YÜCEL TANYERİ
Ben, Yücel TanyeriDuydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...
Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...
16 Eylül 2024 Pazartesi
HADRİAN KAPISI...
12 Eylül 2024 Perşembe
BÜYÜK USTALAR, BÜYÜK İŞLER...
10 Eylül 2024 Salı
KİLİSEDEN KÜTÜPHANEYE...
Asdvadzadzin kelimesi.
Ermenice kökenli.
"Karnında taşıyan" anlamında.
Ve "Meryem Ana" manasında...
Asdvadzadzin Kilisesi.
Adında tam 12 Kilise.
Var ülkemizde.
7 tanesi İstanbul ilimizde.
5 tanesi de diğer şehirlerde...
Beş taneden bir tanesi de.
Kayseri'de.
Kayseri'nin içinde.
Melikgazi ilçesinde...
Bu Meryem Ana Kilisesi'nin.
Ne zaman yapıldığı bilinmez.
Bir Kitabesi de bulunmaz.
Ancak oldukça eskidir...
1825 yılında deprem olur.
Kilise tümüyle yıkılır.
Sultan II. Mahmud'dur.
1836'da yeniden yapılır...
Kilise, üç nefli.
Ortada büyük bir kubbeli.
Kubbe çevresi 12 pencereli.
Orta bölümü 8 sütun, iki katlı.
Basilika planlı bir yapı...
Bu Kiliseyi uzun yıllar.
Ermeni vatandaşlar kullanırlar.
Sonra cemaati azaldı.
Kilise uzun yıllar boş kaldı...
Depo, Sergi Salonu.
Belediye ve Zabıta Karakolu.
Olarak kullanılır.
Sonra da Spor Salonu yapılır...
2012'ye gelinir.
Tahsis edilir.
25 seneliğine.
Kayseri BŞ Belediyesi'ne...
Kilisede 2016-2020 arasında.
Başlanır büyük bir restorasyona.
Yapı tümüyle elden geçirilir.
Ve bir Kütüphane'ye çevrilir...
Günümüzde bu Kilisede.
25 bini basılı.
22 bini elektronik.
3 bini de sesli olmak üzere.
Bulunmakta tam 50 bin belge...
Bu Kilise günümüzde.
24 saat süresince.
Gündüz ve gece.
Okurlarına hizmet etmekte...
Böylece eski ve boş bir Kilise.
Yapısıyla, Freskleriyle.
Hem güzel bir biçimde korunmakta.
Hem de gençleri aydınlatmakta...
Asdvadzadzin Kilise ve Kütüphanesi Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipOzHvM2uETns-6lqdkBHxIIH_rjN5oP-g-HfV-AGvWEofyOticnY5ejMo8BiYqPKw/photo/AF1QipMZ4j45kqjiYdKX23tyURtyG_NDswAXDnrmFqxR?key=VjA1R1Bqd1ZOVzN4dU9yM1pQSGlkZjZjX2pXbXB3
2 Eylül 2024 Pazartesi
ALTIN KAPI...
İstanbul Altın Kapı (Video canlandırma):
https://www.youtube.com/watch?v=Y0sZ69jJdTs
13 Ağustos 2024 Salı
ANKARA SAĞLIK OKULU
1940'lı senelerde.
Ülkemizde.
Çocuğun beslenme ve gelişimi izlenirdi.
5 Ağustos 2024 Pazartesi
Dr. FERİT BERNAY...
SANAT-KÜLTÜR BİRİMİ
Bu güzel programlarla göreve başlayan Dr. Ferit Bernay, iki dönem Rektörlük yaptı ve 2008 yılında Rektörlükten ayrıldı. Bir yıl sonra 2009'un Nisan ayında, Ergenekon davası nedeniyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin açtığı dava nedeniyle Silivri Cezaevine gönderildi. Dava 2019 yılında beraat kararı ile sonuçlandı. Aşağıda bu konuda sayın Gülsüm Atik'in kaleme aldığı yazıyı iletiyorum:
Tarih, 13 Nisan 2009
Yer; Samsun'da akademisyenlerin ikamet ettiği Ondokuz Mayıs Üniversitesi lojmanları.
Sabah saat 05.00 sıraları.
Kapının zili sürekli çalıyor.
Öylesine kalabalıklar ki bütün lojman adeta ayağa kalkmış durumda.
Kapıyı açan kişi Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nin eski Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay.
'Günaydın' hakkınızda 'gözaltı kararı var' deyip eve doluşuyorlar.
Evde aranmadık yer kalmıyor.
Bernay'ın bilgisayarı, diskleri, bütün dokümanları ve CD'leri tek tek torbalara konuluyor.
Ergenekon operasyonlarının bilmem kaçıncı dalgası.
Bernay, farklı illerde yapılan aynı dalga operasyonların hedefi olan 4 diğer rektör gibi gözaltına alınarak Emniyete götürülüyor.
Bütün Türkiye bir türlü ardı arkası kesilmeyen cumhuriyetçi, Atatürkçü, laik Türkiye'den yana bilim insanlarına yapılan bu operasyonları canlı olarak izliyor televizyonlardan.
İnsan, uyanmak istediği ama bir türlü uyanamadığı bir kabusun içinde sanki.
Samsun Emniyeti'ndeki sorgusu tamamlanan Bernay, İstanbul'a götürülecek.
Arka kapıdan çıkarılan eski rektörün aracının önü bir anda kesiliyor.
Otomobil bir o tarafa bir bu tarafa savruluyor.
Neredeyse devrilecek.
Bernay'ın öğrencileri, akademisyen dostları, yol arkadaşlarının önünü kestiği araç, kalabalığı zor bir hal yardıktan sonra, hızla uzaklaşabiliyor.
İstikamet, Çarşamba Havaalanı.
Bernay ve beraberindeki iki polis, uçaktaki yerlerine oturuyorlar.
Bir 10 dakika sonra uçağın diğer yolcuları da gelmeye başlıyor.
Prof. Dr. Ferit Bernay büyük bir şaşkınlık içerisinde.
Çünkü etrafındaki koltuklara oturanların hepsi, akademisyen arkadaşları, dostları…
Hepsi yanındalar.
Bir süre sonra uçağın kaptan pilotunun sesi duyuluyor: "İyi günler... Bugün çok özel bir yolcumuz var. Atatürkçü aydın bir rektörümüz, bizimle birlikte. Yaşadıklarından, onun bu şekilde uçağımızda seyahat ediyor olmasından büyük bir üzüntü duyuyoruz. Ama şunu bilsin ki; bugünler kesinlikle geçecek. Her zaman onun yanındayız."
Uçakta bir alkış tufanı kopuyor!
İşte tüyleri diken diken eden bu anıyı, yıllar sonra gözleri dolu dolu, tam da karşımda otururken anlatan kişi, FETÖ'nün Ergenekon terör örgütünün üyesi olmakla suçladığı, cezaevine yolladığı, iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 10 yıl hapis cezası istediği Prof. Dr. Ferit Bernay...
Dr. Ferit Bernay ve Kültür Sanat etkinlikleri fotoğrafları:
https://photos.google.com/share/AF1QipPF3-EprhzKO1SgM1DtbtTClvzDF-z7PLCXkiF086CpvR2S5Mee7x7mSGUI5GHJVQ/photo/AF1QipMTxnOzVA0_mA5bxGLCcA1uZ3IcGufKHRTJXGU_?key=OW1FaVJtRGk5RFVFRnRhVmtobjRlbjNPZUM2WG93
2 Ağustos 2024 Cuma
ÇAVUŞ KÖYÜ CAMİSİ...
.




