YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...
Köyceğiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Köyceğiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2020 Cumartesi

KÖYCEĞİZ...

 

- 12-15 Ekim 2020, Köyceğiz-Muğla -

Efsane'ye göre;
Karya Kralı Miletos'un.
İkiz çocukları dünyaya gelir.
Biri kız diğeri erkek'tir...

Kızın ismi Byblis olur.
Erkeğin ismi Kaunos konulur.
Kardeşler büyürler.
Birbirlerini çok severler...

Ergen yaşa ulaşırlar.
Byblis, kardeşine aşık olur.
Bir mektupla sevgisini açıklar.
Kaunos üzülür, utanç duyar...

Kaunos, kenti terk eder.
Uzak bir yerlere gider.
Bir kent kurar, yerleşir.
Bu kente de adını verir...

Byblis, kardeşini çok sevmektedir.
Bir daha kardeşini göremeyecektir.
Onu aramak için dağlara çıkar.
Gözyaşları sel olup, akar...

Kardeşini bulma ümidi yok olur.
Byblis, bir kayaya tırmanır.
Kendini boşluğa bırakır.
Nympheler (su perileri) üzülürler.
Ve onu bir pınara dönüştürürler...

Byblis'in gözyaşları akar.
Kaunos kenti kıyısına ulaşır.
İki kardeş tekrar kavuşur.
Güzel, mutlu bir ortam oluşur...
..................

Köyceğiz, şirin bir kasaba.
Muğla-Fethiye yolu ortasında
Köyceğiz Gölü kıyısında.
Dağlar, ormanlar arasında...

Doğal güzellikleriyle.
Narenciye bahçeleriyle.
Sığla ormanlarıyla.
Cennetten bir köşe adeta...

Tüm bu güzellikleriyle.
2019 senesinde.
Türkiye'nin sakin, huzurlu şehri.
Seçildi ve oldu bir 19. CittaSlow kenti...

Köyceğiz'de kentin hemen yanında.
Yemyeşil Sığla ormanıyla.
Balık dalyanlarıyla.
Dalyan'daki Kral Mezarları'yla...

5.5 km'lik İztuzu Plajı'yla.
Buradaki Kum Zambakları'yla.
Caretta caretta'larıyla.
Ve Nil Kaplumbağa'larıyla...

Çevredeki çam ormanları'yla.
Muhteşem Ölemez Dağı'yla.
Ekincik Koyu'yla.
Sultaniye Kaplıcaları'yla.
Ve Çamur Banyoları'yla...

Tropik iklimiyle.
Muhteşem gölüyle.
Göldeki sazlık, lagünleriyle.
Kaunos antik kentiyle...

Sözün özü.
Çandır köyü.
Ve Radar Tepesi.
Biri birinden güzel yöreleriyle.

Köyceğiz, gelip görülesi.
Keyifle kalınası, gezilesi.
Hatta yerleşilesi.
Muğla'nın güzel bir beldesi...


Köyceğiz ve çevresi fotoğraflarım:
.

14 Kasım 2020 Cumartesi

PALMİYE MERKEZİ'NDEN DAHA FAZLASI...


- 14-15 Ekim 2020, Köyceğiz-Antalya -

Ragıp Esener.
Samsun'dan arkadaşım.
Doğa dostu yandaşım.
Doktor bir meslektaşım...

1968 senesiydi.
Ankara Tıp Fakültesi'ni bitirdi.
Orada Genel Cerrahi'yi seçti.
Dört sene Asistan olarak geçirdi...

Genel Cerrahi Uzmanı oldu.
İngiltere'de bir yıl çalıştı.
Üç yıl da Zambiya'da görev yaptı.
Müthiş bir deneyim kazandı...

Sonra Samsun'a geldi.
Önce SSK Hastanesine girdi.
Bir yıl sonra OMÜ Tıp Fakültesi'ne geçti.
Başarılı bir Cerrah ve Hekimdi...

İyi bir Öğretim Üyesi'ydi.
9  yıl burada başarıyla çalıştı.
Doçentliğini de aldı.
30 yıllık Hekimliğini sonlandırdı.
Ve OMÜ'den 1997'de ayrıldı...

Samsun'da doğa sevgisi sonsuzdu.
Doğayı Koruma Derneği'ni kurmuştu.
10 yıl bu Derneğin Başkanlığını yaptı.
Toplantılar, gösteriler, geziler düzenledi...

1993'de Köyceğiz'i seçti.
Arazi alıp, 1997'de buraya yerleşti.
Buranın iklimi iyiydi.
Tropik bitkiler için iyi bir yerdi...

1997'de ilk Palmiye dikimleri yapıldı.
Zamanla Palmiye türü sayısı 140'ı aştı. 
Burada "Palmetum" adlı.
Geniş bir Palmiye Müzesi oluşturuldu...

Zaman içinde Palmiye dışında.
Farklı bitki türleri de yetiştirildi burada.
Kaktüs evi, Su Bahçeleri, Tropik Sera.
Botanik Bahçesi, 22 dönümlük alanda...

Su Bahçesi, 4 dönümlük bir sahada.
Rüya Bahçesi'ndeki 19 havuz'da.
Sergilenmekte 18 tür Nilüfer çiçeği.
Birçok tür Su ve Bataklık bitkileri...

Bitirilen 2005 senesinde.
Kaktüs Evi'nde de.
300 çeşidin üzerinde.
Kaktüs Bitkisi sergilenmekte...

Zakkum Kafe'de de.
Zakkum'un 30 çeşidi gündemde.
En önemlisi, eşi-benzeri olmayan dünyada.
Nerium oleander Esener bulunmakta...

Bitki türlerinin 1000'i geçtiği.
Yemyeşil renkli.
Palmiye Merkezi.
80 dönümlük bir arazi...

Burada bitkiler, çiçekler, ağaçlar.
1.5-4 dönümlük dev seralar.
Ve açık alanlarda yetiştiriliyor.
Çok sayıda insan çalışıyor...

Burası ayni zamanda.
Bitki yetiştirilmesi, bakımı alanında.
Bir eğitim, araştırma ve uygulama.
Yeri aslında...

Peysaj Mimarları'nın yanında.
Birçok Stajyer öğrenci çalışmakta.
Araştırmalar yapılmakta.
Toplantılarla eşi olmayan konumda...

Gerçekten de burası.
İşletmesi, doğaya bakış açısı.
Eğitimi, üretimi, anlayışı.
İle Palmiye Merkezi'nden daha fazlası...


Palmiye Merkezi Fotoğraflarım:

Palmiye Merkezi Web Sitesi: www.palmiyemerkezi.com
.

26 Ekim 2020 Pazartesi

BATI AKDENİZ GEZİSİ...

 

- 5-22 Ekim 2020, Batı Akdeniz -

5 Ekim tarihinde çıktım İzmir'den yola.
İstikamet Bodrum'a.
Toplanacağız burada.
Tatil geçiren Lise arkadaşlarımızla...

Önce Lakina antik kenti ziyareti.
Yatağan kentindeki.
Termoelektrik santrali.
Yakınındaki...

Akşam, Aytaç Güldamla önderliğinde. 
Grança Evleri'nde.
Lise arkadaşlarıyla buluşma, hasret giderme.
Sağlığa kaldırılan kadehler, sohbet eşliğinde...

Ertesi gün de.
Hekimköy sahilinde.
Denize girilmesi.
Sohbetlere aralıksız devam edilmesi...

Arkadaşlara ve Bodrum'a veda.
Feribotla geçiş Datça'ya.
Yolda uğranılması Aktur'a.
Ver elini Marmaris Yat Marina...

Hasan Beşer'in botla gelmesi.
Morton teknesine geçilmesi.
Cennet adası
Adakoy'da konaklanması...

Cennet gibi yemyeşil bir koy burası.
Karşımızda Bedir adası.
Sabah erkenden kalkılması.
Gündoğumu fotoğraflanması...

Pırıl pırıl bir hava.
Çam ormanı arkamızda.
Birkaç yat yanımızda.
Masmavi deniz altımızda...

Dört gün burada kalıyoruz.
Sonra Hale'yi de karşılıyoruz.
5. gün demir alıyoruz.
Marmaris Netsel Marina'ya geçiyoruz... 

Bir gece de Netsel Marina'da.
Sonra Beşer'lere veda.
Otomobille Cennet adası turu.
Nimara Mağarası ekspedisyonu...

Kıyıdan otomobille Köyceğiz'e.
Burada Alila Otele yerleşme.
Sığla Ormanı'nda gezinme.
Akşam günbatımını görüntüleme...

Sabah Köyceğiz'den tekneye binme.
Sultaniye ve İztuzu'nu görme.
Caretta Caretta'yı görüntüleme.
Akşam dönüşte geçiyorum Hamitköy'e...

Arkadaşım Ragıp Esener burada.
Bir Botanik Bahçesi oluşturmuş 35 yılda.
Palmiye Merkezi adında.
Yaşıyor Tropik bitkiler, çiçekler arasında...

Bir günde zor geziyorum.
Ragıp'la sohbet ediyorum, bilgi alıyorum.
Otomobille Ekincik Koyu'na geçiyorum.
Yolda müthiş manzaralar görüyorum...

Öğlenden sonra yola çıkıyorum.
Antalya'ya gitmeyi amaçlıyorum.
Görmediğim Korkuteli yolunu seçiyorum.
Müthiş Gümüş Han Otel'de kalıyorum...

Sabah erkenden Antalya'dayım.
Geyikbayırı'ndayım.
Dağcı Tunç Fındık'ın evindeyim.
Beydağları'nın içindeyim...

Tunç'la dağlarda geziyoruz.
Trabenna Antik Kenti'ni keşfediyoruz.
3 gün birlikte çevreyi dolaşıyorum.
Sonunda dönüş yoluna koyuluyorum...

Kemer, Çamyuva, Tekirova'yı geçiyorum.
Kumluca'da sahile ulaşıyorum.
Finike'de koylar başlıyor.
Turkuaz mavisi koylar peş peşe geliyor... 

Çayağzı'na geliyorum.
Yeni açılmış Likya Müzesi'ni geziyorum.
Oradan Sülüklü Plajı'na gidiyorum.
Kaputaş ve Kaş'ı bir kez daha görüyorum...

Akşama doğru Ölüdeniz'deyim.
50 yıl önce kimsenin olmadığı yerdeyim.
Her yer otel, bina, market olmuş.
Buna rağmen doğal güzelliği korunmuş...

Öğlen yola çıkıyorum.
Dalyan'a geçiyorum.
Burada, Patagonya gezi rehberimiz.
Sevgili Cahit İnal ile buluşuyorum...

Uzun yıllar sonra kucaklaşıyoruz.
Minik bir feribotla karşıya geçiyoruz.
Köyceğiz gölü karşı kıyısında gidiyoruz.
Çandır köyü'ne geçiyoruz...

Güzel bir köy Çandır halâ..
Kaunos antik kenti yakınında.
Bir gün, Kaunos'u geziyorum.
İki gün de Cahit'in konuğu oluyorum...

Sabah Çandır'dan  ayrılıyorum.
Muğla üzerinden Bodrum'a geçiyorum.
Gündoğan'a gidiyorum.
Villa Rustica Otel'de konaklıyorum....

Serpil ve Mustafa Türkoğlu tarafından. 
Misafir gibi karşılanıyorum.
Arkadaş gibi ağırlanıyorum.
Dost gibi uğurlanıyorum...

Dönüşe geçiyorum.
İzmir'e dönüyorum.
18 günde 2000 km yol yapıyorum.
Müthiş güzellikler görüyorum...

Gezide eski dostlarla buluşuyorum.
Hâl hatır sorup, sohbet ediyorum.
Bunu gezinin en mutlu. 
Bölümü kabul ediyorum...

Seval ve Aytaç Güldamla'ya.
Hale ve Hasan Beşer'e.
Ragıp Esener'e.
Tunç Fındık'a.
Cahit İnal'a.
Serpil ve Mustafa Türkoğlu'na.
Yürekten teşekkür ve dostlukla...


Batı Akdeniz gezisi fotoğraflarım:
.