YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

10 Temmuz 2014 Perşembe

MORTON MEDİKAL...


Bir Rahip'tir.
Joseph Priestley.
Azot Protoksit gazını.
Keşfeder 1772 yılında...

Neş'e verici ve güldürücü.
Bir gaz olarak kullanılır.
Azot Protoksit uzun yıllar sirklerde.
Ve partilerde...

Ağrı kesici özelliği.
Tesadüfen farkedilir.
Bu neş'e verici gazın.
1844'lerde...

Bir Diş Hekimidir.
William Morton.
Ve bu gazın.
Ağrı kesici etkisini farketmiştir...

Morton iddia etmektedir Massachussets Hastanesinde.
Cerrahi Şefi Dr. Warren Collins'e.
Ağrısız ameliyatlar yaptırabileceğini.
Azot Protoksit ile...

Dr. Collins denemeyi kabul eder.
Hasta bulunur.
Hazırlıklar yapılır.
Ameliyathane hazırlanır...

Ancak Morton o gün biraz gecikir.
Biraz sonra elinde.
Cam malzemelerle ve nefes nefese.
Morton girer Boston'daki ameliyathaneye...

Dr. Warren alaycı bir ifadeyle:
Der ki: "Hastanız sizi beklemekte".
Morton işe koyulur ve kısa süre geçtiğinde.
"Hastanız sizi bekliyor efendim" der.
 Dr. Warren Collins'e...

Yapılır cerrahi müdahele Dr. Warren'ce.
Çene altındaki kiste, kısa sürede.
Seyircilerin şaşkın bakışları altında.
Çıkartılır kist tümüyle hasta uyurken ağrısızca...

Tarih 16 Ekim 1846'dır.
Ve Cerrahi'de yeni bir sayfa açılmıştır.
Ameliyatlarda artık Anestezi başlamıştır.
Bir Diş Hekimi olan  Morton bunu başarmıştır...

Anestezi'de kullanılan.
Malzemeleri üreten.
İzmir'de bir firma.
MORTON Medical...

40 yıllık arkadaşımdır.
Samsun'dan Abit Beşer.
Tanıdım kardeşi Hasan Beşer'i de.
Bir yıl önce İzmir'e geldiğimde...

Teknik ve mekanik açıdan.
Kafası çok çok iyi çalışan.
Genç bir adam.
Hasan Beşer...

Tıbbi ürünler tasarlamak.
Ve üretmek amacıyla.
Hasan Beşer tarafından 1990 yılında.
Kurulmuş bu Morton Medikal isimli firma...

Ve geçen 24 yılda.
Morton sahip olmuş.
Geniş bir.
Ürün kataloğuna...

Anestezi, ventilasyon ve re-animasyon'da.
Tek ya da çok kullanımlık ürün ve ekipmanlarla.
Üretimler tümüyle kontrol altında Morton'da.
ISO ve CE standartlarıyla...

Burada son derece kaliteli.
Tıbbî malzemeler üretiliyor.
Ve Arjantin'den Japonya'ya.
Tam 54 ülkeye ihraç ediliyor...

Hasan ve eşi Hale Beşer.
El ele vermişler.
Tırnaklarıyla kazıya kazıya.
24 yılda ulaşmışlar bu başarıya...

Yukarıda anlattığım hikâyeyle.
Anestezi tarihçesi ve.
Diş Hekimi Morton ile.
Hiçbir ilgisi yok Morton Firmasının ismiyle...

Morton Firması kurulmadan önce.
1980'li senelerde.
Beşer ailesi.
Kavuşmuşlar tek kızları Deniz'e...

Konuşmaya başladığında.
İlk söylediği şey.
"Morton" olmuş Deniz'in.
Babasına...

Ondan sonra da.
Herhangi bir zamanda.
"Baba" dememiş.
Hep "Morton" demiş Deniz, babasına...

İsim aranırken Firma'ya.
"Morton" kelimesi gelmiş.
Sevgili Hale ve Hasan'ın akıllarına.
Deniz'in her zaman söylediği söz babasına...

Bugün kaliteli bir Firma.
Morton Medikal Anestezi alanında.
İsmini William Morton'dan almasa da.
Adını almış Deniz'in babasına söylediği lâfla...

Deniz de büyüdü geçen yıllarda.
Şimdi o da yönetimin başında.
Deniz artık "Morton" demiyorsa da babasına.
Şimdi Hasan'a "Morton" deme sırası torununda...


Morton Medikal fotoğraflarım: 

5 Temmuz 2014 Cumartesi

NATİONAL GEOGRAPHIC MERKEZİNDE...

Genel Merkezi.
Washington'da.
National Geographic.
Society'nin...

125. kuruluş yıl dönümünü.
Kutluyordu neşeyle..
National Geographic.
Ben Washington'a gittiğimde...

13 Ocak 1888 tarihinde.
"Coğrafi bilgiyi arttırmak" gerekçesiyle.
Gezgin tam 33 erkekle.
Bir araya gelmişler bu cemiyette...

Gardiner Greene Hubbard.
İlk Başkanı olmuş 1888'de.
Ve damadı Alexander Graham Bell de.
Başkan seçilmiş ondan sonraki dönemde...

Graham Bell'in damadı.
Gilbert Hovey Grosvenor de.
Getirilmiş NG Dergisi yönetmenliğine.
Ve hizmet görmüş tam 55 sene...

Ana konusu coğrafya tabii ki.
Ancak dünya kültürü, arkeoloji.
Tarih ve doğa bilimleri de.
Anlatılıyor bu 125 yıllık dergide...

Günümüzde tam 39 dilde.
Her ay birer dergiyle.
8 milyon takipcisiyle.
NG Dergisi ulaşıyor 60 milyon kişiye...

Cemiyet kurulduktan.
Tam 9 ay sonra.
1888'in Ekim ayında.
İlk NG dergisi çıkmış yayına...

Çok farklı bir formatta.
Bu ilk dergi ilk sayısında.
Hiç fotoğraf bulundurmasa da.
Günümüzdeki biçimine kavuşuyor 1910'da...

NG dergileri var çok sayıda.
Kendi kütüphanemin raflarında.
108 yılın tüm dergileri de.
Duruyor CD'lerde yine kütüphanemde...

Bu derginin dışında turistler, gezginler.
Çocuklar ve meraklılar için.
Haritalar, atlaslar, kitaplar çıkartıyor.
TV'larda belgeseller yayınlıyor bu dernek...

Tüm bu yayınlar.
Bir ayda.
500 milyondan fazla.
Kişiye ulaşıyor tüm dünyada...

İşte böyle bir kuruluşu.
Ulusal Coğrafya Derneği'nin binasını.
Ziyaret ettim Washington'da.
Hem de kuruluşunun 125. yılında...

Sokmuyorlardı bürolarına da ofislerine de.
Göremedim bu nedenle.
Onların nasıl çalıştıklarını.
Çok merak etsem de...

Yetindim sadece.
Alt katını gezmekle.
Müzesini ziyaret etmekle ve de.
Sinemada birkaç belgesel seyretmekle...


National Geographic Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipMNbBWLIrFx9UyOztLiMNwY5CW3Ot_h5ZuWSsbq3U07N4q1oauHcb48zu41uXhSvA/photo/AF1QipMOQiMGrP2YVRokRLRWyadzx8ap-8SNNOcwzkHo?key=djdRVEcyZlhIVTBjTjRkMHdWUWhLRFp0Rld1Ty1R
.

3 Temmuz 2014 Perşembe

KONGRE KÜTÜPHANESİ...


Gerçek bir bilgi hazinesi.
Kongre Kütüphanesi.
Washington'da.
Kongre Binası'nın hemen karşısında...

Kongre Binasından çıkıyorsunuz.
Yolu geçiyorsunuz.
Dışı biraz daha az gösterişli belki.
Ama içerisi olağanüstü etkileyici...

Müthiş bir mimari yapı.
Salonlar, odalar, sütunlar.
Mermer döşemeler, freskler, renkli tavanlar.
Saray benzeri iç yapılar...

En önemli Kültür Enstitüsü.
Bu yapı Federal Devletin.
Günümüzde ise.
Tüm dünyanın en önemli Kütüphanesi...

Kurulmuş Philadelphia'da.
Amerikan Hükümetince 1800 yılında.
Tüm kitaplar yakılmış ama.
İngilizler'ce iç savaş sırasında 1814 yılında...

Hemen sonrasında 1815 senesinde.
Thomas Jefferson bağışlamış.
6478 kitabının tümünü.
Washington'da kurulan yeni Kütüphaneye...

Bu kez Washington'da.
1851'de çıkan ikinci bir yangınla.
Jefferson'un kitapları da içinde.
Yeniden harap olmuş bu Kütüphane...

1888-1894 arasında.
Yeni bir mimari anlayışla.
Kütüphane kavuşmuş yeni yapısına.
Kongre Binası'nın tam karşısında...

Tam 155.3 milyon nesne.
Ve belge.
Günümüzde Kongre Kütüphanesinde.
Muhafaza edilmekte...

1349 km raf uzunluğuyla.
Kitapların sayısıyla dünyada bir numara.
British Library ise bu sıralamada..
624 km ile ikinci sırada bulunmakta...

Kolleksiyonunda 470 dilde.
35 milyondan fazla kitap.
61 milyon el yazması.
Bir milyon üzerinde Hükümet belgesi...

Bir milyon gazetenin arşivi.
33 bin ciltlenmiş gazete sayıları.
500 bin mikrofilm ile.
6 bin'den fazla karikatür dergisi...

Dünyanın en büyük Hukuk Belgeleri kolleksiyonu.
14.7 milyon fotoğraf.
5.3 milyon harita.
6 milyon müzik kaydı bulunmakta...

Yalnızca salonlarını gezebiliyorsunuz.
Bu güzelim yapının.
Biraz daha zor bireysel olarak.
Kütüphanesine girmek ve okumak...

Ama bu bile.
Bilgi veriyor bize.
Olayın boyutunu.
Ve "bilgi"nin ne kadar önemli olduğunu...

"Bana bir kaldıraç".
"Ve bir destek noktası verin".
"Dünyayı yerinden oynatayım".
Demiş yıllar önce Arşimet...

Günümüzde kaldıraç da.
Destek noktası da.
Bilgi ve Bilim.
Kitap ve Kütüphane...

Sahip olan yeryüzünde.
Böyle bir hazineye ve desteğe.
Sahibi oluyor herhalde.
Yer küreye de, gök küreye de...


Kongre Kütüphanesi Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipPDsGua5kTu7sW4r2OCR-9ohVoXtBoARZJQGr4U9erS44U8b6cXKkxLTUpH_DULcw/photo/AF1QipNamAQQb7R0LgAHl-cKh0iBQecHNdDLR2mSMnMg?key=dkQxYWZKaXh5QTVLTXhRekppZkMyaFFPVmo4MnFn

.

28 Haziran 2014 Cumartesi

SMITHSONIAN ENSTİTÜSÜ...



Smithsonian
 Enstitü'sü.
Kurulmuş  yüz yıl önce tamı tamamına.
Ben doğmadan daha.
1846 yılında.
Anlıyacağınız, bugün 169 yaşında...

Kurulmuş Washington'da.
Bilgiyi arttırmak ve yaymak amacıyla.
Bir İngiliz Bilimadamı.
James Smithson adına...

J. Smithson öldüğünde 1829 senesinde.
Tüm varlığı kalmış yeğenine.
Olay başlamış böylece 1835'de.
Çocuksuz yeğeni de öldüğünde...

Tüm miras kalmış bu kez de.
Amerika Birleşik Devletleri'ne.
Almış bir karar bu kez de Kongre.
Ve çevirmiş bunu bir Enstitü'ye...

Ardından da Detroit'li bir kolleksiyoner.
C. L. Freer.
Bağışlamış özel kolleksiyonunu 1923'te.
Smithsonian Enstitüsü'ne...

Washington'da tam 19 müze ve galeri.
Dokuz araştırma birimi.
Ve bir de Hayvanat Bahçesi ile.
Smithsonian Enstitüsü görevde...

Günümüzde tam 137 milyon nesne.
9 milyon dijital belge.
2 milyon kitaplık bir kütüphane.
Var Smithsonian Enstitüsü'nde...

Var tam 19 Müze.
Aslında birer gün ayırması gerek.
Kişinin Smithsonian'ın tüm Müze'lerine.
Eğer ayrıntıyla görmek isterse...

Çoğu Mall denilen bir alanda.
Biri birinin yanında.
Mükemmel binalarda.
Bu Müze'lerin tümü Washington'da...

6300 memur çalışıyor.
Bu Müze'lerde.
300 milyon kişi geziyor.
Bunları bir senede...

Kongre 800 milyon dolar ayırıyor.
Her yıl bu yapılara.
Buna rağmen girişler bedava.
Amaç bilgiyi yaymak, ne olsa da...

Gezdiğinizde anlıyorsunuz.
Sanatın, bilimin ve bilginin.
Varlığını ve paylaşmanın.
Önemini ve kıymetini...


Smithsonian Enstitüsü Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipNa7YNvy7aytuylx1MAWwlcuxLIZ-S61ehuEMZEdrGnp7dV2ulwAQ_UCk0qLPDYkg/photo/AF1QipMH28FP9ASs7GsyqGTpnNFBGdxnPk_xsJnTVijF?key=VnRoWXZRS3R5SjFwdHRVVENwY0FPYWxjV3R0OUtR
.

25 Haziran 2014 Çarşamba

FOTOİZ ANTALYA KAMPI...

Bir Fotoğraf Kulübü.
Fotoİz.
Fotoğraf sevdalılarını barındıran.
Her yaştan, her branştan...

Abant Kampı'ndaydık.
Kış ayında.
Bu kez Antalya Kampı'ndaydık.
Yaz ayında, hafta sonunda...

25 kadar fotoğrafçıydık.
Olimpos'da konakladık.
Hep birlikteydik.
Çevreyi gezdik, bol fotoğraf çektik...

Bir birimizden.
Birşeyler öğrendik.
Yeni kişiler tanıdık.
Yeni dostlar edindik...

Phaselis, Arykanda.
Güneş Ülkesi Likya.
Olimpos antik kenti.
Ardından tekne gezisi...

Gelidonya burnuna gittik.
Tam 11 km yol yürüdük.
Taşlıkburnu Feneri'ne çıktık.
Bilseniz ne biçim yorulduk...

Geceleri.
Sunumlar, söyleşiler.
Eleştiriler.
Ve fotoğraf üzerine tartışmalar...

Güzel bir hafta sonunda.
İç içeydik Antalya'da.
Hem fotoğrafla.
Hem de fotoğrafçılarla...


Fotoİz Olimpos Kampı Fotoğraflarım:
https://picasaweb.google.com/105371707000908378020/FotoizAntalya#6028814274329528690

.

19 Haziran 2014 Perşembe

BİR BASKETBOL MAÇINDAN DAHA FAZLASI...


Çok istediğim bir olaydı.
ABD'de.
Bir NBA.
Basketbol maçı seyredebilmek...

Bu fırsatı yakaladım.
Son Washington gezimde.
12 Nisan Cumartesi gecesinde.
Verizon Center'de...

Washington Wizards ile.
Milwaukee Bucks arasında.
Doğu Konferansı.
Yarı Final maçında...

Aslında amacım.
Maçı seyretmek değil.
Maçın havasını yakalamaktı.
Ortamın atmosferini tatmaktı...

Erkenden gittik.
Verizon Center'e.
Metro ile.
Chinatown bölgesinde...

20.308 kapasiteli.
Görkemli.
Bir spor mabedi.
Verizon Center dedikleri...

Girişler rahat.
Herkesin yeri belli.
Koltuklar maroken döşemeli.
Etraf renkli mi renkli...

Büyüklü küçüklü.
Çoluklu çocuklu.
Erkekli ve kızlı, ailece.
Gelmişler eğlenmeye...

Ne bir bağırtı.
Ne bir çağırtı.
Ne bir saldırı.
Ne de bir baş kaldırı...

Maç keyifle izleniyor.
Aralarda gösteriler, şamatalar.
Yarışmalar, oyunlar.
Öpüşen çiftleri alkışlamalar...

Sakin sporcular.
Tartışmasız kararlar.
Neşeli seyirciler.
Onları eğlendirmeye çalışan göstericiler...

Kavgasız, dövüşsüz.
Küfürsüz, şiddetsiz.
Gürültüsüz, yabancı cisimsiz.
Gerçek bir spor eğlencesi...

Millet gelmemiş kavga etmeye.
Gelmişler güzel bir gece geçirmeye.
Eğlenmeye.
Gülmeye, sevinmeye...

Bakıyorum.
Bir de bizim son 6 maça.
FB ile GS arasında.
Final oyunlarına...

Kavga, dövüş.
Bağırtı, çağırtı.
Adam dövmeler.
Sin Kaf etmeler, maçı engellemeler...

Aslanlar gibi mücadele ediyor.
Bunlara rağmen FB ve GS'lı sporcular.
Ama gladyatör maçı seyrediyor.
Sanki tüm seyirciler...

Kavga, küfür, dövüş arasında.
Kalıyor final yedinci maça.
GS imza atıyor haklı bir karara.
Maça çıkmamaya...

Sporun ulvî güzelliğini bilmeyenler.
Oturup bir maçı güzel güzel seyredemeyenler.
Kavgaya bilenenler, küfür edenler.
Şiddeti sevenler, fanatikler...

Sözüm sizlere.
Basketbol sizin neyinize.
İçine edeyim sizin keyfinizin de.
Kulüp sevginizin de...


Verizon Center Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipNG-XRp_NZW8F4yI2F_8WASgvxSgTmNMGzjI6Wi57_4DD34Corlcaw0_ubI6ZEVIw/photo/AF1QipPBD1ue00S57oqdS1X0nLgSwkbg1DMwpcTQRn7U?key=TENsX2prbnRTUEd4QjNnMHRfVEx1RGJ0OTdoN21n
.

15 Haziran 2014 Pazar

ORKİDE SENFONİSİ...



Taa 1816 senesinde.
Düşünülmüş.
Washington'daki.
Botanik Bahçesi...

George Washington.
Thomas Jefferson.
Ve de James Madison.
Yapmışlar bir koalisyon...

Vermişler el ele.
Rüyalarını gerçekleştirmeye.
Amerika'nın Başkent'inde.
Bir bahçe düzenlemeye...

Karar çıkartmışlar.
Kongre'den.
1820 yılında.
Yapılmasına Kongre sahasında...

Birkaç yer değiştirmiş.
Günümüzdeki yerine gelmiş.
Sonunda 1933 yılında.
Kongre binasının yanındaki alana...

Bahçenin.
Tümü 8 dönüm.
Camla örtülü.
Büyük bir bölümü...

Her çeşit, rengarenk.
Bitkiler, çiçekler.
Çeşitli bölgelerden.
Dünyanın her yerinden...

İşte bu bahçenin hemen girişinde.
Sergileniyor yüzlerce orkide.
"Orkide Senfonisi" ismiyle.
Ve de klasik müzik eşliğinde...


Orkide Senfonisi Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipONjnCEQljRRtBCJ5SF8yAOg6MX1LpoWJfO0vYZp0FuSqJ9fWPVM4cn6hhRXG0u1A/photo/AF1QipMvG4bHs7YN3MvJZHWjWAqpnrmVIMj85YWFKcip?key=dDVtMGt6X0U4ZXJzcTQwMG02bnlPN05ZbjhfbmlB

.