YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...
Otel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Otel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2024 Cumartesi

1811 CAVE HOTEL AKSESUARLARI...

 

- 2 Haziran 2024, 1811 Cave Hotel-Ürgüp -


Cave Hotel 1811, dört yıl önce.
Açılmıştı 29 Ekim'de.
Ürgüp'te.
Dostlarla birlikte...

Hüseyin Tokat arkadaşımızdı.
Büyük emek vermiş, oteli açmıştı.
Güzel bir Mağara otel olmuştu.
Sekiz şirin odası bulunuyordu:

Hüseyin çok becerikliydi.
Çok da keyifli biriydi.
Mağara Oteli güzel düzenlemişti.
Pek de şık döşemişti...

O zaman Otel çok yeniydi.
Henüz misafir bile kabul edilmemişti.
Haliyle birkaç eksiği vardı.
Hüseyin bunları zaten tamamlardı...

1811 Otel, şimdilerde.
Çok güzel bir butik Otel.
Dışıyla, içiyle, yönetimiyle.
Hizmetiyle, yemekleriyle...

Farklı kılan bir özelliği de.
İç süslemelerinde.
İnce ve keyifli seçimleriyle.
Çeşitli aksesuarlar her köşede...

Eski yapım aksesuarlarla.
Dantelleriyle, sandıklarıyla.
Demirleriyle, kap-kacaklarıyla.
Seramikleriyle, kapı kulplarıyla.

Hüseyin'in göz nuru, el emeği.
Görmediğiniz bir sürü eseriyle.
Burası sanki bir Müze...


Cave Hotel 1811 Fotoğraflarım:
.

6 Şubat 2012 Pazartesi

MANTİKA PALAS...





Büyük Nutuk’a şöyle başlar.
Yüce Atatürk :
1919 yılı Mayıs’ın 19’uncu günü
Samsun’a çıktım…”.

İstanbul’dan yola çıkmıştır.
16 Mayıs Cuma tarihinde.
Pandarme” adlı gemi ile.
Beraberinde 55 kişi ile birlikte…

Samsun’a ulaştıklarında fırtına vardır.
Karakaş Mustafa’nın sandalı vapura yaklaşır.
Reji iskelesinde karaya çıkartır.
Mustafa Kemal ve arkadaşlarını...

O sıralarda Samsun’da bir tütün fabrikası (Reji) vardır.
Bu Fabrikada sigara üretilmektedir.
Fransızlar tarafından.
Çıkılan iskele Fransızlara ait Tütün İskelesi’dir.

O dönemlerde Samsun’da birkaç otel bulunmaktadır.
Bunlardan bir tanesi de 1902 yapımlı “Mantika Palas”tır.
Burası bir Rum vatandaşımıza aittir.
Otelin sahibi, Jean İonnis Mantika’dır.

Otelin ismi uzun süre yanlış kullanılmıştır.
Mıntıka Palas” denilmiştir.
Gerçeği Mantika Palas'dır.
19 Mayıs 1919’da burası boş bir binadır...

Yatak, yorgan aceleyle evlerden temin edilmiştir.
Askerî Hastaneden masa, sandalye, koltuk getirtilmiştir.
Mustafa Kemal bu binanın ikinci katına yerleştirilmiştir.
Günümüzde Mecidiye caddesine bakan köşe odasına…

Mustafa Kemal burada 6 gün kalmıştır.
Günümüzde Müze olan binanın üst katında.
Ve 25 Mayıs 1919’da buradan ayrılmıştır.
Havza ve Amasya’ya gitmiştir.

Kurtuluş hareketi başlatılmıştır…


.