"Öyle geliyor ki bana;
sanatlar arasında en uluslararası olan,
Resim sanatıdır.
Şaire ise bir çevirmen gerekir.
Çeviri ise iyi de, kötü de olabilir.
Ama resim için çeviriye gerek yok.
Onu herkes anlar."
Nazım Hikmet
Vera Tulyakova Hikmet'in
Nazım'la Son Söyleşimiz kitabından
....................
Nazım Hikmet, ülkemizin yetştirdiği.
En ünlü şairlerden birisi.
Onun şiirleri, dizeleri.
Uluslararası çapta da önemli...
Kendisi şiirde uluslararası alanda.
Dünya çapında ünlü olsa da.
Ona göre, sanatlar arasında.
Resim sanatı en önde bu alanda...
Nazım Hikmet yaşamı boyunca.
Binlerce şiir yazmış olsa da.
Ressam olarak da.
Resimler de yapmış onlarca...
Anlamak için Nazım'ın ressamlığını.
Tanımak lazım Celile Hanım'ı...
Celile hanım, Nazım'ın annesiydi.
İlk kadın ressamlardan birisiydi.
F. Zonaro'dan özel resim dersleri almıştı.
Paris ve Roma'ya gidip resim çalışmıştı...
Celile hanımın yardımlarıyla.
Nazım da başlamıştı resim yapmaya.
Gençlik yıllarında.
Oturdukları köşkün Salonunda....
Otururdu Şöminenin yanında.
Çizim tahtasının başına.
Çizerdi kurşun kalemle kağıda.
Aile bireylerinin portrelerini yavaşca...
Aile, bu çizimleri çok beğenirdi.
"Aç kalırsan panayırlarda belki,
Resim çizerek sağlarsın geçimini".
Diye onunla dalga bile geçilirdi...
Nazım, resimden kazandı mı para.
Hiç bilinmez ama.
Resim yaptı çok sayıda.
İstanbul, Çankırı ve Bursa'da.
Hapishanede yaşadığı yıllarda...
Sarıldı biraz daha fazla.
Resim sanatına.
1938-1950 yılları arasında.
Hapisanelerde kaldığı yıllarda..
Biraz zaman geçirmek amacıyla.
Biraz da İnsan Manzaralarına.
Yaptığı insan Portreleriyle bu defa.
Hapisaneden bakmak maksadıyla...
Bu yıllar yoksulluk yıllarıydı.
Karakalem ve boyalar kullandı.
Hapisanede boya bulmak imkansızdı.
Renkli kalemler alınırdı.
Uçları açılırdı.
Zeytin ve gazyağına batırılırdı.
Boya yapılırdı...
Tuval bulmak olanaksızdı.
Kontrplak, paket kartonları.
Mukavva ve tahtalar kullanılırdı.
Kuş tüyü, hayvan kılından fırça yapılırdı.
Üzerine Resim yapmaya çalışılırdı...
Bu şekilde kaç resim yapıldı.
Kaç tane Tablo ortaya çıktı.
Bunların hangileri saklandı.
O dönemde imzası bie sakıncalıydı.
Kim bilir, kaç tanesi atıldı...
10 taneden fazla günümüzde.
Nazım Hikmet tablosu bilinmekte.
Çizimler ve şekillerle.
Sayı, biraz daha yükselmekte...
Nazım'ın hapisanede yaptıklarının dışında.
Hapisane içinde tanıdığı bir suçluya.
Verdiği çok önemli destek kanımca.
Bir Ressam kazandırması hapis yaşamında.
Ülkemize "Balaban" imzasıyla...
İbrahim Balaban aslında, bir Çoban.
Cinayet suçuyla Bursa cezaevinde yatan.
Keşfeder hiçbir akademik eğitimi olmayan.
Bu gençin yeteneklerini heman...
İbrahim Balaban, bir gün Nazım'a gider.
Sen beni çıraklığa kabul ediyor musun der.
Nazım da sorar:
Sen beni ustalığa kabul ediyor musun der...
Nazım, onu keşfedip, etkilemiş.
Resim yeteneklerini geliştirmiş.
Usta-çırak yöntemiyle bir Ressam yetiştirmiş.
Ve entelektüel bir Sanatçı olarak işlemiştir...
Köylü Ressam.
Balaban.
Olarak her zaman bilinecek ve tanınacaktır.
Nazm'ın yetiştirdiği sanatçı olarak anılacaktır...
Nazım Hikmet, Bedri Rahmi Eyüpoğlu.
İbrahim Balaban ve Abidin Dino.
Bilinen bir gerçektir sanatçı dostluğu...
Nazım Hikmet, 1961 senesinde.
Sorar Abidin Dino'ya Paris'te.
Sen mutluluğun resmini yapabilir misin diye.
Abidin Dino da bu isteğe.
Fırçasıyla değil de.
Yanıt verir Nazım Hikmet'e.
Bir şiirle:
"Bağrımıza bassaydık seni
Nazım yapardım mutluluğun resmini
Ne tuval yeterdi buna
Ne de boya..."
Şiirlerin, dizelerin.
Resimlerin, boyaların
Özlemlerin, dostlukların.
Selam olsun özüne Güzel Sanatların...
Ressam Nazım Hikmet'in Resimleri Fotoğraflarım:
.







