YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

16 Eylül 2024 Pazartesi

HADRİAN KAPISI...

 

- 7 Temmuz 2023 Üçkapılar-Antalya -


Traianos Hadrianus.
Roma İmparatoruydu.
MS 76-138 arasında yaşamıştı.
En uzun süre İmparatorluk yapmıştı...

İmparatorların en kültürlüsüydü.
Edebiyat ve Sanata düşkündü.
Şiir yazardı, Resim yapardı.
Şarkı söyler, Lir çalardı.
Matematiğe meraklıydı...

Beş iyi İmparatordan biriydi.
Tam 21 yıl İmparatorluğu yönetti.
İyi bir Askerdi.
İmparatorluk sınırlarını genişletmişti...

MS 130 senesiydi.
Ölümünden 8 yıl öncesiydi.
Antalya'yı ziyaret edecekti.
Şehri çevreleyen surlar seçildi.
Surlarda bir aralık belirlendi.
Onuruna bir Zafer Takı inşa edildi...

Bu muhteşem Hadrian Kapısı.
Dört sütundan yapılmıştı.
Üç kemerli, yanda iki kuleli.
Tabanı antik mermerlerle döşeli.
Anıtsal bir kapı meydana gelmişti...

Kaleiçi'nin bu ana giriş kapısı.
Kısmen toprak altında kalmıştı.
Antalya'da 1882 yılıydı.
Mutasarrıf da Turhan Paşa'ydı...

Roma Zafer Takının.
Etrafındaki molozları kaldırttı.
Kapının arkasında bir de ev vardı.
O da 1959'da yıktırıldı.
Kapı tümüyle açığa çıkartıldı...

İki milenyumluk bu tarihi yapı. 
"Üçkapılar" buranın yöredeki adı.
Bu Kapının hemen karşısı.
Üçkapılar Tramvay Durağı...

Bu Kapı'nın antik bir kitabesi vardı.
Antik Yunan harfleriyle yazılmıştı.
Caesar Traianos Hadrianus yazılıydı.
Altın renkli bronz bir yazıydı...

Harfler geçen yıllarda yitirildi.
Çeşitli ülkelere kaçırıldı.
Sonra kısmen bir araya getirildi.
Oxford'da bir Müzede sergilendi...

Sondaki Sigma () harfi olmasa da.
TRAİANO harfleri bir arada.
Kapıdan anıtın kalan isim yazısı da olsa.
Çok yakışırdı bu muhteşem Kapıya...


Hadrian Kapısı Fotoğraflarım:

.

12 Eylül 2024 Perşembe

BÜYÜK USTALAR, BÜYÜK İŞLER...

 

- 10 Eylül 2024, Kemeraltı-İzmir -


"Politi Şaraphanesi".
İzmir, Kemeraltı'nda.
Sinagogların toplandığı alanda.
Havra sokağında...

Kilit taşının üzerinde.
Not düşülmüş İbranice.
5660 diye.
Tekabül ediyor 1900'e...

Halifa Politi kurmuş burasını.
Kaşer (helal) Şarabı.
İmal edilmiş burada.
Koca koca fıçılarda.
25 yıl boyunca...

Bir ara yapılmış Helva imalatı.
Bir ara da olmuş Bisküvi Fabrikası.
Sonra Depo olmuş 1930'da.
Dönüşmüş 1968 yılında.
Kunduracılar Pasajı'na...

Kunduracılar da.
1990 yılında.
Işıkkent'e taşındığında.
Bomboş kalmış bu sokakta...

2018 yılında.
Uzun restorasyonlardan sonra.
Kiralanma modeli ile.
Verilmiş TARKEM'e...

TARKEM.
Tarihi Kemeraltı'nın kısaltılmışı.
Kemeraltı ve çevresi tarihi mirasını.
Koruma amaçlı çok ortaklı bir yapı...

TARKEM ve ECN Art Galeri.
Kaşer Şarabı üretim yerinde.
Büyük Ustalar Büyük İşler isminde.
Yer verdiler bu kez bir Resim Sergisi'ne...

Sergi, Fikret Otyam, Yalçın Gökçebağ.
Mehmet Güleryüz, Devrim Erbil.
Nuri İyem, Adnan Turani gibi.
Kapsıyor önemli ressamların isimlerini.

Ek olarak birer tane de.
Salvador Dali'ye.
Ve de Pablo Picasso orijinal çizimlerine.
Yer verilmiş bu Sergide...

Sergi, tam bir şarap tadında.
Kırmızısıyla, beyazıyla.
Tarihi bir mekanda.
9 Eylül İzmir'in kurtuluşunda...


Büyük Ustalar Büyük İşler Sergisi Fotoğraflarım:

.

10 Eylül 2024 Salı

KİLİSEDEN KÜTÜPHANEYE...

 

- 29 Ağustos 2021, Melikgazi-Kayseri -


Asdvadzadzin kelimesi.
Ermenice kökenli.
"Karnında taşıyan" anlamında.
Ve "Meryem Ana" manasında...

Asdvadzadzin Kilisesi.
Adında tam 12 Kilise.
Var ülkemizde.
7 tanesi İstanbul ilimizde.
5 tanesi de diğer şehirlerde...

Beş taneden bir tanesi de.
Kayseri'de.
Kayseri'nin içinde.
Melikgazi ilçesinde...

Bu Meryem Ana Kilisesi'nin.
Ne zaman yapıldığı bilinmez.
Bir Kitabesi de bulunmaz.
Ancak oldukça eskidir...

1825 yılında deprem olur.
Kilise tümüyle yıkılır.
Sultan II. Mahmud'dur.
1836'da yeniden yapılır...

Kilise, üç nefli.
Ortada büyük bir kubbeli.
Kubbe çevresi 12 pencereli.
Orta bölümü 8 sütun, iki katlı.
Basilika planlı bir yapı...

Bu Kiliseyi uzun yıllar.
Ermeni vatandaşlar kullanırlar.
Sonra cemaati azaldı.
Kilise uzun yıllar boş kaldı...

Depo, Sergi Salonu.
Belediye ve Zabıta Karakolu.
Olarak kullanılır.
Sonra da Spor Salonu yapılır...

2012'ye gelinir.
Tahsis edilir.
25 seneliğine.
Kayseri BŞ Belediyesi'ne...

Kilisede 2016-2020 arasında.
Başlanır büyük bir restorasyona.
Yapı tümüyle elden geçirilir.
Ve bir Kütüphane'ye çevrilir...

Günümüzde bu Kilisede.
25 bini basılı.
22 bini elektronik.
3 bini de sesli olmak üzere.
Bulunmakta tam 50 bin belge...

Bu Kilise günümüzde.
24 saat süresince.
Gündüz ve gece.
Okurlarına hizmet etmekte...

Böylece eski ve boş bir Kilise.
Yapısıyla, Freskleriyle.
Hem güzel bir biçimde korunmakta.
Hem de gençleri aydınlatmakta...



Asdvadzadzin Kilise ve Kütüphanesi Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipOzHvM2uETns-6lqdkBHxIIH_rjN5oP-g-HfV-AGvWEofyOticnY5ejMo8BiYqPKw/photo/AF1QipMZ4j45kqjiYdKX23tyURtyG_NDswAXDnrmFqxR?key=VjA1R1Bqd1ZOVzN4dU9yM1pQSGlkZjZjX2pXbXB3
.


2 Eylül 2024 Pazartesi

ALTIN KAPI...

 

- 23 Nisan 2017, Kiev-Ukrayna -

2017 senesinde.
Gitmiştim Kiev'e.
Altın Kapı.
Buranın önemli bir anıtı...

Yaptırılmış bin yıl önce.
Kral I. Yaroslav döneminde.
Giriş kapısı olarak Kiev'e.
12 m yükseklik ve 6 m genişlikte.

1240 yılında.
Tahrip edilmiş Moğollarca.
Kullanılmış 400 yıl daha.
Harap durumda, yıkılmış sonunda...

Üzeri kapanmış toprakla.
Geçen yıllarda.
Keşfedilmiş tekrar 1832'de.
Yeniden yapılışı yakın bir dönemde...

Bu kez yapılmış taş, tuğla ve ahşapla.
Bir de görkemli demir kapıyla.
Zoloti Vorota, Metro durağında.
1982 yılında Ruslarca...

Kiev'in Altın Kapı özentisi.
Aslında İstanbul kökenli.
İlk ve görkemli Altın Kapı.
Roma Döneminde İstanbul'da yapıldı...

Roma İmparatoru, Theodosisus'du.
Kapının adı, Porta Aurea'ydı.
Yapımı MS 413 yılıydı.
İmparator, Tiran zaferi sonrası.
Bu kapıyı altından yaptırtmıştı...

Yeri, Yedikule Surlarıydı.
İstanbul-Roma yolunun başlangıcıydı.
Şehirdeki sonlanımı.
Hipodrom meydanıydı...

Üç kemerli bir yapısı vardı.
Orta büyük kapı altın kaplamaydı.
Burası İmparatorların giriş kapısıydı.
İki yandaki kapıları halk kullanırdı...

Kapının üzerindeki yazı.
İmparator Theodosis'u anlatırdı: 
Ve Latince şu yazılıydı:
"Kapıyı altın olarak yaptıran,
Altın bir devir yarattı"...

Roma İmparatorluğu'nun son demleriydi.
Kapı önemini yitirdi.
Aradan bin yıl geçmişti.
1453 senesi.
Fatih, İstanbul'u fethetti...

Yıllar yılları kovaladı.
Altın Kapı unutuldu, kapatıldı.
Kiev'deki Altın Kapı.
1982'de yeniden hatırlandı...

İstanbul'daki Altın Kapı.
Halâ taşlarla, örgüyle kapalı...


Kiev ve İstanbul Altın Kapı Fotoğraflarım:

İstanbul Altın Kapı (Video canlandırma):

https://www.youtube.com/watch?v=Y0sZ69jJdTs


13 Ağustos 2024 Salı

ANKARA SAĞLIK OKULU

- Ankara Sağlık Okulu, 1950-1951 -

1940'lı senelerde.
Ülkemizde.
İstanbul'da bir tane.
Tıp Fakültesi vardı sadece...

Kentlerimizin bir kısmında.
Nahiyelerin de çoğunda.
İhtiyaç vardı Doktorlara. 
Ve Sağlık çalışanlarına..
Tıbbi yardım amacıyla...

Salgın hastalıklarla.
Verem, Sıtma, Trahom'la.
Gerek vardı savaşmaya.
Kısıtlı sayıda. 
Hekim ve Yardımcılarıyla...

Cumhuriyetin başlangıcında.
1924 yılında Sivas'ta.
Sıhhiye Memurları Okulu'yla.
Başlanmıştı çalışmalara...

1932 yılında taşındı Çorum'a.
1941'de geldi İstanbul'a.
Çalıştı "Sağlık Memuru" ihtiyacına.
Yardımcı olmaya...

24 Nisan 1946'da.
Sağlık Memurları Okulu adıyla.
Sivas, İstanbul ve Ankara'da.
Başlandı üç yerde eğitim alınmaya...

Ortaokul mezunlarını almakta.
Üç yıl eğitimden sonra.
Lise muadili eğitimle.
Ve Yedek Subay olma önceliğiyle.
Nazari ve ameli eğitim verilmekte...

1949'da Ankara'daki okul binası.
Refik Saydam Hıfzıssıhhası.
İçindeki yerine taşındı. 
Modern imkanlara sahipti burası...

Burada yetişenler Hekimle birlikte çalıştılar.
Onun olmadığı yerde Halk Sağlığına.
Katkı için rol aldılar.
Ve önemli katkıda bulundular...

1960'lı yıllarda. 
Hocamız Nusret Fişek'in Başkanlığında.
Sağlıkta Sosyalizasyon yasasıyla.
Açılan Sağlık Ocaklarında.
Hekim, Hemşire ve Sağlık Memuruyla.
Önemli bir Sağlık Projesi konuldu ortaya:

Yetişen bu Okullarda.
İşte o yıllarda.
Sağlık Memurları da.
Yurdun dört bir yanında.
Görev yaptılar Sağlık Ocaklarında...

Sağlık Ocakları bir yanıyla.
Köy Enstitüleri'nin başkaca.
Bir uygulamasıydı bir bakıma.
Köye sağlık ışığı götürmesi amacıyla...

Hekim, Hemşire ve Sağlık Memuru.
Sağlığın Sacayağıydı.
Köyün Sağlık umuduydu.
Tedavi edici ve Koruyucu.
Hekimliğin ilk basamağıydı...

Salgınları engellenmesi amaçtı.
Aşılamalar en önemli yanıydı.
Basit hastalılar tedavi edilirdi.
Zor hastalar hastaneye gönderilirdi...

Ana-Çocuk Sağlığı işin önemli yanıydı.
Gebe hastanın takibi yapılırdı.
Doğum ve Bebek  bakımına önem verilirdi. 
Çocuğun beslenme ve gelişimi izlenirdi.

Çevre Sağlığı hizmetleri.
Gayri sıhhi yapıların denetimi.
Köylülerin sağlık yönünden eğitimi.
Hep bu ekibin işiydi...

Ekteki fotoğraflarda.
1950-1951 yıllarında.
Sağlık Memurlarının kalitesi.
Ve eğitim belgeleri eklendi...

Halk Sağlığı düzenlemelerinin.
Bir bölümünün 70 yıllık belgesi.
Bu fotoğraflar ve bilgiler...

70 yıl geriye gittiğinizde.
Gideceksiniz 70 yıl ileriye.
Fotoğrafları incelediğinizde...


Ankara Sağlık Okulu Fotoğrafları:

.

5 Ağustos 2024 Pazartesi

Dr. FERİT BERNAY...


Sevgili Ferit Bernay, Tıp Fakültemizin ilk mezunlarındandı.
Temel eğitimini Hacettepe'de almıştı.
Staj ve İntörnlüğünü Fakültemizde tamamladı.
1979 yılında Hekim oldu.
Çocuk Cerrahisi Asistanılığına başladı.
1984'de Uzman oldu.
1991'de Doçent, 1998'de Profesör oldu.
Başhekim ve Dekan Yardımcılığı görevlerinde bulundu.
2000 yılında Rektörümüz oldu.
2000-2008 arasında iki dönem Rektörlük yaptı.
2008'de Rektörlük görevi bitti.
Çocuk Cerrahisi Başkanlığında devam etti.
Tüm Akademik yaşamını OMÜ'de geçirdi.
2023 yılında emekli oldu.

Sevgili Ferit içi insan sevgisi dolu, bilgili ve iyi bir Hekimdi.
Herkes tarafından çok sevilirdi.
Demokrat bir düşünce yapısı vardı.
Genel kültürü inanılmazdı.
Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunurdu.
Komple bir sporcuydu.
Her sporu en iyi biçimde yapardı.
Futbol, Voleybol, Basketbol oynardı.
Çok güzel Tenis oynar, Kayak yapardı. 

Ferit, 2000 yılında Üniversitemize Rektör seçildi.
Ağustos ayında atandı.
İki ay sonra Üniversitenin açılışı vardı.
Kısa zaman geçmişti, beni aradı.
Açılış programı için yardımcı olmamı istedi.
Sanat-Kültür Birimi oluşturuldu.
Hemen çalışmaya başlandı.
Eylül sonunda açılış Töreni yapıldı.
Sonraki haftalarda göreve devam edildi.
İlk üç ayın programı belirlendi.
Bilim, Sanat, Kültür ağırlıklı. 
Çeşitli Toplantılar yapıldı.

SANAT-KÜLTÜR BİRİMİ

29 Eylül 2000

Üniversite Açılış Töreni

"OMÜ Sinevizyon Gösterisi"

* "Bilim ve Üniversite"
   Prof. Dr. Namık Kemal Pak
   TUBİTAK Başkanı

Gece
Devlet Opera ve Balesi Gösterisi

Şan Konseri
Modern Dans Topluluğu gösterisi

20 Ekim 2000

Bilimsel Konferanslar:

* "Bilimsel Araştırmalarda Etik Prensipler"
   Prof. Dr. Emin Kansu
   Türkiye Bilimler Akademisi Asil Üyesi

23 Ekim 2000

* "Gitar ve Piyano Konseri"
    Francisco Cuenca (Gitar)
    Jose Manuel Cuenca (Piyano)

30 Ekim 2000

Cumhuriyet Bayramı Kutlama Programı:

* "Fotoğraflarla Kurtuluş Savaşı"
    (Sinevizyon Sunumu)

* "Atatürk ve Cumhuriyet"
   Prof. Dr. Mahir Aydın
   OMÜ Sinop Eğitim Fakültesi Dekanı

* "Atatürk'e Bakış Açısı"
   Prof. Dr. Türkan Saylan
   Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı

* "Klasik Müzik Dinletisi"
   Cumhurbaşkanlığı Oda Orkestrası

10 Kasım 2000

Atatürk'ü Anma Programı

* "Karikatatürk"
   Atatürk Karikatürleri Gösterisi
   Prof. Dr. Yücel Tanyeri
   OMÜ KBB Öğretim Üyesi

* "Tanbur Dinletisi"
   Nikriz Saz Semaisi
   Dr. Murat Tokaç
   OMÜ Araştırma Görevlisi

* "Atatürk ve Bilim"
   Prof. Dr. Mahmut Adem
   Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi

25 Kasım 2000

"Ayla Algan Şiir Dinletisi"

Saat 10.00 Öğrencilere
Saat 20.00 Davetlilere

1 Aralık 2000

* "Çinucen Tanrıkorur Anma Konseri"


6 Aralık 2000

"Hakan Denker Slide Gösterisi"

Saat 13.00 Öğrencilere
Saat 20.00  Davetlilere

13 Aralık 2000

"Ankara Devlet Operası Şan Konseri"

Saat 13.00 Öğrencilere
Saat 20.00  Davetlilere

19 Aralık 2000

"Ankara Devlet Balesi Gösterisi"

Saat 13.00 Öğrencilere
Saat 20.00 Davetlilere

...............

Bu güzel programlarla göreve başlayan Dr. Ferit Bernay, iki dönem Rektörlük yaptı ve 2008 yılında Rektörlükten ayrıldı. Bir yıl sonra 2009'un Nisan ayında, Ergenekon davası nedeniyle İstanbul Ağır Ceza  Mahkemesinin açtığı dava nedeniyle Silivri Cezaevine gönderildi. Dava 2019 yılında beraat kararı ile sonuçlandı. Aşağıda bu konuda sayın Gülsüm Atik'in kaleme aldığı yazıyı iletiyorum:


Tarih, 13 Nisan 2009
Yer; Samsun'da akademisyenlerin ikamet ettiği Ondokuz Mayıs Üniversitesi lojmanları.
Sabah saat 05.00 sıraları.
Kapının zili sürekli çalıyor.
Öylesine kalabalıklar ki bütün lojman adeta ayağa kalkmış durumda.
Kapıyı açan kişi Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nin eski Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay.
'Günaydın' hakkınızda 'gözaltı kararı var' deyip eve doluşuyorlar.
Evde aranmadık yer kalmıyor. 

Bernay'ın bilgisayarı, diskleri, bütün dokümanları ve CD'leri tek tek torbalara konuluyor.
Ergenekon operasyonlarının bilmem kaçıncı dalgası.
Bernay, farklı illerde yapılan aynı dalga operasyonların hedefi olan 4 diğer rektör gibi gözaltına alınarak Emniyete götürülüyor.

Bütün Türkiye bir türlü ardı arkası kesilmeyen cumhuriyetçi, Atatürkçü, laik Türkiye'den yana bilim insanlarına yapılan bu operasyonları canlı olarak izliyor televizyonlardan.
İnsan, uyanmak istediği ama bir türlü uyanamadığı bir kabusun içinde sanki.

Samsun Emniyeti'ndeki sorgusu tamamlanan Bernay, İstanbul'a götürülecek. 

Arka kapıdan çıkarılan eski rektörün aracının önü bir anda kesiliyor.
Otomobil bir o tarafa bir bu tarafa savruluyor.
Neredeyse devrilecek.

Bernay'ın öğrencileri, akademisyen dostları, yol arkadaşlarının önünü kestiği araç, kalabalığı zor bir hal yardıktan sonra, hızla uzaklaşabiliyor.
İstikamet, Çarşamba Havaalanı.

Bernay ve beraberindeki iki polis, uçaktaki yerlerine oturuyorlar.
Bir 10 dakika sonra uçağın diğer yolcuları da gelmeye başlıyor.
Prof. Dr. Ferit Bernay büyük bir şaşkınlık içerisinde.
Çünkü etrafındaki koltuklara oturanların hepsi, akademisyen arkadaşları, dostları…
Hepsi yanındalar.

Bir süre sonra uçağın kaptan pilotunun sesi duyuluyor: "İyi günler... Bugün çok özel bir yolcumuz var. Atatürkçü aydın bir rektörümüz, bizimle birlikte. Yaşadıklarından, onun bu şekilde uçağımızda seyahat ediyor olmasından büyük bir üzüntü duyuyoruz. Ama şunu bilsin ki; bugünler kesinlikle geçecek. Her zaman onun yanındayız."

Uçakta bir alkış tufanı kopuyor!

İşte tüyleri diken diken eden bu anıyı, yıllar sonra gözleri dolu dolu, tam da karşımda otururken anlatan kişi, FETÖ'nün Ergenekon terör örgütünün üyesi olmakla suçladığı, cezaevine yolladığı, iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 10 yıl hapis cezası istediği Prof. Dr. Ferit Bernay...



Dr. Ferit Bernay ve Kültür Sanat etkinlikleri fotoğrafları:
https://photos.google.com/share/AF1QipPF3-EprhzKO1SgM1DtbtTClvzDF-z7PLCXkiF086CpvR2S5Mee7x7mSGUI5GHJVQ/photo/AF1QipMTxnOzVA0_mA5bxGLCcA1uZ3IcGufKHRTJXGU_?key=OW1FaVJtRGk5RFVFRnRhVmtobjRlbjNPZUM2WG93

2 Ağustos 2024 Cuma

ÇAVUŞ KÖYÜ CAMİSİ...

 

- 15 Temmuz 2020, Beyşehir-Konya -

Gitmiştik Beyşehir'e
Oranın Çavuş köyünde.
Sonsuz Şükran köyü'ne.
2010 senesinde:

İşte bu köyde.
Çavuş köyü'nde.
Köyün de hemen az ilerisinde.
Gittik renkli bir Cami'ye...

İsmi, Çavuş Camisi.
Yapım senesi.
Olmadığı için kitabesi.
Biraz şüpheli...

Her ne kadar 1289 denilse de.
Bu Miladi 1872'ye denk gelmekte.
Muhtemelen de bu onarımı ile.
İlgili bir tarihi belirtmekte...

15. yüzyıl Osmanlı eseri.
Bir Cami.
Olduğu tahmin edilmekte.
İç süslemeleri ise.
Olağanüstü bir güzellikte...

Rengarenk bezeli duvarları.
Duvarlarda zarif yazıları.
Basit ahşap mihrabı.
Oyma nakışlı ahşap tavanı.
İle görülesi bir yapı...

Beyşehir'e 35 km mesafede.
10x17 metre ölçüsünde.
Çavuş köyünde.
Bir Cami renkli işemeleriyle...


Çavuş köyü Camisi Fotoğraflarım:

.