YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

30 Kasım 2024 Cumartesi

ÇALIKUŞU...

 

- 7 Kasım 2024, Yenimahalle-Ankara -

Gurup gurup oturmuşlar fertler Çalıkuşuna
Dertli dertli çek arkadaş Allah aşkına
Anladım neden geldi bu dertler senin başına
Dönmeden şaşkına otur arkadaş Çalıkuşuna

Dertler bu masalarda biter
Eskisini unutmadan, yenisi tazeler
İçme arkadaş ciğerin pareler
Tüm dostlar, bu ayyaş olmuş derler

Tek tek uzaklaştı dost bildiklerim
Akşam olur meyhane yolu gözlerim
Dost görünmüş bana bütün sevdiklerim
Ne ettiyse etti bana dost bildiklerim

Buymuş benim alın yazım, kaderim
İçersem artık kendi kendime içerim
Dostlarımı andım, bundan sonra içerim
Kaldıysa gerçek dostları Çalıkuşu'na beklerim

                             Talat Kaptan, 21.11.1983
....................

Çalıkuşu, Yenimahalle'de.
Kuruldu 1964 senesinde.
Bu yıl içerisinde.
Kuruluşunun 60. seneyi devriyesinde...

1964 senesinde.
Bizler öğrenciydik Lisede.
Yenimahalle'de. 
Mustafa Kemal Erkek Lisesinde...

Gelmiştik 18'imize.
Delikanlılık dönemimizde.
Ve Lisede son senemizde.
Kavuşacaktık özgürlüğümüze...

İşte o sene.
Yenimahalle'de.
Açıldı bir Meyhane.
"Çalıkuşu" isminde...

İbrahim Acımert başı çekmişti
Dursun Büyükçolak el vermişti.
Ortak olarak bu Meyhane'yi.
Taşkın Sokak'ta meydana getirmişti...

İbrahim Acımert işi biliyordu.
1946'da Karpiç Restoran'da çıraktı.
Sonra AOÇ'de Merkez Lokantası'nda.
Protokol Garsonu olarak çalışmıştı...

1964'de Lokanta açıldı.
Çalıkuşu adlı.
Bir Müzik Topluluğu.
Açılışta müzik yapmıştı.
Lokanta da adını.
Bu müzik topluluğundan almıştı...

Çalıkuşu, sabah-öğlen Lokanta.
Hem de Meyhane, akşam olduğunda.
Mezeler, yemekler lezzetli
Sohbetler, dostluklar ebedi...

Nezih bir mekandı.
Sabah-öğlen Lokantaydı.
Akşam içkili bir alandı.
Ankara'da  bilinen adı vardı...

Kısa zamanda ünlenmişti.
Yemek ve mezeleri lezizdi.
Tam bir aile yeriydi.
Kadın ve erkekler.
Bir arada yiyip, içerlerdi...

Lisede son yılımızda.
Açılmıştı Taşkın sokakta.
Pek içki içmemiştik burada.
Yıllar geçtikten sonra.
Toplanmaya başladık Çalıkuşu'nda...

Her sene bir kez Kasım ayında.
YMKL mezunları toplanıyoruz burada.
Lisemizi ziyaret ettikten sonra.
60 yıllık arkadaşlarımızla.
60 yıllık Çalıkuşu'nda...

Burada sohbetler ediyoruz.
Hasretlerimizi gideriyoruz.
Eski anıları gözden geçiriyoruz.
Yanımızda olamayanları özlemle anıyoruz...


Çalıkuşu Fotoğrafları:
.

25 Kasım 2024 Pazartesi

SONBAHAR KIŞI...

 

-24 Kasım 2024, Ankara -


Şu fani dünyada murad almadan
Eller gibi şad olup da gülmeden
Ellerin bağında gülü solmadan
Baharım güz oldu yazım kış oldu
                                   Neşet Ertaş
 
....................  

Anlatmıştım Ankara'nın.
Sonbaharını.
Önceki yazımda.
Bloğumda:

Uzunca bir sonbahar yaşamıştık.
Kasım ayına yeni girmiştik.
Henüz kışa da tam girmemiştik.
Hava birden soğudu.
Ankara'ya erken kar yağdı...

Ertesi sabah çıktım doğaya.
Kışı doya doya yaşamaya.
Kar fazla yağmamıştı.
Ama her yan beyazlanmıştı...

Ağaçların bir kısmı yeşildi.
Yapraklar daha tam dökülmemişti.
Sonbahar daha bitmemişti.
Kalan yapraklar sararmıştı...
 
Mevsim Sonbahardı.
Kar yağmıştı.
Kış erken başlamıştı.
Sonbahar kışı yaşamaktaydı...

Ankara'nın her zaman.
Sonbaharı güzel olurdu.
Bu kez ilk defa.
Güzel olmaktaydı Kışı da...

Ülkü Tamer ne de güzel. 
Dizelerinde ifade etmişti.
Ve bu durumu özetlemişti:

Yazın bittiği her yerde söylenir
Böyle kırmızı kalkan görülmemiştir
Ölüleri örten yapraklardan başka
Çünkü sahiden yaz bitmiştir.


Ankara'da Sonbahar Kışı Fotoğraflarım:

.

21 Kasım 2024 Perşembe

AYDEDE BATTI...

 

- 15-16 Kasım 2024, Ankara ve Zara -

N'eylersin ölüm herkesin başında
Uyudun uyanmadın olacak
Kim bilir nerede, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak
Taht misali o musalla taşında

                          Cahit Sıtkı Tarancı

....................

Geçen hafta.
15 Kasım Cuma sabahında.
Uyandım gün doğmadan daha.
Sabahın karanlığında...

Ay, devrini tamamlamıştı.
Batı yönünde batmaktaydı.
Güzel bir görüntü vardı.
Dünyayı selamlamaktaydı...

Sabah saat 08'de telefonum çaldı.
Lise arkadaşım bir süredir hastaydı.
Ahmet arkadaşımın oğlu telefondaydı.
Ahmet Şenol kardeşim gece sabaha karşı.
Yaşam süresini tamamlamıştı...

Ay'ın ufkumuzdan ayrıldığı sıralarda.
Ahmet de veda etmişti dünyamıza.
Bu benzerliği hatırladım.
60 yıllık hatıraları anımsadım...

Liseye ayni yıllarda girmiştik.
Ayni sene mezun olmuştuk.
Ticaret Akademisine girmişti.
Üniversite öğrenciliği sırasında.
Çalışmıştı Esenboğa Havaalanında.
Hava Trafik Kontrol departmanında...

Sonra da girmişti Lojistik işine.
Yurt dışında ve yurt içinde.
Nakliyelere Gemi ve TIR'larla.
Gelmişti çok iyi pozisyonlara...

Emekli olduktan sonra da.
Sık sık buluştuk onunla.
Lise grubu toplantılarımızda.
Ve çok sayıda seyahatlarımızda...

Uzun zamandır Mersin'de yaşıyordu.
Bir süredir rahatsızdı.
Tedavi görüyordu.
Son zamanlarda durumu bozulmuştu...

Sivas Tıp Fakültesine kaldırılmıştı.
Üç gündür telefonlara yanıt vermiyordu.
Oğlu telefonla beni aradı.
Durumunun iyi olmadığının anlattı...

Bir gün sonra da.
Sabah erkenden telefon açtı.
Aydede batmıştı.
Ahmet dünyamızdan ayrılmıştı...

Çok iyi bir insandı.
Çok da iyi bir arkadaştı.
Sivas'lıydı.
Zara doğumluydu...

Gençliği Yenimahalle'de geçmişti.
Mustafa Kemal Liseliydi.
Kültürlü, aydın bir gençti.
Atatürk sevdalısı bir Devrimciydi.

İlk otobüsle yola çıktık.
Zara'ya ulaştık.
Tüm Zara halkı cenazedeydi.
Orada sadık yari toprağa verildi...

Bizler, kadim bir arkadaşımızı.
Sivas,  tutkulu bir Yiğidosunu.
Memleket, aydın bir yurttaşını.
Zara, iyi bir sevdalısını kaybetmişti... 

Ayni günün gecesinde.
Hareket ettik Ankara'ya otobüsle.
Gecenin yarısında Sivas kırsalında.
Dolunay yine sisler arasındaydı.
Ahmet yukarıdan bize el sallamaktaydı...


Ahmet Şenol Fotoğrafları:

14 Kasım 2024 Perşembe

ANKARADA SONBAHAR...

 

- 1-31 Ekim 2024, Ankara -

Fani ömür biter, bir uzun sonbahar olur.
Yaprak, çiçek ve kuş dağılır, tarumar olur.
Mevsim boyunca kendini hissettirir veda;
Artık bu dağdağayla uğuldar deniz ve dağ.
Yazdan kalan ne varsa olurken haşır neşir.
Günler hazinleşir, geceler uhrevileşir,
Teşrinlerin bu hüznü geçer ta iliklere.
Anlar ki yolcu yol görünür selviliklere

                               Yahya Kemal Beyatlı

....................


Ankara'nın en çok.
İstanbul'a dönüşünü.
Severmiş Yahya Kemal...

Bence,
Ankara'nın en güzel yanı.
Sonbaharı...

Ankara'da kara iklimi vardır.
Kışları soğuktur.
Yazları da kuraktır.
Ve de oldukça sıcaktır...

İnse de ilk bahar.
Ankara'nın sisli yamaçlarına
.
Sonbahar yine de.
En güzel mevsimidir bence...

Ne soğuktur, ne de sıcak.
Yağmur yağar ağır aksak.
Bayılırım Ankara'da.
Sonbaharın sarısına.
Doyum olmaz gecelerinin de tadına...

Ankara'daydım Ekim ve Kasım'da.
Gezdim iki ay boyunca.
Ilık bir havada.
Pastırma yazı kıvamında.
Sarı ve turuncu ortamda...

Dağ ve tepelerinde.
Park ve bahçelerinde.
Dolaştım.
Sonbaharın keyfini yaşadım...

Şair Turgut Uyar.
"Eylül toparlanıp gider" der.
"Ekim filan da toparlanır".
Ve gider işte...

Ayni şair dizelerinde.
Soruyor serçeye:

Sonbahar gidiyor serçe
Yuvanı ne yapacaksın?
Ayva çiçek açmadan önce.
Meyvelerin içi geçecek
Rüzgâr başka çeşit esecek
Yağmurlarla ıslanacaksın.
Halbuki ne kadar sıcaksın...


Rüzgar farklı esiyor olsa da.
Islansanız da yağmurunda.
Bir başka güzel buralarda.
Sonbahar Ankara'da...

Nasıl güzel olmasın ki.
Cumhuriyetimiz de.
Kurulmuş burada.
29 Ekim'de Ankara'da...

Atamız da.
Anılıyor burada.
10 Kasımlarda.

.

10 Kasım 2024 Pazar

YMKL 60. YIL...

 

- 7-9 Kasım 2024, Yenimahalle-Ankara -

Ankara Yenimahalle'deki.
Mustafa Kemal Lise'mizi. (YMKL)
1964'te bitirmiştik.
18'imize gelmiştik.
Artık Üniversiteye gidecektik...

Yenimahalle bir memur yerleşkesiydi.
Yoklukta hemen herkes eşitti.
Sonsuzdu arkadaşların sevgisi.
Dostluğun yoktu vergisi...

Çoğumuz birbirini tanırdı.
Paylaşımlarımız ortaktı.
Vedalaştık, ayrıldık.
Bir kısmımız Üniversiteye başladık.
Bir bölümümüz de hemen işe atıldık...

Zamanla ayrı kaldık.
Yaşamın zorluklarına daldık.
Çoluk çocuğa kavuştuk.
Birbirimizi unuttuk...

Sonra, çıktı ortaya.
Sosyal medya.
Bir-iki öncü kişi.
Birleştirdi yavaş yavaş bizi...

15 yıldan bu yana.
Her sene iki defa.
Geliyoruz bir araya.
Önce Ankara'da Okulumuzda.
Sonra da başka bir zamanda.
Buluşuyoruz İstanbul'da...

10 yıl önce de gelmiştik bir araya.
Mezuniyetimizin 50. yılında.
Önce yine buluşmuştuk Okulumuzda.
Sonra da gitmiştik Beypazarı'na...

Bu kez yine buluştuk Okulda.
On yaş daha almış olsak da.
Saçlar bembeyaz olsa da.
80'li yaşlara gelmiş olsak da...

Okul Kütüphanesinde toplandık.
Öğretmenlerle bir arada olduk.
Sınıflara dağıldık.
Öğrencilerin sınıflarına girdik..
Onlara deneyimlerimizi aktardık...

Sonra, kuruluşu 1964 yılı.
Yenimahalle'nin tarihi restoranı.
Çalıkuşu buluşması.
Neşe içinde Palamut haşlaması...

Öğlen sonrası.
Haymana'ya doğru yola çıkılması.
Bonjur Otelde konaklanması.
Eski anıların hatırlanması.
Aramızdan ayrılanların anılması... 

Bu yaşta.
İsviçre'de kayak yapacak değiliz ya.
Yorulduk yıllar boyunca.
Dinleneceğiz biraz da Kaplıcada...


YMKL 60. yıl Toplantı Fotoğrafları:

.

2 Kasım 2024 Cumartesi

OTOMOBİL AMBLEMLERİ...


- Çeşitli Otomobil Amblemleri -


Küçük ölçekliler haricine
Hemen her kuruluş sahiptir bir Simge'ye.
Ya da bir Amblem'e.
Ve yanında bir de Logo'ya...

Amblem ve Logo farklı şeylerdir.
Amblem, özgün bir şekildir.
Logo ise özgün bir yazı biçimidir.
Örneğin THY'nın bir Amblemi vardır.
Bir de Turkish Airlines yazısına sahiptir...


Ülke ya da Dünya çapında.
Tanınmış kuruluşlar da.
Bilinirler çok kişinin bildiği Logolar'la.
Ve tanıdığı Simgeler ve Amblemlerle...



Bu uluslararası LogolarAmblemler.
Önemli sanatçılara çizdirilirler.
Oldukça büyük de paralar harcanır.
Ve büyük reklamlarla tanıtımları yapılır...

Zamanla bu Amblem ve Logolar.
Hemen her yerde karşımıza çıkar.
Bilinç altınıza yerleştirilirler.
Giderek bizlere ezberletilirler...

Burgerler, İçkiler, Beyaz Eşyalar
Kafeler, Çikolatalar, Kolalar.
Giysiler önemli Oteller ve markalar.
Hep şekilleriyle hatırlanırlar...

Bunlardan bir bölümü de.
Tanınmış olan dünya ölçüsünde.
Otomobiller ve Amblemleridir.
Ve çoğumuzca ezbere bilinir...

Bu Amblemler çok önemlidir.
Bizlerin akıllarına nakşedilmiştir.
Otomobil seçimlerimizde de.
Rolleri vardır önemli ölçüde...

Bu logolar, amblemler.
Kolay kolay değiştirilmezler.
Ancak zaman içerisinde.
Uğrayabilirler küçük değişimlere...

Son üç-beş yılda.
Bu otomobil markalarında.
Düzenlemelere gidildi.
Minimalist değişimler gerçekleştirildi...

Önceki eğilim üç boyutlu amblemlerdi.
Şimdi bu 3D amblemlerden vazgeçildi.
Şekil çok değişmese de daha basit, daha sade.
Geçildi iki boyut ve düz biçimli Amblemlere...

Yeni nesil elektrikli otomobillerle.
Karmaşık şekillerden stilize.
Basit ve tek düze amblemlerle.
Otomobiller hazırlanmakta geleceğe...

Amblemler yeni görünümleriyle.
Belki daha basit ve daha sade.
Ama daha güzel değiller bence.
Eskileriyle mukayese edildiğinde...



Otomobil Amblemlerindeki değişimler:

.