YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

8 Ekim 2026 Perşembe

HABANA LİBRE OTELİ...

 

- 19 Aralık 2019, Havana-Küba -

Ben yirmi dördüncü katındayım otelin,
pencerem açık,
gece sıcak,
aşağıda şehir, bir de deniz,
bir de devrim, yirmi dört saat uyanık...

Nazım Hikmet
"Havana Röportajı" şiirinden
....................

Gitmiştik Küba'ya 2019'da.
Küba'nın Başkenti Havana'ya.
Konuk olmuştuk orada.
La Rampa yakınında bir Casa'ya...

Anlatmıştım Bloğumda Havana'daki.
Hem La Rampa Caddesini.
Hem de Nazım Hikmet'i.
Ve 1961'de konuk ettikleri.
Libre Habana, Özgürlük Otelini:

1938 yılıydı, Nazım Hikmet adlı.
Şairimiz suçlanmıştı.
Komunizm propogandası yapmıştı.
Hızla yargılandı.
17 Ocak 1938'de tutuklandı...

28 yıl 4 ay ceza aldı.
İstanbul, Bursa, Çankırı.
Hapisanelerini dolaştı.
Hepsinde yıllarca yattı...

1950 seçimleri yapıldı.
Demokrat Parti kazandı.
15 Temmuz'da  genel Af yasası.
Resmi Gazete'de yayınlandı.
12.5 yıl Cezaevinde yatmıştı.
Nazım  hapisten çıkartıldı...

Dört ay sonrasıydı.
1950 yılı 22 Kasım'ıydı.
Dünya Barış Kogresi.
Varşova'da toplandı.
Ve önemli kararlar alındı...

Nazım Hikmet'e.
Pablo Neruda'ya.
Pablo Picasso'ya.
Barış Ödülleri verildi...
 
Nazım Hikmet tutukluydu. 
Yurt dışı çıkış izni yoktu.
Nazım törene katılamadı.
Ödülü, onun yokluğunda
Verildi Pablo Neruda'ya...

Af edileli bir yıl olmuştu.
1951'in Haziran ayıydı.
Askere alınacaktı.
Askerliğini 2 yıl er olarak yapacaktı.
Zara'ya gönderi kararı alındı...

Ancak, Nazım kararlıydı.
Asker olmayacaktı.
17 Haziran'dı.
Tarabya'dan tekneyle ayrıldı.
Karadeniz'e çıktı.
Bir Romen şilebine alındı.
20 Haziran'da Romanya'daydı.
Orada 9 gün kaldı.
29 Haziran'da Moskova'ya vardı...

15 Ağustos'ta Ankara'da.
Vatandaşlıktan çıkartılma.
Kararı alındı.
Resmi Gazete'de yayınlandı...

Moskova, Berlin, Sofya.
Viyana, Prag ve Moskova'da.
Çeşitli Kongrelere katıldı.
Daha önce alamadığı.
Dünya Barış Ödülü şildi.
Prag'da kendisine teslim edildi...

12 Mayıs 1961 Cuma.
Moskova-Prag yoluyla.
18 saatlik bir yolculukla.
Geldi Havana'ya uçakla.
Devrim Hükümeti'nin çağrısıyla.
Dünya Şair ve Yazarlar toplantısına...

Karşılandı Havana havalanında.
Yazarlar Birliği Başkanınca.
Nicolas Guillen tarafından dostlukla.
Girdi şehre beyaz bir Cadillac'la.
Yerleşti Otel Libre Havana'ya.
O meşhur  Otelin 24. katına...

Nicolas Guillen, Nazım'ı aldı.
Üç hafta boyunca ülkesini dolaştırdı.
Bu "Yeni Taç giymiş bir Krala,
İmparatorluğunu göstermek gibiydi".
Nazım, Küba'nın yaşadığı devrimci sevinci
Yerinde görme şansına erişmişti...

Nazım, Libre Otel'in 24. katında kaldı.
Küba'yı tanıttığı.
"Havana Röpörtajı" ve "Saman Sarısı".
Şiirlerini burada yazdı...

Dünya Barış Konseyi aracılığıyla.
Verilmesi kararı alınan Fidel Castro'ya.
Uluslararası Barış Ödülünü.
Nazım, kendisine bizzat takdim etti...

Nazım, böyle işte...
Sen git, Kuvayı Milliye 
Destanını getir dile binlerce dizeyle. 
Kendi ülkende...

Sonra da seni atsınlar içeriye.
İstanbul, Bursa, Çankırı Cezaevlerine.
Yat oralarda 12.5 sene.
Bir ranza üstünde hapisanelerde...

Göçmek zorunda kal gurbet ellere.
On sene de yaşa oralarda güçlükle.
Sonunda uçakla gel sen Karayiplere.
Bin, beyaz bir Cadillac otomobile.
Git, 630 Oda, şık bir Kumarhanesiyle.
Restoranları, Bar'ı, Pastaneleriyle.
Havuzu, Seramik eserleriyle.
Kal, Havana Hilton Oteli'nde günlerce.
Walla, helal olsun sana bin kere...

             * * *

Havana'da sokaklar türkü söyler,
türkü söyler zencisi, beyazı, melezi,
türkü söyler şeker kamışı tarlaları
türkü söyler fabrikaları.

Üç kardeş gördüm Küba'da.
Fidel, Raul, Çe
Üçü de ışıklar içinde... 
    Nazım Hikmet (Havana Röportajı)


Nazım Hikmet Fotoğrafları:

Nazımın Küba Seyahati Belgeseli:

.

5 yorum:

  1. Sevgili Yücel, yine çok güzel ve değerli bilgi ve belgeler yayınladın . Çok güzel şeyler öğretiyorsun en azından bana. Ne kadar teşekkür etsem azdır. Sevgiler Şafak

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Şafak, bu bilgiler çok yakında İzmi'de açılan "Romantika, Bir Ömrün Seyrüseferi" başlıklı ve çok geniş kapsamlı Nazım Hikmet Sergisinin küçük bir bölümünün özeti. Muhakkak görülmesi gerekli bir Sergi.

    YanıtlaSil
  3. Sayenizde,her seferinde söylediğim gibi,bilgi sahibi olmak çok güzel,çalışmalarınızın devami dileği ile,,saygılar hocam,,,Rauf

    YanıtlaSil
  4. Teşekkürler Yücel hocam daha önce görmediğim resimler ve bilgiler çok güzeldi.Dünyanın önünde saygıyla andığı Nazım Hikmet'i bir kez daha hatırlamak iyi geldi.. Mustafa Uğur.

    YanıtlaSil