YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

14 Şubat 2020 Cuma

SİNGAPUR BAHÇELERİ...


- 1-3 Mart 2019, Singapur -

"Şehir içinde bir Bahçe" yerine.
"Bahçe içinde bir Şehir" ilkesiyle.
Başlanmış bu işe.
Singapur Bahçeleri projesine...

Ülkenin kurulma aşamasında.
Sir Stamford Raffles'ın kurgulamasıyla.
Singapur'da 1822 yılında.
Başlanıyor bir Botanik Bahçesi oluşturulmaya...

Singapur.
1965'de bağımsız ülke olduğunda.
Bir Bahçe Ülkesi olarak tanınması amacıyla.
Başlıyorlar genişletme çalışmalarına...

Günümüzde bu Botanik Bahçesi.
UNESCO Dünya Mirası Listesi içinde.
Üç bahçeden birisi.
Ve dünyanın tek Tropikal Bahçe'si...

74 hektar büyüklüğüyle.
3 tane göletiyle.
On bin'den fazla bitki ve çiçeğiyle.
Yılda 5 milyon kişiyi konuk etmekte...

Singapur'un ikinci Bahçesi.
250 dönümlük alanı ile Körfez Bahçesi.
Marina bölgesinde yapılan 8 yıl öncesi.
Ultra modern görünümüyle Körfez Bahçeleri.
Burayı da açılışından beri 50 milyon kişi gezdi...

Doğu, Güney ve Merkez Bahçeleri ile.
Görülesi bir yer dev boyutlu cam kubbeleriyle.
Flower Dome (çiçek kubbesi) ile.
Cloud Forest (bulut ormanı) bölümleri ile...

25 ve 50 m yükseklikleriyle.
İnsan yapımı 18 tane.
Supertree diye isimlendirilen İngilizcede.
İnsan yapımı ağaçlarıyla Körfez Bahçeleri görülesi bir bölge...

Ulusal Orkide Bahçesi de.
60 bin'i aşkın bitkisi ve
1200 çeşit farklı Orkidesi ile.
Burası da renkler içinde bir Bahçe...

Orkide Bahçesi, renklerine göre.
Ayrılmış tam 4 bölgeye.
Krem renkli Bahar, Kırmızı renkte Yaz.
Sarı renkli Sonbahar ve beyaz renkli Kış...

Changi Havaalanına çiçeklerle giriyorsunuz.
Şehirde çiçekler içerisinde geziniyorsunuz.
İnsan emeği Çiçek Bahçelerini görüyorsunuz.
Singapur'dan yine çiçeklerle uğurlanıyorsunuz...


Singapur Çiçek Bahçelerinden fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipNExovqkEEewkNz6QwUBAXIBewui-6cf2kpm-mcnwEfkTOw1NnkmuflnCmO8GJyDg/photo/AF1QipMxO3rRa-w49hqqz61mIRmp6yzqh-qTiRNYbjhJ?key=V1FTcEFKdS1waDJVckZEUTRyTjA0bEZEV1hsR0pR
.

5 Şubat 2020 Çarşamba

KARANTİNA...



Bir ay önce.
Çin'de.
Grip Salgını'nın başlamasıyla.
Gündeme geldi Karantina...

Karantinaİtalyanca bir kelime.
Kökeni Quaranta kelimesinden gelmekte.
Quaranta da İtalyanca'da.
40 sayısı anlamında...

Venedikliler döneminde.
Salgın şüphesi olan hastalar Venedik'e.
Girip, salgın hastalığa neden olmasınlar diye.
Gemiler 40 gün bekletilirmiş denizde...

Karantina, Osmanlı'da.
İlk kez 1840'lı yıllarda.
Kuruldu İzmir'de.
Şimdiki Karantina Mahallesi'nde...

Karantina25 sene kaldı burada.
1865'de nakledildi Urla'ya.
Antik Klazomenai adasına.
Tahaffuzhane adıyla...

Tahaffuz kelimesi Arapça'da.
Muhafaza anlamında.
Tahaffuzhane ise.
Eş anlamda Muhafaza (koruma) Evi ile...

Tahaffuzhane'ler ya da Karantina'lar.
Genellikle Hac veya ticaret yolları üzerinde kurulurlar.
İnsanlar, eşyalar ilaçlanırlar.
Buralarda Sağlık kontrolüne tabi tutulurlar...

Osmanlı döneminde.
İzmir'e gelenler gemi ile.
Öncelikle uğrarlardı Urla'ya.
Yanaşırdı gemi Karantina adası'na...

Yolcular gemiden iner.
Doğrudan soyunma odalarına gider.
Peştamal ve takunyalarını giyerler.
Ve tüm giysilerini filelere yerleştirirler...

Filenin içindeki giyecekler.
180 derece döndürülebilen dolaplara yerleştirilir.
Dolap çevrilerek yandaki etüv odasına gönderilir.
Kendileri de sabun ve sıcak su ile duş alıp, temizlenir...

Etüv odasındaki görevli dolaptan elbiseleri alır.
120 derecelik sıcak buhar kazanlarına koyar.
Yarım saat süreyle sterilize eder.
Bu arada yolcular salonda bir süre dinlenirler...

Sonrasında yolculara giysileri iade edilir.
Giyinen yolcular Doktor odasına gider.
İyice bir muayeneden geçer.
Hastalıklı olanlar adada enterne edilirler...

Urla'daki bu Karantina adası.
1950 senesine kadar 85 yıl görev yaptı.
Sonra Urla Kemik Hastahanesi adını aldı.
2006 yılında da Sağlık Bakanlığına bağlandı...

İki hafta önce.
İzmir'den bir grup Tarihçiyle.
Bu adadaydık S. Bakanlığı'ndan özel izinle.
Gezdik Karantina tesislerini bir Rehber eşliğinde...

Burası cennet gibi bir ada.
Urla'nın hemen yanı başında.
150 yıllık anılarıyla baş başa.
İçinde artık kimse yaşamasa da...


Karantina adası ve Tahaffuzhane fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipNxxZOSmXcPZ9748IMzeCNUy5C0yxyxCEWgod0RudzicFDH4ndtvM9cPrucfoo0iA/photo/AF1QipPJ1JR35zhn-M7OyB36pyoNCA8GxIWCQHPDc_tz?key=YnBJR3NRQXFETmlnX1RBWV9BZ29iRm1TeFJmTjB3

.

2 Şubat 2020 Pazar

GraffitİZMİR...



Günümüzde çok fazla kişi Sanat Müzesine gitmiyor, 
Sanat onların ayağına geliyor...         
Chris Geiger

....................

Graffiti, kamusal bir alanda.
Bir duvara ya da.
Bir yüzeye.
Denilir yazılan bir yazıya verilen isime...

Yunanca, Graphein (yazmak) kelimesi.
İtalyanca, Sgraffio (karalamak) kelimeleri.
Bir araya gelerek oluşmuştur.
İzmir Efes'deki antik kalıntılarda ilk örnekleri bulunur...

Mural ise bilinir, bir odanın.
Veya bir binanın.
Duvarına büyük boyutta.
Çizilen bir resme verilen ada...

Mural'ın da daha İlk Çağlarda.
Mağara duvarlarına.
Çizilen hayvan resimleriyle başladığına.
İnanılmakta...

Çağdaş Graffiti Sanatı'na.
1960'ların sonunda.
Amerika Birleşik Devletleri'nde.
Rastlıyoruz Hip Hop Kültürü'yle birlikte...

Otobüslerin, trenlerin dış yüzeylerine.
Duvarlara renkli-şekilli yazıların çizilmesiyle.
Başlamıştır Modern Graffiti sanatı.
Bazıları Sanat kabul etmez bu vandallığı...

Mural ya da Duvar Resimleri ise.
Daha çok bir Sanat olarak kabullenilmekte.
Çünkü, Mural Sanatı'nın gelişimine.
Zwinck ve D. Rivera gibi ressamlar öncülük etmekte:
https://yucel-tanyeri.blogspot.com/2010/01/duvar-boyamasi.html
https://yucel-tanyeri.blogspot.com/2014/03/diego-rivera.html

Graffiti duvar yazıları da olsa.
Mural duvar resimleri de olsa.
Bu fakir kulunuz her ikisini de.
Her zaman keyifle ve hayranlıkla izlemekte...

Takdir ediyorum eserlerindeki başkaldırışı.
Özgür ifadelerini, yaratıcılıklarını.
Yapımlarının arkasındaki zorlukları.
Para karşılığında yapmadıklarını bu sanatı...

Antik dönemlerde İzmir'de.
Efes Antik Kenti'nde.
Ve Smyrna Agorası'nda
Graffiti örnekleriyle karşılaşılmakta...

Ancak Graffiti'nin İzmir'de yerleşmesine.
Duvarlarına, sokaklarına, geçitlerine.
2013 senesinde.
Gezi Olayları sebep oldu büyük ölçüde...

Geçen zamanda.
Silinip, unutulsa da.
Bu yazılar, renkli duvarlar.
Yakın zamanda yine ortaya çıktılar...

İzmir Belediyesi'nin desteğiyle.
Günümüzde sokaklar, duvarlar ev sahipliği etmekte.
Çok sayıda ilginç Graffiti'lere.
Ve renkli Mural'lere İzmir'de...



İzmir Graffitileri fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipOwI96HAeNfz_JgChD8bMz-yFdBGmYsSqCzBDCm7_dLZ-fDcX8b0QkmvgavbdZ65Q/photo/AF1QipNsmfGPsYDqjhbbGGTldyMfAqXKCc700a3XbsCg?key=YVFGWXVOcDJ3WS1kME1EaHZGUl9vemNTMmhYRnN3
.

30 Ocak 2020 Perşembe

SİNGAPUR ARAP MAHALLESİ...


- 2 Mart 2019, Singapur -

Gezerken Singapur'da.
Singapur'un caddelerinde, sokaklarında.
Birden, farklı görüntüler çıktı karşımıza.
Girmiştik Singapur'un görüntüsünden farklı bir ortama...

Alışmıştık Singapur'un çağdaş mimarisine.
Çok katlı binalarına, modern gökdelenlerine.
Düzgün sokaklarına, geniş caddelerine.
Parklarına, bahçelerine, çiçeklerine...

Birden karşılaştık farklı bir durumla.
İki katlı renkli binaları ve altta dükkanlarıyla.
Tabela yazıları Arap harfleriyle.
Yanında iki cami ve minareleriyle...

Arap Caddesi.
Ya da Arap Mahallesi.
Deniliyor buraya.
Singapur'dan farklı bir manzara var burada...

Müslümanların ilk yerleştiği yer Singapur'da.
Burası Sultan Muhammed Şah zamanında.
Araplar, Malezya'lılar, Sumatra'lılar, Java'lılar.
Denizciler, taşıyıcılar, tüccarlar hepsi buradalar...

Tüm Müslüman topluluklar.
Sultan Sarayı yakınlarında toplanmışlar.
Sir Stamford Raffles1820'li yıllarda.
Singapur şehir planlamasını yaptığı  sıralarda...

Sir Stamford Raffels, bu bölgeyi.
Sultan Muhammed Şah'a tahsis etti.
Sultan burasının Müslüman bölgesi olmasını istedi.
Ve buranın bir Ticaret yeri olmasına karar verildi...

Günümüzde de çoğunluğuyla.
Bir Müslüman topluluğu var burada.
Sultan Camisi bölgenin simgesi.
İki katlı, renkli evleriyle bir turizm merkezi...

Evlerin altında küçük dükkanlar.
Etrafta çok sayıda ilginç restoranlar.
Akşam üzeri trafiğe kapatılan sokaklar.
Yemek yiyenler, gezenler, oynayanlar...

Arap Mahallesi'nde  çok sayıda.
İstanbul adında.
Türk Restoranlarına.
Rastlıyorsunuz burada...

Bunların dışında Barlar, Restoranlar, Kafeler.
Giyecekler, yiyecekler-içecekler.
Kokular, çiçekler, hediyelikler, acılar-ekşiler.
Hepsi ve daha fazlası Arap Mahallesindeler...


Arap Mahallesi Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipOxNfSny1j5xmqMNkzWe4yDBeHYKjH3-lotgk6b-Te6Zv2wqm4GW0DTAracK8cNcA/photo/AF1QipMQe2NZCFwHaY2GELSS19xBWK4mY_2IPvQYEUBi?key=SEEyUS0wLUg2VDFndUdhODZ4aVZ6b0FmZUhGM19B

.

19 Ocak 2020 Pazar

SİNGAPUR...


- 1-3 Mart 2019, Singapur -

Bir yıl önce Çinhindine gitmiştim.
Singapur ile ilgili bir tek yazı iletmiştim.
Singapur havalimanı anlatmıştım.
Bu şehir ile ilgili anılarımı yazamamıştım...
https://yucel-tanyeri.blogspot.com/2019/03/cicek-ulkelerinde.html

Singapur'da o gece transit kalmıştık.
Changi Havalimanını güzel gezmiştik.
Dönüşte Singapur'da bir gün kalacaktık.
Singapur'u o zaman görüp, gezeriz demiştik...

Dönüşümüz 1 Mart'tı.
Atatürk Havalimanı kapatılmıştı.
Mecburen 2 gün Singapur'da kalacaktık.
Singapore Airlines bizi Krallar gibi ağırladı...

Singapur Cumhuriyeti.
Bir şehir ülkesi.
Yani Singapur, ülkenin hem tek şehri.
Hem de ülkenin Başkenti...

Singapur, Malezya yarımadası'nın güneyinde.
Ekvator'a yalnızca 135 km mesafede.
Bir ada ülkesi, yüzölçümü  719 kilometrekare.
Yani, Türkiye'nin binde biri büyüklüğünde...

Eni, topu topu 23 km.
Boyu da nereden ölçsen 43 km.
6 milyon nüfus yaşamakta burada.
Singapur adasında...

Nüfusun büyük çoğunluğu (% 74) Çin'li.
% 13Malay, % 9'u Hint'li.
Azınlıkta olanlar gerisi.
Arap, İngiliz hatta Türk gibi...

600 yıl önce.
Malay Kralı'nın yolu düşer bu bölgeye.
Kral heybetli bir Aslan görür bu adada.
Singapura ismi verilir bu adaya...

Singa,  Aslan.
Pura ise Şehir demektir aslında.
Malay lisanında.
Aslan Şehri anlamında, Singapura...

Gerçekten de simgesi Singapur'un.
Üstü Aslan, altı Balık olan.
Adı, Merlion (denizaslanı) olan heykeldir.
Sayısı da adada tam 5 tanedir...

1819 yılında Büyük Britanyalılar.
Burada bir serbest Liman kurarlar.
Paylaşılır bir ara İngiltere ile Hollanda arasında.
Sonra da tümüyle bağlanır Büyük Britanya'ya...

Süveyş Kanalı açıldıktan sonra.
Hızla gelişir bu ada.
1942'de işgal eder Japonya.
1965'de de kavuşur bağımsızlığına...

Singapur'un toprağı yok.
Tarım arazisi yok, doğal kaynakları yok.
Küçük yüzölçümü, büyük bir ticaret hacmi.
Finans, turizm, teknoloji ve önemli bir liman ülkesi...

Kuşları beslemek, ortalıkta sigara içmek.
Yere izmarit atmak, bağırmak,
Sakız çiğnemek, gürültü yapmak, korna çalmak.
Bu ülkede kesinlikle yasak...

Singapur, bu nedenlerle bakımlı ve temiz.
Dikey mimarisiyle, temiz caddeleriyle.
Eğlence merkezleriyle, bahçeleriyle.
Görkemli Parkları ve renkli çiçekleriyle...

Gezdik burada Marina Körfezini.
ChinaTown'u, Orchard Caddesini.
Güzelim Körfez Bahçeleri'ni.
Yaşadık Clarke Rıhtımı gecelerini...

Güzel bir ülke Singapur küçük ama.
Kişi başına düşen milli gelir  ortalamasında.
56 bin dolarla, dünyada üçüncü sırada.
Türkiye ise 76. sırada, 10 bin dolarla...



Singapur Fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipOaahb249XtkKMITHi2Cc6CbQhonbcigNye2R1897qxDrN0TpwkVXqkDP_ToX1lYA/photo/AF1QipPWtaaTPp7Ul4cPHmsxfgzJ5eUJDSYhaiKguxiZ?key=dE9OQnk2VzRzRFo4Ry1FUkRSd2dONjRtdEFESzJB

Singapur Gece Işık Gösterisi (internetten) :
https://www.youtube.com/watch?v=J3tT_c9HzJg
.

15 Ocak 2020 Çarşamba

SİNGA-PURE ART...


- 1-3 Mart 2019, Singapur -

Sakız çiğnemek Singapur'da yasak.
Ama yasak değil, burada Sanat yapmak...
....................

Singapur temelde bir ticaret şehri.
Önemli bir liman  kenti.
Finans, turizm ve teknoloji ülkesi.
Ama ayni zamanda bir Sanat merkezi...

Zaten Singapur'u ilk gördüğünüzde.
Karar veriyorsunuz, mimari siluetiyle.
Binaları, yolları, parkları, bahçeleriyle.
Karşısında olduğunuza bir Sanat eseriyle...

Singapur kentine.
Kısa süren ziyaretimizde.
Karar verdim buna iki tane.
Sanat Müzesi gezimle...

Singapur Ulusal Galerisi.
Singapur'un Yüksek Mahkemesi.
Ve yanındaki Belediye Binasının birleşmesi.
Sonunda olmuş bir Sanat Merkezi...

Her iki bina da.
Yapılmış 1929 yılında.
90 yıllık sanat yapısı her ikisi de.
2008'de birleştirilip çevrilmiş Sanat Galerisi'ne...

Her iki Ulusal Anıt da.
Birer sanat eseri adeta.
Toplam 64 bin m2 yani 64 dönüm sergi alanına.
Sahip bu Galeri, inansan da inanmasan da...

Girdik Galeri alanına.
Eski Yüksek Mahkeme Binasına.
Muhteşem bir sergi var burada.
Minimalism başlığı altında...

Minimalism akımı Sanat dallarında..
Başlatıldı 1960'lı yıllarda..
Zamanla, yalnızca değil Görsel Sanatlarda.
Dizayn, mimari, müzik ve moda dallarında da...

80 sanatçı bir araya gelmiş.
150 eser sergilenmiş.
Mekan, Işık ve Obje çalışmalarıyla.
Çalışmaları çok küçük olmasa da...

Sonrasında Bilim-Sanat Müzesi.
Müthiş bir mimarlık eseri.
Çağdaş bir Lotus Çiçeği.
Görünümüyle burası Singapur'un simgesi...

21 ayrı Galeri var burada da.
Sanat, Kültür ve Bilim alanında.
Yer verilmiş burada da.
Minimalisme geniş alanlarda...

Buradaki Sergide de.
Yer verilmiş daha çok Minimalism'e.
Onun Asya kültürünün etkisiyle.
Minimalism'deki değişikliklerine...

Işık ve renk gösterisi.
Burada öncelikli.
Tavandan asılı renkli-ışıklı pleksiglaslarla.
Gezindikçe değişen renklerin yansımalarıyla...

Sözün özeti:
Çağdaş bir yer Singapur şehri.
Sanata düşkünlükleri.
Zaten kent mimarisinden belli...


"Singa-Pure Art" fotoğraflarım:
https://photos.google.com/share/AF1QipNPpPoEu-ji5Tj6qaiArDb4RVzqLcyQMhUnCtxVTuDPXmzP0iDcBmZN12gqGH6CiA/photo/AF1QipOuV69Bn20JsnuXRW6uAEViKKQv_tYXp09m2mvf?key=QVVVWEhHVmE3MDQ3QlhsbFp2bVlhalpNZ042VHVn

.

PHNOM PENH PAZARI...


- 28.02.2019 Phnom Penh, Kamboçya -

Mekong nehri kıyısındaki.
Phnom Penh'i.
Kamboçya'nın Başkenti'ni.
Anlatmıştım Blog yazımda bir yıl önceki:

Daha önce Kamboçya'da.
Siem Reap'ta.
Angkor Wat tapınağının olduğu alanda.
Bulunmuştum bir Sokak Pazarı'nda:

Son günümüzdü Phnom Penh'de.
Gezecektik şehirde.
Akşam üzerinde de.
Uçacaktık Singapur kentine...

Kalktım erkenden sabahın seherinde.
Biraz yürümek amacım kahvaltıdan önce.
Konakladığımız Otelin hemen çevresinde.
Gördüm bir Sokak Pazarı sürpriz biçimde...

Hemen daldım bu Pazar'a.
Dolaşıyorum ara sokaklarında.
Karmakarışık alanlarda.
Renkli insanlar arasında...

Renkli sebzeler, meyveler.
Açıkta satılan tavuklar, etler.
Canlı canlı böcekler, balıklar.
Non-hijyenik tezgahlar...

Bir ülkenin.
Gerçek yeme-içme kültürünün.
En güzel algılandığı.
Yerler sokak arası pazarları...

Yalnız ve güzel ülkemin pazarlarında.
Rastlıyoruz domates, biber, patlıcan'a.
Marul, soğan, fasulye, maydanoz'a.
Ya da üzüm, elma, armut, portakal'a... 

Burada, akla hayale gelmedik sebzeler.
İsimlerin bilmediğimiz meyveler.
Çeşit çeşit balıklar, midyeler, böcekler.
Haşlanmış, pişirilmiş acayip yemekler...

İsmini soruyor, öğreniyorsun.
Ardından, hemen unutuyorsun.
Tadayım diyorsun, istiyorsun.
Şekline biçimine bakıyorsun, duruyorsun...

Üç saat dolaşsanız burada.
Üç gün yemek yemezsiniz vallaha.
Sabah sabah dolaştım bu Pazar'da..
Vakit geçti, haydi Oteldeki kahvaltıya...


Phnom Penh sokak Pazarı fotoğraflarım:
.