YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...
Cizre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cizre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2023 Pazar

NUHUN GEMİSİ...

 

- 16 Haziran 2023, Cizre Şırnak

"Ey toprak suyunu yut! Ey gök sen de suyunu çek denildi.
Su çekildi, hüküm yerini buldu. Gemi de Cûdî'ye oturdu
Zalimler topluluğu Allah'ın rahmetinden uzak olsun

Kuran-ı Kerim, Hud Suresi 44
....................


Nuh Tufanı'na.
Değinilir Tevrat'ta.
İncil'de ve de Kuran'da.
Farklı biçimlerde olsa da...

Nuh'un gemisinin tufandan sonra.
İnanılır oturduğuna. 
Anadolu'muzda.
Cudi dağına...

Cudi dağı.
Şırnak ili sınırları.
İçerisinde.
Bir dağ 2.144 m yüksekliğinde...

Şırnak'ın ilçesinde.
Gitmiştik Cizre'de.
Nuh Peygamber Türbesi'ne.
Ve onun devasa Kabri'ne...

Bizden yüzyıllar önce.
Evliya Çelebi'miz de.
Uğramış Cizre'ye.
Ve anlatmış öğrendiklerini de.
Seyahatname'sinde.
Aynen şöyle:

Safalı dostlara şöyle malum ola ki Tufan'dan sonra Hazret-i Nuh Nebi aleyhisselam gemisiyle Muharrem ayının 12. Pazartesi günü bu Cude şehri yamacındaki Cude Dağı'nda Nuh'un gemisi karar edip Tufan'dan kurtularak herkes yiyeceklerini bir yere koyup pişirdiler ve Tufan'dan kurtulduklarına şükrane olarak o yemeği yediler, ismine de Aşura nimeti dediler. Hazret-i Nuh, Tufan'dan sonra yeryüzünde ilk defa bu Cude şehri'ni yapıp imar oldu ki bütün dünya insanoğlu bu Cude şehri'nden yayıldı.

Sonra Cude Dağı üzerinde Hazret-i Nuh bir cami yaptı, Kürtler halâ o camiye Sulupyan Camii derler, yani kurtulanlar camii demektir. O zamanda bu camiin levhaları, diğer ağaçları ve direkleri tamamen Nuh gemisinden idi. Daha sonra Rum keferesi Dara Şah üzerine, Nusaybin yakınında Kara Dara adlı yere gelip savaşıp Dara Şahı yenilince Rumlar bu diyarı istila edip, bu Cude şehri'ni harap ettiler. Cude Dağı üzerine Hazret-i Nuh'un yaptığı camii de yıkıp ağaçlarını ve levhalarını develer ile İskenderiye Limanına gönderip oradan İstanbul'da Ayasofya Kilisesi'nin kapılarını tamamen Nuh gemisi tahtasından yapmışlardır ki hala Ayasofya kapılarının tahtasında çivi delikleri bellidir.

Bundan sonra yine Cude şehri imar olup Hülâgu Han harap etmiştir. Ve hala Cude Dağı Kürtlerin yaylağıdır. Hazret-i Nuh'un yaptığı Sulupyan Camii halkın ziyaret yeridir. Ve bütün tarihçilere göre Nuh Nebi gemisi bu Cude Dağı üzerine inmiştir, bunda bütün tefsirciler görüş birliğindedirler. Hud Suresinde: "Ey yer suyunu yut. ve ey gök (suyunu) tut denildi. Su çekildi iş bitirildi, (gemi de) Cude (dağının) üzerine yerleşti. Ve o zalimler topluluğunun canı cehenneme denildi" yorumunda bu Cude Dağı özelliği yazılmıştır ki hakirin yazmasına gerek yoktur. Ve daha önce 1655 tarihinde Diyarbakır Valisi Firari Mustafa Paşa ile Sincar Dağı'na varmamız dolayısıyla bir kaç kere bu Cude Dağı yazılmıştır, ona bakıla.

Ama Ardalan Dağı, Bisutin Dağı, Demavend Dağı, Elvend Dağı, Ağrı Dağı, Bingöl ve Erciyes Dağı kadar yüksek dağ değildir, ama Nuh Nebi nazargâhı olduğundan büyük ziyaret yeridir. Ve Cude Kasabası bu Cudi Dağı'nın eteğinde …..  adet haneli, cami, medrese, han ve hamamlı, çarşı pazarlı, bağlı ve bahçeli ikinci Adem Nuh Nebi makamı eski beldedir. Ancak bu Cude şehri Şat Nehri’nin doğu tarafında ve İmadiye toprağındadır, ama Şattın batı tarafında olan Cezire Şehri bir menzildir ve Cizre hakimi hükmündedir. Ve Sulupyan adlı aşiret tamamı 10.000 adet cengaver kavimdirler, tamamen Cizre hakimine tabidirler.


Cizre ve Cudi dağı Fotoğraflarım:
.

27 Temmuz 2023 Perşembe

CİZRE ULUCAMİSİ...

 

- 16 Haziran 2023, Cizre-Şırnak -

İslamiyetin Anadolu'ya.
Girdiği ilk yıllarda.
639 senesinde Cizre'de..
Dönüştürülmüş bir KiliseCamiye...

Sonra Kilise yapısı yıktırılmış.
Abbasi döneminde Ulucami yapılmış.
Sonraları dört kez daha onarılmış. 
1156'da yapılan dört köşeli minaresi.
O da iki defa onarım görmüş...

Kesme taş yapılı.
Dikdörtgen planlı bir yapı.
Giriş kapısı.
Üzeri ayetlerle kaplı.
Avlusu iki Şadırvanlı.
Avlu etrafında bulunmakta Medrese odaları...

Hayli ilginç bir minaresi de.
Kare biçimli bir kaide üzerinde.
Giderek incelen huni biçiminde.
Şerefesi de en üstte...

Daha da ilginç bir yapı.
Sanat eseri demir ana giriş Kapısı.
Bu kapı 1983'de yerinden alınmış.
İstanbul'a Sultanahmet Meydanı'na..
İslam Eserleri Müzesi'ne götürülmüş.. 
Orada sergilenmeye başlamış...

Bu kapının iki ilginç tokmağı.
13. yüzyılda.
El Cezeri tarafından yapılmış.
İki Ejderha arasında.
Arslan başlı zarif bir tokmakmış...

Bu tokmaklardan birisi.
1969 yılında yerinden sökülmüş. 
Danimarka'ya götürülmüş.
Kopenhag'da David Samling Müzesi'nde.
Halen sergilenmekteymiş...

Fotoğraflarımın içinde.
Kapı ve Tokmakların güzelliğine.
Şöyle bir bakın.
Kaçan eserlerin görkeminin farkına varın...


Cizre Ulucami Fotoğraflarım:
.

24 Temmuz 2023 Pazartesi

KIRMIZI MEDRESE...

 

- 16 Haziran 2023, Cizre-Şırnak -

Bunlardan başka şehir içinde ne kadar mahalle mescitleri varsa elbette hasbi birer medreseleri vardır. Zira bu Cizre Şehri'nde ilim isteklisi Kürt alimleri fazlasıyla vardır. Bu şehirde özel darülhadis ve darülkurra yoktur; bütün medreselerde bütün ilim ve fenler görülmektedir. Evliya Çelebi Cizre anılarından 

....................


Anlatmıştım Cizre'lı.
Bilim insanı el Cezeri'yi.
Yetişmiş olan Camia Medresesinde.
12. yüzyılda Cizre'de...

Eski zamanda Medreseler.
Günümüzdeki Üniversiteler.
Zamanının bilim yuvaları.
Çoğu kez de dinsel eğitim ağırlıklı...

En az bir Üniversitemiz varsa günümüzde.
Hemen hemen her ilimizde.
Birçok Medrese vardı çeşitli Vilayetlerde.
Eski dönemlerde...

Örneğin o dönemlerde. 
Şırnak ilimizin Cizre'sinde.
Bulunuyordu tam altı tane.
Birbirinden farklı Medrese...

Camia Medresesi.
Abdaliye Medresesi.
Süleymaniye Medresesi.
Mecidiye Medresesi.
Şazeh Medresesi.
Ve Kızıl Medrese bunların isimleri...

Bunlardan Medreseya Sor.
Ya da Kırmızı Medrese.
Veya Kızıl Medrese.
Cizre Beyliği döneminde.
II. Şeref Bey'ce.
14. yüzyılda yapılmıştır...

Güzel bir yapıdır.
Yapımında kırmızı tuğlalar kullanılmıştır.
Kırmızı Medrese adını da buradan almıştır...

Cizre Surları üzerinde. 
Bulunan bu Medrese.
Geniş bir avlu çevresinde.
Ayrılmıştır Mescit, Türbe.
Müderris odaları ve Dersanelere...

Medrese'nin güney bölümünde.
Vardır Ters Kubbeli bir Türbe.
İki katlı bu Türbenin alt bölümünde.
Bulunmaktadır Şeyh Ahmed-i Cezeri.
Ve Mirlerinin kabirleri...

Alim Ahmed-i Cezeri de.
1566'da doğdu Cizre'de.
Büyüdü dindar bir aile içinde.
İmamlık yaptı çeşitli yörelerde...

Lakabı Nişani'dir.
İyi bir Şairdir.
En bilinen eseri Ciziri Divanı'dır.
Birden çok el yazması örneği vardır...

Kızının daha bebeklik döneminde.
Vefat etmesi üzerine.
Sevgisini anlatmak düşüncesiyle.
Ahmed-i Cezeri'nin yazığı Mersiye:

Dalgıcın henüz çıkardığı İnci!
Elimden hiç beklemeden yok olup gitti.



Kırmızı Medrese Fotoğraflarım:

.

21 Temmuz 2023 Cuma

EL CEZERİ...

- 17 Haziran 2023, Cizre-Şırnak -

"Bir gün yaptığım makinaları sunmak için Sultanın huzuruna çıkmıştım. Sultan bana şöyle dedi: Eşsiz makinalar yapmışsın. Bu kadar zahmetle inşa ettiğin bu araçlar kaybolup, gitmesin. İcat ettiğin bu şeyleri resimleri ile birlikte benim için bir kitapta toplamanı istiyorum. Kabul ettim. Zaten başka seçeneğim yoktu". 

İsmail El Cezeri, Kitab-ül Hiyel, 1206

....................

Cizre'ye gidiyorsunuz.
Nuh Peygamber'in mezarını ziyaret ediyorsunuz.
Üç adam boyu bir mezarla karşılaşıyorsunuz.
"Ne kadar büyük bir adammış" diyorsunuz...

Oradan çıkıyorsunuz.
Tam karşısında küçük bir Türbe görüyorsunuz.
Hiç de önemsemiyorsunuz.
"Kimmiş, bir bakalım" diyorsunuz.
Küçücük bir tanıtıma rastlıyorsunuz...

İsmail El-Cezeri ismini okuyorsunuz.
Pirinç bir tanıtım levhası görüyorsunuz.
1153-1233 arası yaşadığını öğreniyorsunuz.
Yanda renkli ve düzgün bir çizimden.
Robotik Bilimin öncüsü olduğunu biliyorsunuz...

İsmail El Cezeri.
1153 senesiydi.
Cizre'de dünyaya geldi.
1233 yılında 80 yaşında vefat etti...

Bundan 850 yıl önce.
Ortaçağ'da yaşadı.
Bu dönemin karanlığını.
Bilgisiyle, becerisiyle aydınlattı...

İsmail El Cezeri.
Cizre'de, Kürt Medresesi.
Camia'da mekanik konusunda eğitildi.
Fizik bilgileri öğretildi...

Artuklu Sultanı'nın daveti üzerine.
1181 senesinde.
Gitti Amed (Diyarbekir)'e.
25 sene süresince.
Reis el âmal (Başmühendis) ünvanıyla.
Hizmet etti Artuklu'ya...

Ait olan El Cezeri'ye.
"Kitab fi Marifat al Piyal al Hendessiye".
Başlıklı kitap Amed'de.
Artuklu Hükümdarı için 1206 senesinde.
Alındı kaleme...

Kitap, Arapça dilinde yazılmıştır.
Ve içinde 50 kadar renkli çizim vardır.
Eser, 20 yüzyılın başında Alman diline.
1974'te de çevrildi İngilizce'ye...

Bu eserin Türkiye'de beş tane.
Dünyada ise 16 adet kopyası bilinmekte.
Bunlardan 4 tanesi Topkapı Müzesi'nde.
Biri de kayıtlı Süleymaniye Kütüphanesi'nde.
El Cezeri, kitabın tüm resimlerini. 
Çizen de renklendiren de kendisi...

El CezeriOrtaçağ'da.
Otomatik makinaların yapımıyla.
Ve büyük mekanik bilgi ve becerisiyle.
Sibernetiği uygulayan ilk kişi...

Su gücü ve basıncın kullanıldığı bilgiler.
Bununla yapılan Makinalar, Kilitler, Saatler.
Otomatik kaplar, Su çeken aygıtlar, Fıskiyeler.
Dişli çarklar, Tulumbalar, İbrikler...

Bunların bir bölümü de.
Çizimlerinden yapılmış günümüzde.
Ve mükemmel çalıştığı görülmekte...

Ayrıca, Diyarbakır Ulucamisinde.
Yaptığı Güneş Saati de.
Günümüzde bile.
Halen doğru zamanı göstermekte...

Cizre Ulu Camisi ana kapısı.
İki Ejder ve bir Arslan'lı. 
13. yüzyıl yapımı Tokmağı.
El Cezeri'nin muhteşem bir yapıtı...

Lenardo da Vinci'den.
300 yıl önce yaşamış El Cezeri.
800 yıl öncesinin önemli bir bilim insanı. 
Türbesi ve Mezarı.
Nuh Peygamber'in türbesinin yanı...

Onun kadar tanınmasa da.
O çağdan bu çağa.
İsmail el Cezeri'nin.
Bilime katkıları ortada...



El Cezeri ile ilgili Fotoğraflarım:

Filli Su Saati videosu (İngilizce) :

.

12 Temmuz 2023 Çarşamba

KASRİK BOĞAZI...

 

- 17 Haziran 2023, Kasrik Boğazı-Cizre -

Kasrik Boğazı.
Cudi ve Gabar dağı.
İki dağ arası.
Dar bir geçit burası...

Dicle nehri yakınlarında.
Cizre'nin hemen yanında.
İki dağ arasında.
Kızılsu çayı akmakta.
Daha sonra Dicle'ye katılmakta...

Kasrik geçidinin kendisi de.
Önemli bir nokta tarihte.
Yukarı Mezopotamya ve
Aşağı Mezopotamya'yı birleştirmekte...

Xenophon, yazar ve tarihçi.
Sokrates'in öğrencisi.
2400 yıl önce yaşamış.
Anabasis güncesini yazmış...

Anabasis.
Ya da "On binlerin dönüşü".
Xenophon'un tarihe düştüğü.
Gerçek bir öykü...

Olay başlar Anadolu'da.
Sart şehrinde MÖ 400 yılında.
Devam eder Mezopotamya'da.
Ve sonlanır Bergama'da...

Kral Kyros'un.
Topladığı Sparta'lı askerlerle.
Pers ordusu ile.
Yaptığı mücadele.
Anlatılır kitapta ayrıntıları ile... 

Xenophon da.
Katılmıştı bu savaşa.
Anadolu coğrafyasını ayrıntılarıyla.
Yazmıştı Anabasis kitabında...

Geçmişler buradan.
Kasrik Boğazı'ndan.
Botan çayı'na oradan da.
Bitlis dolaylarına...

Tarihte.
Büyük İskender'in de.
Kasrik Boğazı'ndan.
Geçtiği bilinmekte...

Gerçekten de Kasrik günümüzde.
Yol yapımıyla farklı değişimlerle.
Uğramış olsa da.
Dar ve önemli bir geçit halâ...

Cizre-Siirt karayolunda.
Kasrik Boğazı'nda.
Kızılsu çayı kıyısında.
Artık Büyük İskender olmasa da.
İskender yiyecek Lokantalara.
Mebzul miktarda rastlanılmakta...


Kasrik Boğazı Fotoğraflarım:

.

30 Haziran 2023 Cuma

DENGBEJ...

 

- 16 Haziran 2023, Cizre-Şırnak -

Ozanlar saygı görürler ve değerli bilinirler
Bu yeryüzünde yaşayan tekmil insanlar arasında

Homeros, İlyada'dan
....................

Deng, ses anlamında.
Bej de söyleyen, aslında.
İkisi geldiğinde yan yana.
"Sesle söyleyen" manasında...

Dengbejler aslında.
Doğu ve Güney-Doğu Anadolu'da.
Erzurum'da, Ağrı'da, Van'da.
Hakkari'de, Kars'da, Muş'da.
Köyden köye dolaşanlara.
Ses, türkü ve şarkılarıyla.
Deniliyor hikâyeler anlatanlara...

Bu ses ve söz sanatkârları.
Kullanarak sesini ve şarkıyı.
Anlatan uzun uzadıya bir konuyu.
Halk ozanları...

Dengbejler.
Köyden köye giderler.
İlahiler, hikayeler söylerler.
Bazen bunlara kavallar, tefler.
Sazlar, cümbüşler eşlik eder...

Dengbejler.
Sese; biçim, hayat, renk.
Veren kişilerdir...

Dengbejlik de.
Dil aracılığı ile.
Konuları anlatan halka, köylüye.
Tarihi ve kültürel bir gelenektir...

Dengbejler, yazmaktan-okumaktan.
Oldukça uzakta kalan.
Yöre halkının bilgilenmesi.
İçin çok büyüktür önemi... 

Sözlü olay, tarih, kültür.
Ve bunları aktaran Dengbejler.
Önemli bir görevi üstlenirler...

Yöre halkı tarihleriyle ilgili.
Birçok anı ve bilgiyi.
Canlı tutan toplum belleklerini.
Hep bu Dengbejlerden öğrendi...

Anlatılanlar. 
Artık o toplumun malıdır.
Ortak toplum bilinci.
Oluşması için Dengbej'in yüklendiği.
Görevler çok önemliydi...

Böyle bir Dengbej gösterisine.
Denk geldik Cizre'de.
Yüz yılı aşkın yapılanmasıyla.
Mehmet Ağa Kasrı'nda...

Taş bir binada.
Özenle döşenmiş Salonunda.
Dengbej Mesud Ciziri başkanlığında.
Dinledik onu saz arkadaşlarıyla...

Sayın Mesud Ciziri önce anlattı.
Sonra hem söyledi hem çaldı.
Hem Kürtçe ve hem de Türkçe.
Anlaşılabilir net bir biçimde...

Uzun havalar, neşeli nağmeler.
Gırtlaktan taşan sesler.
Hem üzüldük hem neşelendik.
Zaman zaman biz de ona eşlik ettik...

Dengbejler çok sayıda.
Olmuşlar bu coğrafyada.
Eziz Musti, Zulfiqar, Şakiro.
Meryem Xan, Karapete Xaço.
Bunlardan yalnızca birkaçı...


Dengbej Fotoğraflarım:


Bir Dengbej ve Yaşar Kemal:
 
.

24 Haziran 2023 Cumartesi

MEM û ZÎN...

 

- 16 Haziran 2023, Cizre-Şırnak -

Ey gözyaşlarımın aktığı gibi akan nehir
Sabırsız, rahatsız ve âşıkane akan nehir!

Sabırsızsın, kararsızsın ve sakin değilsin
Yoksa kalbim gibi sen de bir deli misin?

Ehmedê Xanî
Mem u Zin, 1695
....................


Bu, gerçek bir hikâyedir.
Cizre'de geçmiştir.
Sene 1451'dir.
İstanbul daha fethedilmemiştir...

Bundan 572 yıl öncesidir.
Diwan Katibinin oğlu Mem'dir.
Cizre Beyi'nin kızı da Zin'dir.
İşte bu, iki gencin trajik öyküsüdür...

Oralarda gelenektir.
Newroz gelir.
Köse-Gelin Oyunu oynanır.
İki genç burada karşılaşır...

İki gönül bir olur.
Gençlerin sevgisi katlanır.
Bu sevgi dillere destan olur.
Ancak yörede kaideler vardır...

Zin, Cizre Beyi'nden istenir.
Bey'in hizmetkârı Beko'dur.
Fitnecinin biridir.
Beko'nun fitneleri etkili olur...

Bey, Mem'i zindana attırır.
Mem, orada hasretinden ölür.
Mem'in cenazesi kaldırılır.
Bu sırada Beko da öldürülür.
Mem ve Beko ayni alana gömülür...

Zin'in Mem'e aşkı halâ büyüktür.
Her gün mezarına gitmektedir.
Gün gelir.
O da Mem'in mezarında can verir.
Ve onunla ayni mezara gömülür...

Cizre'ye giderseniz.
Abdaliye Medresesi'nde görürsünüz.
Mem ve Zin'in mezarı tektir.
Arkada Beko'nun mezarı ile birliktedir...

Bu bir gerçek olaydır.
Cizre'de efsane olmuştur.
Onların ölümünde 240 yıl geçmiştir.
17. yüzyılın sonuna gelinmiştir.
Ehmedê Xanî, Cizre'ye gelmiştir.
Şair kalemini ele almıştır...

Bu efsaneden yola çıkmıştır.
1690-95 arası beş yıl uğraşmıştır.
"Mem û Zîn" destanını yazmıştır.
Manzum yapıt 2655 beyitten oluşmuştur.
Eser; Türkçe, Farsça, Arapça, Rusça.
Ve Fransızca'ya tercüme edilmiştir...

Ali Şir Nevaî'nin Ferhat ve Şirin'i.
Shakespeare'in Romeo ve Juliet'i.
Fuzuli'nin Leyla ve Mecnun'u gibi.
Mem ile Zin de bir Mesnevi... 

Yörede herkes biliyor.
Herkes söylüyor, anlatıyor.
Türkülerde söyleniyor.
Herkes bu sevgiye saygı duyuyor...

Doğruluk, iyilik, güzellik.
Suçsuzluk, zayıflık, çaresizlik.
Toplanmıştır bu eserde.
Mem ile Zin'in kişiliklerinde... 

Kötülük, iki yüzlülük. 
Fitnelik, fesatçılık.
Dalkavukluk da.
Toplanmış Beko'nun şahsında...

Zamanın adet ve örfü, yaşantısı.
Kültürü ve sosyal durumu.
İşlenmiş büyük bir ustalıkla.
Êhmedê Xanî'nin kitabında...

İster inanın ister inanmayın ama.
Mem ile Zin'in ölümünden hemen sonra.
Cizre'nin kadınları 560 yıl önce.
Girmişler kara çarşaflar içine.
Bu sevgiye duydukları üzüntüyle...

Günümüzde bile halâ önlerinde.
Örgülü ve beyaz bir tülbentle.
Mem ile Zin'in ölümsüz aşkını.
Simgeliyorlar siyah çarşafla.
Beş yüz yıl geçse de saygıyla...


Mem ile Zin Fotoğraflarım:

Mem ile Zin'e ağıt:
.