YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

13 Ekim 2026 Salı

LUCIEN ARKAS SANAT MERKEZİ...

 

- 10 Ekim 2026, Baytaklı-İzmir -

Arkas Yönetim Kurulu Başkanı.
Lucien Arkas, 1945 yılı.
İzmir doğumlu.
St. Joseph Lisesi mezunu...

1964 yılıydı.
19 yaşındaydı.
İş hayatına atıldı.
2000 yılında Arkas Başkanıydı...

60'dan fazla Şirketli.
Arkas Holdingi yönetti.
İzmir vergi Rekortmeni.
Ve TC gelir vergisi listesindeydi...

Sanata çok önem veriyordu.
Antik objeler biriktiriyordu.
Önemli ressamların Resimlerini alıyordu.
Eski Halı ve Kilimler topluyordu....

Bunları evinde saklamıyordu.
Sanat Merkezleri açıyordu.
Elindekileri buralarda sergiliyordu.
Onları İzmir halkıyla paylaşıyordu...

İzmir'in altı farklı yerinde
Yer sağlamıştı Sanat Merkezlerine:
İlk Sanat Merkezi açılmıştı, Konak'da.
Sonra Deniz Tarihi Müzesi, Bornova'da.
Bir Arkas Sanat, Urla'da.
Bir Arkas Sanat da, Bornova'da.
Bir Sanat Merkezi de Alaçatı'da.
Bir Arkas Sanat daha, Göztepe'de.
Açılmıştı bunların tümü de İzmir'de:

Durmak yok Arkas'da.
Bir tane daha.
Sanat Merkezi açtı Bayraklı'da.
Bu kez de Lucien Arkas adına...

Birisi 48 katlı.
Diğeri de 38 katlı.
İki gökdelen yapı.
İsmi Mistral binası...

İşte bu yapıların arasında.
Çağdaş bir Çarşı bulunmakta.
Çarşının 1. katında da.
Lucien Arkas adına.
Yeni bir Sanat Merkezi yer almakta...

Son derece modern bir Sanat Merkezi.
Çok da çağdaş ve gösterişli.
2.500 m2 kapalı alanı.
1.100 m2 de sergileme sahası...

Geniş bir Fuaye var bu Merkezde.
Sanat uğraşıları için bir de Atölye.
Çağdaş ve rahat bir Sergi alanı.
200 kişilik bir de Konferans Salonu... 

Merkez, 26 Eylül 2026'da açıldı.
Lumina başlıklı.
Renk ve Işık Sanatı anlatımlı.
Değerli bir Sergiyle kapılarını açtı...

Paris'deki Center Pompidou kökenli.
83 nadir eserin sergilendiği.
Değişik yapıtların değerlendirildiği.
Müthiş güzel bir Sergi...

Washington DC'de.
Smithsonian Enstitüsü ne ise.
Arkas da İzmir'de.
Benzer bir kuruluş bence...

Yapılan bu gayretlere.
Verilen bunca emeklere.
Yanıt vermek de.
Düşüyor yalnızca size-bize.
Bu güzel mekanları görmeye.
İzmirlilere...


Lucien Arkas Sanat Merkezi Fotoğraflarım:
.

8 Ekim 2026 Perşembe

HABANA LİBRE OTELİ...

 

- 19 Aralık 2019, Havana-Küba -

Ben yirmi dördüncü katındayım otelin,
pencerem açık,
gece sıcak,
aşağıda şehir, bir de deniz,
bir de devrim, yirmi dört saat uyanık...

Nazım Hikmet
"Havana Röportajı" şiirinden
....................

Gitmiştik Küba'ya 2019'da.
Küba'nın Başkenti Havana'ya.
Konuk olmuştuk orada.
La Rampa yakınında bir Casa'ya...

Anlatmıştım Bloğumda Havana'daki.
Hem La Rampa Caddesini.
Hem de Nazım Hikmet'i.
Ve 1961'de konuk ettikleri.
Libre Habana, Özgürlük Otelini:

1938 yılıydı, Nazım Hikmet adlı.
Şairimiz suçlanmıştı.
Komunizm propogandası yapmıştı.
Hızla yargılandı.
17 Ocak 1938'de tutuklandı...

28 yıl 4 ay ceza aldı.
İstanbul, Bursa, Çankırı.
Hapisanelerini dolaştı.
Hepsinde yıllarca yattı...

1950 seçimleri yapıldı.
Demokrat Parti kazandı.
15 Temmuz'da  genel Af yasası.
Resmi Gazete'de yayınlandı.
12.5 yıl Cezaevinde yatmıştı.
Nazım  hapisten çıkartıldı...

Dört ay sonrasıydı.
1950 yılı 22 Kasım'ıydı.
Dünya Barış Kogresi.
Varşova'da toplandı.
Ve önemli kararlar alındı...

Nazım Hikmet'e.
Pablo Neruda'ya.
Pablo Picasso'ya.
Barış Ödülleri verildi...
 
Nazım Hikmet tutukluydu. 
Yurt dışı çıkış izni yoktu.
Nazım törene katılamadı.
Ödülü, onun yokluğunda
Verildi Pablo Neruda'ya...

Af edileli bir yıl olmuştu.
1951'in Haziran ayıydı.
Askere alınacaktı.
Askerliğini 2 yıl er olarak yapacaktı.
Zara'ya gönderi kararı alındı...

Ancak, Nazım kararlıydı.
Asker olmayacaktı.
17 Haziran'dı.
Tarabya'dan tekneyle ayrıldı.
Karadeniz'e çıktı.
Bir Romen şilebine alındı.
20 Haziran'da Romanya'daydı.
Orada 9 gün kaldı.
29 Haziran'da Moskova'ya vardı...

15 Ağustos'ta Ankara'da.
Vatandaşlıktan çıkartılma.
Kararı alındı.
Resmi Gazete'de yayınlandı...

Moskova, Berlin, Sofya.
Viyana, Prag ve Moskova'da.
Çeşitli Kongrelere katıldı.
Daha önce alamadığı.
Dünya Barış Ödülü şildi.
Prag'da kendisine teslim edildi...

12 Mayıs 1961 Cuma.
Moskova-Prag yoluyla.
18 saatlik bir yolculukla.
Geldi Havana'ya uçakla.
Devrim Hükümeti'nin çağrısıyla.
Dünya Şair ve Yazarlar toplantısına...

Karşılandı Havana havalanında.
Yazarlar Birliği Başkanınca.
Nicolas Guillen tarafından dostlukla.
Girdi şehre beyaz bir Cadillac'la.
Yerleşti Otel Libre Havana'ya.
O meşhur  Otelin 24. katına...

Nicolas Guillen, Nazım'ı aldı.
Üç hafta boyunca ülkesini dolaştırdı.
Bu "Yeni Taç giymiş bir Krala,
İmparatorluğunu göstermek gibiydi".
Nazım, Küba'nın yaşadığı devrimci sevinci
Yerinde görme şansına erişmişti...

Nazım, Libre Otel'in 24. katında kaldı.
Küba'yı tanıttığı.
"Havana Röpörtajı" ve "Saman Sarısı".
Şiirlerini burada yazdı...

Dünya Barış Konseyi aracılığıyla.
Verilmesi kararı alınan Fidel Castro'ya.
Uluslararası Barış Ödülünü.
Nazım, kendisine bizzat takdim etti...

Nazım, böyle işte...
Sen git, Kuvayı Milliye 
Destanını getir dile binlerce dizeyle. 
Kendi ülkende...

Sonra da seni atsınlar içeriye.
İstanbul, Bursa, Çankırı Cezaevlerine.
Yat oralarda 12.5 sene.
Bir ranza üstünde hapisanelerde...

Göçmek zorunda kal gurbet ellere.
On sene de yaşa oralarda güçlükle.
Sonunda uçakla gel sen Karayiplere.
Bin, beyaz bir Cadillac otomobile.
Git, 630 Oda, şık bir Kumarhanesiyle.
Restoranları, Bar'ı, Pastaneleriyle.
Havuzu, Seramik eserleriyle.
Kal, Havana Hilton Oteli'nde günlerce.
Walla, helal olsun sana bin kere...

             * * *

Havana'da sokaklar türkü söyler,
türkü söyler zencisi, beyazı, melezi,
türkü söyler şeker kamışı tarlaları
türkü söyler fabrikaları.

Üç kardeş gördüm Küba'da.
Fidel, Raul, Çe
Üçü de ışıklar içinde... 
    Nazım Hikmet (Havana Röportajı)


Nazım Hikmet Fotoğrafları:

Nazımın Küba Seyahati Belgeseli:

.

3 Ekim 2026 Cumartesi

EL SANATLARI SERGİSİ...

- 27 Mayıs 2026, Washington DC ,

Renwick Sanat Galerisi.
Smithsonian Enstitüsü kökenli.
ABD başkenti Washington'daki.
20 Müze ve Galerisinden birisi...

Her sene.
Renwick Galerisi'nde.
Farklı konularda iki tane.
Sergiler düzenlenmekte...

Ulaşılması kolay bir yerde.
Yakın Beyaz Saray'ın bahçesine.
Washington'a her gidişimde.
Uğrarım bu Galeriye...

İki kez her sene.
İlginç Sergiler olur bu Galeride.
Bir tanesi de üst katta.
Ayrılır dev bir enstalasyona...

Bu kez gidişimde de.
Yer verilmişti ilginç bir Sergi'ye.
Amerikan El emekleri eserlerine.
Halk sanatlarının bir sergilemesine...

ABD'deki 15 Eyalet Pazarında.
Ödül kazanmış El yapımıyla.
El Sanatlarının bir kısmına.
Yer verilmişti alt katta.
Ödüllü esere 240'dan fazla...

Daha giriş kapısının dışında.
Yer verilmiş iki dev kovboy botuna.
Büyüklüğü 96 numara.
El yapımı Dallas-Teksas kökenli.
Botun 3.6 metre de yüksekliği...

İçeride renkli takılar, elbisseler.
Seramikler, eğerler, battaniyeler.
Sanatsal yorgan olan kiltler.
Gerçek boyutta tereyağından inekler.
700 konserveli cam piramitler.
Daha neler, neler...

Galerinin üst katında.
Rubenstein Salonunda.
Yer veriliyor her yıl bir defa. 
Büyük bir Enstalasyona...

Bu yıl da sanatçı Justin Favela.
Muhteşem ışık oyunlarıyla.
Devasa sap ve koçanlarıyla.
Önemli bir tarım ürünü Amerikada. 
"Sarı altın" mısır'a.
Renkli bir atıf yapılmakta...


Renwick Galerisi Sergisi Fotoğraflarım:

.

28 Eylül 2026 Pazartesi

NAZIM HİKMET'İN RESSAMLIĞI...


"Öyle geliyor ki bana;
sanatlar arasında en uluslararası olan,
Resim sanatıdır.
Şaire ise bir çevirmen gerekir.
Çeviri ise iyi de, kötü de olabilir.
Ama resim için çeviriye gerek yok.
Onu herkes anlar."

Nazım Hikmet
Vera Tulyakova Hikmet'in
Nazım'la Son Söyleşimiz kitabından
....................

Nazım Hikmet, ülkemizin yetştirdiği.
En ünlü şairlerden birisi.
Onun şiirleri, dizeleri.
Uluslararası çapta da önemli...

Kendisi şiirde  uluslararası alanda.
Dünya çapında ünlü olsa da.
Ona göre, sanatlar arasında. 
Resim sanatı en önde bu alanda...

Nazım Hikmet yaşamı boyunca.
Binlerce şiir yazmış olsa da.
Ressam olarak  da.
Resimler de yapmış onlarca...

Anlamak için Nazım'ın ressamlığını.
Tanımak lazım  Celile  Hanım'ı...

Celile hanım, Nazım'ın annesiydi.
İlk kadın ressamlardan birisiydi.
F. Zonaro'dan özel resim dersleri almıştı.
Paris ve Roma'ya gidip resim çalışmıştı...

Celile hanımın yardımlarıyla.
Nazım da başlamıştı resim yapmaya.
Gençlik yıllarında.
Oturdukları köşkün Salonunda....

Otururdu Şöminenin yanında.
Çizim tahtasının başına.
Çizerdi kurşun kalemle kağıda.
Aile bireylerinin portrelerini yavaşca...

Aile, bu çizimleri çok beğenirdi.
"Aç kalırsan panayırlarda belki,
Resim çizerek sağlarsın geçimini".
Diye onunla dalga bile geçilirdi...

Nazım, resimden kazandı mı para.
Hiç bilinmez ama.
Resim yaptı çok sayıda.
İstanbul, Çankırı ve Bursa'da.
Hapishanede yaşadığı yıllarda...

Sarıldı biraz daha fazla.
Resim sanatına.
1938-1950 yılları arasında.
Hapisanelerde kaldığı yıllarda..

Biraz zaman geçirmek amacıyla.
Biraz da İnsan Manzaralarına.
Yaptığı insan Portreleriyle bu defa.
Hapisaneden bakmak maksadıyla...

Bu yıllar yoksulluk yıllarıydı.
Karakalem ve boyalar kullandı.
Hapisanede boya bulmak imkansızdı.
Renkli kalemler alınırdı.
Uçları açılırdı.
Zeytin ve gazyağına batırılırdı.
Boya yapılırdı...

Tuval bulmak olanaksızdı.
Kontrplak, paket kartonları.
Mukavva ve tahtalar kullanılırdı.
Kuş tüyü, hayvan kılından fırça yapılırdı.
Üzerine Resim yapmaya çalışılırdı...

Bu şekilde kaç resim yapıldı.
Kaç tane Tablo ortaya çıktı.
Bunların hangileri saklandı.
O dönemde imzası bie sakıncalıydı.
Kim bilir, kaç tanesi atıldı...

10 taneden fazla günümüzde.
Nazım Hikmet tablosu bilinmekte.
Çizimler ve şekillerle.
Sayı, biraz daha yükselmekte...

Nazım'ın hapisanede yaptıklarının dışında.
Hapisane içinde tanıdığı bir suçluya.
Verdiği çok önemli destek kanımca.
Bir Ressam kazandırması hapis yaşamında.
Ülkemize "Balaban" imzasıyla...

İbrahim Balaban aslında, bir Çoban.
Cinayet suçuyla Bursa cezaevinde yatan.
Keşfeder hiçbir akademik eğitimi olmayan.
Bu gençin yeteneklerini heman...

İbrahim Balaban, bir gün Nazım'a gider.
Sen beni çıraklığa kabul ediyor musun der.
Nazım da sorar:
Sen beni ustalığa kabul ediyor musun der...

Nazım, onu keşfedip, etkilemiş.
Resim yeteneklerini geliştirmiş.
Usta-çırak yöntemiyle bir Ressam yetiştirmiş.
Ve entelektüel bir Sanatçı olarak işlemiştir...

Köylü Ressam.
Balaban.
Olarak her zaman bilinecek ve tanınacaktır.
Nazm'ın yetiştirdiği sanatçı olarak anılacaktır...

Nazım Hikmet, Bedri Rahmi Eyüpoğlu.
İbrahim Balaban ve Abidin Dino.
Bilinen bir gerçektir sanatçı dostluğu...

Nazım Hikmet, 1961 senesinde.
Sorar Abidin Dino'ya  Paris'te. 
Sen mutluluğun resmini yapabilir misin diye.

Abidin Dino da bu isteğe.
Fırçasıyla değil de.
Yanıt verir Nazım Hikmet'e. 
Bir şiirle:

"Bağrımıza bassaydık seni
Nazım yapardım mutluluğun resmini
Ne tuval yeterdi buna
Ne de boya..."

Şiirlerin, dizelerin.
Boyaların, resimlerin.
Dostlukların, sevgilerin, özlemlerin.
Selam olsun özüne Nazım Hikmet'in...


Ressam Nazım Hikmet'in Resimleri Fotoğraflarım:

.

24 Eylül 2026 Perşembe

WOLF TRAP...

 

- 3 Temmuz 2025, Virginia VA -



"Wolf Trap"ın anlamı.
"Kurt Tuzağı".
ABD'nin Virginia Eyaletinde.
Bir Ulusal Park, geniş bir arazide...
 
18. yüzyılda bu alanda.
Kurtlar çoğalmış çok sayıda.
Besi hayvanlarına zarar oluşturunca.
Ödül verilmiş kurtları yakalayanlara.
Kurt Tuzağı adı verilmiş 1739 yılında.
Bu yemyeşil topraklara...
 
Kurt Tuzağı Ulusal Parkı.
Ulusal Park olarak ilanı 1966 yılı.
Tam 473 dönüm kullanım alanlı.
El değmemiş orman, buranın yarısı.
ABD'nin 423 Ulusal Parkından birisi.
Ve Ulusal Parklarının 233. üyesi...

Cathrine Filene Shouse isimli.
Yöredeki bir Çiftlik sahibesi.
Çiftliğinin 117 dönüm arazisini.
Ulusal Park servisine verdi...
 
Bu bağışı karşılığı. 
Bir tek isteği vardı.
Gerekli fonlar da hazırdı.
Bu arazi bir Sanat alanı.
Olarak kullanılmalıydı...

Hazırlıklar yapıldı.
İnşaatlara başlandı.
3.6 milyon dolar harcandı.
"Filene Center" adlı.
Ulusal Sahne Sanatları Parkı.
1971 yılında açıldı...

Sedir, Köknar ve Çam ağacı.
Yapımda kullanılmıştı.
3800 kişilik kapalı koltuk alanlı.
3200 kişilik açık çim sahası.
İle toplam 7000 seyirci alımlı...

Amfi Tiyatro alanı gerçekleşmişti.
Muhteşemdi ses sistemi ve akustiği.
Dünyada adanan Sahne Sanatlarına.
İlk ve tek yapıydı bir Ulusal Parkta...

Her yıl bu Filene Sanat alanında.
Mayıs başı, Ağustos sonu arasında.
Yaz aylarında açık havada.
Rock konseri, Müzikal, Opera.
Klasik, Caz, Pop müzik, Orkestra. 
Ve Dans etkinliklerine 70'den fazla. 
Yer verilmekte programlarında... 

2025 yılı 3 Temmuz'unda.
Biz de gittik Filene Center'a.
Diana Krall, Vokalde ve Piyanoda.
Sebastian Steinberg, Bas Gitarda.
Matt Chamberlain de Bateride.
Bulunduk bir Caz müziği Konserinde...

Bir Ulusal Parka giriyorsunuz.
Çimenler üzerinde yürüyorsunuz.
Ormanda dolaşıyorsunuz.
Çiçekler arasında geziyorsunuz...
Akşam Pikniğinizi yapıyorsunuz.
Yiyeceklerinizi paylaşıyorsunuz.
Salonda yerinizi alıyorsunuz....

Gözünüzü kapatıyorsunuz.
Fly me to the Moon'u dinliyorsunuz.
Dışarı çıkıyorsunuz.
Yarım ayın doğuşunu izliyorsunuz.
Evinize dönüyorsunuz...

 
Wolf Trap ve Filene Center Fotoğraflarım:
.

19 Eylül 2026 Cumartesi

WASHINGTON İSLAM MERKEZİ...

 

- 23 Temmuz 2025, Washington DC -

"Müslüman dostlarıma güvence vermek isterim ki, 
Amerikan Anayasası, Amerikan gelenekleri ve 
Amerikan halkının kalbinde bu merkez, 
bu ibadethane, başka herhangi bir dine ait 
benzer bir yapı kadar hoş karşılanmaktadır".

Dwight Eisenhower
ABD Başkanı, 28.06.1957
Caminin Açılış konuşmasından


Amerika Diyanet Merkezi'ne.
Değinmiştim dört sene önce.
Diyanet İşleri Başkanlığı'mızca.
Washington'da yapılmış olanına:

Diyanetin bu Merkezi.
Yapmadan 56 sene öncesi.
İlk Cami yapılmış DC'de.
1957 senesinde...

1934-1944 seneleri.
Türkiye'nin ABD Büyükelçisi.
Minür Ertegün idi.
11 Kasım 1944'te vefat etti...

Cenaze namazı kılınacaktı.
Sevilen, ünlü bir diplomattı.
Uygun büyüklükte Cami arandı.
Bir Cami bulunamadı.
Washington'da olmadığı anlaşıldı...

Bunun üzerine çare arandı.
Diplomatlar çalışmaya başladı.
Bir Vakıf kurulacaktı.
Washington'da bir Cami yapılacaktı...

1945'te Cami projesi başlatıldı.
Önce uygun bir arsa arandı.
Arsa 1946'da satın alındı.
Elçilikler bölgesinin  bulunduğu.
Massachusetts Caddesi uygundu.
Caminin temeli 1949 yılında atıldı...

Biraraya geldi, 11 Müslüman ülke:
Mısır, İran, Irak, Ürdün, Türkiye.
Endonezya, Yemen, Suriye.
Afganistan, S. Arabistan, Pakistan...

İtalyan mimar Mario Rossi tasarladı.
Memluk (Mısır) mimari tarzı.
Büyük bir Cami yapılacaktı.
Minaresi 49 m yüksekliğinde olacaktı...

Bağışlar İslam ülkelerinden toplandı.
Caminin Çinileri İznik'te yapıldı.
İran'dan geldi el dokuma Halıları.
Mısır, 29 ton dev bir Avize yaptırdı.
Caminin hattatları da Mısırlıydı...

Caminin 9 yılda bitirilmesiyle.
28 Haziran 1957 tarihinde.
Başkan Dwight Eisenhower'ce.
Washington İslam Merkezi ismiyle.
Bu Cami açıldı ibadete.
Açıldığında tüm ABD'de.
En büyük Cami olma özelliğiyle...

Başkan Dwight Eisenhower ve Eşi.
Açılışa birlikte gitmişlerdi.
Bir ABD Başkanı ilk defa.
Katılmıştı bir Cami açılışında...

Konuşmasının bitiminde.
Cami gezilmişti birlikte.
Ancak Başkan ve Eşinin.
Çoplak ayakla Camiyi gezmeleri.
Gazetecilerin daha çok ilgisini çekmişti...


Washington İslam Merkezi Fotoğrflarım:
.

16 Eylül 2026 Çarşamba

NUH'UN GEMİSİ...

 

- 14 Haziran 2025, Williamstown, Kentucky KY -


 Nuh'un Gemisi'ne Bloğumda.
 Değinmiştim 2023 yılında.
 Cudi dağında, Şırnak'ta.
 Ve Cizre'deki mezarına...

 Diğer gemisine ulaşılamadı hala.
 Gemi Ağrı dağında belki ama.
 Gemisinin tam boyutta.
 ABD'de rastladım bir kopyasına...

 Memphis'ten 55 numaralı.
 Karayolu ile giderken saparsanız sağa.
 Louisville'den 140 km uzakta.
 Ulaşırsınız Williamstown'a...

 Nuh'un Gemisi burada.
 3.240 dönümlük dev bir Parkta.
 İncil'de belirtilen tam ölçüleriyle.
 Ahşap bir yapıtla sergilenmekte...

 Park, çok geniş bir alanda.
 Yemyeşil çimenler, ağaçlarla.
 Gölet, çiçekler ve kuşlarıyla.
 Hayvanat bahçesi, Restoranıyla.
 Yaratılış Müzesi, Sinemasıyla.
 Bir bütün, 2500 kişilik Salonuyla...

En önemlisi tabii ki.
Nuh'un devasa Gemisi.
Bu bir Ahşap tekne.
Uzunluğu da tam 155,4 metre...

25,9 metre genişliğinde.
15,5 metre yüksekliğinde.
Bir dizi beton kulelerle.
Tekne tutulmakta yerden de. 
4.6 metre yüksekte...

2016 yılında yapılmış.
Sadece teknenin yapımı için. 
100 milyon USD harcanmış.
Dünyanın en büyük ahşap yapısıymış.
Yüzlerce ton kereste harcanmış.
Teknenin iskeleti Ladin'den yapılmış.
Dış cephede Çam kullanılmış...

Teknenin içi üç katlı.
13 dönüm kapalı Müze sahası.
132 bölmeli yaşam alanları.
Nuh'un teknedeki hayatı.
Yüzlerce hayvanın odaları.
Anlatılıyor oldukça ayrıntılı...

Toplam 150 milyon USD harcanmış.
Yılda 1.5-2 milyon kişinin.
Ziyaret edeceği varsayılmış.
Beş yılda 10 milyon'a ulaşılmış...

Gittiğimizde hava bulutluydu.
Yağmur yağma ihtimali vardı.
Eğer sıkı bir yağmur yağsaydı.
Sığınacağımız gemi yanımızdaydı...


Nuh'un Gemisi Fotoğraflarım:

.