YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...
Bursa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bursa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2018 Salı

YÜRÜYEN KÖŞK...



Dün gece.
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde.
Beethoven, Chopin ve Satie'yle.
Birlikteydik Fazıl Say Resitali'nde...

Yer verilmişti ilk bölümde.
Erik Satie'ye..
Beethoven'e.
Ve onun üç eserine... 

İkinci bölüm ise.
Ayrılmıştı Chopin'in 4 Noktürn'üne.
Kara Toprak'la Aşık Veysel'e.
Ve Fazıl Say'ın "Yürüyen Köşk"üne...

"Yürüyen Köşk" bestesi.
Fazıl Say'ın yeni bir eseri.
Fazıl Say, Atatürk'ün doğa sevgisini.
Bu bestesiyle gündeme getirmişti...

Atatürk, 1927 yılında.
İlk kez geldiği Yalova'da.
Baltacı Çiftliği adında bir alanda.
Kalmıştı bir süre bir çadırda...

Atatürk burayı çok sevmişti.
1929 yılında.
Ertuğrul Yatı'yla.
Tekrar geldi Yalova'ya...

Bir Çınar ağacı gördü sahilde.
Karaya çıkıldı Yatın teknesiyle.
Atatürk dinlendi bir süre.
Bu Çınar'ın gölgesinde...

Burayı o kadar sevdi ki.
Bir ev yapılması emrini verdi.
Kısa sürede bitirilmesini istedi.
Seneye gelip, göreceğim dedi...

Başlandı Köşkün yapımına.
21 Ağustos 1929'da.
Ve Köşk tamamlandı tam 22 gün sonra.
12 Eylül 1929'da...

Atatürk, bir sene sonra.
1930 yılında.
Yaz aylarında.
Tekrar geldi Yalova'ya...

Köşk bitmişti.
Bir yıl da geçmişti.
Ancak Atatürk'e bir sorun bildirildi.
Çınar, eve zarar vermekteydi...

Çınarın bir uzun dalı.
Köşke çok yakındı.
Rahatsız ediyordu duvarı ve çatıyı.
Bu dalı kesmek lazımdı...

Atatürk, Çınarı çok sevmişti.
Ona zarar verilsin istemedi.
Bir çözüm üretti.
Köşk'ün 5 m ileri çekilmesi emrini verdi...

Teknik ekip İstanbul'dan geldi.
Köşkün temeline inildi.
Tramvay rayları binanın altına döşendi.
Ve Köşk raylar üzerinde 5 m doğuya çekildi...

Bu yoğun çabalar sonunda.
Köşk zarar görmekten
Çınar ise kesilmekten.
Kurtuldu...

Atatürk'ün doğa sevgisini
Doğaya verdiği önemi.
Fazıl Say, 80 yıl sonra dile getirdi.
Ve dün gece de bize de dinletti...

Bestenin başlangıcında.
Doğa, kuş cıvıltıları ile aramızda.
Sonrasında da Atatürk.
İçsel dünyasıyla ve tüm duygusuyla...


Yürüyen Köşk Fotoğrafları:


Yürüyen Köşk Beşli dinletisi (internetten VİDEO):

Yürüyen Köşk videosu:

13 Haziran 2011 Pazartesi

AYKAN ERDEMİR...



Aykan Erdemir damadımdır.
Kızım Tuğba ile evlidir.
İki torunumun babasıdır.
Çiğdem Papatya ve Ebru Duru’nun…

1973 yılı.
Bursa doğumludur Aykan.
İlkokulu burada okumuştur.
İnal Ertekin İlköğretim Okulunda…

Robert Kolej’de tamamlamıştır.
Orta ve Lise eğitimini.
1996 yılında Bilkent Üniversitesi'nden mezun olmuştur.
Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden…

Harvard Üniversitesi'nde tamamlamıştır.
Yüksek Lisans eğitimini.
Sosyal Antropoloji dalında yapmıştır.
2004 yılında Harvard’da Doktora’sını…

ODTÜ Sosyoloji Bölümü'nde çalışmaktadır.
Öğretim Üyesi olarak 7 yıldır.
Sosyal Bilimler Enstitüsü Md. Yardımcılığı yapmıştır.
5 yıl süreyle…

6 ay önce siyasete atıldı.
Sevgili Aykan.
CHP Parti Meclisi’ne seçildi.
15. CHP Olağanüstü Kongresi’nde…

Milletvekili adayı oldu.
Sonrasında.
Bursa’dan.
CHP 4. sıradan…

Dün yapıldı.
Milletvekili seçimleri.
Ve TBMM’ne seçildi.
Aykan, Milletvekili olarak…

İyi bir donanıma sahip.
Sevgili Aykan…

Bir yandan seviniyorum.
Böylesine birikimli bir kimsenin.
TBMM içerisinde.
Ülkesine hizmet edeceğine…

Ama üzülüyorum.
Bir yandan da.
Böylesine değerli bir kimsenin.
Akademik kariyerinin sona ereceğine…

Aykan Erdemir seçim çalışması fotoğrafları:
https://photos.google.com/album/AF1QipPF0rOC1-5mmrJ1JUcc22PsHRQPjzFkBxBMN2GW/photo/AF1QipPp3Hs_PnknLR2IBa3ODKdI6Djy-3hx_49r_B_l

.

25 Mart 2010 Perşembe

BURSA KENT MÜZESİ...


Bursa'da eski bir cami avlusu
Küçük şadırvanda şakırdayan su
Orhan zamanından kalma bir duvar
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü.
İçinden gülüyor bana derinden
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi…


A. Hamdi Tanpınar böyle anlatır.
“Bursada Zaman” şiirinde Bursa’yı…

Zordur yalnızca mısralarla anlatmak.
7000 yıllık bir kenti.
Gezerek belki biraz tanıyabilseniz de onu…

Ancak görsel bir Kent Müzesi gezisidir.
O şehri tanımanın en etkin yöntemi.

Bursa için böyle bir çözüm üretilmiş.
80 yıllık bir bina boşaltılmış bu amaç için.
Heykel Meydanındaki Adliye binası…

Y. Mimar Naim Arnas yine kolları sıvamış.
Üç katlı tarihi binayı bir güzel restore etmiş.
İki dönümlük bir kapalı alan yaratılmış.
Ve 2004 yılında ziyarete açılmış.
“Bursa Kent Müzesi” adıyla…

Kentin değişimi ve dönüşümü anlatılmakta.
7000 yıllık uzun zaman dilimi içerisinde.
Tarihsel, biçimsel, sosyal ve kültürel açıdan.
Belgeler, maketler, seslendirme ve canlandırmalarla…

O kadar güzel plânlanmış ve anlatılmış ki.
“Yılın en iyi müzesi” ödülüne lâyık görülmüş.
2006 yılında, European Museum Forum tarafından.
Barcelona ve Reykjavik Kent Müzeleriyle birlikte…

Ve yine A. Hamdi Tanpınar’ın söylediği gibi;
Ne içindesinizdir burada zamanın
Ne de büsbütün dışında…


Bursada zaman’ı anlamak için buradan başlayın.
Bursa Kent Müzesi’nden.
Bursa’yı gezmeye…

Pişman olmayacaksınız.
Garanti ederim…


Bursa Kent Müzesi fotoğraflarım için :
https://photos.google.com/share/AF1QipNAAlV2ZqfplYfJCPWkFdXwdPnW-iyqm_Ke-hJZ42MGQArvXvw-PFp-r1hGazH0Iw/photo/AF1QipNPgxs75lq_aalc1cyDZ90rGIhv_VLROkqDOrYp?key=aUpSMzZ4czA3eF9RWkFYSlh6UjE3ZklpT0lLOGhn

.

18 Mart 2010 Perşembe

TEKERLEKTEN OTOMOBİLE...


İlk otomobilim bir Murat 124 idi.
Piyasaya yeni çıkmıştı.
1972 model, açık sarı renkli.
06 HF 294 plâkalı...

İkinci otomobilim de yine Murat'tı.
Murat 131...

Üçüncüsü de yine bir TOFAŞ imalâtıydı.
Kırmızı renkli bir Doğan.
Bursa'da üretilmişti hepsi de.
Severek ve keyifle kullandım bunları...

Ayni yıllarda Renault'lar da çıkmıştı piyasaya.
Renault 12'ler, Toros'lar üretiliyordu.
Yine Bursa'da...

Bursa, bir otomotiv merkezi olmuştu.
Ülkenin ihtiyacının büyük kısmını karşılıyordu.
70'li yılların başında.

Aslında bu yöneliş yeni değildi.
2600 yıl, belki de daha öncesine dayanıyordu.

Bir süre önce Üçpınar köyünde kazı yapılmıştı.
2600 yıllık bir tekerlek bulunmuştu bir tümülüsde.
İşte bu buluntu fikir verdi yöneticilere.

Tekerlekten otomobile dönüşüm sergilenecekti.
2600 yıllık bir geçmiş gözler önüne serilecekti.
Yine Bursa'da...

Eski İpeker fabrikası kiralandı, restore edildi.
17 dönümlük bir alan oluşturuldu.
Tekerlekler, kağnılar, el arabaları toplandı.
Faytonlar, at arabaları bulundu.
Araba imalât ve saraç dükkânları getirildi.
TOFAŞ'ın ilk üretimi Murat 124 konuldu.
Bir milyonuncu üretim Tempra da yerini aldı.
İki milyonuncu üretim Palio Go da...

Böylece Bursa'da "Anadolu Arabaları Müzesi" oluştu.
TOFAŞ'ın Umurbey Bilgi Parkı içerisinde.
2002 yılında, geniş bir alanda...

Büyük bir keyifle dolaştım bu Müze'yi.
7 yıl sonra, ancak geçen hafta içerisinde.
Emeği geçenlere saygı duyarak...

Müzeye girdiğinizde tümülüs karşılıyor sizi.
Tümülüs'ün içinde 2600 yıllık tekeri görüyorsunuz.
Sonra savaş arabası kabartmalarını izliyorsunuz.
Ardından da tekerler, araba yapımları.
Çeşit çeşit arabalar...

Fiat'ın Bursada ürettiklerinden örnekler.
Bursa'da kullanılmış araçların fotoğrafları.

Burası TOFAŞ'ın bir tanıtım müzesi değil.
Anadolu'daki binlerce yıllık bir kültürün sergisi.
Tekerlekten, otomobile geçiş kültürünün bir simgesi...

Fabrikayı bu iş için tahsis eden Büyükşehir Belediyesi
ve 1998 yılı Başkanı Erdem Saker'e,
Restorasyonu yapan Y. Mimar Naim Arnas'a,
Düzenleyen Prof. Önder Küçükerman'a,
TOFAŞ yöneticisi Jan Nahum'a
ne kadar teşekkür edilse azdır.

Var olsunlar.
Hep böyle güzel işler yapsınlar...

"Bursa Anadolu Arabaları Müzesi" fotoğrafları için :
https://photos.google.com/album/AF1QipNpdetXnPzm_XjnmYJdvE2FtgnxHl7F1M4Iep_G/photo/AF1QipPdLKLG_xDUy6RjoBxMBf_-K2bbh8VxKYD_La1H?hl=tr

.

15 Mart 2010 Pazartesi

ESKİ HAMAM, ESKİ TAS...

Suya dokunmazmış Sabuna dokunmazmış Pis'e bak... 
Celal Vardar
.............. 

Hamam ve saunayı hiç sevmem. 
Sıcağı, nemi beni çok rahatsız eder. 
Bu nedenle Hamam'a hiç gitmem. 
Günlük duşlarla yetinirim. 
Hızlı, ılık ve kısa banyolarla... 

Hafta sonunda bir Hamam'a gittim. 
Bursa'da. 15. yüzyıldan kalma. 
Umurbey Hamamı'na... 

Çok hoşuma gitti bu Hamam. 
Çünkü, artık hamam olarak kullanılmıyor. 
İçeride su akmıyor. 
Sıcak, buhar ve nem de hiç yok... 

Girişte bir sürü formalite ile uğraşmıyorsunuz. 
Biletinizi alıp giriyorsunuz içeri. 
Elbiselerinizle de dolaşabiliyorsunuz. 

TOFAŞ restore ettirmiş burayı . 
600 yıllık Umurbey Hamamı'nı. 
2008 yılında bir Müze haline getirmiş. 
Değerli Mimarımız 
Naim Arnas'ın büyük katkılarıyla...

İçini çok değerli objelerle döşemişler. 
Yine Sayın Arnas'ın kolleksiyonundan malzemelerle. 
Peştemal'lar, Havlu'lar, Bornoz'lar, Bohça'lar. 
 Tülbent'ler, Peşkir'ler, Lif'ler, Kese'ler. 
Takunya'lar, Nalın'lar, Hamam tas'ları, İbrik'ler. 
Kirdenlik'ler, Kildence'ler, Gülabdan'lar. 
Sürmedan'lar, Sabun'lar, Ayna'lar, Tarak'lar... 

Sözün kısası.
Tüm Hamam kültürümüz sergileniyor burada.
 "Eski Hamam, eski Tas" başlığı altında. 
Hamamın bahçesi'nde, külhanlık'ında, soyunmalık'ında. 
Ilıklık'ında, sıcaklık'ında, halvetlik'inde... 

Tertemiz, pırıl pırıl bir müze geziyorsunuz. 
Bin yıllardan gelen bir kültürümüzü izliyorsunuz. 
Günümüzdeki temizlik koşulları çok değişmiş olsa da... 

Geçmişe gidiyorsunuz. 
Bu kültürü yaratanlara da hayran kalıyorsunuz. 
Günümüzde bizlere iletenleri de hayırla anıyorsunuz.
 
Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne de, 
TOFAŞ'a da, 
Proje'nin Sorumlusu Naim Arnas'a da, 
Proje Koordinatörü Aylin Tatlı'ya da ve 
Sergiyi bana gezdiren dünürüm Adnan ve 
eşi Ayşe'ye de, 
hepsine bin kez teşekkür az... 


"Eski Hamam, Eski Tas" Sergisi resimleri için: