YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...
Pashupathinath etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pashupathinath etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2012 Perşembe

PASHUPATHİNATH...


En büyük ve en eski.
Hindu mabedi.
Pashupatinath.
Nepal'in...

Kökeni 5-6. yüzyıla dayanıyor.
Katmandu'nun doğusunda bulunuyor.
Kutsal Bagmati nehri kenarında yer alıyor.
Yüce Shiva'nın mabedi olarak biliniyor...

Bilinen efsaneye göre.
Tanrı Shiva bu bölgede yaşamıştır.
Mabedin iki katlı altın çatısı vardır.
Gümüşten kapısı her zaman açıktır...

Ancak izin verilmez.
Hiçbir kimsenin girmesine.
Bu tapınağın içerisine.
Hindu'ların haricinde...

Biz de yalnızca dışından izledik.
Tapınağın çevresinde gezindik.
Sadece kapısından bakabildik.
Altın boğa heykelini şöyle bir görebildik...

Esas ilginç tarafı.
Bizler açısından.
Burasının.
Ölülerin burada yakılması...

Ölüler gömülmüyor.
Hinduizm inanışında.
Yakılıyor.
Külleri de kutsal bir nehre dökülüyor...

Ganj
'ın bir kolu.
Kutsal Bagmati nehri.
İşte bu nehrin kenarında da.
Bulunuyor ölülerin yakılma yeri...

24 saat yakım işlemi var.
Burada, Pashupatinath'ta.
7
ölü yakılabiliyor ayni anda.
7 ayrı platformda...

Ölüler getiriliyor.
Bambu ağaç dalları üzerinde.
Turuncu ipek örtüleri üzerinde.
Göğsünde sarı çiçek kolyeleri ile...

Ölüler kaydırılıyor hafif bir eğimle.
Kutsal Bagmati nehrine.
Kutsanıyorlar son bir kez böylece.
Islatılarak ayak topukları hafifçe...

Ölü kişi daha sonra platforma konuluyor.
Altına üstüne odunlar yerleştiriliyor.
10-12 kg kadar yağ ve şeker ekleniyor.
Yakıt olarak petrol asla kullanılmıyor...

Sıkıca doldurulan samanlarla.
Yakma işlemine ağızdan başlanıyor.
Çünkü ağız'ın, kişinin en çok günah işleyen.
Yeri olduğuna inanılıyor...

En küçük erkek çocuğu başlatıyor.
Geleneklere göre ağızdan yakma işlemini.
4-5 saat kadar sürüyor.
Bu ölü yakma töreni...

İzlenebiliyor nehrin karşı sahilinde.
Ölülerin yakılması törenlerinde.
Dayanabilirseniz bu görüntüye.
Bir yoğun dumana.

23 Kasım 2012 Cuma

KATMANDU GEZİMİZ...


Sabiha Gökçen havaalanından başladı.
Katmandu yolculuğumuz.
Gecenin bir yarısında.
AirArabia uçağıyla…

Sarjah
’taydık 4.5 saatlik uçuşun sonunda.
Başkent’inde.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin.
Gündoğumunda…

Konakladık.
8 saat burada.
Can sıkıntısıyla.
Tekrar hareket ettik günbatımında…

Tekrar 4.5 saatlik bir yolculukla.
Ulaştık sonunda akşam olduğunda.
Katmandu’da.
Yerleştik Otel Vajra’ya…

Öğrencisi tarafından yapılmış.
Bu mistik otel.
Meşhur Amerikalı mimar.
Frank Lloyd Wright’ın…

Karmaşık bir şehir.
Katmandu.
Kirli, tozlu, kalabalık.
Gürültülü, bakımsız ve yoksul…

Katmandu kurulu dağlar arasında.
1500 m rakımıyla, bir milyon nüfusuyla.
Ama hayli etkileyici.
Bir o kadar da…

Küçüklü, büyüklü 3000’den fazla.
Tapınak var burada.
Tapınaktan da çok.
Motosikletler her tarafta…

Maymun tapınağı.
Konuşlanmış yüksekçe bir dağda.
Merdivenlerini tırmanıyorsunuz.
Tam 365 basamakla…

Tepeden bakıyorsunuz buradan.
Katmandu’ya.
Geziniyorsunuz tütsüler, Budistler, insanlar.
Turistler, rahipler ve maymunlar arasında…

Pirinç hasadı tamamlanmıştı.
Pirinçler kurutulmaya başlanmıştı.
Biraradaydık Nepal'li köylülerle.
Bungamati köyünde…

Üç krallıktan birisi.
Katmandu vadisindeki.
Patan bölgesi.
Günümüzde burası Unesco kültür mirası eseri…

Karşılaştık büyük bir kalabalıkla.
Rengârenk giysili birçok insanla.
Çarşısında, pazarında.
Basantapur’un Meydanı’nda…

En büyük Budist Tapınağı.
Budha Stupası.
Budist'ler saat yönünde durmadan dönüyorlar.
Bu tapınak çevresinde tam 108 tur atıyorlar…

Ardından kutsal Bagmati nehrine gidildi.
Son derece kirli olan bu nehir görüldü.
Bu ırmak kenarında törenle yakılan ölüler.
Yanık kokuları arasında izlendi…

Hindu tapınağı olan Paşupathinath görüldü.
Sadu’larla karşılaşıldı, ne kadar yoksul iseler.
Ruhları o kadar olgun olduğuna inanılan.
Ve saç sakal uzatan, çalışmayan, yalnızca tapınan…

Sonra dağa çıkıldı.
Ormanın içindeki Vajra Yogini tapınağında.
Tüm gurup okundu, tütsülendi.
Ve bir Budist rahip tarafından kutsandı…

Konaklandı iki gece Nagarkot’ta.
Tam Himalaya dağlarının ortasında doğal ortamda.
Tibet’li Rahip Lama’yla.
Uğraştı grup biraz da meditasyon’la, yoga’yla…

Son gün Baktapur antik kentindeyiz.
Tuğla döşeli dar sokaklarında geziniyoruz.
Trafiğin girmediği bu Newari'lerin kentinde.
Tapınaklar, saraylar arasında dolanıyoruz…

Katmandu’da sekiz günümüzü tamamlıyoruz.
Kalbimizin bir kısmını burada bırakıyoruz.
Himalaya’ları uçaktan son kez gözlüyoruz.
Uzun bir yoldan sonra tekrar yurda dönüyoruz…


Katmandu gezisi fotoğraflarım:
https://picasaweb.google.com/105371707000908378020/Katmandu02#5813843045195956930

.