YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

31 Mart 2026 Salı

ŞAH HATAYİ...

 


Hatai'yem al atluyam
Sözü şekerden datluyam
Murtaza Ali zatluyam
Gaziler deyin şah menem

Şah Hatayi
....................
Son yazım Bloğumdaki.
Anlatmıştı Erdebil İrandaki.
Şeyh Safiyüddin Türbesi'ni.
Ve yeni bir Tarikat düzenini...

Safeviyye Tarikatı.
Kuruluşu 1300 yıllarıydı. 
Aradan 200 yıl geçti.
Tarikat Şiileşti, 1501 yılına gelindi...

Şah İsmail Tebriz'e girdi.
Taç giyip kendini Şah ilan etti.
Kuruldu Tebriz'de bir Safevi Devleti.
Bu Devleti kuran ilk kişi.
Şah İsmail idi...

Şah İsmail, 1487 Erdebil doğumluydu.
İran, 800 yıl Araplar tarafından yönetilmişti.
Şah İsmail, toplumu bir çatıda birleştirdi.
Tek ülke haline getirdi...

Safevi Devleti'nde 
Saray dili Türkçe'ydi.
Farsça da hem halk diliydi.
Ve hem de Bürokrasi lisanı idi...

Şah İsmail, 1524 senesiydi.
36 yaşında, Tebriz'de vefat etti.
Kurduğu Safevi Hanedanlığı.
Devam edişi 200 yıldan fazlaydı...

Şah İsmail, Anadoluda da Şiiliği.
Yaymak istemişti.
Osmanlı ile Çaldıran'da çatışmaya girdi.
Ama 1514'te Yavuz Sultan Selim'e yenildi...

Bu yenilgiden sonra.
Ölümüne kadar geçen 10 yılda.
Şah İsmail girmedi hiçbir savaşa...

Safevi Devleti ondan sonra.
İlerleme kaydetti hızla yıllar boyunca.
Zenginleşti ticaret ve satışlarla.
Gelişti kültür, mimari ve sanatla...

Şah İsmail, Safevi Devleti'ni kurmuştu. 
Ama ayni zamanda bir Ozan'dı.
Alevilik ve Bektaşilik geleneği.
Yedi Ulu Ozan'dan birisiydi...

Şah İsmail, Şii alim Lahici'den.
Arapça, Farsça, Kuran, Tefsir dersleri.
Şii mezhep prensiplerini.
Ve Harp tekniklerini öğrenmişi...

Şah İsmail iyi bir Şairdi.
Hatayi veya Hatai.
Mahlasıyla şiirler yazardı...

"Hatayi" nitelendirmesi.
Hatalı, kusurlu anlamlarına gelirdi.
Ve bir tasavvuf mütevazılığı ile.
Kendisini ederdi ifade...

Hatayi, bir Devlet hükümdarıydı.
Azeri Türkçesi bilir, konuşur, yazardı.
Anadolu halkıyla bağ kurma amacını.
Duygu ve düşüncelerini Şiirle.
İfade ederdi Türkmenlere...

Hatayi Divanı vardı.
Türkçe ve Farsça şiirleri buradaydı.
Dehname'si, On Mektup demekti.
Ve manzum bir Aşk Mesnevisiydi...

Nasihatname'si eğitici bir eserdi.
Müritlerine tasavvufi öğütler verirdi.
En etkileyici şiirlerini.
Halkın anlayacağı hece vezniyle vermişti.
Nesimi'nin etkisindeydi.
Şah Hatayi şiirleri Cem ibadetlerinde.
Yüzyıllardır söylenmekte bağlama ile...

Bir şiirini yazalım.
Sonra kitapları açalım.
Ya da internetten bakalım.
Şiirlerini oralardan okuyalım:

Hatayi'm der mürşidimiz Ali'dir
Açılan gül-i rânâ'mız bellidir
Yükümüz gevherdir, yükümüz lüldür
Her bezirgân bu kâr'a dayanmaz

(Açıklama Mürşid: rehber, 
Gül-i Rana: iki renkli sarı-kırmızı gül
Lül: inci, Bezirgân: tüccar)


Şah Hatayi Fotoğrafları:
.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder