YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

23 Ocak 2026 Cuma

St. MARK'S KİLİSESİ...

- 24 Mayıs 2025, Washington DC -


Bir Müzik dinletisi varmış..
Khacaturian Trio çalacakmış,
Piyano, Çello, Viyolin seslendirecekmiş.
Konser'e gelenler de dinleyeceklermiş...

Tüm bunlar bir Konser Salonunda değil.
Kilise'de icra edilecekmiş.
Kilise de Washington'un tam göbeğinde.
Kongre binasının hemen arkasındaymış...

Kilise, 1867 yılında yapılmış.
Washington'un en eski Kilisesi imiş.
Kilisede ibadetin yanında Konserler.
Resitaller, Tiyatro oyunları da yapılırmış...

Hadi gidelim dedik.
Konseri izleyelim istedik.
Biraz erken gelmiştik.
İyi ki de öyle yapmıştık...

Kiliseden içeri bir girdik.
Büyük, geniş bir iç mekânla karşılaştık.
Ana ibadet alanı her iki yanı.
Altışar büyük kemer ve sütunlarla kaplı...

Bu kemer ve sütunların da üzerinde.
12'şer tane küçük vitray pencere.
Altta ve daha geride ise altışar tane.
Çok büyük ve vitray pencere.
Ön cephede ise bir tane.
Devasa büyüklükte bir vitray pencere...  

Tüm bu renkli Vitrayları.
Louis C. Tiffany adlı.
Bir Vitray tasarımcısı yapmıştı.
Ve 1848-1933 arası NY'ta yaşamıştı...

Bu Amerikalı Vitray sanatçısı.
Vitray tasarımları ile tanınmıştı.
Daha önce renkli lambalar, emayeler.
Pencereler, seramikler yapmıştı.
Dünya çapında tanınmıştı...

Tiffany yeni bir Vitray stili yaratmıştı.
Özel bir Opal cam kullanmıştı.
Bu özel cam ışığı iyi geçirirdi.
Vitraya tablo gibi bir görünüm verirdi...

Kilisenin içinde Tiffany stiliyle.
Çok sayıda dinsel tablo sergilenmekte.
Bunlar ışık değişimleriyle.
Mekana mistik bir görünüm vermekte...

Kilise içindeki Tiffany Vitraylarında.
Dini figürler, çiçekler, melekler.
Dinsel hikayeler, yazılar bulunmakta.
Estetik ve dinsel açıdan önem taşımakta...

Bu arada müzik nasıldı derseniz.
Biraz Rachmaninov, biraz Khacaturian.
Biraz da Mendelssohn dinledik.
Bolca Tiffany renkli tabloları izledik...


St. Mark's Kilisesi Fotoğraflarım:
.

19 Ocak 2026 Pazartesi

ÇUBUK BARAJI...

- 4 Kasım 2025, Çubuk Barajı-Ankara -

Ankara'daki Çubuk Barajı.
Cumhuriyetin ilk Barajıdır.
Başlanmış yapımına 1930'da.
Atatürk'ün talimatıyla.
Tamamlanmış 1936 yılında...

Ankara'nın nüfus sayımı. 
Cumhuriyet öncesi 20 bin kadardı.
Cumhuriyet sonrası göç aldı.
1935'te 120 bin'i aşmıştı...

Ankara'nın içme suyu gereksinimi. 
Yeni gelişen tarım arazileri.
Sel baskınlarının engellenmesi.
Ve gelişecek olan Sanayi tesisleri.
İçin yeni bir su kaynağı gerekliydi...

Çubuk suyu üzerinde.
Etüd çalışmaları başladı 1927'de.
105 metre yüksekliğinde.
Bu baraj için ihale.
Düzenlendi 1929 senesinde...

İhaleye 6 yerli, 3 yabancı.
Toplam 9 Firma katıldı.
Yarışmayı Tahsin İbrahim kazandı.
Ve bu Barajın inşaatını.
Türk Mühendis ve İşçileri yaptı...

Barajın temeli için 33 m kazıldı.
Baraj gövdesi 17 m kalınlıktaydı.
Vadi genişliği 250 m kadardı.
Su toplama sahası 700 km2 alandı.
13.5 milyon m3 su toplanacaktı.
Günde 24 bin m3 temiz su dağıtılacaktı.
Baraj maliyeti 4 milyon TL olacaktı...

Çubuk çayı üzerindeki bu baraj.
Ankara'nın su ihtiyacını karşılayacaktı.
Ayrıca, dinlenme, eğlenme amaçlı.
Yapıları da barındıracaktı...

Baraj, 3 Kasım 1936 tarihinde.
Bizzat Atatürk tarafından açıldı.
Güzel bir baraj ortaya çıkmıştı.
Çağdaş, kamusal bir alanı vardı...

Barajın arkasında 8 km bir havuz.
Havuz kıyısında ağaçlar, parklar.
Yeşillikler, gezinti yolları, gazinolar.
Vardı yemek için de lokantalar...

Ankaralılar çok ilgi gösterdiler.
Hafta sonu Baraja otobüsle gittiler.
Yeni yapıyı beğeniyle izlediler.
Gezdiler, yemekler yediler.
Piknik yaptılar, eğlendiler...

Gençlik çağımızda.
Lise yıllarımızda.
Bizler de giderdik Baraja.
Kâh ailelerimizle, kâh arkadaşlarla.
Gezmeye, nefes almaya hafta sonlarında...

Aradan 60 yıl geçti.
Zamanla Çubuk çayı kirlendi.
Baraj alüvyonlarla doldu.
1994'te durduruldu su tutması.
Barajın pek tadı, tuzu kalmadı.
Gideni geleni de çok olmadı...

27 yıl Baraj atıl kaldı.
Ankara BŞB bir proje yaptı.
Barajda su temizliği başlatıldı.
Temiz su tutulmaya başlandı.
2021'de su temizliği tamamlandı.
Rekreasyon alanları yenilendi.
Baraj yeniden kendine geldi...

Biz, eski üç Mustafa Kemal Liseli.
Ben, Tahsin ve Tunç, adlı üç öğrenci.
Üç ay önce gittik Çubuk Barajı'na.
1960'lı yıllarımızı anmaya, hatırlamaya...

Baraj yerli yerindeydi.
Emek verilmiş, temizlenmişti.
Baraj suyu eski yüksekliğindeydi.
Her yer düzenlenmiş, yenilenmişti...

Eski günleri hatırlamaya gitmiştik.
Büyük bir Atatürk eseri gördük. 
Yaptığı işlerden birisini hatırladık.
Bir kez daha onu şükranla andık...


Çubuk Barajı Fotoğraflarım:
.

15 Ocak 2026 Perşembe

PEMBE KÖŞK...

 

- 30 Ekim 2025, Çankaya-Ankara -

Mustafa İsmet, 1884 senesiydi.
İzmir'de dünyaya geldi.
Sivas Askeri Lisesi'ni bitirdi.
1901'de Topçu Okulu'na girdi...

1906 senesiydi. 
Erkanı Harbiye Mektebi'ni.
Birincilikle bitirdi.
1912'de Binbaşılığa terfi etti...

1916 senesiydi.
İstanbul'da Mevhibe hanımla evlendi.
20 gün geçti, cephelerde gönderildi.
Balkan Savaşı, I. Dünya Savaşı.
Ve Kurtuluş Savaşı'na katıldı...

Yemen'de, Kafkas Cephesi'nde.
Halep'te, Filistin'de  görev yaptı.
Kurtuluş Savaşı'na katıldı.
İnönü ve Sakarya Savaşları'ndaydı.
Akşehir'de Büyük Taaruz'a katıldı...

Bu arada dokuz yıl geçmişti.
Kurtuluş Savaşı bitmişti.
23 Nisan 1920 Ankara'ya geldi.
İlk Meclis'te Edirne Milletvekili idi.
Genelkurmay Başkanlığı'na getirildi...

29 Ekim 1923 tarihiydi.
Cumhuriyet ilan edildi.
Memleket kurtulmuştu.
O da Mevhibe hanımına kavuştu.
Çankaya'da bir bağ evi satın aldı...

Ankara kupkuru bir yerdi.
Birlikte Pembe seçtiler evin rengini.
Ankara'ya yeni bir renk gelmişti.
48 yılı artık bu evde geçireceklerdi...

İki yıl evde tadilatlar yapıldı.
1925'te buraya taşınıldı.
Ev iki katlıydı.
Üst katta üç oda vardı.
Alt katta Salon, Yemek odası.
Ve bir de Bilardo Odası vardı...

Atatürk büyük bir Yemek Salonu istedi.
Akşamları İsmet Paşa'yı arardı.
Köşkte yemek olup olmadığını sorardı.
"Bu akşam birlikte olalım" derdi.
Yemek yenilir, işler gözden geçirilirdi...

İlk Cumhuriyet Balosu.
22 Şubat 1927 tarihinde.
Pembe Köşk'te.
Bu Salon'da yapıldı.
Daha sonraları Ankara Palas'a alındı...

İsmet Paşa düşkündü Resme, Heykele.
Ve Güzel Sanatlara, Müziğe.
Viyolonsel çalardı. Satranç oynardı.
Konser, Tiyatro, Sergi kaçırmazdı...

İnönü ailesi bu evde.
Yaşadılar mutlulukla 48 sene.
Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı.
Zamanları burada yaşandı.
Erdal ve Özden İnönü burada doğdu.

İsmet İnönü, 25 Aralık 1973'te.
Vefat etti burada Pembe Köşk'te.
Ev yaşantısı değişmedi geçen yıllarda.
Yine birdiler İsmet Paşa olmasa da.
Çocuklar, torunlar ve Mevhibe Hanımla...

Burası gidilip, muhakkak gezilmeli.
Cumhuriyetin ilk dönemi.
Tarihi belgeleriyle değerlendirilmeli.
Cumhuriyet aile yaşantısı görülmeli...

Pembe Köşk günümüzde.
Cumhuriyetin simgesi bir Müze.
Resmi Bayramlarda açık ziyarete.
Geziliyor Özden hanım'ın öncülüğünde...


Pembe Köşk Fotoğraflarım:
.

11 Ocak 2026 Pazar

LOUISVILLE MEZARLIĞI......

 

- 14 Haziran2025, Louisville KY -

Beyhude dolandım, boşa yoruldum
Benim sadık yarim kara topraktır
Aşık Veysel
....................

MÖ 3000'e dayanan tarihiyle.
Altı milyon yaşayan kişisiyle. 
Koca Ankara şehrinde.
Mezarlık sadece  8 tane.
Ama yalnızca Karşıyaka'da.
260 bin kişi ebedi uykusunda...

Louisville, 1778'de kurulmuş.
Adını da XVI. Louis'den almış.
Nüfusu 650 bin kadarmış.
Şehirde 58 Mezarlık varmış...

Bunlardan birinin adı.
Louisville Memorial Gardens mezarlığı.
Yerleşim yeri şehrin dış kenarı.
Ve batısındaki Ohio nehri yakınları...

Açılışı yapılmış 1920 yılında.
Yaklaşık 100 yıldır kullanılmakta.
Oldukça geniş ve düz bir alanda.
20 bin kişi burada ebedi uykusunda...

Bizdeki mezarlıkların karmaşası.
Düzensizliği, sıkışıklığı, betonlaşması.
Küçüklü, büyüklü orantısız mezarları.
Anlamlı-anlamsız yazılı mezar taşları.
Yok burada, bir cennet sanki burası... 

Kenarlarında devasa ağaçlarıyla.
Düzgün bir giriş yoluyla.
Giriyorsunuz yemyeşil bir alana.
Rastlamıyorsunuz bir mezar taşına...

Dümdüz, yemyeşil çimenlikte.
Mezarlar zeminle ayni seviyede.
Mezar başında yerle ayni hizada.
Yatay durumda granit bir taş bulunmakta.
Taşın üzerinde ad yazılmakta.
Çiçekler de başuçlarında durmakta...

Bir bölüm de.
Sanki bir bina görünümünde.
Bizde hemen hiç olmayan biçimde.
Ölülerin yakıldıktan sonra 
Külleri burada muhafaza edilmekte...

Ulu ozanımız Aşık Veysel,
Gün gelir Veysel'i bağrına basar
Benim sadık yarim kara topraktır der...
 
Koca Nazım ise dizelerinde
Tepemde bir çınar olsa demişti.
Taş, maş da istememişti hani...

Louisville mezarları da.
Uymakta iki ozanımızın da arzusuna.
Veysel'e  bir kara toprak.
Üzerinde yeşil çimen, bir deste çiçek
Basit bir taş da Nazım'a.
Olursa da olur, olmasa da...


Louisville Mezarlığı Fotoğraflarım:
.

7 Ocak 2026 Çarşamba

FARMINGTON EVİ...

 

- 6 Haziran 2025, Louisville KY -

Farmington
Bir çiftlik Louisville 'de.
Bulunuyor 550 dönümlük bir arazide.
Çiftlik kurulmuş 1809 senesinde.
Ünlüymüş kenevir üretimiyle.
Ve de çalıştırılan 70 kadar kölesiyle...

Bu evi John Speed yaptırmış.
Thomas Jefferson tasarımlıymış.
Federal tarzı bir yapıymış.
Yapımı 1816 yılında tamamlanmış.
200 yıldır değişmeden kalmış...

Bir bodrum katı üzerine.
Yükseltilmiş tek katlı bir malikane.
19x14 metre boyutlarında.
Bir ev, 14 odalı, dış cephesi tuğla...

John Speed'in oğlu genç Joshua.
İyi arkadaştır Abraham Lincoln'la.
Hukuk okudukları sıralarda.
Genç A. Lincoln, 1841 yılında. 
Kalır bu çiftlik evinde üç hafta...

Çok güzel vakit geçirirler.
Dostluklarını geliştirirler.
A. Lincoln ilk kez kölelerle birliktedir.
Onların yaşam şartlarına çok üzülür...

Abraham Lincoln Hukukçudur.
Siyasete atılmış, 20 yıl geçmiştir.
1861 senesine gelinmiştir.
Cumhuriyetçi Partiden aday gösterilir. 
Bu Partinin ilk Başkanı seçilir...

Dört yıl ülkesini yönetir.
İç savaşta ülkeyi birleştirir.
Ekonomiyi modernleştirir.
1863'te de kanun düzenlenir. 
Ve kölelere özgürlüğünü verir...

1864 senesinde ise.
Joshua'nın kardeşi James Speed.
Abraham Lincoln'un önerisiyle.
Başsavcı olarak seçildi ABD'de... 

Temiz, pak ve düzenli.
Basit bir çiftlik evi.
İçerisi değil belki  pek görkemli.
Öyküsüyle bir evden fazlası  beki...

Çevrildi. 
Farmington Çiftliği ve Eviyle.
Şehrin halk ve yönetici birlikteliğiyle.
Tarihi Evler Derneği'nin girişimiyle.
1959 senesinde. 
Louisville'in ilk tarihi Müzesi'ne...


Farmington Evi Fotoğraflarım:

.

3 Ocak 2026 Cumartesi

EV MÜZE...

- 13 Haziran 2025, Louisville KY -

Anlatmıştım Edison'un evini Bloğumda.
Geçen hafta.
Nispeten fakir bir mahalleydi.
1850 yapımı tek katlı küçük bir evdi...

Oradan ayrıldıktan hemen sonra.
Çok yakın bir konumda.
Ziyarete gittik Şato gibi bir eve.
Yine Louisville'de...

Bu ev 1895 yılı yapımı.
Mimar Arthur Loomis'in başyapıtı.
Viktorya dönemi mimarisi.
Muhteşem bir örneği...

Evin ilk sahibi Conrad Theophilus'tu.
Çok zengindi ve deri işiyle uğraşıyordu.
Ev o kadar muhteşemdi ki.
"Conrad'ın Kalesi" olarak bilinirdi...

Conrad bu evde tam  10 yıl yaşadı.
1905 yılında vefat etti.
Louisville'de önemli bir sanayici.
William E. Caldwell bu evi satın aldı.
Ve 35 yıl kendi evi olarak kullandı...

Bu Şato üç katlıydı, 20 odası vardı.
Bedford Kireçtaşından yapılmıştı.
İki yüksek kulesiyle.
Devasa işlemeli kemerlere.
Ve görkemli sütunlara sahipti...

Bu Şato'nun iç mekanı da muhteşemdi.
Ahşap işçiliği, değişik parke zeminleri.
Işıklı avizeleri, renkli Vitray pencereleri.
Salonları, şömineleri  çok gösterişliydi...

Bu ev önce zengin Conrad'ındı.
O ölünce zengin Caldwell satın aldı.
Hep Conrad-Caldwell Evi olarak anıldı.
Ama bu görkemli yapı ikisine de kalmadı...

Caldwell de 1938 yılında vefat etti.
Bir süre kullandı Üniversite öğrencileri.
10 yıl sonra bir Kilise satın aldı bu evi.
Yaşlı kadınlar için bir Huzur Evi yapıldı...

40 yıl kadar Huzur Evi olarak kullanıldı.
Sonra özel Kent Derneği burayı satın aldı.
Binanın restorasyonlarını yaptı.
Müze Evi olarak kullanmaya başladı...

Mr. Conrad da Mr. Caldwell de.
Çok zenginlerdi ikisi de.
43 yıl buranın keyfini çıkartmışlardı.
Ama sonunda onlara da kalmamıştı...

Kefenin cebi yoktu.
Zenginlik zamanla uçup gidiyordu.
Kimseye bir şey kalmıyordu...

Thomas Edison da 18'inde.
Yaşamıştı Louisville'de.
Tek katlı, iki odalı basit bir evde.
Kovulmuştu işinden bir şekilde...

Unutuluyordunuz zengin olsanız bile.
Bilim insanları ise.
Hep hatırlanıyordu yıllar geçse de...


Conrad-Caldwell Evi Fotoğraflarım:

.

29 Aralık 2025 Pazartesi

EDİSON EVİ...

- 13 Haziran 2025, Louisville-Kentucky -

Adı Thomas A. Edison'du.
1847-1931 arasında yaşamıştı.
Evlerimizi aydınlatmıştı.
Telefonu icat etmişti.
Mikrofonu bulmuştu.
İlk kez insan sesi kaydetmişti.
Sayısız keşif yapmıştı.
2000 civarında Patent'i vardı..
11 tane büyük ödül almıştı.
84 yaşında vefat etmişti.
Hepinizin bildiği gibi.
Döneminin en önemli kaşifiydi...

Bu kişi henüz 19 yaşındaydı.
1866 yılında Louisville'e geldi.
Western Union'dabulmuştu.
Telgrafçı olarak çalışacaktı...

Louisville'de yapılan 1850'li yıllarda.
Küçük bir ev kiraladı Butchertown'da.
East Washington st. 729 numaraydı.
Burası tek katlı, iki odalı, tuğla bir evdi.
Buradan işine yürüyerek gidecekti...

1.5 yıl geceleri bu evde yaşadı.
Bu evde çeşitli deneyler yapıyordu.
Gündüz telgraf operatörüydü.
Bir gün, bataryaya asit gerekti.
Dışarıya döktü, iş yerine zarar verdi.
Ertesi gün 1867'de işine son verildi...

1869 yılında geldi  New York'a.
1931 yılında ölene kadar burada.
Yaptığı birçok araştırmalarla. 
İmza attı sayısız önemli buluşlara...

Edison'un Louisville'deki. 
Bir yıl kadar yaşadığı evi.
Kentucky Eyalet Meclisi kararı ile.
1982 yılında çevrildi Müze'ye...

Ben de aradan 159 yıl geçtiğinde.
Haziran ayında 2025 senesinde.
Gezmek için gittim bu Müze'ye.
Ancak Müze onarımdaydı gittiğimde.
İçini göremeden döndük geriye...

Edison, onca başarıdan sonra.
Dönmüş "işinden kovulduğu" buraya 
Louisville'e 1883 yılında.
Aradan 16 yıl geçtikten sonra...

Davetliydi Güney Fuarının açılışına.
İcadı olan, 4600 tane ampul lambasıyla... 


Edison Evi Fotoğraflarım:

Edison Müzesi içinden kısa video (YouTube'dan) :

.