YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

14 Haziran 2019 Cuma

TEK DERSTE YUNANCA...



Biliyorum hepiniz İngilizce biliyorsunuz.
Biliyorum çoğunuz İngiltere, Amerika'ya gidiyorsunuz.
Oralarda İngilizce konuşup, derdinizi anlatabiliyorsunuz.
Ama RusyaÇin veya Japonya'ya gittiğinizde çuvallıyorsunuz...

O ülkenin lisanını konuşamıyorsunuz.
Yazılarını da okuyamıyorsunuz.
Hiçbir şey anlamıyorsunuz.
İngilizce bilen birini dört gözle arıyorsunuz...

Bloğumda iki sene önce.
Rusça öğretmiştim size.
Tek derste.
Ücretsiz hem de...

İki sene aradan sonra.
Şimdi de öğreneceğiz Yunanca.
Gittiğinizde komşuya.
Su gibi okuyup anlayacaksınız bu lisanı da...

İddia ediyorum, bitirdiğinizde.
Bu dersi de.
Okuyacaksınız İliada'yı da, Odysseia'yı da.
Hem de bir çırpıda...

Başlayalım o zaman.
Elif, Be ile.
Yani Alfabeyle.
Yani Alfa ve Beta ile...

Ama önce yukarıya Yunan harflerine bakın.
Alfa ve Beta'yı zaten tanıyorsunuz.
Gama'yı yani "G"yi.
Ve iyice belleyelim Delta'yı yani "D"yi...

Teta yani "T" ve Lamda yani "L".
Xi yani "X" ve Pi yani "Pe" ve.
Sigma yani "S" ve Phi yani Fi "F".
Psi ya da "Ş" ve Omega yani"O"...

Harfleri biraz farklı olsa da.
Kelimelerin arasında. 
Öğreneceğiz onları da.
Nasıl olsa...


Dilerseniz bir bira reklamıyla. 
Vira Bismillah deyip başlayalım.
Alfabenin ilk harfiyle. 
ALFA'yla.


Alfa kelimesini gördük.
Biramızı içtik.
Ama bu arada Lamda ve Fi'yi.
"L" ve "F" harflerini de öğrendik...


Şimdi Yunan isimleri ile gidelim biraz:
Yukarıdaki ismi kolayca çözdünüz. MARİA yazıyor.
Rho harfi yani "R", Yunanca'da P olarak yazılıyor.
Ama her zaman R olarak okunuyor.
Aman akıldan çıkarmayın...


Tekrarda yarar var.
İşte bir Ermeni kardeşimizin ismi: KİRKOR.
İki tane P harfi birden var.
Ama ikisi de R olarak okunuyor...


İşte güzel bir Yunan kadın ismi:
ELENİ.
E ve N'yi yi zaten biliyoruz.
Burada Lamda yani "L" ve Eta H yani İ bizim için yeni...


Geldik Ay Tanrıçası ARTEMİS'e.
P harfi yazılıyor "R" okunuyordu biliyoruz.
Sondaki harf Sigma, yani S harfi.
Yunan isimlerinin çoğu bu harfle "S" ile biter. 
Kostas Lukas gibi...


NİKOS KAZANCAKİS.
Meşhur, Zorba filminin öykü yazarı.
TZ harfleri yan yana gelince.
"C" okunuyor Grekçede...


ATİNA, Atina kentinin koruyucu Tanrısı.
İçinde yatay çizgi bulunan "OTeta yani T harfi biliyorsunuz.
H yazılıp Eta okunan da bizdeki İ harfi.
Bu ATİNA kelimesini, hiç unutmayın e mi...


Güzel bir kadın ismi daha: 
SOFİA.
Bilmediğimiz harf yok burada.
Sigma'nın S'si ve Phi'nin F'si farklı olsa da...


Geldik MANOLİS'e, MAN'da sorun yok.
Sorun Omega yani "O" da.
Lamda'nın LEta'nın "İ" ve 
Sigma'nın da "S" olduğunu zaten biliyoruz...
(lâf aramızda isim yine Sigma ile bitmiş)


Gelelim VENİZELOS'a.
Bir zamanların Yunanistan Başbakanı.
Burada Beta harfinin V olarak okunduğunu öğreniyoruz.
Gördüğümüz tüm B harfleri V olarak okunacak unutmayın.
Lamda'nın L, Omega'nın O ve Sigma'nın da S olduğunu biliyoruz.


İsimleri bitirdik, ama çok da şey öğrendik.
Bu kelimeyi kolayca okudunuz: FOTO yazıyor.
Phi'nin F olduğunu biliyordunuz zaten.
Diğerlerinin ikisi de O harfi...


Kolay bir kısaltma: PAOK yazıyor.
Pi harfini bildiniz, 3.141516... diye gider.
Ama "P" diye okunur.
PAOK, İstanbul'dan Selanik'e göç edenlerin kurduğu takım.


Yine basit bir kelime: AGORA. Hani meyhanesi olan.
A'ları zaten biliyoruz.
Ters L şeklinde olan G yani Gamma'nın G'si.
O'ları, R'leri biliyorsunuz zaten...


Hazır meyhaneye gelmişken mezelere bir bakalım:
MEZEDES yazıyor, yani mezeler.
burada Delta'nın D harfini tanıdık. ikizkenar bir üçgen şekli.
Adamın telefonu da var, Ouzo'ları ısmarlamadan devam etmeyin...


Ouzo içmek için nereye gitmeli: TAVERNA.
B'ler "V" okunuyordu önceden öğrenmiştik.
P'nin de "R" olduğunu zaten biliyorduk.
Bu TAVERNA'cı biraz sarhoş galiba. Çıkalım...


Nihayet sarhoş olmayan bir TAVERNA bulduk.
Yazısı daha güzel yazılmış.
Öğrenmenin temeli tekrar etmek. İçelim, açılalım.
Bu tavernada biraz kalıp, "B" ve "P"nin nasıl okunacağını öğrenelim.


Pek bilmediğiniz bir kelime: DİMOS yazıyor.
DİMOS Yunanca'da Halk demek.
Baştaki üçgen işaretin "D" olduğunu biliyoruz.
"H" harfi de her zaman "İ" okunacak unutmayalım...


DİMOKRATİAS.
DİMOS'u biraz önce öğrendik. Halk demekti.
DİMOKRATİAS da  Demokrasi demek.
Halkın kendi kendini idaresi.
Bizde pek yok ama olsun, fazla karıştırmayın...


Öğrenmenin en önemli noktası tekrar etmek.
Demokrasiyi öğrenene kadar devam edeceğiz.
NEA DEMOKRASİ Partisi.
Yani Yeni Demokrasi. İnşallah diyelim...


ASTORİA.
Bilmediğimiz hiç bir harf yok.
Okuması kolay oldu.
Öğrenmeye başladık mı ne?..


Çok iyi bildiğimiz iki kelime: SUPER MARKET
Harfleri artık kolayca tanıyoruz.
O ile Y yan yana geldiğinde "U" olarak okunuyor.
Sigma'lar, Pi'ler, Rho'larda sorun zaten yok...


Super Market'e girdik.
Bir de CIGARA almadan çıkmayalım.
T ve Sigma harfleri yan yana geldiğinde "C" olarak okunuyor.
CIGARA alalım, ama içmeyelim...


Super Marketten çıktık PARKINK nerede acaba?
İşte tabelası burada.
Pi'nin P'si ve Rho'nun R'si tamam.
Sıra arabamızı bulmaya kaldı...


Arabamızın PLAKA'sını da bulduk.
Pi harfi P, Lamda da L olarak okunuyor biliyoruz artık.
Arabamıza atlayıp bir KAFE'ye gidelim diyorum.


Öğrenmemize bir KAFE'de devam edelim.
Bir de PİTSA söyledik mi keyfimize diyecek yok.
Phi'nin F olduğunu, Pi'nin P olduğunu bilmeyen yok.
İyi gidiyor, KAFE ve PİZZA'lara devam...


Pizzacı'nın SALONİ'sinde biraz oturalım.
Öğrendiklerimizi gözden geçirelim.
Sigma ve Lamda'yı biliyoruz.
Salon kelimesi de zaten bildiğimiz bir şey...


Kafe'de işimizi tamamladık.
Şimdi bir de oranın TUVALETLER'ini denetleyelim.
O ve Y harfleri yan yana geldiğinde "U" oluyordu söylemiştik.
Lamda ve Sigma ile tuvalette tanışmadık, biliyorsunuz...


Tuvalette işimizi bitirdik.
ASANSÖR ile aşağıya ineceğiz.
Sigma'lar, Rho'lar ezberimizde.
Yunanlılar henüz Ö harfini keşfetmedikleri için EP, ÖR oluyor...


KEFALİ, bildiğimiz bir balık türü KEFAL.
Yunanca'da kafa anlamında.
Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur.
Biraz da Tıp kelimelerini okuyalım:


KARDİOLOGİKO yani KARDİOLOJİ.
Kalple ilgili bilim dalı.
Delta'nın D'si, Lamda'nın L'si ve Gamma'nın G'si tanıdık.
Zor bir kelime. Kardiologlar Sigara içmenizi istemezler. 
Bilesiniz...


MİKROBİOLOGİKO yani Mikrobiyoloji.
Çok zor bir kelime ama Mikroskopla da olsa okuyabildik.
Kim tutar artık bizi...


Okuması biraz zor bir kelime: AKUSTİKA
Yani Akustik, yani Ses.
O ve Y harfleri yan yana geldiğinde U oluyordu biliyorsunuz.
Sigma'nın S'sini de ekledik mi güzel bir ses çıktı ortaya...


Burada iki kelime var: ELASTİKA ve AMORTİSÖR.
İki kelimeyi artık bir araya getirebiliyoruz.
Korkulur bizden.
Bu Yunanlılar "Ö" harfini hala icat edemediler, üzülüyorum...


LAZAROS.
Lamda, Rho ve Sigma harflerini artık iyi biliyoruz da
Bu LAZ kelimesi de nereden çıktı şimdi?


İşte, Yunanca öğrenememiş bir OF'li vatandaşımız.
Restoran açmış.
Türkçe yazayım demiş, onu da karıştırmış.
Siz böyle olmayın. Zor bir lisan. Çok çalışın, çok okuyun.


Benden önce okudunuz vallahi: TRAPEZ
Sondaki A harfi de bonusu.
Bir Trapezci gibi atlıyoruz daldan dala.
Ama öğreniyoruz da...


Bu biraz zor bir kelime. 
Zorlandınız biliyorum ama: 
ODİSSEAS
Homeros'un destanı, ODİSSEA.


Bu da İLİADOS yani İLİADA.
Taa baştan söylemiştim tek derste
İLİADA ve ODİSEA'yı su gibi okutacağımı.
Benden bu kadar...


12 Haziran 2019 Çarşamba

GİRİT GEZİSİ...



- 4-9 Haziran 2019 -

Kuvvet-i bazu-yı Sultan ile alındı Girid.
sene: 1645
................

Ramazan Bayramı'nda.
Gittik Yunanistan'a.
Atina yoluyla  Girit adasına.
Ankara Üniversitesi Kültür Grubu'yla...

Önce uçuldu Atina'ya.
Küçük bir şehir turu burada.
Rehberimiz Vasili yurtdaşımızla.
Atina sokaklarında...

Akşam üzeri uçakla.
Ulaştık Girit adasında Hanya'ya.
Girit, Avrupa, Asya ve Afrika'nın tam ortasında.
Akdeniz'deki 5. büyük ada...

"Gez Hanya'yı, gör Konya'yı".
Deyişindeki Konya aslında Gonia.
O da Hanya'nın 62 km doğusunda.
Rethimno kenti yakınında...

Hanya, Girit'in batı ucunda.
Venedik Kalesi ve Limanıyla.
Osmanlı'dan arta kalan birkaç yapısıyla.
Çok güzel bir kent aslında...

Otobüsle gidiyoruz batıya.
Rethimno (Resmo)'ya.
Burası da limanıyla ve tarihi dokusuyla.
Görülmesi gerekli bir kasaba...

Ardından yolculuk Girit adasının ortalarına. 
Heraklion'a 1647-1669 aralığında. 
22 yıl kuşatmadan sonra.
Alabildiğimiz Kandiya'ya...

Müthiş bir kale var Kandiya'da.
İtalyanca, Rocca a Mare (deniz kalesi) adında.
Surlarıyla, mazgallarıyla, burçlarıyla.
Osmanlı zapt edememiş 20 yılda...

Koules ya da Kule.
Olarak da biliniyor bu Kale.
Kalenin ucundaki yıkık minaresiyle.
Kim bilir ne anılar var bu Kalede...

Kandiye şehrinde.
Rastlıyorsunuz birçok Osmanlı eserine.
Camisiyle, Sebiliyle, Tekkesiyle.
Üzerinde Osmanlıca yazılı evleriyle...

Anthony Quinn'in baş rolde oynadığı.
Zorba filminin öykü yazarı.
Nikos Kazancakis'in de.
Mezarı Kandiye'de...

Heraklion veya Kandiye bölgesi.
Minos uygarlığının da en önemli köşesi.
Bu medeniyet MÖ 3200-1200 senelerinde.
2000 sene hüküm sürmüş Girit'te...

Minos Uygarlığı.
Mitolojik Kral Minos'tan alır adını.
Kandiya'da gördük bu uygarlığın müthiş sanatını.
Ve de inanılmaz Knossos Sarayını...

Gittik sonra da Girit'in en doğusu'na.
Aya Nikolaos limanına.
Deniz ile Göl'ün ayrıldığı ufak bir kanalla.
Rustik ve de turistik bir kasabaya...

Buradan geçtik Elounda'ya.
Mirabella Körfezi'nin güzel manzarasıyla.
Binerek bir tekneye Elounda'da. 
Güzel bir yolculukla ulaştık Spinalonga adasına...

Spinalonga, "uzun diken" anlamında.
Dar ve uzun bir körfezin ucunda.
Stratejik önemi olan küçük bir ada.
Kalesi var yine Cenevizlerden kalma...

Osmanlı'nın en son aldığı kale Spinalonga.
En son da burayı terk etmişiz 1903 yılında.
Bir süre boş kalan ada sonunda.
Tahsis edilmiş Yunanlı  Lepra hastalarına...

Ardından ayrılıyoruz büyük bir vapurla.
Kandiya Limanı'ndan gün batımında.
Yolculuk başlıyor Atina'ya.
Pire Limanı'na...

Sabah Atina'dayız.
Bütün gün yollardayız.
Parthenon'u, Arkeoloji Müzesi'ni geziyoruz.
Akşam üzeri dönüş yoluna koyuluyoruz...

Sözün özü, güzel bir Tarih ve Coğrafya.
Var bu Girit adası'nda.
Ayrıca, yanında.
Zeytinyağlı mezeler ve Ouzo da...

İtan tis miras mas graffo, emeis na gnoristume
Na mirastume tus kaymus, tus ponus mas na pume

Alnımıza yazılmış bizim tanış olmamız
Dertleri paylaşmamız, acıları sormamız
                                Kritçes Madinadha-Girit Manisi
                                      

Atina ve Girit Fotoğraflarım:
.

10 Haziran 2019 Pazartesi

ALMANYANIN EVLERİ



Yolculuğun hedefi gideceğin yer değil,
göreceğin yeniliklerdir.
Henry Miller
...............
Ülkemizdeki gezilerinizde.
Ararsanız kentlerde, beldelerde.
Rastlarsınız belki birkaç eski eve.
O da şansınız iyi ise...

Belki Mardin'de, Bolu'da, Beypazarı'nda.
Biraz da Gaziantep'de, Ayancık'ta,
Safranbolu'da, Bartın'da, Bursa'da.
Kars'da, Antakya'da, Amasya'da...

Olanlar da çok eski değildir.
Yüz yıllık evler pek nadirdir.
Bir kısmının da.
Restorasyonu çok iyi değildir...

İnşaat, bina ve ev yapımında.
Mühendislik ve mimarlıkta.
Kalfasıyla, ustasıyla, marangozuyla.
Kanımca bir numara Almanya...

Çağdaş mimari yapılarda değil yalnızca.
Eski evlerin korunmasında.
Bakımında ve onarımında da.
Müthiş becerikli Almanya...

Hangi şehre giderseniz gidiniz.
Çok sayıda eski evler görürsünüz.
300-500 yıllık evlerdir bunlar.
Bazen de bir arada mahalle oluştururlar...

Almanya'daki kısa gezimizde.
Köyünde, kasabasında, kentinde.
Rastladık çok sayıda güzel korunmuş.
Çok da güzel restore edilmiş eski evlere...

Örneğin, Aşağı Saksonya'da.
Celle kasabasında.
Eski Merkezde 500'den fazla.
Ahşap karkaslı bina bir arada bulunmakta...

Bir kısmı 14-15. yüzyıl yapımı.
Çoğu 2-3 katlı, dik çatılı.
Değişken renkli, alımlı.
Birçoğunda yapım tarihleri de yazılı...

Bazılarının da ön cepheleri.
Anlamlı sözlerle dolu:

"Ey Tanrım bu evi koru,
  evimize geleni-gideni de..."
"Sağlık ve mutluluk,
  çok paradan ve maldan iyidir..."


Almanya'da Eski Evler Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipPYma2BlpFlXTGVd4zZ71_cIBrDiBO4SCSXSg4CL7fjsTH8AFL4SzuM1vVgjy3soA/photo/AF1QipP08r9pgDUIl7HHtWt6TsWDXQ0VE8IoKQyu8x5s?key=X0dMRmlESnRWVkxickREZVJ1bFB0MU1mN2dnaTdn
.

31 Mayıs 2019 Cuma

REN VADİSİ GEZİSİ...



- 11-20 Mayıs 2019, Almanya -

Rhenus (latince), Rein (isviçre).
Rhein (almanca), le Rhin (fransızca).
Reno (italyanca), Rijn (hollandaca).
Ren de ayni nehrin adı Türkçede...

Ren nehriİsviçre'de Alp Dağları'ndan doğuyor.
İsviçre'nin; Lichtenstein, Almanya.
Ve Avusturya ile sınırını oluşturuyor.
Sonra Fransa-Almanya sınırında ilerliyor...

Karlsruhe'de Almanya'ya giriyor.
Burada Rheinland denilen vadide akıyor.
Sonra Arnheim şehrinde Hollanda'ya geçiyor.
1230 km sonra Hollanda'da denize dökülüyor...

Ben ve 55 yıldır Almanya'da yaşayan.
Lise arkadaşım sevgili Dr. Tahsin Akşen ile.
Mayıs ayı içerisinde.
Gidelim dedik Ren Vadisi'ne...

Ren nehri, yaygın bir ulaşım sistemi.
Burası Avrupa'nın can damarlarından biri.
Bir kanalla da bağlı Tuna'ya.
Yük taşınıyor Kuzey denizi ve Karadeniz arasında...

Madenleri, kömürleri.
Yükleri ve petrol ürünlerini.
Aşağı-yukarı gideni geleni, karşıdan karşıya geçeni.
Taşıyor büyük bir yoğunlukla Ren nehri...

Ben sabah 07.30'da İzmir'den çıktım yola.
Direkt bir uçuşla ulaştım Hamburg'a.
11.00'de buluştuk Tahsin'le Hamburg Havaalanında.
Atlayıp arabamıza, koyulduk yola ayağımızın tozuyla... 

Hamburg'un içinden Elbe'nin altından geçtik.
Otobanla kısa zamanda Bremen'e geldik.
Bremen Mızıkacıları'nı gördük.
Belediye Meydanında gezindik...

Tekrar koyulduk yola.
İnsan dediğin kuş misali vallaha.
Sabah İzmir, öğlen Hamburg'da. 
Öğlen sonrası Bremen, akşam da Köln'de yatıya... 

Köln'ün ortasında.
Ren nehri akmakta.
Sabah Köln Katedrali, Köln Camisi ziyareti.
Ardından başladı bizim Ren Vadisi gezisi... 

Köln'den sonraki durak Bonn şehri.
Almanya'nın önceki Başkenti.
Bu güzel şehrin merkezinde kısa bir gezinti.
Ve tabii ki en ilginç yer Beethoven evi...

Ren nehri kenarında Bad Godesberg.
Sonra surlarla çevrili tarihi Andernach kenti.
Peşinden çok güzel Koblenz şehri.
Ve buranın Kalesi ve Alman Köşesi...

Deutsches Eck ya da Alman Köşesi.
Moselle ve Ren nehirlerinin birleştikleri.
Teleferikten çok güzel görüntülendiği.
Önemli bir yer belli ki...

Akşam Boppard şehrinde, Ren nehri sahilinde.
Rebstock (asma fidesi) Otelinde geceleme.
Sabahleyin Boppard'ı bir güzel görüntüleme.
Ardından dağ yolundan geçiş Moselle nehrine...

Burada Cochem kenti ziyareti.
Geniş şaraplık bağların görülmesi.
Ren'in iki yakasında kurulu St. Goar kenti.
Kalesi ve biri birinden güzel evleri...

Bad Kreuznach termal kenti.
Park Salinental'da ilginç bir tedavi şekli.
Su ve tuz molekülleri ile solunumun düzenlenmesi.
Sonrasında Roxheim'de otele gelinmesi...

Sabah yola koyulma üzüm bağları arasında.
Sen nehrinin iki kıyısında iki farklı kasaba.
Şarap üretiminde önemli bir nokta.
Traben ve Trarbach adında...

Kolza (kanola) tarlaları arasında seyirle.
Ulaşıyoruz Rheinfels'e.
Kalesiyle bakıyor Ren nehrine.
Yükseklerden panoramik bir görüntüyle...

Mainz isminde bir büyük şehir daha.
Ren kıyısında.
Burası çok önemli aslında.
Gutenberg'in ilk matbaayı burada kurmasıyla...

Sırada yarışan biri biriyle güzellikte.
Şarap, Şampanya ve Gül şehri Eltville.
Tarihi evleri ve gelişmiş turizm merkezi.
Rüdesheim kenti...

Kassel'de kısa bir mola.
Herkül Anıtı, muhteşem bahçesi ve havuzuyla.
Ren kıyısında hatırladığımız son anı.
Loreley kayalıkları...

Burası Unesco Kültür Mirası doğal bir yapı.
Efsaneye göre Loreley isimli güzel bir kız, sarı saçlı.
Güzelliğine bakakalan Ren nehri kaptanlarını.
Kayalıklara çarptırarak batırıyormuş sandallarını...

Ren vadisinden istemeyerek ayrılıyoruz.
Bad Wildungen'e geliyoruz.
Tarihi bir termal merkez burası.
Eski kent merkezindeki evler pek göz alıcı...

Kassel'de Herkül anıt Heykeli.
Havuzları, şelaleleri, bahçesi.
Celle'nin 1500'lü yıllarda yapılmış evleri.
40 yıl önce 4 ay kaldığım Lüneburg ziyareti...

Ardından dönüş Hamburg'a.
3 gün de buralarda turlama.
Anlatmıştım güzelliğini önceki yazımda.
Bloğumda:
https://yucel-tanyeri.blogspot.com/2019/05/hamburg.html

Son gün Elbe nehri gezisi.
Kuzeye gidip Lübeck ziyareti.
Ve en sonunda da Kuzey Denizi sahili.
Tatil yöresi, Travemünde gezisi...

Bir görsel güzellik göstergesiydi.
Ren vadisindeki bu keyifli gezi.
Dağları, tepeleri, yeşilliği, temizliği.
Sakinliği, sessizliği, doğal güzelliği...

Ama hepsinden iyisi de.
Birlikte olmaktı Tahsin kardeşimle.
Kuzey Ren Westfalya bölgesinde.
10 günlük Almanya gezimde...


Ren Vadisi gezisi fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipMpzYEIC8MHZJBnxJPeC3XKDLajZj8W3sl_2HOnYVQVNfD-oE1A_b_biJ8iPKxXtQ/photo/AF1QipOmXNgRIeU7R68GMcILi_7zwQOqFtcD4oUNS62S?key=S0pEeDBCTTdGQWZCRmlJWVBBZzBaRHFQTzBibFpB
.

26 Mayıs 2019 Pazar

KÖLN MERKEZ CAMİİ...



- 12 Mayıs 2019 Pazar, Köln -

Şüphesiz, tüm Mescitler Allah'a aittir.
Allah'tan başkasına kulluk etmeyin...
                                   Cin suresi, 18. Ayet

...............

Köln.
Ya da Alamancı yurttaşlarımızın değişiyle Kölün.
Almanya'nın batısında.
Ortasından da Ren nehri akmakta...

Köln'ün en önemli simgesi.
Köln Katedrali.
Yapımına başlanan 1248'de.
632 yıl sonra ancak bitirilen 1880 senesinde...

Köln, 12. yüzyılda.
Kudüs, İstanbul ve Roma'dan sonra.
Kutsal kent olarak bilinmekte, tanınmakta.
Hıristiyan dini için önemli bu anlamda...

Köln'de çok sayıda Müslüman da yaşamakta.
Bir cami yapımı düşünüldü 2001 yılında.
İslam ve Hıristiyan toplumu arasında.
Diyalog köprüsü kurmak amacıyla...

Ancak yerel toplumdan tepkiler geldi.
Dost Belediye Başkanı F. Schramma araya girdi.
Tartışmalar, karşı çıkışlar uzadı gitti.
2008'de cami yapımına ancak karar verilebildi...

DİTİB kısaltılmış isimli.
Diyanet İşleri Türk İslam Birliği.
Bu görevi üstlendi.
111 mimar cami projesi verdi...

Alman Mimar Paul Böhm'ün projesi.
Birinci seçildi.
Çağdaş, modern bir cami tasarımıydı.
2009'da caminin yapımına başlandı...

Ancak bu arada siyasi ve dini nedenlerle.
DİTİB ve proje mimarı Böhm arasında.
Anlaşmazlıklar ortaya çıktı.
Proje hayli gecikti...

Tartışmalı bir süreç sonrasında.
3 yılda bitmesi planlansa da.
Aradan 9 yıl geçtikten sonra.
Cami ibadete açılabildi ancak 2018 yılında...

Açılışı TC Cumhurbaşkanı yaptı.
Ancak projenin Mimarı.
Ve Köln'ün iki Belediye Başkanı.
Bu açılışa katılmadı...

Köln Merkez Camii.
55 m yükseklikte iki minareli.
36.5 m yükseklikte yarı şeffaf kubbeli.
1250 kişi kapasiteli modern bir cami...

Avrupa'nın en büyük camisi.
Kültür Merkezi, Kütüphanesi.
Alış Veriş Merkezi ile.
4.5 dönüm arazisiyle büyük bir külliye...

34.5 milyon Euro yapım bedelli.
Bu çağdaş ve modern cami.
Şimdilerde Köln'ün.
Katedral'inden sonraki yeni bir simgesi...


Köln Merkez Camii fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipP1dJWMWqQk4VUHjLOITB6103ah7VGEc1P1jq06xoYsuP1j1UsfVTuqIulCtULziw/photo/AF1QipMd-vD2HbbeO-TVFGU8vEM_GhQ0SUPn6zV6_JGz?key=bjZLeTllejFOWm94WDczLXlZNG5WVjRLOHMtaTN3
.

24 Mayıs 2019 Cuma

HAMBURG...



- 16-20 Mayıs 2019, Hamburg -

Federal Almanya Cumhuriyeti.
16 Eyaletten oluşuyor.
Nüfusu 81 milyon, bizimki ile aynı.
Yüzölçümü ise Türkiye'nin yarısı...

Almanya'nın 16 eyaletinden birisi. 
Hamburg şehri.  
Berlin ve Bremen ile birlikte Almanya'daki..
3 şehir Eyaletinden birisi...

Hamburg kenti.
Almanya'nın ikinci büyük şehri.
Nüfusu 1 milyon 834 bin kişi.
Son 10 yılda nüfus artışı sadece 100 bin kişi...

Elbe ırmağıHamburg'un can damarı.
Hamburg800'lü yıllarda.
Elbe nehri kenarında.
Kurulmuş Hammaburg Kalesi etrafında...

Hamburg, HANSE şehirlerinden birisi.
Hanse şehirleri, 1100-1200 seneleri.
HamburgLübeck, Rostock, Brügge ve Bergen kentleri.
Ticaret Birliği günümüzdeki Avrupa Birliği gibi...

Hamburg'un en önemli yanı.
Limanı.
Deniz kıyısından 80 km içeride.
Oluşturulmuş Elbe nehrinin genişletilmesiyle...

1883 senesinde.
Liman yapımı için Elbe nehrinde.
Meşe kazıkları üzerinde.
Başlanmış depoların düzenlenmesine... 

Burası günümüzde.
630 bin metrekare genişliğiyle.
Avrupa limanları içinde..
Rotterdam'dan sonra ikinci büyüklükte...

Hamburg Konteyner Limanı.
3400 hektar büyüklüğüyle.
10 milyon konteyner ve 121 milyon ton yükle.
İş alanı sağlamakta 150 bin kişiye...

Hamburg'da iki tane iç göl bulunmaktadır.
Hamburg'un içinden birkaç nehir akmaktadır.
Hamburg'da 2500'ün üzerinde köprü vardır.
Bu sayı Venedik'te 650 civarındadır...

Hamburg, 11 Üniversitesiyle.
Bu Üniversitelerde okuyan 109 bin öğrencisiyle.
250 bin yabancı çalışanıyla.
Çok güzel ve rahat bir şehir aslında...

Çok sayıdaki yemyeşil Parklarıyla.
40'ın üzerindeki Tiyatro'suyla.
Yepyeni Elbphilarmonie binasıyla.
Vakit çok keyifli geçer Hamburg'da...

Hamburg'daki Ohlsdorf Mezarlığı.
1877 yılında W. Cordes tarafından planlandı.
Dünyanın en büyük Park mezarlığı oldu.
3890 dönüm üzerinde kuruldu...

1 milyon 400 bin kişi gömülmüş buraya.
Halen 202 bin kabir var bu mezarlıkta.
Sessiz, sakin, bol ağaçlı, yemyeşil çimenli.
Rengarenk çiçekleriyle adeta bir cennet gibi...

Eski Hamburg Belediye Sarayı.
1842 yılında yandı.
55 yıl sonra, 1897 yılı.
Muhteşem bir bina yeniden yapıldı...

Günümüzde, Belediye Sarayı'nın girişinde.
Şunlar yazmakta Latince:
"Atalarının elde ettiği özgürlüğü "
"torunlar korumalıdır layık biçimde..."


Hamburg Fotoğraflarım:

.

10 Mayıs 2019 Cuma

PHNOM PENH...



- 26-27 Şubat 2019, Phnom Penh-Kamboçya -


Phnom Penh yazılıyor.
Punon Pen okunuyor.
Mekong nehri kıyısında.
Ulusal Başkent Kamboçya'da...

Efsaneye göre.
1300'lü senelerde.
Bir kadın Penh isminde.
Yüzmekte olan bir ağaç fark eder nehirde...

Penh isimli bu kadın bu ağacın içinde.
4 Budha heykeli ve bir tane de.
Vishnu heykeli bulur.
Bunlarla bir tepede Tapınak oluşturur...

Bu Tapınak 27 m yüksekliktedir.
Phnom Penh (Penh Tepesi) olarak bilinir.
Bu arada Başkent Angkor, Siamlılar tarafından alınır.
Angkor şehri de, ilahi  Phnom Tepesi yakınına taşınır...

Kral Norodom hükümdarlığı sırasında.
Burası Kamboçya'nın Başkenti yapılır.
1870'lerde Kraliyet binaları inşa edilir.
Fransızlar birçok binalarla şehri geliştirir...

1900'lü yılların başında.
Phnom Penh hızla gelişir.
Ülkenin ekonomik, kültürel, siyasi.
Ve sanayi merkezi haline gelir...

1920'li senelerde.
Fransızlar tarafından Hindiçin'de.
İnşa edilen en güzel şehirdir.
Ve Asya'nın İncisi olarak isimlendirilir...

1975-79 senelerinde ise.
Pol Pot'un iktidarı ele geçirmesiyle.
Kızıl Kmerler örgütüyle.
2 milyon kişi öldürülür 4 sene içinde...

Sabahın erinde.
Mekong nehri kıyısında güneş yükseldiğinde.
Geziye başladım Kamboçya'nın başkentinde.
Phnom Penh'de...

Günü erken karşılayanlar.
Sabah sporunu yapanlar.
Kitlesel yoga uygulayanlar.
Yerel müzik icra edenler hepsi buradalar...

Sonra Kraliyet Sarayı gezisi.
İç mekanlarda fotoğraf çekimi engeli.
Sarayın bahçesinin güzelliği.
Çiçeklerin, ağaçların çeşitliliği...

Phnom Penh'den diğer notlar.
Sonraki yazıda yer bulacaklar.
Buradaki Soykırım Müzesi.
Bunlardan birisi...


Phnom Penh fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipOropGa9v3SQPUtYB3AXGhKw1kJ3GkQ_0gYQ4vB9lknAWq0qblorAKS9yI64icJ-Q/photo/AF1QipOmKNBNZib47RhNf8xs2VH0iZExXpwzpBCLQBns?key=X3I4Z043UWk0aG9Gc09hbWpkRDQ3OHptRHFfNXVn
.