YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

26 Ekim 2020 Pazartesi

BATI AKDENİZ GEZİSİ...

 

- 5-22 Ekim 2020, Batı Akdeniz -

5 Ekim tarihinde çıktım İzmir'den yola.
İstikamet Bodrum'a.
Toplanacağız burada.
Tatil geçiren Lise arkadaşlarımızla...

Önce Lakina antik kenti ziyareti.
Yatağan kentindeki.
Termoelektrik santrali.
Yakınındaki...

Akşam, Aytaç Güldamla önderliğinde. 
Grança Evleri'nde.
Lise arkadaşlarıyla buluşma, hasret giderme.
Sağlığa kaldırılan kadehler, sohbet eşliğinde...

Ertesi gün de.
Hekimköy sahilinde.
Denize girilmesi.
Sohbetlere aralıksız devam edilmesi...

Arkadaşlara ve Bodrum'a veda.
Feribotla geçiş Datça'ya.
Yolda uğranılması Aktur'a.
Ver elini Marmaris Yat Marina...

Hasan Beşer'in botla gelmesi.
Morton teknesine geçilmesi.
Cennet adası
Adakoy'da konaklanması...

Cennet gibi yemyeşil bir koy burası.
Karşımızda Bedir adası.
Sabah erkenden kalkılması.
Gündoğumu fotoğraflanması...

Pırıl pırıl bir hava.
Çam ormanı arkamızda.
Birkaç yat yanımızda.
Masmavi deniz altımızda...

Dört gün burada kalıyoruz.
Sonra Hale'yi de karşılıyoruz.
5. gün demir alıyoruz.
Marmaris Netsel Marina'ya geçiyoruz... 

Bir gece de Netsel Marina'da.
Sonra Beşer'lere veda.
Otomobille Cennet adası turu.
Nimara Mağarası ekspedisyonu...

Kıyıdan otomobille Köyceğiz'e.
Burada Alila Otele yerleşme.
Sığla Ormanı'nda gezinme.
Akşam günbatımını görüntüleme...

Sabah Köyceğiz'den tekneye binme.
Sultaniye ve İztuzu'nu görme.
Caretta Caretta'yı görüntüleme.
Akşam dönüşte geçiyorum Hamitköy'e...

Arkadaşım Ragıp Esener burada.
Bir Botanik Bahçesi oluşturmuş 35 yılda.
Palmiye Merkezi adında.
Yaşıyor Tropik bitkiler, çiçekler arasında...

Bir günde zor geziyorum.
Ragıp'la sohbet ediyorum, bilgi alıyorum.
Otomobille Ekincik Koyu'na geçiyorum.
Yolda müthiş manzaralar görüyorum...

Öğlenden sonra yola çıkıyorum.
Antalya'ya gitmeyi amaçlıyorum.
Görmediğim Korkuteli yolunu seçiyorum.
Müthiş Gümüş Han Otel'de kalıyorum...

Sabah erkenden Antalya'dayım.
Geyikbayırı'ndayım.
Dağcı Tunç Fındık'ın evindeyim.
Beydağları'nın içindeyim...

Tunç'la dağlarda geziyoruz.
Trabenna Antik Kenti'ni keşfediyoruz.
3 gün birlikte çevreyi dolaşıyorum.
Sonunda dönüş yoluna koyuluyorum...

Kemer, Çamyuva, Tekirova'yı geçiyorum.
Kumluca'da sahile ulaşıyorum.
Finike'de koylar başlıyor.
Turkuaz mavisi koylar peş peşe geliyor... 

Çayağzı'na geliyorum.
Yeni açılmış Likya Müzesi'ni geziyorum.
Oradan Sülüklü Plajı'na gidiyorum.
Kaputaş ve Kaş'ı bir kez daha görüyorum...

Akşama doğru Ölüdeniz'deyim.
50 yıl önce kimsenin olmadığı yerdeyim.
Her yer otel, bina, market olmuş.
Buna rağmen doğal güzelliği korunmuş...

Öğlen yola çıkıyorum.
Dalyan'a geçiyorum.
Burada, Patagonya gezi rehberimiz.
Sevgili Cahit İnal ile buluşuyorum...

Uzun yıllar sonra kucaklaşıyoruz.
Minik bir feribotla karşıya geçiyoruz.
Köyceğiz gölü karşı kıyısında gidiyoruz.
Çandır köyü'ne geçiyoruz...

Güzel bir köy Çandır halâ..
Kaunos antik kenti yakınında.
Bir gün, Kaunos'u geziyorum.
İki gün de Cahit'in konuğu oluyorum...

Sabah Çandır'dan  ayrılıyorum.
Muğla üzerinden Bodrum'a geçiyorum.
Gündoğan'a gidiyorum.
Villa Rustica Otel'de konaklıyorum....

Serpil ve Mustafa Türkoğlu tarafından. 
Misafir gibi karşılanıyorum.
Arkadaş gibi ağırlanıyorum.
Dost gibi uğurlanıyorum...

Dönüşe geçiyorum.
İzmir'e dönüyorum.
18 günde 2000 km yol yapıyorum.
Müthiş güzellikler görüyorum...

Gezide eski dostlarla buluşuyorum.
Hâl hatır sorup, sohbet ediyorum.
Bunu gezinin en mutlu. 
Bölümü kabul ediyorum...

Seval ve Aytaç Güldamla'ya.
Hale ve Hasan Beşer'e.
Ragıp Esener'e.
Tunç Fındık'a.
Cahit İnal'a.
Serpil ve Mustafa Türkoğlu'na.
Yürekten teşekkür ve dostlukla...


Batı Akdeniz gezisi fotoğraflarım:
.

22 Ekim 2020 Perşembe

GÖĞCELİ CAMİSİ...

 



Samsun'un Çarşamba ilçesindeki.
Göğceli Camisi.
Türkiye'nin bilinen en eski.
Ahşap yapılı Camisi...

Bu Cami bir mezarlık içinde.
Eskiden dünyadan göçenlere.
"Göç ehli" denilirmiş bir şekilde.
Dönmüş zaman içinde. 
Gökçeli ve Göğceli biçimine...

Bilimsel incelemelerle.
Yapıldığı saptanmış 1206 senesinde.
Selçuklular döneminde.
I. Gıyaseddin Keyhüsrev devrinde... 

Camide yapılan tamiratlar sırasında. 
Arapça rakamlarla.
592'ye (miladi 1195) sayısına rastlansa da.
Karar verilememiş bunun ne anlamda.
Kullanıldığına...

Bu dikdörtgen biçimli.
Temeli olmayan cami.
Tabandaki taşlar üzerinde.
Durmakta, yerden 60 cm yüksekte...

Caminin boyutları yaklaşık 18x22 m.
Ve alanı da 396 m2 büyüklüğünde...

Yapılmış, 15-18 cm kalınlığında. 
20-22 m kadar uzunluğunda. 
Ve 50-70 cm yüksekliğinde.
Ahşap malzemeyle...

Caminin yapımında sadece.
Duvarlarda Kestane.
Diğer bölümlerde ise.
Karaağaç ve Dışbudak kullanılmış.
Ancak, hiç çivi çakılmamış...

Duvarlar tek parça ahşap malzemeyle.
Kalaslar birbirine giydirme tekniği ile.
Köşeler kurtboğazı geçme yöntemiyle.
Yapılmış bu Cami 814 sene önce...

Ahşap kolonlar caminin içinde.
Yapılmış belli bir meyille.
Kıble yönüne hafif bir eğimle.
Depremde yıkılırsa diye...

Cami içinde.
Rastlıyorsunuz renkli süslemelere. 
Yapılmış kök boyaları ve kalem işiyle.
Şekiller, dallar, yapraklar ve çiçeklere...

Bu cami Çarşamba ilçemizde.
Sahip 300 kişilik bir cemaat kapasitesine.
Yapımcısının ismi beli değilse de.
Namaza  duranlar anıyorlardır herhalde.

İsimsiz yapımcısını hayır duaları ile...


Göğceli Camisi fotoğraflarım:
.

10 Ekim 2020 Cumartesi

ŞAHİNKAYA KANYONU...



Şahinkaya KanyonuSamsun ilinde.
Samsun'un Vezirköprü ilçesinde.
Onun Türkmen köyünde.
Kızılırmak nehrinin geçtiği yerde...

1990 yılından önce.
Pek de bilinen bir yer değildi bu yöre.
Altınkaya Barajı yapıldı 1988'de.
Bafra yakınında Kızılırmak üzerine...

Kızılırmağın önü kesildi.
Arkada dev bir göl belirdi.
Bu göl suları Vezirköprü'de.
Yer buldu kendine kayalık, sarp bir vadide...

O zamanlarda .
Vezirköprü-Alaçam arasında.
Kısa bir yol vardı.
Araçlar bu yolu kullanırlardı...

Baraj gölü oluştuğunda.
Doldu ve kapandı bu yol suyla.
Yolun bir ucu kaldı bu kıyıda.
Diğer ucu da öbür kıyıda...

Hemen çaresi bulundu.
Basit bir tekne yapıldı.
Tekne iki araç alıyordu.
Beş dakikada araçları karşıya taşıyordu...

Sonra birkaç kişi akıl etti.
Bu teknelerle Kanyon içine girilebilirdi.
Girilip, Kanyon gezilebilirdi.
Kanyon'un güzelliği herkese gösterilebilirdi...

30 senedir tekne gezileri yapılmakta.
Şahinkaya Kanyonu'nda.
Bu basit teknelerle.
Gerçekten inanılmaz görüntüler içinde...

Kanyon çok dar bir boğazda.
Yaklaşık 2.5 km uzunlukta.
300 m yükseklikte dik duvarlar arasında.
Suyun derinliği de 80 m civarında...

Göl gibi çok durgun bir suda.
Yemyeşil bir ortamda.
Sarp kayalıklar arasında.
Geziyorsunuz bir saat kadar bir zamanda...

Son yıllarda yer verildi tanıtımlarına.
Falcon Fest etkinlikleri yapılmakta.
Şahinkaya Kanyonu'nada.
Turistik amaçlarla...

Öneririm.
Fazla bozulmadan bu güzellikler.
Gidin Şahinkaya Kanyonu'na.
Bu doğal güzellikten keyif almaya...


Şahinkaya Kanyonu fotoğraflarım:
.

3 Ekim 2020 Cumartesi

SİMİ ADASI...

 

- 20.10.2014 Simi adası, Yunanistan -


2014 yılında, 3 Lise arkadaşımızla.
Ahmet, Nurocan ve Aytaç'la.
Ege'de çıkmıştık bir Mavi Yolculuğa.
Arasbey isimli motor yatıyla...

Bodrum Marina'dan çıkmıştık yola.
Gökova Körfezi kalmıştı solumuzda.
Knidos Feneri'ni döndüğümüzde.
Hisarönü Körfezi önümüzde...

Palamutbükü demir atıldı.
Kargı ve Çiftlik'te konaklandı.
Hisarönü, Orhaniye ulaşıldı. 
Bencikbükü ve Selimiye'de kalındı...

Beşinci gün Datça'ya gelindi.
Billurkent'de dostlarla biraraya gelindi.
Artık yavaş yavaş geri dönülecekti.
Datça'dan demir aldık.
Kısa zamanda Simi açıklarındaydık...

Simi Limanı'na girildi.
Öğlen yemeği orada yenilecekti...
Hemen botumuza atladık.
Simi'ye çıkartmamızı yaptık...

Simi, bir Yunan adası.
Datça'nın tam karşısı.
Bizim dilimizdeki adı.
Sömbeki adası...

Sümbek.
Bir çeşit "balıkçı teknesi" demek.
Osmanlı'da Sümbekler yapılırmış burada.
O nedenle Sömbeki ismi verilmiş buraya...

Simi adası ise adını Nymph Syme
İsimli bu Su Perisi'nden almakta.
Onun Poseidon ile evliliğinden olma.
Adanın ilk yerleşimcisi Hthonios doğmakta...

Burası 12 adalar'ın bir parçası.
8 km, Datça'ya uzaklığı.
Daha da yakın Bozburun'dan.
Yalnızca 6.5 km oranın limanından...

Pire Limanı'na ise.
Tam 425 km mesafede.
Bu koca adada.
Sadece 2500 kişi oturmakta...

Roma ve Bizans İmparatorluklarından sonra.
St. John Şövalyelerince ele geçirilen ada.
1522 yılında Rodos'un fethi sonrasında.
Katılmış Osmanlı İmparatorluğu'na...

1522'den 1912 yılına kadar olan zamanda.
4 asır veya 390 yıl kalıyor Osmanlı'da.
Bu tarihte bırakılıyor İtalyanlar'a.
Sonra geçiyor 1948 yılında Yunanistan'a...

Simi, sahip "U" biçiminde bir limana.
Arkasını yaslamış küçük bir dağa.
Simi'nin evleri sıra sıra, üst üste.
Doyumsuz Pastel renkleriyle...

Tertemiz, masmavi bir deniziyle.
Daracık sokakları, renkli evleri.
Güzel Restoran ve Kafeleri.
İle görülesi bir yer Simi...

Simi'de birkaç saat kalıyoruz.
Daracık sokaklarında geziniyoruz.
Manos Restoran'da karnımızı doyuruyoruz.
Kos adasına doğru yolumuza koyuluyoruz...

Türkiye'den Simi'ye.
Birkaç yıldır son verildi geçişlere.
Düşmanlıklara bir son verilse de.
Barış denizi olsa artık Ege...
 

Simi Adası fotoğraflarım:
.

29 Eylül 2020 Salı

UŞAKİZADE KÖŞKÜ...



Uşakizade Köşkü mahallemizde.
İzmirGöztepe'de.
Yapılmış 1860 senesinde.
Yakın tarihimiz için önemli bir Müze...

Helvacızade Hacı Ali Efendi.
Uşak şehrinin önemli bir zengini.
1830-40'lı yıllarda.
Karar verir işlerini İzmir'e taşımaya...

İzmir'e göç ederler. buraya yerleşirler.
Ata meslekleri Helvacılığı terk ederler.
İzmir'de halı ticareti ile iştigal ederler.
Uşakizadeler olarak burada ünlenirler...

Hacı Ali Efendi'nin oğlu Sadık Bey'dir.
Sadık Bey, deve kervancılığına atılır.
2000 tane deve alır.
Aydın-İzmir arasında kervanla yük taşır...

Üzüm, incir, pamuk, tütün Aydın'dan getirilir.
İzmir limanından gemilerle ihraç edilir.
İşler iyidir.
Oldukça yüklü gelirler elde edilir...

Sadık Bey, Makbule Hanım ile evlenir.
Karşıyaka'da bir evleri bulunmaktadır.
İkisinin de mutlu bir yaşamı vardır.
Yazlık bir Köşk yapılması ihtiyaçtır...

Araştırılır. 
Göztepe'de bir yer bulunur.
1860 yılında Köşkün yapımına başlanır.
Ve Uşakizade Köşkü buraya yapılır...

Uşakizade Köşkü'nde 12 yıl sonra.
1872 yılında.
Sadık Bey'in  Muammer adında.
Bir erkek çocukları gelir dünyaya...

Muammer Bey de zamanla büyür.
Adeviye Hanım ile evlenir.
Bu evlilikten 6 çocukları olur.
Çocukların en büyüğü Latife'dir...

Latife de büyür.
Eğitim zamanı gelir.
Köşk'ün bahçesinde camlı bir bölme yaptırılır.
Ve Latife burada özel olarak eğitilir... 

Latife'nin beş kardeşi de daha sonra. 
Eğitim görürler burada.
İlerleyen yıllarda.
Mahallenin çocuklarıyla bir arada...

Latife Hanım iyi bir öğrenim görür.
Arnavutköy Amerikan Koleji'ni bitirir.
Sorbonne Ünivesitesi'nde Hukuk eğitimi alır.
İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Rumca öğrenir.
Piyano dersleri alır, Paris'te Konserler verir...

Uşakizade Muammer Bey de.
Yürür babası Sadık Bey'in izinde.
İyi bir tüccardır 20 yaşlarında İzmir'de. 
Belediye Başkanlığı da yapar 2 kez bu şehirde...

15 Mayıs 1919'da İzmir işgal edilir.
16 Mayıs, M. Kemal Paşa İstanbul'u terk eder.
19 Mayıs'ta Samsun'a çıkar.
Kurtuluş Savaşı başlar...

Üç yıl geçer.
9 Eylül 1922, Türk Ordusu İzmir'e girer.
10 Eylül M. Kemal Paşa, Vilayete gelir.
3 gün, Karşıyaka'da konuk edilir... 

Karagâh için İzmir'de güvenli bir ev bakılır.
Başyaver Salih Bozok araştırır.
Göztepe'deki Uşakizade Köşkü'nü beğenir.
Ev sahibi Latife Hanım ile tanışır...

Başyaver Salih Bozok önerir. 
13 Eylül'de Gazi Paşa, Köşke gelir.
Köşkü beğenmiştir.
Latife Hanım'ın babasına danışması gerekir...

14 Eylül'de İzmir yangını başlar.
M. Kemal Paşa köşke tekrar uğrar.
Latife Hanım, Paşa'yı candan karşılar.
Evin, Başkumandanlık Karargâhı olmasını onaylar...

Gazi Paşanın annesi Zübeyde Hanım.
Hastadır ve İzmir'de istirahat önerilir.
1922 Aralık ayında Karşıyaka'ya gelir.
Ve Latife Hanım Konağı'nda misafir edilir...

Bizzat Latife Hanım ona çok yakınlık gösterir.
Zübeyde Hanım, evde özenle konuk edilir.
Ancak bir ay sonra, 14 Ocak 1923'de ölür.
Ve Karşıyaka'da Cami bahçesine gömülür...

Gazi Paşa'nın programları yüklüdür.
27 Ocak günü ancak İzmir' e gelebilir.
Annesinin kabrini ziyaret edebilir.
Muammer Bey'e  teşekkürlerini bildirir...

Gazi Paşa, annesine gösterilen yakınlığa.
Latife Hanım'ın özverili davranışlarına.
Saygı duyar.
Ve aralarında bir sevgi başlar...

29 Ocak tarihinde, Göztepe'de.
Uşakizade Köşkünde, saat 17.00'de.
Aile arasında yapılan bir seremoniyle.
Evlenirler dini bir törenle...

Birlikte katılırlar İzmir İktisat Kongresi'ne.
Ertesi gün giderler Balıkesir'e
Akhisar, Bergama ve Edremit'e  trenle.
10 Şubat 1923'de dönerler tekrar İzmir'e...

Gazi Paşa, İzmir'e üçüncü gelişinde.
Kalır Uşakizade Köşkü'nde.
Giderler Latife Hanım ile Eskişehir'e.
Lozan'dan dönen İsmet Paşa'yı karşılamaya trenle...

Oradan dönerler Ankara'ya.
Hep birlikte Latife Hanım'la.
Ankara halkı hepsini törenle karşılar.
Ve Latife Hanım'ı da bağırlarına basarlar...

Atatürk, Uşakizade Köşkü'ne. 
Dördüncü defa gelişinde.
53 gün kalır Göztepe'de.
İş Bankası kuruluş kararı alınır bu evde...

Gazi Mustafa Kemal Paşa ile.
Latife Hanım'ın evlilikleri.
2 yıl 5 ay 5 gün sürer.
Ve 5 Ağustos 1925'te sona erer...

Gazi Mustafa Kemal Paşa.
14.9.1922 ile 22.02.1924 arasında.
Beş kez gelir Uşakizade Köşkü'ne.
Ve toplam 91 gün kalır bu evde...

Baba Muammer Bey ölür 1951'de.
Köşk, kiralanır bir Okul olarak önce.
Sonra da varisler 1979 senesinde.
Satarlar  Köşk İzmir Türk Koleji'ne...  

Latife Hanım, 13 Temmuz 1975'te.
İntikal eder ebediyete.
Gömülüdür Edirnekapı Aile Mezarlığı'nda.
Babası Muammer Bey ile yan yana...

Gazi Mustafa Kemal Paşa ile.
Latife Hanım, 2.5 yıl olurlar birlikte.
Ayrılırlar karşılıklı anlaşarak saygı ile.
Ve çocukları olmaz bu evlilikte...

Ancak günümüzde.
Giderseniz bu Köşkün bahçesine.
Görürsünüz her yaştan yüzlerce çocuğu birlikte.
Oynarken İzmir Türk Koleji'nin bahçesinde...


Uşakizade Köşkü Fotoğrafları:

Atatürk ve Latife Hanım Uşakizade Köşkü'nde (belgesel video):



.

25 Eylül 2020 Cuma

KULADOKYA...

- 4.08.2020  Kuladokya, Kula-Manisa -

"... bu sahayı geçtikten sonra Katakekaumene diyarına varılır. Bu memlekette, en kaliteli şaraplardan hiçbir eksiği olmayan "Katakekaumenit" şaraplarının üretildiği asmalardan başka tek bir ağaç bile yoktur. Toprağın yüzeyi bir tür külle kaplı olup dağ taş her yer ateşte yanmışcasına simsiyahtır. Sahada, "Physse" başka bir deyişle "nefes alan delikler" olarak bilinen üç tane çukur vardır".

Strabon. Coğrafya kitabı, İÖ 63-İS 24

....................

Çoğu kişi görmüştür.
Kapadokya'yı.
Ama çok az kişi.
Bilir Kuladokya'yı...

Kuladokya, Manisa-Uşak il sınırında.
Ama sakın sanmayın ki çok uzakta.
İzmir-Ankara kara yolunda.
Ve yolun hemen kenarında...

Manisa'nın Kula ilçesinde.
Kula'ya da 16 km mesafede.
Gediz nehri çevresinde.
Büyük bir Jeotermal Park içerisinde...

Jeoparklar;
Uluslararası önemdeki Jeolojik mirasların.
Bir arada bulunduğu yerlerin.
Ve doğa alanlarının koruma bölgesidir...

Kula'daki bu Volkanik Jeoparkı.
Ülkemizin ilk ve tek Jeolojik Park alanı.
Burası, Türkiye'nin en genç volkanik arazisi.
2012 yılından beri Avrupa'nın 58.inci,
Ve dünyanın da 100. Jeopark bahçesi... 

Bu Jeopark'ın  bir bölgesinde.
Bundan yaklaşık 1,5 milyon yıl önce.
Bölgedeki yanardağların kükremesiyle.
Volkanlar geçmiş faaliyete...

Çevre volkanik püskürtülerle kaplanmış.
Yüzyıllar geçmiş, buraya yanık ülke denilmiş. 
Seller, rüzgarlar, erozyonlar oluşmuş.
Tüf yapı zamanla aşınmış.
Biri birinden ilginç yapılar ortaya çıkmış...

Kapadokya'daki görüntülere. 
Benzerliği nedeniyle.
Çok yakınındaki Kula kenti nedeniyle.
Kuladokya denilmiş bu yöreye...

Buradaki Peribacaları.
Kapadokya'dakilerden biraz farklı.
Kapadokya peribacalarının şapkaları.
Volkanik malzeme yapılı...

Kula'daki peribacalarının şapkaları.
İse daha kırılgan yapılı.
Çakıl ve kum karışımı.
Nispeten dayanıksız başlıklı...

Bu nedenle.
Peribacaları zamanla hızla aşınmakta.
Büyük ölçüde şekil değiştirmekte.
Ve farklı görüntüler meydana gelmekte... 

Ona rağmen yoldan içeri girmeli.
Bu coğrafya muhakkak görülmeli.
Farklı görünümlü yapı incelenmeli.
Sonra da yola devam edilmeli...


Kuladokya fotoğraflarım:

veya:

21 Eylül 2020 Pazartesi

UŞAK MÜZESİ...

 

- 11 Ağustos 2020, Uşak -

Kul Himmet üstadım gelse otursa
Hakkın kelâmını dile getirse
Dünya benim deyi zapta geçirse
Karun kadar malın olsa ne fayda?

Kul Himmet, 16. yy
....................

Lidya Krallığı, günümüzde. 
Gediz nehri ile.
Küçük Menderes arasındaki bölgeye.
Hükmetti MÖ 6. yy'a kadar olan sürede...

2600 yıl önce.
Bugünkü Manisa-Uşak bölgesinde.
Zengin bir ülkede.
Yaşadılar Lidyalılar senelerce...

Son İmparatoru Kroisos (Krezüs) idi.
Bizim tarafımızda Karun diye bilinirdi.
Çok zengindi, MÖ 546'da Persler'e yenildi.
"Karun kadar zengin"liği de bitti...

Sonrasında Persler, Romalılar.
Bizanslar, Selçuklular.
Osmanlılar ve Türkler.
Bu bölgeye yerleştiler...

Tüm bu uygarlıklar.
Geride çok fazla eser bıraktılar.
Zamanla bunlar yağmalandı.
Geriye de fazla bir şey kalmadı...

Uşak Arkeoloji Müzesi.
1970 yılında kurulmuştu.
Tam 48 yıl süresince basit bir evde.
Koruganlık yaptı çok değerli eserlere...

432 parçalık Karun Hazinesi.
1965-68 senelerinde.
Eser kaçakçılarınca götürülmüştü ABD'ye.
Konulmuştu NY Metroplitan Müzesi'ne...

Devletimiz çaba gösterdi.
Kültür Bakanlığı devreye girdi.
1993 yılında 432 parça da geri getirildi.
Uşak Müzesi'ne özenle yerleştirildi.
Yeniden çalındı içlerinden en değerlisi...

Bunun üzerine.
Eserler yeniden çalınmasın diye.
Karar verildi yapımına yeni bir Müze.
45 yıl sonra Uşak şehir merkezinde...

Müze tamamlandı.
2018 yılında açıldı.
Çağdaş görünümüyle.
İçindeki çok zengin eserlerle...

Paleolitik Çağ'dan eserler.
Sebaste, Blaundos, Akmonia, Pepouza,
Tymion Antik kentlerinden buluntular.
Bu Müze'de konuklara sunuluyorlar...

Ayrıca BasmacıKenantepeGüre ve
İkiztepe Höyüğü'nden çıkarılanlar.
Sürmecik Paleolitik yerleşimi.
Ve Kayaağıl ile Aybey nekropolü eserleri.
Bu Müze'nin önemli objeleri...

Çok güzel inşa edilmiş bir binada.
15 dönüm bir alanda.
Eldeki 43 bin eserden yalnızca.
2.500 obje kronolojik sırayla sunulmakta...

İdoller, toprak eserler, heykeller, lahitler.
Altın, gümüş, bronz sikkeler.
Tütsü ve koku kapları, adaklar, takılar.
Süs eşyaları, mezar taşları hep buradalar...

İkinci katta.
Lidya uygarlığındaki yaşama.
Ait üç boyutlu canlandırmalarla.
Karun hazineleri izlenmekte hayranlıkla...

Daha önce iki kez ülkemizden kaçırılan.
Sonradan yurda döndürülen.
"Kanatlı Denizatı Broşu" da burada.
Artık emniyetle koruma altında...


Uşak Müzesi fotoğraflarım:
.